AKILLI İNSAN DARBE YAPMAZ « Hamle Gazetesi

AKILLI İNSAN DARBE YAPMAZ

Bu haber 21 Mayıs 2009 - 0:00 'de eklendi ve 566 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilen DP olağanüstü kongresi ile ilgili görüşlerimi yansıtmıştım.
Kongre kararı alınmasında 29 Mart seçimlerinde alınan düşük oy oranı temel etkendi.
Bu nedenle genel başkan Süleyman Soylu, çok az siyasetçide görülen bir erdemlilik örneği göstererek, ayrılmak istiyorum demişti.
Ne var ki siyasetçilere sirayet eden “ben ve biz” hastalığı bir daha egemen olunca, kararından vazgeçiyor.
Dolayısıyla apar topar alınan kongre kararı.
Bir tarafta mevcut genel başkan Süleyman Soylu, diğer yanda Hüsamettin Cindoruk.
Her ne kadar M.Ali Bayar’da adaylığını koysada, diğer iki aday arasındaki çekişmede yan etkenler devreye girdiği için varlık göstermesi mümkün değildi.
Zira, Soylu’nun yeniden aday olmasında Tansu Çiller, Cindoruk’un adaylığı arkasında Süleyman Demirel’in varlığı açık açık görülmüştü.
Bu koşullarda başkaların aradan sıyrılması düşünülemezdi.
Neticede, belirlenen saati çok sarkan bir süreçte başlayan kongrede ilk konuşan adayın mevcut genel başkan Süleyman Soylu olduğunun altını çizerken, bir hışımla konuşma yaptığından dem vurmuştum.
Kendisinden beklenmeyen bir heyecan ve öfke içerisinde kürsüye gelen Soylu’nun nelerden dem vurduğunu önceki yazılarımda açıklarken bir noktayı dikkat çektim.
Bu Soylu’nun, seçim öncesi ve süreçte bugün ortaya çıkanlar partiye destek vermedikleri gibi darbecilerin yanında oldular! açıklamasıydı.
Bir anda kongre salonunda buz gibi havanın esmesine neden olan konuşma üzerine kürsüye çıkan Cindoruk, beklenenin aksine sakin, birleştirici, bir o kadar ders niteliğinde konuşma yapıyor.
Oysa, Soylu’nun dozajı aşan sözlerine aynı ölçüde cevap vereceği bekleniyordu.
Ama o öyle yapmadı.
Bugüne kadar DP adına görev üstlenen başta genel başkan Soylu olmak üzere emeği geçen herkesi kutlamak istiyorum.
Onlar gerçekten çok zor koşullar altında görev yapmaya çalıştılar.
Ne var ki beklentilere karşılık vermekten uzak kaldılar.
Her halde Cindoruk’un vurgulamak istediği, Soylu ve ekibinin iyi niyetli çalışmaları bir yere kadardı.
Oysa siyasette başarıya ulaşmanın temel koşullarından biri, top yekün etkin politika yapmaktır.
Siz rutin, bir o kadar klasik söylemlerle halkın karşısına çıkar, dolayısıyla umut vadeden sözler sarfetmezseniz, başarılı olmanız mümkün değildir.
Cindoruk’un dile getirdiği bir başka husus, Soylu’nun yalnız bırakıldık sözleri.
Bizler yıllar boyu üstlendiğimiz misyonu temsil etmek adına varımızı yoğumuzu ortaya koyduk.
Kimi zaman darbelere muhatap olduk.
Yeri geldiğinde, yeni kuşakların önünü açmak için kenara çekildik.
Dolayısıyla Soylu’nun dile getirdiği yalnız bırakıldık açıklaması doğru değildir.
Ardından, genel başkanlık ve TBMM başkanlığı yaptığı süreç içerisinde karşılaştığı siyasi gelişmeleri ders verir gibi kronolojik bir sıra ile açıklarken, sözü darbeye getiriyor.
Nasılsa Soylu, darbecilerle hareket ettiler demişti ya!
Bizler, politik yaşamımız boyunca halkımız ve devletin çıkarları adına mücadele verdik.
Hiçbir zaman kişisel egomuzu tatmin adına siyaset yapmadık.
Aynı süreç içerisinde birçok kez darbeye maruz kaldığımız halde, darbecilerle hareket ettiler açıklaması, haksızlık olduğu gibi etik olmaktan uzaktır.
Kaldı ki akıllı insan darbe yapmaz, karşı olur.
Kongreye damgası vuran sözlerdi bunlar.
Yani Soylu’nun darbecilerle beraber oldular vurgusuna, Cindoruk’un çeşitli kez darbeye muhatap olduğumuz halde darbecilerle birlikte oldular sözleri, asla kabul edemeyeceğimiz haksız ve de mesnetsiz ithamlardır.
Şimdi eğri oturup doğru konuşalım.
Bu ülkede ne zaman ve kimlere karşı darbe yapıldığı düşünüldüğünde Soylu’nun ithamları, karşı tarafın asla hak etmediği bir yakıştırmadır.
Cindoruk konuşmasının sonunda bir açıklama daha yaptığında, neden aday olduğu açıkça ortaya çıkmıştı.
Ben politika yaptığım süre içerisinde halkımın engin hoşgörüsü ve teveccühüne mazhar oldum. TBMM Başkanlığı gibi ulvi bir makamın başında oldum.
Şimdi DP genel başkanlığına aday olmam, ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntılı şartlardan kurtulmanın tek yolunun, bizim misyonumuzda saklı olduğu içindir.
Kaldı ki delegenin teveccüh göstermesi halinde genel başkanlık görevinde uzun süre kalacak değilim.
Anlaşılmıştı ki Cindoruk, bir geçiş süreci için aday olmuştu. Ne zaman süreç tamamlandı, yerine bir başkasını devredecekti. Hem de kısa bir süre sonrasında.
Peki yerine kim gelecekti?
Adı geçen isimler TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, AKP den ayrılan Abdullatif Şener, halen göz hapsinde olan Prof.Dr. Mehmet Haberal ve Prof.Dr. Süheyl Batum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.