“AK Parti’nin Muğlalı Genel Başkanı”

Bu haber 01 Eylül 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.474 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Bu başlığı gazetemizin 08.05.2012 tarihli sayısında, o sene yapılan AK Parti Muğla İl Kongresi’nin ardından kaleme aldığım yazıma atmışım.

O yazımda Ahmet Davutoğlu’nu partisinin genel başkanı yaparken, dolayısıyla Başbakan da yapmışım!

Sonra da unutmuşum.

Okurlarım dikkatli. Onlardan Celal Karakaş arayıp, esprili bir şekilde, “Sen Sayın Davutoğlu’nun Başbakan olacağını nereden biliyordun?” diye sordu. Hemen arşive baktık. Hep birlikte şaşırdım.  Düşünmüşüm. Düşünmekle kalmayıp, yazmışım…

xx        xx        xx

İşte o 08.05.2012 tarihli yazım:

xx        xx        xx

Hafta sonunda Muğla’dan AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu geçti!

Elbette biliyoruz, AK Parti’nin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan. Ama Sayın Erdoğan’ın Başbakanlığı ve dolayısıyla genel başkanlığı bırakmaya hazırlandığını da biliyoruz.

Peki, yerini kim alacak?

Sorunun yanıtı muhtelif… Ali Babacan öne çıkan isimlerden biri. Davutoğlu’nun ismi de geçiyor.

xx     xx     xx

Davutoğlu benim AK Parti kabinesinde beğendiğim sayılı bakanlardan biri… AK Parti’nin hafta sonunda Atatürk Spor Salonu’nda yapılan 4. olağan il kongresinde kendisini beğenmekle kalmayıp, sevdim… Gördüm ki kendisinden Başbakan da olur, Cumhurbaşkanı da… Genel Başkan neden olmasın?..

Bu ülkede “devlet adamı”, “lider” kolay yetişmiyor. Muğla’ya özellikleri nedeniyle çok “bakan” gelip gitmiştir. “Bakan” başka, “devlet adamı” başka… Çünkü herkes bakan, başbakan olabilir, ama “devlet adamı” olamaz…

Geçen cumartesi günü AK Parti Kongresi’nde Muğlalılardevlet adamı” gördü.

xx     xx     xx

Dışişleri Bakanı Davutoğluirticalen” ve kürsüden değil, sahnenin bir başından öteki başına gidip gelerek, bütün sevimliliği ve samimiyeti ile salondakilerin gözlerinin içine bakarak konuşmasını şu selamlama ile başladı:

Ege Fatihi Menteşe Beyin, Akdeniz Fatihi Turgut Reis’in, Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir’in hemşerileri, Mevlana hazretlerinin manevi talebesi Şahidi Hazretlerinin gönüldaşları merhaba…

Ne yalan söyleyeyim, bu sözleri duyarken “Salondakilerin kaçı Cevat Şakir’i, Menteşe Beyi bilir, kaçı Şahidi hazretlerini tanır?” diye kendi kendime sormadan edemedim!

Müthişti…

xx     xx     xx

Biz Muğlalılar değerlerimizi bilmiyoruz, tanımıyoruz. Geçmişimizden bi haberiz, geleceğimizi de göremiyoruz…

Hafta sonunda Muğla bir “değer” daha kazandı.

Kongre salonunda duvarda yazılar vardı. Onlardan birinde, “Kuzum Bal Ahmadım oğlunla ordu, kızınla oba olasın. / Koç koç oğulların ardına düşe. / Ayaklarına taş değmeye, dünyalar ayaklarına gele. / Herkesler sana akıl danışa…” diye yazılıydı. Bakan Davutoğlu yazıyı görünce duygulanıp, şöyle deyiverdi:

Değil mi ki siz beni babaannemin duası ile karşıladınız, artık Muğla’nın milletvekili, Muğla’nın Bakanıyım. Her yerde Muğla’nın sesi olurum. Biz Toroslar’dan Yörük Türkmen geleneğinin takipçisiyiz. Toroslarda benim doğduğum yerdeki Kıble Kayası ile Muğla’nın Yılanlı Dağı kardeştir. Onun için ben Muğlalıyım. Şahidi Mevlana’nın manevi talebesi, ben de manevi talebesiyim. Onun için Muğlalıyım. Şahidi hazretlerinin emanetine sahip çıkacağız.

xx     xx     xx

Ben Sayın Davutoğlu’nun sıradan politikacılar gibi, laf olsun, şirinlik olsun diye “Ben de Muğlalıyım” dediğini sanmıyorum. Sözleri Muğla’da, özellikle AK Parti’de “yerli-yabancı siyasetinden medet umanlara” şamar gibiydi… Muğlalı olmak kolay değildir… Muğlalı olmak demek Muğla’da doğmak hiç değildir!

Nitekim Atatürk Spor Salonu, AK Parti Kongresi için yetersiz kalmıştı. Üstelik orası “kongre salonu” değil, “spor salonuydu” ve “gayrinizamî” bir salondu! Bu güne kadar da hiçbir siyasi bu hastalığa neşter vurmamıştı, ama Sayın Davutoğlu hemen orada neşteri vurdu. Gençlik Spor Bakanı’nı arayıp talimatı verdi. “Bu salon Muğla’ya yakışmıyor. Muğla’nın yeni kapalı spor salonu 2013’e yetişecek…” deyiverdi.

Muğla’nın Vilayet oluşunun 100. yılını 2013’te kutluyoruz.

