AK Parti’nin Başarısızlığı Kimin?

Bu haber 11 Nisan 2014 - 0:00 'de eklendi ve 2.007 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Hafta sonunda AK Parti’nin İl Danışma Kurulu var. Basın olarak çağrılı değiliz. Galiba çağrılan gazeteci de yok. Belki Anadolu Ajansı’nı temsil eden arkadaşlarımız davet edilmiştir.

Bir genel seçim havasında geçen 30 Mart Yerel Seçimi’nin ardından AK Parti yöneticileri Danışma Kurulu yapmakla iyi ediyor. Aslında bunu CHP’nin ve özellikle MHP’nin de yapması gerekiyor. Kar, zarar hesabı yapmak sadece kurumlar, şirketler için değil, partiler için de önemli olmalı!

Allah’ım ben nerede yanlış yaptım?

Bu sorunun yanıtı herkes için önemli…

xx        xx        xx

Tabi yanlış yapmadığını düşünenler de olacaktır. Ve gariptir bir tek Türkiye’de ister iktidar da ister muhalefette olsun seçimlerden partiler hep başarılı çıkarlar!

Ama parti içi muhalefete göre AK Parti Muğla’da dip yaptı, hezimete uğradı. Kılınçlar çekilmiş, herkes hafta sonunda yapılması beklenen İl Danışma Kurulu’nu bekliyor.

Belki de bu yüzden basına haber verilmedi.

Tabi AK Parti’nin Muğla’da elde ettiği sonuçlarla ilgili acımasız da olunmamalı. Geçen dönem Muğla’da tek ilçe belediyesine sahip olan AK Parti bu dönemde Kavaklıdere ile birlikte Seydikemer ve Köyceğiz’i kazanarak üç ilçeye sahip hale geldi.

İl merkezi Menteşe’de geçen dönem Belediye Meclisi’nde üçüncü parti olan AK Parti bu dönemde ikinci parti…

xx        xx        xx

Futbol karşılaşmalarından sonra atılan gollerden çok kaçırılan goller konuşulur.

Politika elbette futbol değil, ama AK Parti Muğla’da 30 Mart yerel seçilinde çok gol kaçırdı!

Yapılan hesaplamalara göre bu gün genel seçim olsa Muğla’nın milletvekili dağılımı 4 CHP, 1 AK Parti, 1 MHP şeklinde oluyor. İl Danışma Kurulu’na hazırlanan bir AK Partili bu konuda “Kimse Muğlalı hizmet istemiyor filan demesin. AK Parti Muğlalının oyunu almak istemiyor.” diyordu. Düşündürücü…

Tabi genel seçime bir yıl var. Bakarsınız İl Danışma Kurulu’nda hastalığa bir çare bulunur.

Bulunmazsa ne olur?

AK Parti Muğla’da bir milletvekilliğini de tehlikeye sokabilir!

xx        xx        xx

Muğla’da 2009 İl Genel Meclisi sonuçları CHP % 34.149; AK Parti  % 26.144; MHP % 20.304; DP % 10.196 ve DSP % 5.194 şeklinde sonuçlanmış.

30 Mart yerel seçiminde ise CHP % 49.07; AK Parti % 29.06 ve MHP % 18.19 olarak karşımıza çıkıyor. Bu seçimde DSP her yerde, DP ise Fethiye’nin dışında adeta silinmiş…

Demokrat Parti ve DSP’nin 2009 oylarının toplamı % 15. Bunun önemli bölümünün Fethiye’de Behçet Saatcı da toplandığı düşünülerse başta Menteşe’de olmak üzere DP oylarının CHP’ye gittiği söylenebilir. Elbette DSP oylarının da…

Çünkü CHP oylarında 2009’a göre yüzde 15 artış görülüyor.  Tabi bu yüzde 15 artışın tamamının DP ve DSP’den kaynaklandığı da söylenemez.

CHP’nin Muğla’da oy artışına baktığımız zaman ilk etapta DP ve DSP’lilerin CHP’ye yönelmesinin yanında, bu seçimde artan yaklaşık 100 bin seçmenin büyük bölümünün ilk kez oy kullanan gençler olduğu dikkate alınırsa gençlerin de CHP’ye yöneldiği söylenebilir.

Menteşe’de olduğu gibi bazı ilçelerde de Bahçeli muhalifi MHP’lilerin AK Parti’ye değil, CHP’ye oy verdikleri düşünülebilir.

xx        xx        xx

Öyle ya da böyle AK Parti Muğla’da alması gereken oyları da alamadı.

