Akbük İmara Mı Açılıyor?!! « Hamle Gazetesi

Akbük İmara Mı Açılıyor?!!

Bu haber 14 Temmuz 2015 - 0:00 'de eklendi ve 3.219 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Son günlerde Doğan Haber Ajansı’nın yaptığı “Taşıma Suyla Turizm Olur Mu?” başlıklı haber gündeme oturdu… Adeta “Emriniz olur” veya “Kusura bakmayın” dercesine Muğla Valiliği ile Muğla Büyükşehir Belediyesi harekete geçti…

Muğla Su ve Kanalizasyon İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MUSKİ) tarafından yapılan açıklamada “Akbük’ün 1’nci derece doğal sit alanı olması nedeniyle bölgede çalışma yapamıyoruz. İlgili Bakanlığın yetkililerine konu aktarıldı, ilgililerde; SİT ve ÖÇK bölgelerinde yeni bir düzenleme yapılacağı beyanını tarafımıza iletmişlerdir. Mevzuaten önümüzün açılması durumunda bölgeye altyapı getirmeyi planlamaktayız. Turizme dolayısıyla Akbük’e MUSKİ olarak değer katmak isteriz” denildi.

Neymiş efendim; MUSKİ Akbük’e altyapı götürmek için mevzuatın önlerini açmasını bekliyorlarmış.

Altyapıya “evet” diyen mevzuat yapılaşmaya “hayır” der mi?  Soruyu tersten de sorabilirsiniz…

xx        xx        xx

Muğla Büyükşehir Belediyesi MUSKİ’nin ardından Muğla Valiliği’nden bir yazılı açıklama çıktı. Orada da Valilik görevlilerince Akbük’te yapılan incelemede, bütün duşlarda ve WC’lerde suların aktif olarak aktığının görüldüğü belirtilmekle birlikte şöyle denilmekte:

Bölgenin 1. Derece Doğal Sit Alanı ve ÖÇK Bölgesi olması sebebi ile bölgedeki su şebekesi ve altyapı çalışmaları ile ilgili projelerin Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu tarafından onaylanarak yapılması ve uygulanması gerekmektedir. Son yıllarda yoğun talep gören bu bölgemizle ilgili olarak şebeke suyu projesi hazırlanarak uygulanması konusunda, başta Büyükşehir Belediyesi MUSKİ Genel Müdürlüğü olmak üzere Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne de Valiliğimizce gerekli talimatlar verilmiştir.

Bakmayın siz “Taşıma Suyla Turizm Olur Mu?” başlıklı ısmarlama habere…

Talep duşta, tuvalette suların akıyor olması değil…

Talep, başta Ertuğrul Özkök’ün “lokanta ruhsatı” ile tarihi yağhaneden çevirme villası olmak üzere orada bulunan yüzde 90’ı kaçak yapılara altyapı götürülmesi(!)

xx        xx        xx

Peki, çevreciler, turizmciler ne diyor?” diye soran da olabilir. Ama çevreci var mı? Akdeniz Yeşilleri Derneği bu günlerde arıcılıkla meşgul… Ötekileri de hastane bahçesinde poliklinik yapılabilmesi için kesilen ağaçlara, İztuzu Kumlası’nın el değiştirmesine tepki göstermekten yorgun düşmüş olabilirler…

Turizmcilere sormaya gerek yok. Onlar başta Kissebükü ve Akbük olmak üzere Gökova Körfezi’nde bakir kalabilmiş birkaç koya tek bir çivinin dahi çıkılmasına karşılar. Aksi takdirde “Mavi Yolculuğun” ve dolayısıyla yat turizminin biteceğini senelerdir söylüyorlar.

Tabi “çevre” cephesi o kadar da sessiz değil… Duyarlılık gösterenlerden Gökova-Akyaka Gönüllüsü Mimar Eniz Tunca şöyle diyor:

Muğla Valiliği’ne bağlı MUÇEV tarafından bu koyda günübirlik alan tesisi yapılıncaya kadar kimsenin içme suyu, alt yapı filan dediği yoktu. Akbük Koyu mavi yolculukta önde gelen konaklama noktalarından birisidir. Orada su bulunmaması turizmi bitirmez, ama oraya alt yapı götürülmesi Mavi Yolculuk turizminin, yat turizminin çok önemli noktalarından birini daha bitirir. Gökova Körfezi’nin o en güzel koyuna alt yapı götürülmeden gerek valilik ve gerekse Büyükşehir Belediyesi bir kere daha düşünmelidir.

