Akın var akın.. Eskişehir’e akın..

Bu haber 09 Mart 2018 - 1:35 'de eklendi ve 926 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Gülten Şimşek

Biliyoruz ki kentlerin, toplumsal yaşamlar üzerindeki etkileri son derece önemli.

Çocuklar üzerinde de önemli.

Sokaklar, meydanlar, parklar, spor kompleksleri, açık alanlar..

Birbirleri ile kaynaşacakları..

Birlikte kendilerini ifade edecekleri..

Kent kültürünü yaratacakları alanlardır. Fakat karmaşık bir yaşam şeklimiz var.

Evlerde sosyal medya peşindeyiz. Her an sosyal medyada ne olduğunu merak ederek ve bolca da zaman öldürerek günleri deviriyoruz.

Üretmeye ve gelişmeye pek açık değiliz.

Sokağa çıkıp adım atmak istemiyoruz.

Disiplin ve zaman yönetimi kavramı yok.

Ve ben bu yüzden Almanlara hayranım. Çok disiplinli bir toplum. İş hayatı, çalışma sistemi, refah düzeyi, üretim kalitesi konusunda yıllardır özenilen bir ülke.

Hatta işi Alman gibi yapmak diye bir söylemde var.

Evet işi Alman gibi yapmak.

Bizde şişhane.

Aldığımız görevi, yaptığımız işi layığı ile yapmıyoruz.

Koltuklar kimlik kişilik olmuş. Başarısızda olsan yapış koltuğa. Biberon emerek emme refleksini tatmin eden çocuk gibi tatmin merkezi koltuklar.

Kardeşim yapışma koltuğa. Gerekirse koltuğa seni terk ediyorum demelisin.

Ne var bu koltuklar da. Ego ego ego..

Hizmet üretiminde disiplin yok. Yaratıcılık şart. Akılcı yatırım.

Yatırımları izleme değerlendirme ne iş yapar ki?

Muğla’nın kalbi denilen cadde de aylardır alt yapı çalışması var. Köstebek yuvası gibi kent. Bir yaşlı pat diye düştü. Bir yerini kırmadan toparlandı ve kalktı.

Biz de sokak kültürü sıfır. Hala sokakları çöp kutusu gibi kullanıyoruz.

Bakıyorum bir işletme, yeme içme üzerine.. Çöpünü zamansızca dağınık bir şekilde kapısının önüne çıkarmış. Çok özensiz bir yapımız var. Ve bunun muatabı izin veriyor.

Sokak kültürü zayıf, trafik kültürü de keza aynı.

İsveç’te derler ki:
“Eğer bir yerde çok fazla kasis (tümsek) varsa orada trafik kültürü düşüktür.” derler.

Sebebini sorduğunuzda da…
Onlar da şöyle açıklarlar..
“Tabelayı okumak yetmiyorsa, okuduğunu anlamıyorsa, fiziksel engel ile durdurmak zorunda kalıyorsun demektir. Bu aynı şekilde kaldırım yüksekliği için de geçerlidir, kaldırımlar yükseldikçe medeniyet iner.” derler.

Muğla da yollar ve kaldırımlar.. Sokaklar medeniyet ötesi.

Kent kimliği. Kişiliği.

Kentsel entari. Kentsel görsellik.

Mekanlar.

Sokaklar, caddeler şahane.

Fonksiyonellik ve estetiklik mükemmel.

Değişim ve dönüşüm.. Frişka…

Bu ülkede gurur yaratan illerde var.

Eskişehir uygulanan tüm bu değişim ve dönüşüm projeleri ile ülkemizde her konuda öncelik üstlenen bir şehir olarak ve şehircilik turizminin öncülüğünü de üstlenmiş bir durumda.

Akın var akın. Güneşin zaptı yakın.

Aynen öyle..

Anlatılacak ve hayata geçirilmiş o kadar çok proje var ki.

Ama ben bir tanesine dikkat çekmek istiyorum..

2014 yılında Prof . Dr. Yılmaz Büyükerşen tarafından ‘‘ Her Şey Çocuklar için” sloganıyla açılan masal şatosu tüm ülkenin çocuklarını çağırıyor.

Düşsel bir ortamda, mutlu bir geleceğin temellerini oluşturmak amacıyla, mutlu çocukların yetişmesine olanak sağlarken her yaştan bireye içindeki çocuğu yaşatma fırsatını sunmak ve çocukların hayal güçlerini geliştirmelerine katkı sunmak için yapılmış.

Çok da iyi olmuş.

Akın var akın..

Eskişehir’e akın..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.