Çünkü AK Parti kadroları seçime Büyükşehir’i alacakları inancı ile değil, CHP’nin alacağı inancı ile girdiler. O yüzden Büyükşehir için iddialı bir isim ortaya konamadığı gibi ilçelerin önemli bölümünde de isabetli aday çıkarılamadı.

Örneğin ben AK Parti’nin Milas’ta Hürol Önder ile değil, Rüştü Yiğitkaya ile başarılı olabileceğini düşünüyordum, ama öyle olmadı!

Tabu bu anlamda AK Parti kurmaylarının kendi adaylarını daha baştan kendilerinin yıpratmaları etkili oldu.

Fethiye’de Muhsin Eryılmaz’ı baştan ilan etmesi gereken AK Parti kurmayları günlerce Behçet Saatcı’yı aday yapmak için çabaladılar. Marmaris’te DP’den aday olan Mustafa Karacan’ı geri getirmeye çalıştılar. Ta baştan Büyükşehir adaylığı kabullenilmiş olan Mestan Yayman Menteşe Adayı yapılırken, daha önce Menteşe Adayı olması istenen Yerkesik Belediye Başkanı Yusuf Demirci meclis üyesi dahi yapılmadı…

Bodrum’da Ali Server Yazgan’ın arkasında durulması gerekirken Mustafa Paşalı aday yapıldı, ama Paşalı iki gün sonra gitti MHP’nin liste başı belediye meclis üyesi adayı oldu!

Bunlar birkaç örnek…

xx        xx        xx

Eğri oturayım doğru konuşalım.

Fethiye’de AK Partililer kurmaylarının peşinde koştuğu Behçet Saatçı’ya mı, adaysız kalınca aday gösterilen Muhsin Eryılmaz’a mı oy verirdi?

Bodrum’da AK Partililer kurmaylarının beğenmeyip, çaresiz kalınca aday gösterdiği Yazgan’a neden oy versindi?

Nitekim Ali Server Yazgan belediye başkanlığı yaptığı Turgutreis’te üçüncü oldu. İşin ilginç yanı AK Parti İl Yöneticilerinin çok iddialı olduğu Bodrum’da bırakın belediye başkanlığını bir meclis üyeliği dahi kazanılamazken, 6 sandıktan AK Parti’ye tek oy çıkmadı. Demek ki sandık görevlileri de oy vermemişler!

Bodrum’da Belediye Başkanı Ali Server Yazgan’ın aldığı oylar ile Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Mansur Harmandar’ın aldığı oylara bakmak lazım… Harmandar Yazgan’ı Bodrum’un her yerinde ikiye, üçe katlamış.

Yani Bodrum’da AK Partililer Büyükşehir’de partilerine sahip çıkarken, Bodrum’da CHP Adayı Kocadon’a sahip çıkmışlar!

xx        xx        xx

Bütün bunlar AK Parti İl Danışma Kurulu’nda ele alınıp koşulacaktır.

AK Parti bu seçimde ili, ilçesi ve milletvekilleriyle “homojen” olamadı. Dil birliği yaratılamadı. Bir kurtarıcı gibi zırt pırt Muğla’ya getirilen Süleyman Soylu da Demokrat Parti’den gelebilecek oyların gelmesini engellemekten başka bir şey yapmadı!

Tabi ayak sürüyenler de oldu…

Çünkü kurmayların kafasında yerel seçim başarısından çok 2015’te kimin milletvekili adayı ve milletvekili olacağı ile bu seçimde kimin belediye başkanı olacağından çok kimlerin Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi olacağı vardı!

xx        xx        xx

AK Parti bu seçimde Menteşe İlçe Başkanı Mustafa Çelebi’nin Düğerek’inde, Milletvekili Yüksel Özden’in Yerkesik’inde, Büyükşehir Adayı Mensur Harmandar ve Milletvekili Ali Boğa’nın Fethiye’sinde kaçıncı olundu diye sormaya bile gerek yok. Bütün olumsuzlukları topladığınız zaman AK Parti Muğla’da üç ilçeyi bir biçimde kazanmış olsa da, il genelinde alınan oyların ikinci milletvekili çıkarmaya bu gün için yeterli olmadığı da ortada… Eğer Danışma Kurulu’nda AK Parti kurmayları “başarısızlığı” paylaşabilirlerse önümüzdeki seçimde iki milletvekilliğini koruyabilirler. Yoksa tek milletvekiline razı olurlar.