Düşünürler mi?

xx        xx        xx

TEMA Vakfı Muğla Temsilcisi akademisyen Sergender Sezer de “altyapı” gelişmelerini cinayete hazırlık olarak nitelendiriyor. TEMA Temsilcisi Sezer şöyle diyor:

Bu cinayet işlenir, Akbük’te katledilirse, bu taammüden cinayet olur. Eğer Akbük’te koruma kararlarının tersine işlemler olursa başta hukuki olmak üzere her türlü mücadeleyi başlatırız. Eğer yöneticilerimiz gerçekten turizmden ve turizmin sürdürülebilirliği için doğal ve tarihi çevrenin korunmasından yana iseler önce Akbük’te yapılaşmayı engellesinler.

Katılmayan var mı?

Muğla’nın iki yeni milletvekilinden CHP’li Akın Üstündağ, Milas-Bodrum yolu üzerinde Pina Yarımdası’nda yaşanan kepazeliği Başbakan Davutoğlu tarafından yanıtlanmak üzere bir soru önergesi ile TBMM’ne taşımış bulunuyor.

İnşallah Akbük içinde bir soru önergesi verilmesi gerekmez…

xx        xx        xx

Gelin şimdi biraz gerilere gidelim…

Yıl 2013, yaz ayları… Dönemin İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Veli Çelik basına Akbük Koyu ile ilgili basına yaptığı açıklamada şöyle der:

Akbük koyunda 4 adet ruhsatlı alan var. Bunun dışındaki tüm yapılar kaçak. Kaçak yapılar ve bungalov evler için tutanak tutuldu ve gerekli cezalar kesilerek yıkım kararı verildi. Şu anda turizm sezonu olduğu için yıkım sezon sonuna kaldı. Geçen yıl yıkım için ihaleye çıktık, fakat yıkım ihalesine kimse katılmadı.

O günlerde gazeteler haberlerinde şu ifadelere yer verirler:

Dünyaca ünlü Gökova Körfezinde bulunan Akbük Koyunda kaçak yapılaşma tüm hızıyla devam ediyor. Akbük Koyunda sadece 4 adet ruhsatlı yapı bulunuyor. Lokantalar, kafeler, barlar, apartlar ve evlerin tamamı kaçak. Gazeteci-Yazar Ertuğrul Özkök’ün de yazlığının bulunduğu Akbük Koyu, kaçak yapı cennetine döndü. 1. Derecede doğal sit alanı içine kaçak betonarme bina, bungalov evler ve deniz kenarına konuşlandırılan restoranların sayısı her geçen gün artarak devam etmesi Muğla İl Özel İdare Müdürlüğü’nü harekete geçirdi.

Muğla’nın Büyükşehir statüsüne geçmesi ile bu gün kapanmış olan İl Özel İdaresi harekete geçti de ne oldu?

Bana sorarsanız kocaman bir hiç…

xx        xx        xx

İl Özel İdaresi harekete geçti de ne oldu?” sorusunu kime sormalı. İl Özel İdaresi’nin tüm yetkilerini devralan Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne mi? Yoksa Muğla Valiliğine mi?

Ben ikisine de soruyorum…

Göreviniz kaçak yapılara alt yapı götürmek mi, yoksa o kaçak yapıları yazdı, kıştı demeden yıkmak mı?

2013 yaz aylarının; turizm sezonunun üzerinden iki kış, iki sonbahar geçti… (!)

xx        xx        xx

İki yıl öncesinin gazetelerine baktım da, Akbük Koyu ile ilgili yıkım kararları karşısında orada bungalovlar sahibi bir şahıs şöyle demiş:
Kendi arazim üzerine ahşaptan bungalov ev yaptık. Evler doğaya uyumlu. Beton kullanmadık. Turizmin gelişmesi için kendi arazim üzerine yaptığım ahşap evler için yıkım kararı çıktı. Akbük koyundaki yapılan çoğu kaçak. Eğer yıkılacaksa hepsinin de yıkılması gerekir.

Güler misin ağlar mısın? Doğal ve tarihi çevrenin korunması için alınmış kararları deleceksen, bunu “doğaya uyumlu” yapacaksın!

