AK Parti’de Yerli Yabancı Kavgası

Bu haber 19 Aralık 2017 - 23:53 'de eklendi ve 1.480 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Muğla’da ilçe kongrelerini tamamladı.

AK Parti’de ise bu hafta sonunda, 23 Aralık’ta Datça ve 24 Aralık’ta Fethiye Kongreleri yapılacak ve AK Parti’de ilçe kongreleri bu kongrelerle tamamlanmış olacak. Aslında bir eksikle tamamlanmış olacak. Malum 9 Aralık’ta yapılması gereken Menteşe kongresi yapılamadı. Ertelendi…

Menteşe’de iki liste yarışacaktı. Olmadı… Son kongreler Bodrum ve Milas’ta listeler yarıştı.

Datça’da değil, ama Fethiye’de iki liste çıkması ve mevcut yönetimin kazanması bekleniyor.

AK Parti’de sanırım Kavaklıdere, Seydikemer ve Köyceğiz’de tek liste çıkmıştı. Dalaman hariç öteki ilçelerde de iki liste yarıştı. Aslında Dalaman’da da iki liste vardı, ama ilçe başkanına karşı aday olan Habil Uslu’nun listesi zamanında başvurulmadığı gerekçesiyle kabul edilmemişti.

Dalaman’ı da katarsak AK Parti’de 13 ilçenin 10’unda “genel merkeze” karşı liste çıkarıldı. CHP kongrelerinde ise Marmaris, Bodrum, Fethiye ve Ula’nın dışında “yerel merkeze” karşı liste çıkarılamadı…

 

xx           xx           xx

Şaşırtıcı değil mi?

Artık ilçe kongreleri “biat kültürünün kalesi” AK Parti’de iki listenin yarışı olarak gerçekleşirken, “demokrasinin kalesi” CHP’de tek liste ile yapılıyor.

Sanırım Şubat ayında yapılacak olan AK Parti İl Kongresi’nde de iki liste yarışacak.

CHP İl Kongresi’nde ise İl Başkanı Mürsel Alban’ın karşısına aday çıkması beklenmiyor!

Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün acaba gelinen noktada eseri ile gururlanıyor mudur?

CHP’de parti içi demokrasiye Allah rahmet etsin.

AK Parti’de ise partililerin parti içi demokrasiyi partilerine getirme mücadelelerini takdirle izliyoruz.

Tabi değişim ve yenilikler kolay kabul görmüyor.

Muğla AK Parti’de de sancılı bir geçiş yaşanıyor.

Düne kadar CHP’lileri kıskanan AK Partililer, eksiklerine, sıkıntılarına rağmen bir şekilde yaşamakta oldukları parti içi demokrasi ile şimdi CHP’lileri kıskandırıyor…

 

xx           xx           xx

Gerçek anlamda parti içi demokrasi ile 6. Olağan Kongrelerinde tanışmaya başlayan AK Partililerin mücadelesi sadece Dalaman ve Menteşe’de kazaya uğradı. Dalaman’da muhalif liste zamanında adaylık başvurusu yapmamış. Bu, muhaliflerin seçime katılmasının engellenmesine gerekçe oldu.

AK Parti de partiyi yönetmeye talip olanlar Dalaman’ın başına gelen sayesinde partilerinin tüzüğü ile tanıştılar! Bu böyledir, hep “kaybederek” öğrenilir…

Menteşe’de muhalif listenin kabul edilmemesi diye bir şey yok. AK Parti Genel Merkezi son anda kongreyi erteledi.

Neden?

Genel Merkez’in kongreyi erteleme gerekçesi açıklanmadı. “Görülen lüzum üzerine”…

AK Parti Genel Merkezinin elbette inandırıcı bir gerekçesi vardır. Duyumlarımıza göre, İlçe Başkanlığı’ndan istifa eden Erdoğan Ünal’ın aday listede yer alması ertelemeye neden olmuş.

Erdoğan Ünal partisinin genel merkez yöneticilerine saygısızlık olur diye yeniden aday olmadı, ama Kayacık’ın listesinde yer aldı…

Kulislere bakarsanız, erteleme gerekçesi çok. Onlardan biride, Genel Merkez adayı İlçe Başkanı Tamer Topal karşısında Yusuf Kayacık listesinin kongreyi kazanacağının görülmüş olması… İnandırıcı gerekçe de bu…

 

xx           xx           xx

AK Parti başka illeri bilmem, ama Muğla’da bir türlü “ortayı” bulamadı.

