Ak Parti’de büyüyen tartışma

Bu haber 29 Kasım 2017 - 0:11 'de eklendi ve 1.355 kez görüntülendi.

Ak Parti Muğla İl Başkanı Kadem Mete ve partinin çeşitli organlarında görev alan Yusuf Kayacık arasında başlayan ‘Adam Olsaydı’ polemiği büyümeye devam ediyor. Konu ile ilgili olarak bir basın açıklaması yayımlayan Ak Parti İl Başkanı Kadem Mete, kendisinin söylediği iddia edilen ‘Muğla’da adam olsaydı ben il başkanı olmazdım’ sözünü söylemediğini belirtirken, bu açıklamaya cevap veren Yusuf Kayacık, söylendiği iddia edilen sözün hangi ortamda neden söylendiğini anlatan açıklamalarda bulundu.

Kadir Tamer

Ak Parti Muğla İl Başkanı Kadem Mete ve partinin çeşitli organlarında görev alan Yusuf kayacık arasında başlayan polemik büyümeye devam ediyor. Konu ile ilgili olarak bir basın açıklaması yayımlayan Ak Parti İl Başkanı Kadem Mete, kendisinin söylediği iddia edilen ‘Muğla’da adam olsaydı ben il başkanı olmazdım’ sözünü söylemediğini belirtirken, bu açıklamaya cevap veren Yusuf Kayacık, söylendiği iddia edilen sözün hangi ortamda neden söylendiğini anlatan açıklamalarda bulundu.

Konu hakkında yazılı bir basın açıklaması yayınlayan Ak Parti Muğla İl Başkanı Kadem Mete, “Birkaç gündür şahsıma atfen söylediğim iddia edilen akıl almaz, vicdansız ve ahlaksız bir iftira hakkında basın, kamuoyu ve partililerimize bir açıklama yapma zarureti doğmuştur.

Sosyal medya ve basında yer bulan tarafımca beyan edildiği iddia olan cümle aynen ‘Muğla’da adam olsaydı ben il başkanı olmazdım’ şeklindedir. Tarafımca böyle bir söylemde bulunulmadığını açık ve net olarak ifade etmek isterim. Bu açık bir Yalan ve iftiradır. Bu cümleyi sarf ettiğimi söyleyen şahısla, kendi kişisel bir talebini iletmek için 15 Temmuz demokrasi nöbetleri esnasında Muğla Cumhuriyet Bulvarında yanıma gelerek ayaküstü konuşmamız ve İl Başkanı olarak atamam yapıldıktan sonra “hayırlı olsun” ziyaretine gelmesi dışında aynı ortamda ya da telefonla bile hiçbir iletişimde bulunmadığımız için, bu cümleyi kendisinin de bulunduğu bir ortamda sarf ettiğimi söylemekten ibaret İftirasının tek açıklaması “kendi siyasi ve kişisel emellerinin aracı olarak kullandığı bir hayalir. Bahse konu iftiranın yalan ve iftira olması kadar içeriği de çok çirkindir. Bahse konu bu cümlenin tarafımca söylendiğini iddia etmek için insanın gerçekten kötü niyetli olması lazımdır. Sadece kötü niyet de yetmez. Başka hesap ve niyetlere de sahip olması gerekir.” İfadeleri yer aldı.

Kadem Mete’nin açıklaması şöyle devam etti:

“Partimizin içinde bulunduğu kongre süreci açısından bakılırsa bu niyetlerinin gerek kendisinin gerekse kendisini yönlendirenlerin nasıl bir hesaba sahip olduklarını apaçık ortaya koymaktadır. Ak Parti Muğla İl Başkanının bir-iki haftalık ömrü kaldı diyerek tabiri caiz ise “aklı sıra bir düğmeye bastığını düşünen odaklar” ile eş zamanlı olarak bu yalan ifadeyi piyasaya süren kişinin bu iftirası, partide geçmişte siyaseten hiçbir başarı elde edememenin verdiği ezikliği dışa vurduğunun göstergesidir. Eşzamanlı söylem sahipleri ile aynı dümen suyunda olduğunu görmek açısından acı ve düşündürücüdür. Ama esas acı olan şudur ki şu an her bir vatanseverin, ülkemizin, partimizin, Genel Başkanımız Cumhurbaşkanımızın mücadele ettiği gerek yurtiçi gerekse yurtdışı şer güçler ve şer odaklarının her türlü saldırısını ve bu mücadele süresince bir ve diri olmaya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olduğunu düşününce, özellikle Ak Partiye kayıtlı üye olanların her ne niyetle yapılırsa yapılsın yukarıda belirtilen hayal ürünü cümleyi sanki ben kullanmışım diyecek kadar kötü niyetli olduklarını görmek, il başkanı olmamın haricinde bir Ak Parti neferi olarak beni yaralıyor, üzüyor ve derinden endişelendiriyor. Bu mücadelenin hiçbir yerinde yalana, iftiraya, dedikoduya ve siyasi ikbal uğruna davaya ihanete yer yoktur. Bugün Muğla İl başkanına yalan bir ifade ile iftira atmanın bu dava ile Ak Parti siyaseti ile ve mazlumların beklentileri ve hak davada yola düşenlerin gönül ve inanç ruhuna hizmetle hiçbir ilgi ve alakası yoktur. Bu olsa olsa ‘eski Türkiye siyasetinin alışkanlıklarından ibaret bir yalandır’. Davamıza, siyasi ahlakımıza ve içinde bulunduğumuz hassas sürece olan hassasiyet ve saygımdan, bu basın açıklamamızı değerli kamuoyuna sadece bu iftirasına yönelik yapıyorum. Bu söylenen her söze cevabımız olmadığından değil bu davanın bu tür bir polemik yarışına zemin olmayacak kadar kutlu dava olmasındandır. Doğru yerde ve doğru zamanda her söze verecek cevabı olacak kadar Evvel Allah alnımız ak başımız diktir.

Şahsi olarak, Muğla doğumlu olan hiç kimse ile “Muğlalılık” yarışına girmem-giremem çünkü ben rabbimin takdiri sonucu Rize İyidere’de doğdum ve Rizeliyim. Ancak Muğla’yı sevme, Muğla’ya hizmet etme, Muğlalıya hizmetkar olma konusunda kendisini Muğlalı tarif etsin etmesin herkesle yarışırım. Genel başkanımızın “milliyetçiliğin her türlüsünü ayaklarımın altına alırım” sözünün yol göstericiliğinde, insanların nüfus kütükleri üzerinden kategorize etme anlayışını şiddetle reddediyorum. Tasında tarağında siyaseten hiçbir malzeme olmayan kişilerin, insanların hassasiyet gösterdiği ve vatan, millet, memleket sevdası ile uzaktan yakından ilgisi olmayan “memleketçilik” argümanını kullanmasının utancını ve bu siyasi emelleri için açıkça yalan ve iftira-ya yönelmelerini kıymetli halkımızın takdirine sunuyorum.”

Kayacık, İl Başkanı Kadem Mete’nin açıklamasının hemen ardından konuyla ilgili olarak bir basın açıklaması düzenledi.

Kadem Mete’nin açıklamalarının eksik olduğunu kaydeden Kayacık, “Değerli İl Başkanımız zehir zemberek bir açıklama yayınlamış. Fakat açıklamada kullandığı vicdansız, ahlaksız, iftiracı gibi kelimelerin hepsini kendisine iade ederek başlamak istiyorum. Hayatımda hiçbir hasmıma, hiçbir rakibime, düşmanıma bile hakaret etmedim ve etmem. Beni tanıyan herkes bilir ki Yusuf Kayacık yalan söylemez, konuşmaz. Bir şey söylüyorsa gerçekten yaşanmıştır, bunu herkes böyle bilir. Yusuf Kayacık’ın tüylü, tüysüz, kıllı, kılsız gibi gafları ömrü boyunca yoktur. Gafları ile ünlü bu zat için basın toplantısını düzenlemek zorunda kaldım. Arkadaşımız kendince bir yanıt vermiş ama yanıtı eksik. Birinci olarak söylediği ‘köpekler içinde, onların sahipleri içinde değnekten alasına sahibiz’ diye bir cümlesi var. Sosyal medya üzerinden gönderdiği mesajı var. Bu mesaj ne demektir? Burada ki köpek ben miyim? Köpek bensem şayet, Ak Parti’de siyaset yapan biri olarak benim sahibim Recep Tayyip Erdoğan’dır. Burada ki sahip Recep Tayyip Erdoğan mı? Yada benim bu partideki en büyük siyasi büyüğüm İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’mu? Burada kast ettiğiniz sahip kimdir? Benim siyasi olarak bir sahiplik söz konusu ise, sahibim ya Süleyman Soylu’dur yada Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bunun cevabını en kısa zamanda vermeni istiyorum. Bunun yanında benim coğrafi bir sahibim var ise oda Muğla vilayetidir. Muğla’da yaşayan nüfusu bir milyonu aşan nüfus bir Muğlalı siyasetçinin sahibidir. Eğer onları da kast ediyorsan bunu da açmanı istiyorum. Yok benim biyolojik sahibim olan anne ve babamı kast ediyorsan bu sözleri sana iade ediyorum” dedi.