Öyle mi Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlü? Öyle mi Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu?

xx        xx        xx

Datça Belediye Başkanı Şener Tokcan’ın istifasını unuttuk bile… Kendisinin istifa gerekçelerinden birisi Büyükşehir Yasası, ötekisi Koruma Kurulları

Datça’da ali kıran baş kesen olan Koruma Kurulları, Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü burnunun dibindeki Akbük’ü göremiyor mu?

Büyükşehir Yasası’ndan her vesile ile yakınan Büyükşehir Belediyesitaşınmaz koleksiyonculuğuna” ara verip Muğla’nın planlamasına ne zaman başlayacak, su da ayrı biri soru…

O planlama yapılsa da Akbük’te turizm ve koruma nasıl olur bir görsek…

Bakalım sezon sonunda Akbük’e altyapı mı, yıkım makineleri mi gidecek?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Bostancı 14 Temmuz 2015 / 08:44

Bir söz vardır Özcan bey ; bahane ve p..po herkeste vardır diye, iş yapmamak için bahaneler üretmekte sıkıntı yaşamazlar, zaten büyükşehir başkanı dedi ya “çok borcumuz var, uzun süre bunlarla uğraşacağız” minvalinden neyse… Zaten Büyükşehirden kimsenin bir beklentisi yok, onlar her köyden iki kişi alsın işe, eşi dostu işe alsın,arada da bir iş yapar görüntüsü yapsın, merak ediyorum, 4b li yani sözleşmeli personel alımında ilan yapılıyor mu? KPSS aranıyor mu? Ben hiç görmedim, oysa kendileri şikayetçi değil mi, sınavsız personel alınıyor diye? İstisnai kadrolara (özel kalem müdürü) kimler alınıyor mesela, niye bunlar hiç gündeme gelmez? Sözleşmeli personel bir de makam sahibi yapılıyor dediler, kanuna aykırı bir şekilde, Özcan bey siz daha iyi araştırırsınız bu konuları. Ziraat Mühendisi bir Kültür ve Turizm Müdürümüz var çok güzel, veterinerden milli eğitim müdürü olsa, inşaat mühendisinden vergi daresi başkanı, mimardan defterdar, makina mühendisinden tarım il müdürü, öğretmenden sağlık müdürü olsa ne güzel olur değil mi? (bu meslek disiplinleri alınmasın, herkes bildiği işi yapmalıdır örnek olarak yer verdim) Geçelim Veli bey Özel idarenin yıkım ihalelerine kimse girmedi demiş ya, güldüm, özel idarenin iş makinaları, kepçeleri, kamyonları yok muydu? Hepsi büyükşehire devredilen? Bir de bu yıkım ihalelerine kimse girmez bu ülkede. Araştırın, yıkım yapmamanın yasal dayanağı ihaleye çıktım ama giren olmadıdır bu ülkede.Oysa Veli beyin yönettiği özel idarenin bu iş makinaları üzerinde sürücü olmadan bazı köylere gider,iş yapar döner duruma gelmişti…Kimse de hesap sormaz memleketimde, imar para cezası kesmişler bakar mısınız? Peki tahsil etmiş mi Veli bey? Büyükşehire alacaklar da devredildi, nakit tutarların yanında. Bir açıklama yapılsın özel idareden imar cezası olarak tahsil edilemeyen tutar ne kadar, büyükşehire ne kadar devredildi? Hatta büyükşehir tahsil etmiş mi, yıkıyor mu, yıkacak mı, o da kimsenin katılmayacağı bir ihale yapacak mı? Çok merak ediyorum. Tabii ki Kültür ve Turizm İl Müdürü Veli bey bu konulara vakıftır, kendisi çok güzel de açıklama yapar, aynı ihaleye çıktık giren olmadı diye, kendi iş makinaların neredeydi diye soran olmaz? Ya da kaçak ev hiç mi yıkmadın diye sormaz, yıktınsa bunların ne farkı vardı der mi? İhaleye giren olmadıysa ihaleyi pazarlıkla yapsaydın der mi mesela, teklif çıkmazsa ihale pazarlıkla olur çünkü. Oldu mu? Niyetin yapmak mıydı bu işi, bahane bulup uğraşmamak mı diye sorulur mu? Bizde öğrenirdik, ne yapalım idare kendini yırtmış ama yapamamış der avunurduk mesela. Böyle yönetim elinde Akbük de diğerleri de birer birer gider, yakında balkonlarda leğene su doldurur,içine oturur, etraftaki çiçeklere bakarız. Koylar bedava ya hani.