AK Partili Başkanlar CHP’lileri işten atarsa?

Bu haber 04 Nisan 2019 - 2:28 'de eklendi ve 3.411 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

 Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ile Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş‘ün büyükşehir başkanlık binasının bahçesinde her iki belediyenin çalışanları ile buluşmada sadece “fırça seansı” yaşanmamış.

İki başkan birlikte zeybekte oynamışlar.

Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş hakediyor elbette. %53.8 oy almış. Onlarda zeybek oynamışlar mıdır bilmiyorum, ama aslında herkesten çok CHP’li Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar ile AK Partili Kavaklıdere Belediye Başkanı Mehmet Demir hakediyor. Uçar üstelik yüzde 10 oy artışı ile %55.6 oy oranını yakalayıp CHP’li ilçelerde birinci olurken Demir hem AK Partili başkanlar içinde hem de il genelinde %68.3 oy oranı ile şampiyon olmuş.

Bir de %56.28 oy oranı ile Aydın’ın topuklu efesi Özlem Çerçioğlu hakediyor…

Muğla‘nın “efesiDr. Osman Gürün yüzde kaç almış?

%36.. 2014 seçimlerinde de %49.1.. Ee şimdi “Yüde 13’u nereye koydun?” diye sormazlar mı?

Sorarlar… AK Parti‘yi de soruyorlar, “AK Parti başarılı mı?” diyenler de çıkıyor. Merak etmeyin her partiyi sonuçlarla irdeleyeceğiz…

xx           xx           xx

Tabi seçmenin işi gücü mü var… Kimi hesaplayıp arıyor, kimi aklına gelip arıyor.

Takmışlar bir kere şu zeybek oyunu meselesine…

CHP‘nin Millet İttifakı ortağı İYİ Parti anımsarsanız Haziran seçimlerinde %16.5 oranında oy alırken, bu seçimde adaylarını da açıklamış olmasına rağmen seçimden çekilen HDP‘de %6 oranında oy almıştı. Bu köşenin takipçileri bana bu rakamları anımsatırlarken soruyorlar:

Hesapla bakalım, bu rakamları toplayınca kaç yapıyor? Yüzde 22.5 yapar. Hepsi vermemiş olsun, düş Osman beyin 2019 oyundan yüzde 20 oyu ne kalıyor?.. Kaldı mı 16? Peki bu İYİ Partililer yanılıp, Prof. Dr. Metin Ergün’ü dinlemeyip Bağımsız aday Behçet Saatcı’ya oy verseler ne olurdu?

Ama Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün seçimin ertesi günü belediye çalışanlarına seslenirken “Ben bu seçimde fark yapabilirdim. Cumhuriyet Halk Partisi’ne oyun oynadılar” demiş.

Şimdi böyle yazdık ya, bugün yine arar “İyi de geçmişte yaptığı açıklamalarında ‘Her seçimde oyları arttırdığını’ söylüyor, partisinin arttırdığını söylemiyordu. Hem CHP’ye oyun oynandı ise Bahattin Gümüş oylarını nereden arttırdı? Üstelik İYİ Paarti’den oy almadığı gibi, merkezde doğru dürüst HDP oyu da yok.” diyebilirsiniz…

xx           xx           xx

Bunun sonu gelmez. Evet biliyorum, yazdık ta, Başkan Gürün seçim gecesi Orgeneral Mustafa Muğlalı İşhanı‘nda yaptığı konuşmada “CHP olarak bu seçimden ders çıkarmalıyız.” demişti. Ki Altar Zeyhan kardeşimizde o geceden haberinde başlık olarak bu sözü kullanmıştı.

Hafta başında hem Menteşe‘nin hem Büyükşehir‘in çalışanşarını belediye önünde toplayıp Başkan Gümüş‘le zeybek oynadığı gün de belediye çalışmalarının halka anlatılamadığını “Ama şunu ihmal ettik biz kendi yaptıklarımızı anlatmakta biraz çekingen davrandık. Biraz mahcup davrandık. Bu kesinlikle hataydı. Bu hatanın başta bende olduğunu kabul etmem gerekiyor. Tek tek insanlara anlatmamız gerekiyordu.” diye ifade ederken, faturayı belediye çalışanlarına ve “CHP örgütlerine” kesivermiş! Şöyle demiş:

Benim güvencim şuydu. Sizlerle de konuştuk, çalışanlar olarak sizler ve örgütlerimiz mutlak surette bizim yaptıklarımızı halka anlatacak ve omlara bu konuda bilgi verecekti. Ama seçim boyunca gördüğüm şey şu ki, biz yaptıklarımızı anlatamamışız.