Tartışmaya neden olan sözlerin hangi ortamda nasıl söylendiği konusunda bilgi veren Kayacık açıklamasına şöyle devam etti:

“Akıl almaz vicdansız, ahlaksız, yalan ve iftira dolu bir açıklamada bulundun. Eğer Muğla’da adam olsaydı ben burada il başkanı olmazdım demedim demişsin. Ben kendisini Karadenizli bir delikanlı olarak söylediği sözün arkasında durur sanmıştım. Ama beni gene yanılttın, demek ki değilmişsin. O gün yaşadığımız konuşmayı hatırlatmak istiyorum. Bakalım yine hayır diyebilecek misin? Ak Parti Muğla İl Başkanlığı binasında ki makam odasında hayırlı olsun ziyareti esnasında ben ‘biz etik olarak Muğla’da yabancı bir il başkanı olmasından Muğlalılar olarak rahatsız olmaya başladık. Çünkü 80’li yılların başından beri gelen ithal milletvekilleri, ithal aday adayları Muğla siyasetçisini zor durumda bıraktı ve Muğlalı siyasetçiler bunu kendilerine hakaret olarak görmeye başladılar. Buda tabanda anti harekete neden oluyor ve partiye zarar veriyor’ dedim.  Sende bana 26 yıldır Muğla’da iş yaptığını, insanlara ekmek verdiğini, vergi ödediğini söyleyerek, ‘Sence ben Muğlalımıyım Rizelimiyim’ diye sordun. Bende 26 değil 56 yıl olsa da Rizeli Kadem Mete’sin diye cevap verdim. Ve hemen ekledim. Rize’de bir Trabzonlu İl Başkanı olabilir mi dedim. Sende bana asla olamaz diye cevap verdin. Bunun üzerine bende ‘şimdi senin Muğla’da il başkanı olman doğrumu’ dediğim zaman bana o müthiş cevabı verdin. Muğla’da adam olsaydı ben burada il başkanı olmazdım dedin. Bu söz üzerine aramızda soğuk bir rüzgar esti. Bu soğuk rüzgar üzerine bana ben öyle demek istemedim, Muğlalılar ellerini taşın altına koymaktan imtina ediyorlar, bu yüzden de meydan biz yabancılara kalıyor dedin. Sen kötü niyetli insan değilsin. Sen bir gaf ebesisin. Ağzından çıkanı kulağın duymuyor. Nerde ne konuştuğunu bilmiyorsun. Eğer siyaset yapmaya devam edeceksen bu huyunu düzelteceksin yada siyaset yapmayacaksın Rize’ye dönüp çay toplayacaksın.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Mehmet Keza KUNDAKÇI 29 Kasım 2017 / 12:17

Muğla’mızda,insani manevi,medeni değerler öyle yüksek ki,saygı ve dostluk öyle yüksek ki,
bu bazen suistimale açık kalabiliyor,
dedi,demedi bir yana,
Bir Şadi Pirci, bu tip olumsuzluklara bulaşanlara,
insanlığın ve adamlığın dersini verecek bir kardeşimizdir,
siyasi görüşü benimle aynı olmasa da,