Kongrelerde ya “kaynaştıracaksın” ya da “yarıştıracaksın”…

Bunu artık CHP’de beceremiyor, demek mümkün, ama…

Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün yaşamakta olduğu güç zehirlenmesi sonucu “çok sesliliğe” tahammülü kalmayınca “kaynaşma” değil, “tasfiye” tercih edildi. Böylece “yarışma ortamı” da ortadan kaldırıldı.

AK Parti tüzükten çok teamüllerin işlediği bir parti. Bir süredir tüzükte işlemeye başladı. Ancak hala teamüller de dikkate alınıyor.

CHP’nin de belediye başkanı adaylarını belirleme yöntemi olarak taklide kalkıştığı AK Parti teamülüne göre ilçe, il başkanı adayları Ankara’ya çağrılıyor ve kendileri ile tek tek görüşüldükten sonra, ayrıca toplanan bilgiler ışığında bir değerlendirme yapılıp, bir kişide karar kılınıyordu. Hatta tercih edilmeyenlere yönetimde yer veriliyor ve kimsenin gıkı çıkmıyordu!

Kaynaştırılıyorlardı… Bu hala geçerli…

O kaynaşma AK Parti’nin Muğla 6. Olağan Kongreleri için sağlanamadı. Ama görüldüğü gibi yarıştırılamıyorlar da…

 

xx           xx           xx

Peki ertelenen Menteşe Kongresi ne zaman yapılacak?

İşte bu sorunun yanıtı kimsede yok.İl kongresine ise bir ay gibi bir zaman var.

Bakarsınız İlçe Başkanı Veteriner Hekim Tamer Topal ile İlçe Başkanı Adayı Veteriner Hekim Yusuf Kayacık bugün yarın Ankara’ya çağrılarak bir “kaynaştırma” operasyonu gerçekleştirilir.

Kayacık böyle bir durumda, muhtemelen “Ben kaynaşmayı adaylığım ve ortaya koyduğum liste ile gerçekleştirdim” diyecek ve bisküvi kutusu dediği ‘demokrasi sandığını’ isteyecektir.

Böylece kongre belirsiz bir tarihe ertelenmiş olacaktır!

Çünkü kongre ne zaman yapılırsa yapılsın kazanan Yusuf Kayacık olacaktır.

Herkesin bildiği gibi kongrede oy kullanacak delegeleri İlçe Başkanı iken Erdoğan Ünal belirledi.

Ünal delegeler üzerindeki etkisini yönetimine girdiği Kayacık’a konsolide ediyor!

Bu yüzden “Bu delegelerle Erdoğan Ünal ile Yusuf Kayacık karşı karşıya gelse Erdoğan kazanır” şeklindeki yorum çok yaygın…

 

xx           xx           xx

AK Parti Muğla’da ilk “parti içi demokrasi” mücadelesini yıllar önce 22. Dönem Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşıoğlu ve dönemin İl Başkanı Mehmet Nil Hıdır’a karşı Celal Karakaş vermişti. Bu anlamda ilk kilometre taşını diken Celal Karakaş ve arkadaşlarıdır…

Karakaş, Merkez İlçe Kongresi’nde sanırım Av. Çağrı Alper’e veya Av. Tülin Şahin’e karşı İlçe Başkanı adayı olmuştu ve kavga çıkmıştı. Bu yüzden hala Celal Karakaş ve Süleyman Reyhan parti üyesi olmayabilir.

Aslına bakarsanız “Yerli-Yabancı” veya “Muğlalılık” meselesi bu olaylı kongre ile başlamıştır.

Bu mesele 22. Dönem Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşıoğlu ile 24. Dönem Muğla Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden’in aktif siyaset yaptıkları günlerde hep gündemde tutuldu.

Yusuf Kayacık da partiyi yönetmeye talip olurken bu “meseleyi” öne çıkardı ve ciddi prim yaptı.

Tabi ilginç ve şaşırtıcı olan bugün İl Başkanı Kadem Mete’ye karşı Yusuf Kayacık’ı destekleyenler arasında Celal Karakaş ve Süleyman Reyhan’da var… (!)