Bu durumda CHP teşkilatlarının gözden geçirilmesi ve hatta İl örgütü ile Yatağan, Ula, Ortaca, Dalaman, Köyceğiz örgütlerinin yenilenmesi gerekiyor…

xx           xx           xx

Eğri oturup doğru konuşalım. Seçim sürecinde Başkan Gürün pek çok konuda eleştirildi. En çok da o meşhur totemler ile bilboard ve raketler gündeme geldi.

Seçime gelinceye kadar bu tanıtım ve ifade araçlarında “Gülen Osman Gürün” ve “HedefimBir Muğla1Bir” sloganlarını gördük… Bu konuda Başkan Gürün‘ün suç işlediği ifade edilerek, “Buralarda sadece belediye hizmetleri, projeleri anlatılabilir” denilmişti.

Seçim sathı mahalline girince de bu tanıtım araçlarında belediye hizmetleri ve projeleri “CHP amblemsiz” yer almaya başladı…

Başkan Gürün bu seferde öteki adaylar para harcarken, belediye imkanlarını kullanmakla suçlandı!

Sonuç olarak Başkan Gürün ve yönetimi icraatlarını anlatmakta başarılı olamadılar.

Bu tanıtım ve anlatımı seçimden önce “icraatın içinden” gerçekleştirmiş olmaları gerekirdi…

Ha bir de seçimlerde, daha önce kimsenin haberinin olmadığı Muğla Büyükşehir Belediyesi Tasarım Atölyesi Atölye Muğla Bir” ve Basın Danışmanı Molla Veisoğlu gündeme geldi… Eğer bunlarda olmasa “Başkan Gürün yüzde 36’yı da bulamayacakmış” mı demeli, yoksa “Başarısızlık faturası kesilenler içinde bunlar neden yok?” diye mi sorulmalı?

xx           xx           xx

Bir de Başkan Gürün‘ün dünkü yazımda yer alan “Eee olsun ne yapalım. Gereğini yapacağız.” ifadesi ile ilgili “cımbızlama” yaptığımızı düşünenler olmuş. Bu köşede bu hiç bir zaman yapılmayan bir şeydir. Altar Zeyhan kardeşimizin haberlerinde yeralmayan ifadelerin tamamını ben de kullanmak istemedim.

Ancak 2 Nisan 2019 tarihli, “Muğla seçmeni CHP dedi ama” başlıklı yazımın altna Başkan Gürün fanatiklerinden biri “Belediye içerisinde yapılacak tasfiye seni ilgilendirmez. Bu bir. Belediyede çalışıp, evine ekmek götüren insanların başka adaylar için seçim çalışmalarına katılması hiç bir kurum tarafından kabul edilmez, edilemez. Bu da iki. Bizim buralarda buna ekmek yediğin kaba pislemek denir. Başka adaya tabi ki oy verebilirsin buna kimse birşey demiyor demezde fakat sen seçim süreci boyunca gerek arkasında koşar gerekse de sağda solda propagandasını yaparsan kusura bakma seni de kapının önüne koyarlar.” şeklinde yorum yapınca şaşırdım. Şoke oldum… Gelin şimdi, o “fırça seansından” o sözün geçtiği bölümü paylaşalım:

Bazı sapmalar oldu. Her ailenin evladı bibirine benzemiyor. Bunlar çok acıydı. Biraz önce Bahattin Başkanımın söylediği gibi gerçekten bunları net olarak tespit ettik biliyoruz, ama hiç kimseye, ne rakiplerimize ne de bu arkadaşlara herhangi bir şey söylemedik. (Alkışlar) Belediyedeki değişimin, herhangi muhtemel değişimin hepiniz üzerinde ve aileleriniz üzerinde yapacağı etkiyi sizlerin çok iyi tespit etmiş olması gerekirdu. Bazı arkadaşlarımız onun ayırdında olamadı. Eee olmadı ne yapalım, bizde gereğini yapacağız. (Alkışlar) Kimseye karşı bir kinimiz yok. Ama ihanet dediğiniz müessese çok önemli. 20 yıldır kullandığım slogan ne arkadaşlar? Ben diyorum ki sevgi, hoşgörü ve güler yüz. Hoşgörü bir sınırı olan şeydir. Hoşgörüyü de suistimal etmemek gerekyor. (Alkışlar)”

Dahası var… Yerim dar…

xx           xx           xx

Bu sözler sol literatürden nasiplenmiş, herşeyden önce hümanizmi özümsemiş insanlar tarafından  alkışlamazlar. Ama alkışlayanları anlayabiliyorum. Herkes ekmeğinin, çoluk çocuğunun geleceği davasında. Ancak “Muğla seçmeni CHP dedi ama” başlıklı yazımın altına yapılan yorum beni ürküttü. Ben Başkan Gürün‘ün o fanatikle aynı düşünce içinde olacağını sanmıyorum. Ancak gerçekten sözler beni ürküttü…

O “gereği” neyse, yapmanız halinde eleştirdiklerinizden ne farkınız kalcak? Bu mu sosyal demokrat anlayış?

