AK Parti’de Mızılı Delege Seçimleri

Bu haber 22 Temmuz 2017 - 2:19 'de eklendi ve 1.303 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Başbakan Binali Yıldırım bugün Muğla”da diyeceğim, ama “Fethiye’de” desek daha doğru…

Gerçi etkinlik Seydikemer’de, ama “Fethiye’de” demekte yanlış olmayacaktır!

Başbakan Yıldırım’ı bugün 19’ncusu yapılacak olan “Beşkaza Yaylaları Boğalar Yörük Türkmen Şöleni” için halen Ankara’da AK Parti Ekonomi İşleri Genel Başkan Yardımcısı olan 24. Dönem Milletvekilimiz Ali Boğa’nın daveti üzerine geldi.

O şenliğe ben de gazeteci olarak gitmiştim. Fethiye’nin Girdev Yaylası’nda oldukça keyifli bir gün geçirmiştik.

Seneye 20’ncisi yapılacak… Halen uluslar arası bir etkinlik haline getirilememiş olması şaşırtıcı.

Oysa “uluslar arası mertebe” bu Anadolu Yörüklerini, Torosların güzel insanlarını bir araya getiren etkinliğe yakışıyor.

xx           xx           xx

Bugün Fethiye’de veya Seydikemer’de yapılan etkinliğin benzeri kaç yıldır Muğla il merkezinde, Menteşe’de de yapılıyor.

Bu sene 10’ncusu yapılan “Muğla Uluslar arası Yörük Türkmen Şenliği”…

Muğla Yörük Obaları Derneği Başkanı Orhan Akcan’ın bazıları Yılanlı Yaylası’nda olmak üzere aşkla, şevkle gerçekleştirdiği “Muğla Yörük Türkmen Şenliği”, bu sene de Mayıs ayında Düzeyn’de “uluslar arası” olarak yapıldı.

Yörük Türkmen Şenliği 10 yılda Yılanlı Yaylası’ndan Düzeyn’e indi.

Yörüklerin düze inmesi gibi… İl merkezinin yamacındaki Düzeyn bir “Yörük yerleşmesi”dir… Ki, Düzeyn adının “Düze in” sözünden kaynaklandığını da söyleyenler vardır…

Tabi ben şimdi kalkıp “Başbakan Seydikemer’deki, Fethiye’deki Yörük şenliğine geliyor da, Menteşe’de, Muğla’da yapılan Yörük Türkmen şenliğine neden gelmiyor?” diye soracak değilim.

Sormam da… Sorarsam “Çağırdınız da gelmedik mi?” denileceğini biliyorum.

Sayın Başbakanın benim çağırmamla gelmeyeceğini de biliyorum. Ben Muğla Milletvekili değilim ki… Ki Seyfi Terzibaşıoğlu’ndan sonra Muğla Milletvekili olmadı!

Olsaydı Sayın Başbakan Muğla’nın Yörük Türkmen şenliklerine de gelirdi.

Sakın Fethiyelileri kıskandığım sanılmasın, ama insanın içinde bir burukluk oluyor işte.

Bari Muğlalı bir il başkanımız olsaydı…

xx           xx           xx

Gelelim AK Parti İl Başkanı Kadem Mete’nin geçen Çarşamba günü akşam saatlerinde yaptığı basın toplantısına. Sanıyorum Başbakan Yıldırım’ın Muğla’ya gelişinin son anda kesinleşmesi ile alelacele yapılmış, yapılmışken gündemdeki konulara da değinilmiş bir toplantı bu…

O basın toplantısında, herkesi Seydikemer’e davet eden İl Başkanı Mete, Kavaklıdere Belediye Başkanlığı’nın düzenlediği ve yarın yapılacak olan 25. Menteşe Başpınar Yağlı Pehlivan Güreşlerine de tüm Muğlalı vatandaşlarımızı davet etmiş. Ardından Bakanlar Kurulu revizyonu ile ilgili “Şimdiden yeni kabinemize başarılar diliyor, milletimize ve devletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum.” demiş. Bu temenniye biz de katılıyoruz.

Muğla’nın çözüm bekleyen o kadar çok sorunu var ki…

xx           xx           xx

AK Parti İl Başkanı Kadem Mete, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik FETÖ’nün Suikast Timi tarafından yapılan suikast girişimi ile ilgili Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve önceki gün duruşmalara ara verilen davada, mahkeme salonu önünde davanın cüssesine uygun kalabalıkların toplanamamasına yönelik eleştirilere de yanıt vermiş.

Mete şöyle demiş:

Bilindiği üzere davaya sınırlı sayıda izleyici katılabiliyor. İl yönetimimizden iki avukat arkadaşımız davalara katılmak suretiyle bizim de temsilcimiz olarak orada bulunuyorlar. Bizler zaman zaman ara verilen mahkemelerin başlangıçlarında tepkimizi göstermek adına adliye önünde toplanıyoruz.

Öteki gazetelerde yazılanlar beni bağlamaz.

Söz konusu yazılarımda ben davaya katılanların azlığını değil, protestocuların azlığına dikkat çekmiştim. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik suikast girişiminin yargılandığı ve Cumhurbaşkanının müdahil olduğu tek dava ile ilgili İl Başkanı Mete öyle diyorsa öyledir…

xx           xx           xx

İl Başkanı Mete son günlerde gazetelerde 2. Etap TOKİ Evleri ile ilgili çıkan haberlere de açıklık getirdi.

