AK PARTİ´DE NE OLDU?

Bu haber 09 Mayıs 2012 - 0:00 'de eklendi ve 1.261 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Dün Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu yazdım. Hemşerimiz ilan ettim… Çünkü sözleri talep kardı. Hemşerilik için geçerli veriler ortaya koymakla kalmayıp, “Muğla için icraatta” bulurdu… Umarım AK Parti’nin yerel kurmayları da “Ben Muğla’nın milletvekiliyim, Muğla’nın bakanıyım.” sözlerini doğru algılamışlardır…
Hemşerimiz Davutoğlu’nun kongre konuşması dün sizlerle paylaştığımdan ibaret değildi. Dünkü yazımda bir Muğlalı olarak gönlümü hoş eden, samimi bulduğum sözlerini paylaştım. Konuşmasında yerel seçimlere de yer veren Davutoğlu özetle “Muğla’daki belediyeleri Ak Parti anlayışı ile tanıştıracağız. Muğla, önümüzdeki yerel seçimlere ilk defa büyükşehir olarak girecek. Sizlerden, başta Muğla Büyükşehir Belediyesi olmak üzere 12 ilçe belediyesini kazanmanızı istiyorum. Yüzde 33 bizim için başarı değil.” diyordu.
İşte bu sözlere güldüm…
 
xx     xx     xx
Güldüm, çünkü Muğla’da İl Genel Meclisi iktidarını da kaybettikten sonra yüzde 33 AK Parti için büyük başarıdır!
Daha il kongresinden iki gün önce partinin merkez ilçe başkanı bir basın toplantısı düzenliyor ve şöyle diyordu:
“Yeter söz Muğlalıların…”
Muğla gibi bir yerde “yerli-yabancı” söylemi ve “küçük olsun benim olsun”, “rab bene hep bene..” anlayışı içinde olan bir parti teşkilatı ile yüzde 33 çok bile…
Muğla gibi bir yerde makamını AK Parti ikinci il başkanlığına çeviren bir vali yardımcısı ile yüzde 33 erişilemeyecek bir nokta…
Sağlık Bakanlığı Muğla Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ni “Ali babanın çiftliği” olmaktan kurtaramazsanız yüzde 33’ü öpün başınıza koyun…
 
xx     xx     xx
Beni bir de AK Parti Muğla Milletvekili Ali Boğa güldürdü. O da şöyle diyordu:
“2013 Ekim ayında Muğla’nın vilayet oluşunun 100. yılını kutlayacağız. Birçok projeyi hayata geçireceğiz.”
Sormazlar mı bir yılda hangi proje hayata geçer?
Yine Sayın Ali Boğa Milletvekili arkadaşı Prof. Dr. Yüksel Özden yurt dışındaki çalışmalarını, oralarda AK Parti Hükümeti’nin çalışmalarının nasıl takdirle karşılandığını anlatıp, sözü Dışişleri Bakanı Davutoğlu’na getirirken şöyle devam ediyordu:
“2013’te bütün belediyelere, 12 ilçeye talibiz. Ben genel seçimde 3 milletvekili demiştim, 2 çıkardık. Şimdi 4 milletvekili diyorum…”
Güldüm… AK Parti adına “eyvah” dedim. Bu kafa ile AK Parti önümüzdeki milletvekili seçiminde 1 milletvekiline şükretsin! Büyük şehir de hayal…
Çünkü…
 
xx     xx     xx
Milletvekili Boğa kürsüden konuşurken, salondaki AK Partililer şu sorunun yanıtını arıyorlardı:
“Marmaris’te 2004 yerel seçimlerinde seçim kuruluna başvuruda gecikip, partisinin seçime katılamamasını sağlayan dönemin Marmaris İlçe Başkanı Ahmet Turan Şahin ve Fazilet Partisi’nin Muğla’da tek belediye başkanı iken 2004’te AK Parti’nin Belediye Başkanı olup, AK Parti iktidarında 2009 yerel seçimini kaybeden Beyobası eski belediye başkanı Şadi Pirci’ye yeni il yönetiminde yer vererek mi yüzde 33’ü geçeceksiniz?”
Konuşmasında Milletvekili Boğa, “Yeni İl Başkanı ile AK Parti neye talip olduğunu göstermiştir.” de diyordu.
Eee sormazlar mı adama, “Bu iki isimle nereye talipsiniz?” diye…
      
xx     xx     xx
Dünkü yazımda da vurguladım. Kongre salonunda duvarlarda yazılar vardı. O yazılardan birini Yatağan İlçe örgütü yazmış. İyi ki yazmışlar. O yazı (Davutoğlu’nun babaannesinin duası) Sayın Davutoğlu’nu Muğla’nın hemşerisi yaptı…
Kongre salonunda başka yazılarda vardı. O yazılardan birinde “Kadın Varsa adalet var, demokrasi var, gelecek var.” yazılıydı. Altında imza yoktu, ama anlamlı ve güzeldi. Bir başka yazı daha vardı. Onun altında da imza yoktu, o yazıyı kim, hangi ilçe, teşkilat yazmış belli değildi. Orada da şöyle yazılıydı:
“Dininin, Dilinin, Beyninin, Irzının, Kininin, Kalbinin davacısı bir gençlik.”       
Dini, dili, beyni, ırzı, kalbi anladık da “kin” ne oluyor?.. Neyin, kimin kini bu?..
“Yeter söz Muğlalıların” söyleminin mi, neyin, hangi söylemin tezahürü ise bu “kin davası” ile mi Muğla’da yüzde 33’ü geçip, büyük şehri almaya talip AK Parti?..
 
xx     xx     xx
AK Parti‘nin 4. olağan kongresinin en dikkat çekici noktalarından biri de şuydu:
Dışişleri Bakanı hemşerimiz Ahmet Davutoğlu kongre salonuna eşi Sare hanım ile gelmişti. Muğla‘da kaldığı zaman içinde hep eşi ile birlikteydi…
AK Parti’nin Muğla’daki ilk milletvekilleri Hasan Özyer ile Dr. Seyfi Terzibaşıoğlu idi. Muğla ikisinin de eşini göremedi… Sonra Dr. Mehmet Nil Hıdır ve Prof. Dr. Yüksel Özden milletvekili oldu. Onların eşlerini gören de olmadı. Şimdi Ali Boğa ile Prof. Dr. Özden milletvekili… Onların eşlerini de gören yok. Hafta sonunda kongre salonunda İl Başkanı adayı Nihat Öztürk’ün eşi de yoktu.
Muğla’da bu tablo ile AK Parti’ye yüzde 33 çok bile…
Elbette siyasilerin her an, her yerde eşlerinin yanlarında olması mümkün değil. Ama hiç değilse il kongresi ve benzeri yerlerde, sosyal faaliyetlerinde olmaları gerekmez mi? Yoksa muhtemelen Kadın Kolları’nın yazdığı “Kadın Varsa adalet var, demokrasi var, gelecek var.” söz duvara değil, suya yazılmış bir yazı olarak kalmaz mı?
 
xx     xx     xx
Hafta sonunda Nihat Öztürk AK Parti’nin seçilmiş il başkanı oldu. Umarız bunda sonra Sayın İl Başkanını ve Muğla Milletvekillerini bir yerlerde eşleri ile görürüz…
AK Parti’de ne mi oldu? Yarın…
(09.05.2012)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.