Belediye kimsenin “ekmek yediği kab” değildir… Böyle bakarsanız, tüm kamu kurumlarını oralarda yaşayanların “ekmek yediği kab” olarak görmeniz gerekir ve o kurumlarda çalışanların kimliksiz, kişiliksiz, kendi aklı ve vicdanı ile değil, başkasının aklı ile hareket etmesini istemiş ve kabul etmiş olursunuz…

Kamu kurumları hizmet kurumlarıdır. O hizmetin üretilmesinde, sunulmasında bir aksama, bir sabote olursa bu sadece o “kaba” değil kamuya da ihanettir. O kamu kurumları kimsenin babasının çiftliği değil… O türden “ihanetin” gereği yapılır, yapılmalıdır…

Ancak kamu kurumlarında birlikte çalıştıklarınız sizinle aynı siyasal düşüncede olmak zorunda değiller. Size saygı duymak zorundalar, ama sevmek zorunda değiller… Herkes gibi onlarda bir başkası tarafından yönetilmek isteyebilirler.

Eğer onları arkanıza takamadıysanız kendinizi gözden geçirin… Kendinizi sorgulayın…

Yatağan Belediyesi, Dalaman Belediyesi ve Ortaca Belediyesi çalışanları CHP adayları için çalıştılar. Şimdi yeni seçilen başkanlar bu çalışanları sürüp, işten mi çıkarsın?

Onlarında yapacakları o personelin sevgisini, saygısını kazanmaya çalışmak olmalıdır…

——————————                                                               ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Hata yapmak insanlara vergidir, bunu başkalarının üstüne atmak politikadır. (Bili Vaugheur)

ÇİVİ
Deniz Baykal’ın kızı Halk TV’nin başına geçmiş. İlk icraatı Uğur Dündar’ı göndermek olmuş.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

———————————————————————————————————————

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

7 ADET YORUM YAPILDI
asım demirel 04 Nisan 2019 / 08:55

Muğla’da Ak Partinin kazan adaylarının hepsi siyasi geçmişleri olan yerli ve milli adaylardır. Halk ta haklarını teslim etmiştir. İktidar gücünün kendi ilçelerine gelmesinin yollarını açmışlardır. Yatağan’da Mustafa Toksöz’ün amcası Dr. Ünal Toksöz (vaktiyle Muğla’nın ünlü doktorlarından) elli yıl önce Yatağan’a belediye başkanı olarak hizmet etmiştir. Hala onun eserleri mevcuttur. İş yapmayan CHP li belediyelerden halk bıkmıştı ve değişim kaçınılmazdı. Yatağan’da yerli ve milli duruş kazanmıştır. Ha keza Ula’da öyle. Ula belediye başkanı seçilen İsmail Akkaya yerli ve millidir. Geçmişinde siyasi başarılar mevcuttur. Akyaka’nın kurucu belediye başkanıdır. Köyceğiz belediye başkanı Kamil Ceylan’da öyle, Kavaklıdere’yi söylemeye gerek yok. Seydikemer, Ortaca ve Dalaman bu ilçelerde kazanan adaylarda öyle. Hatta bunlardan Yatağan adayını mevcut akparti il yönetimi aday göstermeyecek dedi kodu ları bile çıktı. Akparti il yönetimi bu ilçe adaylarının başarısından kendisine pay çıkartmamalıdır. Bu kazanılan ilçelerdeki başarılı durum ilçe teşkilatları ile başkanların ortaklaşa başarılarıdır. İl yönetiminin adayı Dr. Mehmet Nil Hıdır’dır. Büyükşehir oyları ortada. Cumhur ittifakının toplam oylarının çok gerisindedir. Başarı bunun neresindedir? Eğer Büyükşehir adayı yerli ve milli aday Dr. İskender Gencer olsaydı bugün Muğla Büyükşehir Belediyesi Akpartinin di. Osman Gürün’ün aldığı oylar ortada. Akparti il yönetimi bu seçimde de başarısız olmuştur. İlçelerdeki başarılardan kendilerine pay çıkartmaya hakları da yoktur. Muğla’da CHP değil BŞB adayları başarısız olmuştur. Muğla’da İyi parti ile ittifak olmasaydı. CHP li başkan adayı yirmi yıl sonra yenilgiyi tadacaktı. Dua etsinler millet ittifakına. Millet ittifakı’ nın diğer kanadında yer alan İyi parti Bodrum’da kendi adayları olan Mehmet Tosun’un kaybetmesine neden olmuştur. Osman Gürün Millet ittifakının ortak adayı olduğu halde Bodrum’da Mehmet Tosun’un hiçbir mitinginde yer almamıştır. Bu nasıl ittifaktır?