Toki’nin Muğla’da yapmakta olduğu 1116 konutun 958 tanesinin satışa sunulduğu 158 tanesinin akıbetinin ne olduğu sorulmuştu.” diyen Mete şu bilgileri verdi:

Bazı gazetelerde bu 158 konut ile ilgili Suriyelilere verilecek, ya da AK Partili yöneticilere mi verilecek şeklinde iddialar vardı. Biz Toki Başkanlığı ile görüşerek 158 konutun izini sürdük. Bu konutlardan 93 tanesi arazi hazineye ait olduğundan dolayı arazi karşılığı hazineye, 35 tanesi hakim ve savcıların konut ihtiyacı için Adalet Bakanlığımıza, 30 tanesi de İlimizde görev yapan yerel basın mensuplarımıza ayrılmıştır. Başvurular 7 Ağustos tarihine kadar devam edecektir.

Adliye çalışanlarına değil de Adalet Bakanlığı’na konut ayrıldığına göre bunlar lojmandır.

İyi düşünülmüş. Bu emniyet ve asker içinde düşünülmeli.

Ben sadece Hazine’yi anlayamadım. Hazine, TOKİ’nin konut ürettiği arazinin bedelini 93 konut alarak tahsil etmiş mi oluyor? Eğer öyleyse, 93 konutu TOKİ kendisi satıp, elde ettiği para ile hazine arazisinin parasını nakit olarak ödese Hazine için daha iyi olabilirdi.

xx           xx           xx

AK Parti Muğla İl Başkanı Mete, partisinin kongre süreci ile ilgili de şöyle demiş:

Daha önce de açıkladığımız üzere kongre takvimimize göre 19 Temmuz’da başlayıp 23 Temmuz’da son bulacak delege seçimlerine bugün (Çarşamba) itibari ile başlamış bulunmaktayız. Devam eden süreçte de kesin delege listesini ilan edeceğiz.

Perşembe günü Muğla Merkez İlçede de delege seçimi vardı. Kıyametler kopuyordu.

Herkes Teşkilattan sorumlu İl Başkanı Yardımcısı Şadi Pirci’ye ateş püskürüyordu.

Çünkü adam uzaktan yakından “delege” olma hayali ile gelmiş, eline içinde kendi adının olmadığı bir liste verilmiş ve oy sandığına atması istenmiş. Adam tepkisini “Oturup delege listesini hazırlamışlar, bize de oy kullandırıyorlar” diye tepki gösteriyor…

Sesini yükseltenler, “Seni il delegesi yapacağız” diye teskin ediliyormuş.

Ya il delegesi de seçilmezse?

xx           xx           xx

Hasan Telli arkadaşımız da haber yaptı. Delege seçimleri sırasında ilginç twitterler atıldı.

Onlardan biri de AK Parti’de gençlik kolları başkanlığı yaptığı gibi, milletvekili adayı da olmuş bir isim. Delege yapılmamış. Tepkisini “AKP’li değil, AK Partiliyim” başlıklı paylaşımı ile dile getirmiş.

O isim Bilal SelçukSelçuk, paylaşımında şu ifadelerde bulunmuş:

Ak Parti Menteşe İlçe Başkanlığını yöneten arkadaşlar: Siz bizi delege listesine yazmadınız diye bizim partililiğimizden bir şey eksilmez!!! Bizim derdimiz particilik değil DAVA. Bu dava uğrunda biz Reis-i Cumhurumuzun dediği gibi ‘ÖLÜMÜNE ÖLÜMÜNE.’

Ben bu partide Gençlik Kolları İl Başkanlığı yapmış, İlçe Başkan Yardımcılığı Yapmış, Milletvekili aday adayı olmuş, sandık beklemiş, bayrak-afiş asmış, bu davanın hep çilesine talip olmuş, burayı kazanç kapısı değil sevap kapısı görmüş birisiyim. Akpli değil Ak Partiliyim. Bu yaptığınız beni değil sizi küçültür. Ama problem Sizde değil…

Problem kimde, kimlerde, ne de?

xx           xx           xx

Görünen o ki AK Parti’de delege seçimleri oldukça mızılı yaşanmış. Sanıyorum çok ciddi kırgınlıklar, küskünler yaratıldı. “Delege seçimi” değil de “delege ataması” yapılsa bu kadar sıkıntı olmayabilirdi. Üyelere üye olmalarının gereği yaptırılabilirdi…

Menteşe’den örnek verilirse… İlginçtir bu ilçenin 13 bin üyesi olmuş! Bu üyeler 400 delege seçecek, ama seçemiyor. Ellerine belirlenmiş 400 isim veriliyor ve o isimlere oy vermeleri isteniyor. Çoğu üye listede adını göremeyince oy kullanmadan dönüyor…

Şimdi o belirlenmiş 400 delege, belirlenmiş ilçe yönetimine oy verecek. Belirlenmiş il delegelerini oylayacak. Demokrasinin cilvesi… Bence bu cilveli demokrasinin sonunda demokratik bir il kongresi olursa Milletvekili Nihat Öztürk’ün adayı ile kendisi aday olursa Şadi Pirci yarışır!

AK Parti’ye hayırlı olsun.

Önceki gece yaşanan deprem için herkese geçmiş olsun diyorum. Rabbim herkesi korusun, afatından esirgesin… Deprem konulu pazartesi yazımda buluşalım. AK Parti’deki delege depremine yine döneriz…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.