Akıl Sağlığı Raporu Şart…

Bu haber 22 Haziran 2018 - 1:06 'de eklendi ve 1.790 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Bugün 22 Haziran 2018 Cuma… Yarın 23…

Seçimlere 2 gün kaldı…

Pazar günü hem yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanını hem de Muğla’nın 7 milletvekilini seçeceğiz.

Aslında milletvekili seçeceğimizi söylemek pekte doğru değil.

Pazar günü hiç birimiz “Ben filancayı vekilim görmek istiyorum” diyemeyeceğiz. Vereceğimiz oylarla futbol kulübü tutar gibi tuttuğumuz partiye oy vrip, o partinin Muğla’dan milletvekili çıkarmasına veya daha çok milletvekili çıkarmasına katkı yapacağız.

Milletvekili seçmeyeceğiz, seçmene ve parti tabanına sorulmadan belirlenmiş isimlerin Ankara’ya gitmelerini sağlamak ve meclisin oluşması için oy vereceğiz.

Keşke “tercihli” sistem olsaydı…

 

xx           xx     xx

Yeni sistemde “kollu makine”den farkı kalmayacak olan milletvekillerini seçmenin bir esprisinin kalmadığı gibi, artık milletvekili olmanında bir anlamı kalmadı. Ama olabilmek için insanlığından çıkanlarda yok değil hani…

Düşünsenize yeni sisteme göre bakan da olamayacaklar.

Genel Başkan düğmeye basacak eller kalkacak, Genel Başkan düğmeye basacak eller inecek…

Kollu makine gibi…

Tabi “kollu makine” deyip geçmemek lazım…

Bu yeni “mesleğin” sağladığı pek çok avantaj bulunuyor. Mesela buradan emekli olmak ve ömür boyu milletvekili haklarından yararlanmak var…

Yine de her şeye rağmen TBMM’nin önemini, kutsiyetini unutmamak, hafifletmemek lazım.

Geçmişte aşiretlerden seçilip gönderilen vekiller çok karikatürize edildi.

Tabi Muğla ve benzeri yerlerde “aşiret mantığı” ile milletvekili sıralaması yapılmamalı. Milletvekili seçende seçilen de komik duruma düşürülmemeli, ama…

 

xx           xx     xx

Herkesin bildiği gibi yaşınız 65 ise; yaptığınız her resmi işlem de “akıl sağlığı yerindedir” raporu almanız gerekir.

Almazsanız ne olur?

Yaptığınız her işlem hukuki itirazlara açıktır…

Eğer “akıl sağlığı raporunuz” yoksa 65’inden sonra tarla bile satamazsınız.

Üniversiteler de Profesör olanlar bile 65 yaşından sonra emekliliğe zorlanıyorlar. 67’sinden gün alan Profesör de rektör olamıyor.

İyi de 65’ini geçen Profesörden rektör olurken neden rapor istenmiyor?

Aslına bakılırsa, yaşa bakmadan akademisyenliğe ilk adımda “akıl sağlığı raporu” istenmeli. Periyodik olarak da istenmeye devam edilmeli.

Çünkü yarının hocaları olabilecek insanları yetiştiriyorlar, kanaat kullanıyorlar, not veriyorlar. Hatta hekim olanları da hasta muayene ediyorlar. Onlar da belli aralıklarla rapor almalı…

Çok yaygı sözdür, slogan gibi: “Eğitim şart”… Akıl Sağlığı Raporu da şart olmalı…

 

xx           xx     xx

Gündemde, en azından bu köşenin gündeminde “Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi yeni Rektörü” olduğundan, ilk aklıma gelen akademisyenler oldu. Belli periyotlarla “Akıl Sağlığı Raporu” alınmasında çok büyük yarar olan mesleklerde var…

İlkokul öğretmenliği, toplu taşıma sürücülüğü, pilotluk, kaptanlık, polislik ve askerlik gibi…

Bu meslekler 65 yaş üstünde yapılamayacak meslekler olduğu gibi “Akıl Sağlığı Raporu” da gerektiren meslekler.