Kimse Muğla hizmet istemiyor demesin. Muğla elbette hizmet istiyor, ama değiştirilmek, dönüştürülmek istemiyor!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

7 ADET YORUM YAPILDI
Ömer KAVAS 11 Nisan 2014 / 04:10

Özcan,
Aslında dün tam bana göre bir yazı yazmışsın,
1- Doktor mu Hekim mi? Kafamı karıştıran ilk konu bu, ben HEKİM-TABİP demeyi tercih ediyorum, (Doktorluk daha ziyade Akademik bir kariyerdir)
2- Hastane yapımı için, çevredeki Bakkalın-Marketin alışveriş yapması mı önemli yoksa Tedaviye gelen kişinin en uygun şekilde tedavi edilmesi mi?
3- Seçimlerde de çok dinledik, politikacılar oy alabilmek için eskiden Belde olan yerlere Yüksekokul yaptıracağız Bakkal-Esnafın alışveriş yapar sözü vermeye çalıştılar,
!!!…TEDAVİ ÖNEMLİ DEĞİL…!!! BÜFE-BAKKAL-MARKET-PASTANE İŞ YAPSIN,
!!!…EĞİTİM ÖNEMLİ DEĞİL…!!! BAKKAL-ESNAF-DOLMUŞÇU İŞ YAPSIN,
YETERSİZ HASTANELERDEN DOLAYI BÜYÜK ŞEHİRLERE GİDEN HASTALARI ve AİLELERİNİ ve ÇEKTİKLERİNİ HEP UNUTTUK,
HEP UNUTTUK TEDAVİYİ, EĞİTİMİ,
BU ŞEHRİN EVLATLARININ DA BİR BAŞKA ŞEHİRDE EĞİTİM ALDIĞINI,
AİLELERİN EVLATLARINI İYİ BİR EĞİTİM ALSIN DİYE GÖNDERDİKLERİNİ HEP UNUTTUK.
TEDAVİ-EĞİTİM HEP ÇIKAR KAPISI OLARAK GÖSTERİLDİ.
–oo–
Çocukluğumdan hatırlıyorum, hastaneye gittiğimde Hekimin ağzıma bir soğuk metal parçası sokarak “..AAA de bakayım..” der, sonra sırtıma buz gibi bir metal daha koyar “..öksür bakayım..” derdi.
Şimdi ayrı ama yine de benzer işlemlerin daha hala yapıldığını biliyorum.
Ama, Dünya Tıp alanındaki tedavi yöntemlerini geliştirebilmek için Uzayda denemeler yaparken, Uzayda bir yerlerde maden ararken, gıda maddeleri yetiştirmenin yollarını araştırırken,
“..AAA de bakayım..” “..öksür bakayım..” demek yerine şu numuneleri ver tahlil yapalım, şu filmleri çekelim noktasına eksiklikleriyle gelindi.
Yani, tedavi şekilleri daha teknolojik, daha makineye-bilgiye dayalı bir hale geldi.
–oo–
2000 yılından bu yana eski adıyla Devlet ve SSK Hastanesine böyle derme çatma, ilave, tadilat vs. işlemlere ne kadar yatırım yapılmıştır.
Bu miktarlarla kaç yataklı bir Hastane yapılabilirdi.
–oo–
ÖNERİ;
Tüm tedavi servislerini bünyesinde bulunduran daha geniş bir alan üzerinde,
Bölgenin Yatak istatistikleri-gelişim hızı ve hedefleri değerlendirilerek, yeterli Yatak kapasiteli,
İhtiyaca göre aşamalı yapım sistemine uygun planlanmış,
Hastane için seçilen arsanın en fazla oranda DOĞAL iklimlendirme-havalandırma koşullarına sahip, gün ışığından maksimum yarar ve Kuzeye değil Güneydoğu Güneybatı yayına hakim olabilecek alanların tercih edilmesi,
Hastaneye her türlü ulaşımın (özel-ambulans-toplu taşıma-raylı sistem-İlçe dışı) en kısa zamanda ve uygun bir sistemle sağlanması,
Sadece Poliklinik hizmeti değil, bunun yanında yardımcı tedavi servislerinin ve personel ve hasta yakınlarının ihtiyaçları da düşünülerek planlanması, vs.
Daha birçok konu değerlendirilerek planlama yapılması gerekmektedir.
–oo–
Bu özelliklere sahip Muğla da arsa var mı derseniz, Evet bence var, yeter ki günü kurtarma politikası yapılmasın.
–oo–
Yurtdışına hazırladığımız, yardımcı tedavi servisi olarak adlandırılan Hastane yaklaşık 150.000 m2 arsa alanlı, 42.000 m2 tedavi-Yatak ünitesi, 3 kapalı tenis kortu, bir kapalı basket ve yüzme havuzu ve 2 kapalı Voleybol sahasına sahip göl manzaralı 1 ve 2 kişilik suit odalar 700 Yatak kapasiteye sahipti.
Kimse zannetmesin Amerika-Avustralya-Kanada vs. değil, Sovyet cumhuriyetlerinden küçük bir ülke.
Önemli olan İNSANA SAYGI.
–oo–
Onun için bence,
Daha farklı alanda tam teşekküllü bir HASTANE ve SAĞLIK BİRİMLERİ KAMPÜSÜNÜN DOĞRU PLANLANMASI,
Bütçelerin ıvır zıvır yerlere harcanmadan tek bir elde toplanarak kısa sürede ilk aşamasının yapılması,
Şu anki Hastanenin tamamen yeni yerine taşınması,
Hastane bahçesindeki Sağlık birimlerinin ve müdürlüğünün taşınması,
Şehir içinde kalan bu arsanın her türlü spor-sosyal-kültürel alana sahip TEMEL EĞİTİM KAMPÜSÜ haline getirilmesi, TEMEL EĞİTİMDE çocuklar Ailelerine yakın olmalıdır.
HASTANE SADECE TEDAVİ ÜNİTESİ,
EĞİTİM İSE SADECE OKUMA-YAZMA ÇARPIM TABLOSU ÖĞRENMEK DEĞİLDİR.
—ooo—

