Akademisyenler Gözüyle Karabağlar

Bu haber 25 Ekim 2016 - 0:01 'de eklendi ve 837 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Atasever

Bir süre öncesinde Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezinde gerçekleştirilen “Karabağlar Yaylasında Alternatif Turizm” toplantısıyla ilgili gelişmelerin bir bölümünü kaleme almıştım.

Ne var ki tam olarak amacına ulaşan birliktelik olmadığının altını çizdim.

Her ne kadar Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Leyla Ersöz ve Karabağları Geliştirme ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Av. Sevinç Göçügenci bir takım açıklamalar yapmış olsalar da asıl olan, katılımcıların zihninde yer eden soruların cevap bulmasıydı.

Bu da oturumu düzenleyenlerin vereceği cevaplarla karşılık bulurdu.

Paneli yönetenler soru sorulmasına izin vermeyince, eksik bir toplantı diyerek görüşlerimi belirtmiştim.

Aslında aynı toplantıya katıldığım için ilgililere neden soru almadınız? Dediğim de, inşallah bir başka toplantıda! cevabını vermişlerdi.

İnşallah diyerek, aynı birliktelikle ilgililerin neler söylediklerini belirtmek istiyorum.

***

Söz konusu proje adına yüklenici firma temsilcilerinden Beril Çelikgil, 3 ay süren fizibilite çalışmalarının sonucunu açıklıyor.

Ne var ki, Karabağlar Yaylası ile ilgili olarak yöre halkı, Marmaris ve Bodrum Turizm Acentası ve bölgeye gelen turistlerle yapılan görüşmelerin ardından hazırlanan fizibilite raporunda, Karabağlar Yaylasının tanıtımının yapılmadığı ortaya çıkıyor.

Hal böyle olunca gazeteniz Hamle olayı “şaşırtan fizibilite raporu”  diyerek manşete taşımıştı.

Farklı bir yaklaşım sergileyen Çelikgil diyor ki;

Araştırmalarımızın amacı, Karabağlar Yaylasında ekolojik bilgilere uygun tarihi, toplumsal ve kültürel değerleri koruyan, yerel halkın refahını gözeten, dört mevsim sürdürülebilir bir turizm modelinin ana hatlarını ortaya koymak ve mevcut durumu incelemektir.

Neler yapılabileceği bağlamında ikinci bir amaç güttüklerini, 4 ana başlık altında toplanabileceğini vurguluyor.

Yaylanın tarihi ve kültürel değerlerinin saptanması,

Yaylanın doğal unsurlarının belirlenmesi,

Yaylanın alt yapı ve imar durumunun incelenmesi,

Yaylanın turizm durumunun incelenmesi.

Açıklamalarını sürdüren Beril Çelikgil, konuyla ilgili 380 kişiyle birebir görüşmeler yaptıklarını vurgularken, hedef kitle olarak Menteşe ilçesi, halk ve esnafı, ilçeye gelen turistler, Marmaris ve Bodrum’daki tur operatörleri, turizm acenteleri ve merkezdeki kurum yetkililerini seçtiklerinin altını çiziyor.

Ne var ki ardından, önemli bir açmaz diyebileceğimiz gerçek ortaya çıkıyor.

Çelikgil, buradaki çalışmamız sonucunda bir tanıtım yetersizliği olduğu, sit alanı olması sebebiyle bazı restorasyon zorlukları yaşadığı ve çeşitli alt yapı sorunlarının olduğu görülüyor.

Keşke bu kadar olsaydı!

Karabağlar Yaylası ile ilgili daha öylesine bilinmezlikler var ki!

Menteşe halkı ve işletmelerle yapılan görüşmelerde, yaylanın bilinirlilik oranının ortalama yüzde 90 olduğuna dikkat çeken Çelikgil;

Ancak işletmelerin % 56’sı, Menteşe halkının % 54’ü, Karabağlar Yaylasını turistik nitelikte görmemektedir.

Kuşkusuz bu oranda halk kesimi, burasının turistik bir merkez olabileceğini inanmıyorsa, elbette bu denli yüksek rakamlar ortaya çıkardı.

Yine de elde edilen bilgiler ilginç.

Bir o kadarda düşündürücü.

Buna göre ilk sırada yer alan cevap, yaylanın turistik bir cazibesinin olmadığı yönünde.

Buna katılmak mümkün değil.

Sadece ülkemiz değil dünya genelinde turizm bağlamında cazibe merkezi haline gelen yerler bakıldığında, Karabağlar özelliğinde kaç yer vardır ki böyle bir sonuç ortaya çıkıyor!

Kuşkusuz, şu aşamada verilen cevaplar, turizme yönelik tesisler, diğer ihtiyaçların giderilmesi bağlamında girişimlerin olmaması üzerinedir.

Oysa, turislerin her türlü ihtiyaçlarını karşılayan girişimlerde bulunulsa, inanıyorum ki Karabağlar Yaylası sadece ülkemiz değil dünya genelinde önde gelen cazibe merkezlerinden olur.

***

Bu konuda yapılan araştırmalar sonucunda aynı gruptan Murat Saraca’ya göre Karabağlar Yaylasının istenilen düzeyde cazibe merkezi haline gelebilmesi için öncelikle tanıtım yapılmalı.

Yanı sıra kültür turizmi, eko turizm, gastronomi turizmi gibi bir anlayışla hareket edilmeli.

Bunlar dışında su ve elektrik sorununun çözülmesi.

Kuyu sularının temizlenmesi.

Bağcılığın tekrar canlandırılması.

Organik tarımın gündeme gelmesi.

Butik otelcilik ve ev pansiyonculuğuna yönelmek.

Her şeye karşın gerçekleşir mi?

Karabağlar, doğal yapısı zedelenmeden turizme açılabilir mi?

İşin içerisine üniversite girince neden olmasın! dense de, zaman gösterecek.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.