Milletvekilliği ve belediye başkanlığı da öyle…

Yaş, akıl sağlığı ilişkisine bakılırsa; adaylık yaşı 60 yaşın üzerinde de olmamalı…

Hal böyle olunca, Milletvekilleri 65 yaş üstü ise; her kanun teklifi ve oylamaya “Akıl Sağlığı Yerindedir” raporu ile gelmeli. (Çünkü bu raporlar alındığı gün ve mesai bitimine kadar geçerli.) Mesai bitim saatinden sonra da oylamaya katılmamalılar…

 

xx           xx     xx

Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar da asla 65 yaşın üzerinde olmamalı.

Çünkü akıl sağlıklarına her an itiraz edilebilir.

Çözüm olarak her gün bir “Akıl Sağlığı Yerindedir” raporu almalılar.

Çünkü malını mülkünü, şirketini, evini değil, Devleti yönetiyorlar. Hayati kararlara imza atıyorlar.

Hatta bu raporlar onaylandıkça halka açıklanmalı.

Elbette bu makamlardaki insanlara “Akıl Sağlığı Yerinde Değildir” raporu verebilecek hekimler de olabilmeli…

Genel Müdürler, Yönetim Kurulu Başkanları vs vs çok genişletin bu örnekleri…

Şimdi bu konuya politik davranmadan “hayır” diyebilecek kimse var mı?

Yani insan, vekil, bakan ya da başbakan olunca akıllı oluyor da; 65 yaşında sivil kalırsa mı aklından şüphe ediliyor; tarla satarken bile kendisinden “Akıl Sağlığı Raporu” isteniyor…

 

xx           xx     xx

Bu konuda kimsenin bir şey yapmayacağını ise sizde biliyorsunuz, bende biliyorum.

Ama bir şey yapılmalı. Anlatmak istediğim açık ve net… Yarından sonra oyumu bu konuda partisinde çalışma yapacağını, konuyu parlamentoya taşıyacağını, kanun teklifi vereceğini açıklayan bir milletvekili adayına veya bu konuyu gündemine almış bir partiye vermeyi çok isterdim.

Ancak ne böyle bir parti ne de böyle bir milletvekili adayı var…

Olmalı. İnşallah olduğunu yeni dönemde görürüz. Yeni dönemde kim dillendirirse oyum onun olacak.

Artık ülkemizde ilkokul mezunlarına ehliyet bile verilmiyor. Temizlik işçisi, müstahdem olabilmeniz için en az ortaokul mezunu olmanız gerekiyor.

Ama önceki gün Fox TV’de CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu şöyle diyordu:

Devlet yönetmek başka, hükümet olmak başka. Devlet yönetiminde liyakat aranır. Başbakan, bakan olmak için savcılıktan ‘temiz kağıdı’ ile ilk okul diploması istenir.

Artık lise diploması istenmeli. Yasalar istemiyorsa, parti tüzüğü istemeli…

 

xx           xx     xx

Önceki gün bu köşede “Muğla’nın Yeni Rektörü” başlıklı yazımda, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’ne atanacak yeni rektör ile ilgili gelişmelerden ve beklentilerden söz ederken, rektör adaylarının YÖK’e başvurularında doldurdukları “Rektör Adaylık Bilgi Formu”nu da paylaştım.

O yazımda bu paylaşımı yaparken, “Böyle bir başvuru formu kesinlikle milletvekili adayları içinde olmalı…” demiştim. Şimdi bu yazımı kaleme alırken aklıma geldi. Başvuru formunda şöyle denilmiş:

Sizi rektör adayı olmaya sevk eden temel nedenler? Şimdiye kadar yapmış olduğunuz çalışmalar içerisinden rektör adayı olarak potansiyelinizi ve vizyonunuzu ortaya koyacağını düşündüğünüz en çok 3 çalışmayı (proje, yayın, bilimsel etkinlik, vb) belirtiniz. Başvuru yaptığınız üniversite ile ilgili öngördüğünüz proje veya tasarılar varsa bunlardan ikisini amacı ve kapsamı ile birlikte tanıtınız. Başvurduğunuz rektörlük göreviyle ilgili misyonunuzun ne olacağını belirtiniz.