hasan taş 11 Nisan 2014 / 06:45

sevgili özgür, muğlada AKP niye başarısız diye sorguluyan yazını zevkle okudum. Kendime göre yaptığım tespitlere eklemek isterim. bana göre en büyük etken seçimin kaybedileceğinin baştan kabulüdür.Bundan hareketle AKP seçimi sanki katılmış dedirtmek için katılmış görüntüsü çizmiştir. İzmirde de AKP seçimi kaybetmiştirama akıllarda ortaya atılan projeler unutulur cinsten değildir. Şimdi Muğlada seçim bitti……aklında kalan tek bir proje var mı……….yok .CHP de zaten yoktu.bunun dışındaki en büyük etken kimilerinin kendisini partinin üstünde görmesiydi. sanırım bu olay parti içinde gerektiği gibi tartışılacaktır.

Reşat Öztepe 11 Nisan 2014 / 10:08

lar.Sayın Özcan ÖZGÜR Ağabeyim;yazınızı okudum.oldukça çarpıcı ve dikkat çekici ifadeler dolu.İstirham etsem de bizim Ula İlçesi ile ilgili olarak,seçimden önce yazmış olduğunuz yazılarınızı da göz önüne alarak bir değerlendirme yapabilirimisiniz.Zira İlçem Ula da sosyolojik bir durum mu yoksa ideolojik mi bir durum var .saygı

