Ak Parti’nin Oy Kaybının Nedenleri

Bu haber 02 Temmuz 2015 - 18:42 'de eklendi ve 1.011 kez görüntülendi.
Ünal Bozyerunalbozyer@hamlegazetesi.com.tr
Sosyolojik Bakış

Geçen hafta partiler temelinde seçim sonuçlarının analizine AK Parti’den başlamıştım. Partinin aldığı oy oranını ve oy kaybını genel olarak değerlendirmiştim. Bu hafta da oy kaybının nedenlerini şimdiye dek edindiğim izlenimlerle değerlendirmeye çalışacağım.

Bilindiği gibi bu seçimlere AK Parti değişmiş genel başkanıyla gitti. Sayın Davutoğlu, ilk kez milletvekili aday listelerini belirledi ve genel seçim kampanyasını yürüttü. Tecrübeli rakiplerine karşı bu açıdan dezavantajlı olsa da seçmenin karşına yeni bir yüz olarak çıkması önemli bir avantaj da sağlayabilirdi.

Genel Başkan ve Başbakan değişikliğinin gerçekleşmesinin ardından yaklaşan seçimler göz önünde bulundurularak il kongreleri ertelenebilirdi. Nitekim il kongrelerinin Mart ayına kadar devam etmesiyle, milletvekili aday tespiti ve seçim kampanyalarına fazla zaman kalmadı. İl kongreleri sürecinde de parti ve lideri büyük enerji kaybetti. Kongreler doğal olarak kırgınlıklar, küskünlükler yarattı. Elbette kongrelerle il teşkilatların yenilenmesi dinamizm ve heyecan getirebilirdi ama iller bazında kaybedilen oylar dikkate alındığında olumsuz etkilediği görülmektedir.

Partinin aldığı ilke kararı gereği 3 dönem kuralının, bu seçim dönemine denk gelmesi bir bakıma Sayın Davutoğlu’nun şansızlığı oldu. Farklı partilere mensup eski milletvekillerinin yeniden partiye kazandırılması çalışmalarının da iyi yönetilemediği, Diyarbakır, Bitlis gibi illerden anlaşılmaktadır. Yeni siyasete soyunan bazı adayların ise partinin oyunun yükselmesine katkı sağlamadığı gözlenmektedir. Bu kapsamda (eski veya yeni) adayların tespitine daha fazla zaman ayrılabilir, kamuoyu araştırmalarıyla daha sağlıklı aday tespiti yapılabilirdi.

Seçim kampanyasının sanki lider değişmemiş gibi belirlenerek, sürdürülmesi, bu konuya parti genel merkezinin fazla zaman ayıramadığının bir bakıma delilidir. Oysa önceki seçim dönemlerindeki kampanyalarda diğer partilere fark atan parti, bu seçim döneminde farklılık yaratamadı. Sayın Erdoğan’ın ve partinin yıpranmışlığı, teşkilatların yorgunluğu, yeni lideri merkeze alacak kampanyayla giderilir, yeni söylem ve üslupla farklılık oluşturularak, iyi bir algı yönetimi gerçekleştirilebilirdi.

AK Parti ilk kez bu seçim sürecinde takip eden parti oldu. Özellikle CHP’nin seçim kampanyasını takip eder konuma düşmesi, partinin avantajını kaybetmesine yol açtı. Önceki seçim kampanyalarında sürekli takip edilen parti olmayı başaran AK Parti, bu kez,  bu anlamda kamuoyunun ilgisini toplayıp, yönlendiremedi. Aynı reklamcıyla çalıştı ama bu kez başaramadı.

Seçim kampanyasının disiplinsiz ve dağınık sürdürülmesi, kampanyanın ana teması veya temalarının öne çıkarılamaması algı yönetiminde başarısızlığa yol açtı. Cumhurbaşkanının kampanyaya dahil olmasının seçmene iyi izah edilememesi tereddütler yarattı. Kampanya bütünlük arz etmediği gibi ayrılıklarıyla da dikkat çekti. Yeni Türkiye ve yeni anayasa söylemi daha çok Cumhurbaşkanı’yla özdeşleşti, Başbakanın söylemleri arka planda kaldı.

Yine bu seçim döneminde AK Parti, seçmeni heyecanlandıracak projeler ortaya koyamadı, yaptıklarını anlatmayla zaman kaybetti. Önceki kampanyalarda mega projelerle kamuoyunun ilgisi çekmeyi başarmıştı ama bu dönemde büyük projeler sunamadı. İşçi, emekli, memur, yaşlı, engelli, genç, kadın ve öğrenci gibi toplumun her katmanına hitap edecek projeler de sunmadı. Keza Alevi, Kürt, Roman açılımları gibi veya çözüm süreci gibi yine toplumsal katmanları yakından ilgilendiren projelerini öne çıkaramadı veya bu alanda yeni söylemler geliştiremedi.

Sonuç olarak yukarıda saydığım nedenlerle önceki seçim kampanyalarına nazaran iyi hazırlık dönemi geçirmediği gözlenen AK Parti’nin aldığı oyu küçümsememek gerekir. 13 yıl sürdürülen tek başına iktidar döneminin yıpranması da dikkate alındığında, partinin kurumsallaştığı, parti tabanının oluştuğu iddia edilebilir. Parti bütünlüğünü koruduğu, özeleştiri sürecini istişare geleneğiyle sürdürülebildiği takdirde siyasi hayatımızda yerini muhafaza edebileceği, söylenebilir. Haftaya ilimizin analiziyle devam edelim.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Kartal Escort 08 Temmuz 2015 / 12:27

Ünal Bey Kardeşim; % 41 Oy çok kıymetli ve değerli bir oy yüzdesidir. Artık Ak Parti bu yüzdenin altına düşmez.. Düşmemelidir. yazınızın altına imzamı da ayrıca atarım. Kolay değil böyle stratejşk bir Ülke de 13 Yıl Tek başına İktidar olup da 7 haziranda da ayrı ayrı olsalarda ittifak halinde Ak Partisiz bir Türkiye konulu seçii yaşadık. ve sonuç da haliyle böyle odu. selam ce saygı.