AK PARTİNİN BÜYÜK ŞEHİR ISRARI

Bu haber 29 Ekim 2012 - 0:00 'de eklendi ve 607 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Aynı başlığı taşıyan yazımın ilk bölümünde AK Partinin hedefinde yerel yönetimler olduğunun altını çizdim.
Bunun en bariz göstergesi AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere diğer ilgili ve yetkililerin her vesileyle bu eğilimden söz etmeleridir.
Aslında bunun altında yatan bir takım ayrıntılar olduğunun da altını çizdim.
Bir kere kimler nasıl bir yorumun sahibi olsa da AK Partinin uhtesinde bulunan belediyeler, oy potansiyeli bağlamında bir avantajdı.
İşte bu düşünceyle hareket eden iktidar partisi yanlıları, tüm kentlerde harekete geçtiler.
Yerel seçimler ister zamanında yapısın, ister öne çekilsin, daha şimdiden kolları sıvadıklarının bariz göstergesi, il başkanları düzeyinde bir takım toplantılar tertip etmeleri.
İlişkin olarak basın mensuplarıyla sık sık bir araya gelmelerinin başkaca izahı olamaz.
Onlar biliyor ki, medya organlarına yapılan açıklamalar bir şekilde vatandaşa intikal ettirilecekti.
Nitekim böyle de oluyor.
Geçtiğimiz günlerde basın camiasıyla bir araya gelen Muğla AK Parti İl Başkanı Nihat Öztürk ve beraberindeki yönetim kurulu üyelerinin konuya ilişkin yaptıkları açıklamaların bir bölümünü ilkyazımda belirttim.
***
Büyükşehir kapsamına alınan iller arasında yer alan Muğla’da sadece il merkezi değil mahalleye dönüşecek beldelerinde avantajlı duruma geçeceğinin altını çizen Öztürk;
 Mevcut personel hak kaybına uğramayacak.
Orman ve mera hakları olduğu gibi korunacak.
Belediye vergi ve harçları 5 yıl süreyle alınmayacak.
Mahalleye dönüşen beldelerde 10 yıl süreyle gelirlerinin % 10’u kadar altyapı yatırımı yapılacak.
Mahalleye dönüşen köylerde yapılar için ruhsatlandırma kolaylığı getirilecek, yapılar için geleneksel mimaride proje üretilecek ve bu projeler köylülere ücretsiz verilecek.
Yeni uygulamaya girecek yasa kapsamında tartışılan bir konu şüphesiz Özel İdarelerin kaldırılmasıdır.
Ne var ki AK Parti Muğla İl Başkanı Nihat Öztürk’ün açıklamasına göre büyükşehir kapsamına alınan 29 ilde merkezi idare yatırımlarını koordine etmek, afetle mücadele ve başka bir sıkıntı yaşanmaması için valiye bağlı “izleme ve koordinasyon merkezi” kurulması karar altına alınıyor.
İlişkin olarak büyükşehir bütçe payları ciddi şekilde artacak. Şu anda büyükşehir içinde tahsil edilen vergiden aktarılan % 5 bütçe payı % 6’ya çıkarılacak.
İlçe belediyeleri ve büyükşehirlere verilen % 2.5 genel bütçe payı % 4.5’e çıkarılacak.
Tüm bu yeniliklerin neden yapıldığını millete, vatandaşa daha iyi hizmet götürmek, yerel yönetimde demokrasiyi geliştirmek ve yerel yönetim özerkliğini artırmak diyen Öztürk, gerekçesini şu şekilde açıklıyor.
Bu tasarıyla vatandaş hizmet almak ve de hizmetin hesabını sormak için kendi seçtiği belediye başkanına soru yöneltebilecektir.
Dolayısıyla her konuda hükümet ve valiyi sorumlu tutmayacaktır.
İl başkanı Öztürk, bir konuya daha parmak basıyor ki gerçekten yıllardır sıkıntı yaratıyordu.
Artık ekonominin merkezi Ankara yerine tüm kentler olacaktır.
Bundan böyle şehirlerdeki yatırımlar ve hizmetlerin hızlı bir şekilde yönetilmesi için bakanlıklardan izin alınması olmayacaktır.
Zira bu zaman kaybı olduğu gibi para israfıdır.
***
Şimdi eğri oturup doğru konuşalım.
Muğla AK Parti İl Başkanı Nihat Öztürk’ün açıklamalarına göre, Muğla’nın Büyükşehir kapsamına alınmasından sonra nasıl bir avantaja kavuşacağı, yanı sıra mahalleye dönüşen belediye, köy statüsüne dönüştürülen yerlerin önemli kazançlar elde edeceği aşikar.
Ancak…
Tüm altı çizilen bu ayrıntılar, yerine getirildiği sürece geçerlilik kazanır.
Aksi halde vaatler manzumesinden öte geçemez.
Halkın bir başka endişesi var ki, daha bir dikkate değer.
Muğla gibi büyükşehir kapsamına alınan iller belediye başkanlıkları muhalif partilerin bünyesinde olursa?
O zaman hükümet, demokrasi gereği budur diyerek verdiği sözleri yerine getirir mi?
Yoksa umursamaz tavır içerisine mi girer?
Bekleyip göreceğiz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.