bora öztürk 11 Nisan 2014 / 13:32

FETHİYE’DE AK PARTİ NEDEN BAŞARISIZ OLDU BEHÇET BEY NEDEN BAŞARILI OLDU

Ak parti Fethiye’de bir vizyon ortaya koydu gelecek vaat etti, çok doğru projelerle halkın karşısına çıktı. Sürekli her yerde yapacaklarını anlattı sataşmalar girmeden projeler üzerinden seçim kampanyasını yürüttü. Tır üzerinde seçim çalışmaları ilgi topladı bilboard çalışmaları çok yerindeydi. Tüm bunlara rağmen niye başarılı olunmadı. 1) Aday çok geç belirlendi yapacaklarını Fethiye halkına benimsetemedi. 3 aylık çalışma ile bu kadar olacağı anlaşıldı en az 2-3 yıllık çalışma gerekiyordu. Özellikle nüfusun yoğun yaşadığı şehir merkezinde chp’nin ezici üstünlüğü vardı burada doğru ve etkili çalışmalar yapılamadı standart oylar bile alınmadı. 2) 17 aralık operasyonu çok etkili oldu özellikle kıyılarda daha da etkili oldu. Binalı bey bile 35 aldı 40 civarı bekleniyordu o olmasa daha da düşerdi. Antalya da 2009 da ki oy alındı orada chp nin oyu mhp ye kaydığı için kazanıldı. 3) Partinin TÜRKİYE genelinde izlediği seçim çalışmaları seçim politikaları partinin genel siyasi anlayışı Fethiye’nin kaybedilmesinde etkili oldu Türkiye genelinde belli kitle elde tutuldu ama kıyılarda da daha da kaybedildi anlaşılan 2015 de aynı siyaset devam edecek. Çünkü tek başına hükümet kurmayı sağlayan çoğunluk elde ediliyor bu şekilde olursa oylar daha da düşecek 1 vekille idare edilinecektir. 4) 2b olayının etkisi vardı son günlerde önlem alındı ancak Behçet bey ve chp iyi kullandı. 5) muğla- fethiye teşkilatında parti içinde anladığım kadarıyla iç çekişmeler vardı birlik zayıfladı vekil desteği azdı bununda az da olsa etkisi vardır. 6) Behçet bey Fethiye spor üzerinden gençleri yanında tutmayı başardı ayrıca yerelliği beş kazalılığı Fethiye sevgisi yani milli duyguları ön plana çıkardı ak parti buna önlem alıp engel olamadı. 7) Behçet beyin partiden atılması mağdur duruma düşmesi bunu iyi kullanması duygusal olan halkımızda onun etrafında kenetlenmesine sebep oldu belediye meclisi oylarından anlaşılıyor. Bunu benzer durumu ak parti 2009 da Urfa’da da şimdi Hatay’da yaşadı. 8 ) Behçet bey sürekli gündemi belirleyen bir yapıya sahip diğer partiler arkasına takılıyor karizmasını çizecek siyasi adımlar atılamadı. Fethiye de YEREL KAHRAMAN vardı bu kahraman yaratılırken susuldu siyaseten engel olunamadı. Ak partini Fethiye’ye yapmaya çalıştığı halkın bir kısmının istemediği projeler karşısında dim dik durarak halkın gönlüne çok defa girdi. Toki projesi örnek verilebilir. 9) Behçet bey çok iyi araştırılıp analiz edilecek olursa Başbakanın Fethiye versiyonu olduğu anlaşılacaktır bana göre örnek almaktadır. Yerel yönetimlerde de Melih Gökçeğin izinden gidiyor. Bunlara karşı siyaset geliştirilemedi mağdur ve yerel kahramana karşı sadece proje ile mücadele edilemeyeceği anlaşılmıştır.