Reşat Öztepe 04 Nisan 2019 / 10:40

Gocuman; Yazınızı okudum; Çok isabetli bir durumun analizi niteliğinde tebrik ederim. 2014 seçimlerinde Ula Belediye Başkanı Sayın Nadi ŞENKAL kaybederek,yerine eski başkan Sayın Ümit karaarslan seçildi. mazbatayı alel acele aldı. ilk icraat olarak Nadi Başkan tarafından ve tamamen lazım lüzumlu olan 5 bayan arkadaşı gençlerimizi işten çıkardı. Sonra yerlerine ayni sayıdan olmasa da marjnal kimliğe sahip sosyal Demokrat! insanları aldı. Biliyorsunuzdur amma hatırlatmak istedim.sevgi ve saygı.

Burak Zeybek 04 Nisan 2019 / 15:04

Ne alaka yaa CHP’li belediyede çalışan personel yine CHP’nin adayı için çalışmış doğal olarak yani ekmek yediği kaba pislememiş.Bunların yeni gelen başkan tarafından işten çıkarılması sizin karşı olduğunuz durumun ta kendisi.Büyükşehir de ve Menteşe Belediyesinde olması gereken de ekmek yediği kaba pisleyenlerin yani oy atıp atmaması önemli değil peşlerinden koşup propaganda yapmaları.Onun için bu saçma sapan yazılarla onları kurtarmaya çalışman boşa aksine çıkarmazlar ise halk o zaman tepki gösterir Belediye başkanlarına.

gerçek CHP'li 04 Nisan 2019 / 18:41

Muğla’da yüzbin seçmen sandığa gitmemiş. Sandığa girmeyen seçmenin çoğu CHP seçmenidir. Muğla’da CHP dört İlçede seçimi kaybetmiştir. Bu İlçelerde CHP’nin seçimi kaybetmesine sebep olanlar hesap vermelidir. Büyükşehir Belediyesi kurulduğu tarihten itibaren beş yıl sol ve CHP’li olan personele sistemli baskı yapıldığı, hor görüldüğü sosyal medyada, halk içinde çok konuşuldu. Örnek olarak Muğla CHP İl Gençlik Kolları eski başkanı Tufan Erkan Yakar ve CHP Köyceğiz Gençlik Kolları eski Başkanı Barış Korkmaz. Bu olaylar Osman Başkana çok oy kaybettirdi. CHP tabanının en çok kızdığı kelime “biz onların oyunu alacağız” sözüdür.

Nabide Kılınç 05 Nisan 2019 / 01:56

Daha önce Muğla Büyükşehir ve Menteşe belediyesi’nin bilgilendirme toplantısında. Başkan Dr. Osman Gürün yaptığı çalışmaları slayt ile göstererek anlatmıştı. Ne demişti; Arkadaşlar bu çalışmaları siz anlatacaksınız.

gerçek CHP'li 05 Nisan 2019 / 11:07

Sayın Nabide Kılınç yapılanları anlatmak sorun değil. Kendisine dikensiz gül bahçesi yapmak için Marmaris, Ortaca, Yatağan, Bodrum Belediye Başkanlarının yerel ve genel merkez işbirlikçileri ile harcanması sorunudur. Sorun Muğla’da tek adam rejimi oluşturmak için partinin mahvedilmesidir. Sorun 2015 yılı İl Kongresinden sonra İl ve İlçe başkanlıklarının kapatılmasıdır. Sorun milletvekili seçimlerinde dayatılan milletvekili sıralamasıdır. Sorun parti tabanının feryatlarına dinlemeyip, Ankara ve İstanbul’da ikamet eden gazetecilerden medet ummalarıdır. Sorun Muğla’daki gibi genel merkezde partiyi işgal edenlerin milletvekili ve belediye başkan adaylarının sıralama sorunudur. Sorun Osman Başkanın CHP karşıtı yapılanmanın kendisini arkadan vurduğu sorunudur. Sorun dört belediye başkanlığının kaybedilmesidir. Yapılan işleri anlatmak çözüm olmayıp, partililere sahip çıkmaktır.

Nabide Kılınç 06 Nisan 2019 / 01:26

Peki cevap hakkım var sanırım. Sorunların ne olduğunun herkes farkında kimse gözünü kapatmamış. Ancak, şimdi kiminle çözeceksiniz? Beş yıl Osman Gürün’le. O halde ortak bir yolda buluşmak, sağlıklı iletişim kurmakta yarar var.. Bir başka açıdan değerlendirme yaptım. Profilinizde isminizde yok ama. Partide sevgiye kucak açmanın zamanı bakın! Daha ön plana geçti. Tam da bahar gelmişken, bahar yaygınlaştırılmalı. O nedenle hepsi çözülür.