Bunu “Sizi milletvekili adayı olmaya sevk eden temel nedenler? Şimdiye kadar yapmış olduğunuz çalışmalar içerisinden milletvekili adayı olarak potansiyelinizi ve vizyonunuzu ortaya koyacağını düşündüğünüz en çok 3 çalışmayı (proje, yayın, bilimsel etkinlik, vb) belirtiniz. Başvuru yaptığınız Muğla ile ilgili öngördüğünüz proje veya tasarılar varsa bunlardan ikisini amacı ve kapsamı ile birlikte tanıtınız. Başvurduğunuz Muğla Milletvekilliği göreviyle ilgili misyonunuzun ne olacağını belirtiniz.” diye çevirebiliriz.

Önümüzdeki seçimlere artık…

 

xx           xx     xx

İnanıyorum ki yukarı da espri ile anlatmaya çalıştığım hiçbir şey yapılmayacaktır. Bari maaşınızı en düşük emekli maaşının on katına ayarlayın ya da en düşük emekli maaşını maaşınızın yüzde on oranına ayarlayın. Biliyorum siz bu Milleti çok seviyorsunuz! Muğla’ya sevdalısınız. Sizi Ankara’ya yollayan da biz vatandaşlarız, vekâlet mazbatasını “oylarımızla” verecek olanda bizleriz…

Allah şüphesiz Müntekim ve Hasib dir…

————————————                                           ———————————–

GÜNÜN SÖZÜ: Bazı insanları her zaman, bütün insanları da bazen kandırabilirsiniz; ama bütün insanları her zaman kandıramazsınız. (Abraham Lincoln)

ÇİVİ

Dün bir arkadaşım, “Biliyor musun hayatımızda bir baş soğan etmeyen insanlar var” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı:))))

——————————————————————————————————————-

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Huseyincanel 22 Haziran 2018 / 01:41

Keşke siyaset sahnesi başta olmak üzere hayatın her alanında rol alanlar kendi özgül ağırlıkları ile yer alabilse.

Mehmet Keza KUNDAKÇI 22 Haziran 2018 / 12:02

Keşke tercihli oy verme imkanı olsa da,
araştırıp,sorgulayıp,kim gerçekten hizmet için oraya gidecekse o’na vekaletimizi verebilseydik,
hatta belli koşullarda da avukat azleder gibi azledebilseydik,
işte o zaman gerçek demokrasi olurdu,
parti içi,ülke içi,halkın gerçek isteği ana faktör ve belirleyici olur ve haşlk gerçekten mecliste temsil edilebilirdi,
yoksa bu şekilde,
kaçak göçek,bir sürü numara ile,ormanları yakıp yerime otel yapanlar gibi,
imar affı ile kaçak ve illegal işlerini masum ve temize çeken uyanıkların ,
ülke siyasetini kirletmesine ve dahası bu kirli siyasetin geleceğimize zarar vermesine fırsat vermeme gücümüz olsaydı,
inşallah Maarrem İNCE ile olacak,
yarından sonra,
çok şükür,
selam ile,saygı ile,sabır ile sevgi ile,sağ duyu ile,sol duyu ile,
ille de çok çalışma ile,
çok üretme ve hakça bölüşme ile,

M HİLMİ KURAN 29 Haziran 2018 / 08:36

şizofreni hastası kardeşimin 1500 lira emekli maaşı var bakım evi 2500 lira ücret alıyor. ihtiyaçlarını da karşılamıyor tek başına kalamıyor ilaçlarını içmeyince taşkınlık yaratıyor BİR BÜÇÜK YILDA SÜPER EMEKLİ OLAN VEKİLLERİMİZ AKIL HASTARINA NEDEN SAHİP ÇIKMIYOR.