Umarım, yeni kapalı spor salonu açılışı 100. yıl kutlamalarının etkinliklerinden biri olur… Sözle Muğlalı olunmuyor. Bakan Davutoğlu o gün, orada icraatla Muğlalı oldu!

xx     xx     xx

İrticalen konuşması ile kürsüye ve salona hakim olan Bakan Davutoğlu, Atatürk’ün “Hattı müdafaa yok, sathı müdafaa var..” sözünü anımsatarak, “Hattı diplomasi yok, sathı diplomasi var. O satıh bütün dünyadır.” derken şöyle devam ediyordu:

Muğla’nın standardı yok. Muğla’ya Türkiye’nin standartları yetmez. Muğla’nın uluslararası standardı olmalı. Olacak. Muğla, uluslararası bir şehir. Muğla yılda 3 milyon turist ağırlıyor. Yaz tatillerinde Bodrum ve Marmaris’e geliyoruz. Tatil diplomasisi yapıyoruz. Yabancı devlet adamları da kıyılarımızda hem tatil, hem diplomasi yapıyor. Muğla’nın misafirperverliği, yurt dışında diplomatik faaliyetlerimizde bizim referansımız oluyor, göğsümüzü kabartıyor. Muğla’ya teşekkür ediyorum.

xx     xx     xx

Hemşerimiz Dışişleri Bakanı Davutoğlu, sanki hep “Muğlalı” imiş de hasret gidermesi, hemşerileri ile kucaklaşması için AK Parti kongresi bir vesile oldu… Eşleri Sare Davutoğlu’nu Vali Şahin’in eşleri Ayşe Şahin Gökova Körfezi’nde ağırlarken, kendisi Yerkesik’in Kıran Köyü’ne giderek Muğla Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden’in annesi Saniye ve babası Hüseyin Özden’in elini öptü. Yörük Türkmen geleneğinin Yerkesik kırsalındaki uzantısına tanıklık etti…

Yanına Vali Fatih Şahin ile Belediye Başkanı Osman Gürün’ü alıp Şahidi’ye çıktı. Biz Muğlalılar Şahidi hazretlerini ziyaret ettiğimizde, cennet mekânı olsun, dünya mekânı Asar Dağı’nın eteğinde olduğundan “Şahidi’ye çıktık” deriz. Aslında huzuruna çıkmışızdır…

Bakan Davutoğlu da öyle yaptı.

Milletvekili Prof. Dr. Özden’in önerisi ile huzura çıkarken Muğla esnafı ile hemhal olan hemşerimiz Davutoğlu, Muğla’ya bir müjde de orada verdi. Zaten Milletvekili Özden’in girişimleri vardı… Davutoğlu da Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne talimatı verdi.

Umarım Muğla’nın vilayet oluşunun 100. yılını kutlayacağımız etkinliklerden 2013 açılışlarına Muğla’nın yeni kapalı spor salonu yanına “Şahidi Külliyesi” de konur ve Üç Erenler ile Şeyh Camii Haziresi de ayağa kaldırılır…

xx     xx     xx

Evet, Muğla’dan hafta sonunda bir “bakan” değil, “Muğlalı bir devlet adamı” geçti. AK Parti ne yapar bilmem. AK Parti’nin işine karışmakta bizim işimiz değil. Ama ben hafta sonunda yakın geleceğin AK Parti Genel Başkanı Davutoğlu’nu gördüm. Yörük Türkmen geleneğinin takipçisi bir hemşerimizi gördüğüm için de mutlu oldum…

Yarın; AK Parti Kongresi.

(08.05.2012)

xx        xx        xx

Yazı böyle… Tabi bir düzeltme gerekiyor. Nasıl oldu ise o zaman bir dolmuşa bindik, Muğla’nın vilayet oluşunun 100’ncü yılının 2013 olduğunu sandık! Meğer 2023 imiş. Yani Muğla Cumhuriyet’in ilan edildiği gün ‘vilayet’ olmuş. Bir de Kapalı Spor Salonu 2013’e yetişemedi. Ancak inşaat devam ediyor. Şahidi Külliyesi ise unutuldu. Vakıflar Bölge Müdürlüğü o zaman bakanı iplememiş. Belki şimdi Başbakan’ı ipler!

Hemşerimiz Davutoğlu’nun Başbakanlığı Muğla’mıza ve ülkemize hayırlı olur inşallah…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
resat öztepe 01 Eylül 2014 / 12:33

Gocaman;yazınızı okudum,okumakla kalmadım,oldukça da keyif aldım.”Muğla’lı Genel Başkan” ifadenizi de çok manidar buldum. Şahidiyem Muğlaviyem demeye getirmnizide ancak alıkşilarım. Zira öncelikle özür dileyeyim(ne olur ne olmaz bilemem) Şimdiye kadar Muğlaya gelen kaç bakan kaç devlet adamı Şahidi Hazretlerine ziyarete gitti.Huzuruna çıktı zaten diyemem de.sayın Başbakanımız ve genel Başkanımız İbrahim Şahidi Hazretlerinin “‘KÜLLİYESİNE'”çıktı.inşallah “o”talimatı unutulmaz.Zira Büyüklerin gazabı çok ağır ve şiddetli olur.selam ve hürmet.

ali osman demirci 01 Eylül 2014 / 12:46

tebrik ederim birde gelecegimizi sizin gibi önceden gören siyasilerimiz olsa ali osman demirci ankara bahçelievler deneme anadolu lisesi matematik öğr [ sadrettin kılınç ın damadı]