bora öztürk 11 Nisan 2014 / 13:47

2015 VEKİLLERİ NASIL BELİRLENMELİ TEŞKİLAT BİÇİMLENDİRİLMELİ 2019 YEREL SEÇİMLERİNE BAKIŞ AÇISI NASIL OLMALIDIR.

Muğla ve ilçelerinde enerjik, tecrübeli, halkla ilişkileri kuvvetli, toplumun herkesimle ilişki kurabilen, her ortama ayak uydurabilen, 24 saat hizmet için çalışan, yerinde duramayan halkın içinde olan bir teşkilat olmalıdır. Birlik ve beraberliği zarar veren, dışlayıcı anlayışa sahip olan kişiler her kim olursa olsun ilçe başkanı da vekilde olsa uyarılmalı gerekirse partiden uzaklaştırılmalıdır. En önemlisi klasik ak parti seçmeninin dışında partiyi parti kitlelere farklı seçmenlere açabilecek bir anlayış, yönetim biçimi ve yönetim kurulu olmalıdır. İl başkanı, ilçe başkanları, yönetim kurulları ve vekilleri ego yapmadan ben gitmen demeden mahalle mahalle, köy köy, sokak sokak, hatta ev ev ev dolaşarak partiyi anlatmalı farklı kitlelere açmalıdır yönetim kurullarından her anlayıştan kişiler olmalı ve bunların çalışmalarına destek verilmelidir. Özellikle oyların düşük olduğu mahallelerde o seçmen kitlesine uygun kişileri yönetim kurullarına alarak o kişilerle beraber düşük oy alınan yerlerde bire bir ev ev dolaşılmalı çalışma yapılmalıdır. Bu çalışmalar sıradan bir anlayışla değil psikolog, sosyolog, reklamcıların desteği alınarak onların yönlendirmesi ile profesyonel anlayışla yapılmalıdır. Vekillerin nasıl belirlenmesi gerektiğine gelecek olursak yukarı anlattığım her davranış biçimi her kural vekiller içinde geçerlidir. Farklı kitlelerden oy alabilecek birlik ve berberliği önem veren enerjisi yüksek tecrübeli halkın içinden gelen ama entelektüel birikime de sahip kişiler vekil adayı yapılmalıdır. Klasik ak parti seçmenine hitap edecek vekil adaylarının yanında farklı kesimlerden oy alabilecek kişilerde listede 1. veya 2. sırada yer almalıdır. Mesela Musa Gökbel tarzında birisi neden ak partiden vekil olmasın. Musa beyde iş aş yatırım gelişim Muğla diyor ak partide aynısını söylüyor neden bu tarz birisiyle hareket edilemezsin ki. Bu anlayışla hareket edilirse Muğla’ da başarı elde edilebilir % 35-36 civarında oy alınabilir tüm bunlar yapılmazsa Muğla’daki oyların düşmesi devam edecektir %25 civarında kalacaktır. 2019 yerel hazırlıkları vekil seçimleri ile ayrı değil paralel düşünülmelidir başarı ya da başarısızlık 2019 da etkili olacaktır. Adaylar en az 2-2.5 yıl önceden belirlenmelidir çalışma yapmalıdır. Başbakan İstanbul belediyesini 3 yıllık çalışma ile aldığını ifade etmiştir. Muğla büyükşehir adayı ak parti içinden değil toplumun her kesiminden oy alabilecek sağcısının da solcusunun da benimseyip oy vereceğini kişi olmalıdır. Farklı kitlelerden oy alabilecek birlik ve berberliği önem veren enerjisi yüksek tecrübeli halkın içinden gelen ama entelektüel birikime de sahip birisi aday gösterilmelidir. İlçelerde de aynı anlayış olmalıdır.

huseyincanel 12 Nisan 2014 / 00:33

AK Parti karşıtlarının Temel açmazı..
Kırsal kesimde ve kentlerde yaşayan ;Düne kadar jandarma tarafından horlanan, devlet dairelerinde bugün git yarın gel denen, insan yerine konmayan 20 milyon insanımızın düne göre yaşam kalitesi oldukça yükselmiş, geliri nispeten artmıştır.80 yıl boyunca kendini ayrıcalıklı gören kent elitistleri yükselen bu yeni toplumsal katmanlardan oldukça rahatsızdır. Koyun sürüsü olarak gördüğü Asla kendisi ile eşit görmediği bu yeni toplumsal yapının haklarını kullanması , vatandaşlık bilincine varması onlar için kabul edilebilir değildir.
Kendilerini ister ulusalcı ister laik Kemalist. İster sol olarak nitelendirsinler sonuçta bu yeni toplumsal yapı ile yıldızları hiç barışmayacaktır. Son on yılda elde ettiği kazanımlarını riske atmak istemeyen bu yeni toplumsal doku eski Türkiye’yi çağrıştıracak hiçbir anlayışa sıcak bakmayacaktır.
Bu gün sahillere sıkışıp kalan eski elitist anlayışın aynı anlayışın da ısrarcı olduğu değişime direndiği gözlenmektedir.
Yaşam koşullarının daha da iyileştirilmesi , yaşam kalitesinin yükselmesi, sosyal politikalarla sınıfsal çelişkilerin yumuşatılması konusunda alternatif proje geliştirilmemektedir.
;agresif demokrasi dışı yöntemlerden çare üretmeye çalışmaktadır.
Bu anlayışların mevcut politikalarında ısrarcı olmaları halinde: destek aldığı toplumsal tabanının daha da daralması kaçınılmaz olacaktır.
Muğla’da seçimleri Chp’ nin kazanması büyük resme baktığınızda çokta bir anlam yüklememektedir..

Serdar Tekin 12 Nisan 2014 / 14:19

En büyük hata Mansur harmandarin aday yapılmasidir bastan beri zorla aday yapıldığını ısrarla vurgulayan Mansur hoca secime ısınmadı partiye ısınmadı kendisini hep rektor olarak gordu üniversitede bile başarılı ve etkili bir yonetim sergileyemedi bunun üzerine aday yapılması yanlis oldu simdi ak partili bir kisi olarak rektörlük süreci de sorunludur ak parti hem secimi kaybetti hem de üniversitedeki zaten sorunlu olan yapıyı daha da kotu hale getirdi bunun maliyetini birilerinin karşılaması gerekir