Bana biraz tuhaf geldi…

Kadem Mete Menteşe İlçe Başkanı değil, Muğla İl Başkanı… Kayacık’ı destekleyenler ise “Muğla’da Muğlalılar da var” başkaldırısından çok anlaşması, sözleşmesi, mukavelesi olmayan bir koalisyonun, cephenin İl Başkanı Mete’ye karşı duruşuna tanıklık ettik

 

xx           xx           xx

AK Parti’de “parti içi demokrasi” mücadelesinin ikinci kilometre taşını genel merkeze, hatta dönemin Başbakanı ile birlikte İl Başkanlığı’nı İhsan Küreci’ye bırakan Nihat Öztürk’e karşı bugün Teşkilatlardan Sorumlu İl Başkanı Yardımcısı olan Şadi Pirci dikmişti…

Şimdi üçüncü kilometre taşını Yusuf Kayacık dikiyor…

Yeri gelmişken belirtmek isterim ki Kayacık, çoğu ilçe başkanlığı ve il, ilçe yöneticiliği yapmış olan, Muğla’yı, Muğla’nın sorunlarını bilen ve aralarında Eray Çiçek, İlyas Yolcu, Tülin Şahin, Erdoğan Ünal, Zübeyde Fellahoğlu, Adem Çine gibi isimleri bir araya getirerek gelmiş geçmiş en güçlü ve “tanınırlığı” olan ilçe yönetimi listesini ortaya koydu. O nedenle bu başarı için kendisini kutluyorum.

Ayrıca bilgi, birikim ve deneyimleri ile “Ben ilçe başkanlığı yapmış, -yapabilecek- insanım. İlçe yönetiminde ne işim var” demedikleri için yönetim listesinde yer alanları da kutlamak gerek…

 

xx           xx           xx

Geçen hafta çok hızlı ve yoğun geçti. Bu konuya gelememiştik.

Bu kongre ile ilgili en çok sorulan “Muğlalılık” meselesi ve “ertelenen kongrenin yapılıp yapılmayacağına” dair oldu…

Bence kongre yapılmayacak. Hatta “çift liste” ile yapılmayacak demek daha doğru olacaktır… “Neden?” derseniz, yarın devam ederiz. Muğlalılık meselesine sonra bakarız.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI
Mehmet Keza KUNDAKÇI 20 Aralık 2017 / 08:55

öyle bir yazmışsın ki üstad, yorum yapacak bi alan kalmamış, Muğla Ak Partideki “parti içi demokrasi” demişsin, bize söylenecek laf bırakmamışsın, utanmaktan başka, Osman dayımızın güç zerfoşluğundan sonra bir güç avılanmasının getirdiği sonuçlar,
Allah etmeye, Muğla’da CHP’yi dönülmez akşamın ufkuna getirmeye, gerçi onların duzu guru, kime tasa olsun, CHP’ye,Atatürk’e,Cumhuriyet’e umut bağlamış, sülalesinde şehitler dolu,umudumuzun tek kaynağı ve ASİL,ASIL GÜCÜ cefakar halkımızdan gayri,

Reşat Öztepe 20 Aralık 2017 / 14:22

Gocuman; Adalet ve Kalkınma Partisinde Tüm seçimlerin “Merkez Yoklaması” ile yapılacağı Parti Tüzüğüne konulmuş ve yasallaşmıştır. Bir değişiklik olacak ise Parti Tüzüğü ve MKYK Kararı ile ancak alınabilir. Ak Parti de İlçe Seçimleri tam bir şölen havasında geçmiştir. Bayrak el değiştirir amma hiç bir zaman misyon ve vizyon devam eder. sevgi ve saygı.

salihdemir 20 Aralık 2017 / 18:02

CHP İlçe Başkanları İl Başkanı adayını açıklamak için toplanıp Mürsel Alban’ı İl Başkanı adayı olarak ilan etmişler. Mürsel Alban seçildiği takdirde CHP tabanın değil CHP’li olmayan belirli kesimin İl Başkanı olur. CHP tabanı partililerle sürekli uğraşan Mürsel Alban’ı İl Başkanı olarak kabul etmesi mümkün değildir. Cumhuriyetle yaşıt CHP’nin Muğla İl Başkanının değişmesi gerekiyor. Partide delege olduğu gibi parti tabanı da vardır. Yanlış yaparsan taban kayar. Parti delegelerinin tabanın feryatlarını dikkate alarak partililere sahip çıkacak yeni bir İl Başkanı adayı belirlemelidir.