AK Parti’de “Adalet Hareketi”…

Bu haber 22 Ocak 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.685 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

AK Parti Kongresi ile ilgili gözlemlerime bu gün “Muğlalı Ahmet Davutoğlu” ile noktalayıp, Sayın Başbakan’ın nasıl kandırıldığını anlatacaktım…

Ancak önceki akşam hiç beklenmedik bir olay gerçekleşti.

Seçimi kazanamamış olsalar da kongreden delegelerin oylarının yüzde 40’ını alarak “başarı” ile çıkan Şadi Pirci ve arkadaşları Zihni Derin İş Merkezi avlusunda Burhan Lokantası’nda akşam yemeğinde bir araya geldiler.

Gazeteci olarak davetli idim. Ben “Şadi Pirci ve bir grup arkadaşı” ile birlikle olacağız diye gittim, şaşırdım…

AK Parti 22. Dönem Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşıoğlu’nun da bulunduğu topluluk kadınlı erkekli avluyu doldurmuştu!

xx        xx        xx

Topluluk bana CHP’de 18. Dönem Muğla Milletvekili Musa Gökbel’in 30 Mart Yerel Seçimi öncesi başlattığı “Çoban Ateşi” hareketini anımsattı. Ancak CHP’den sonra AK Parti’de de bir çoban ateşinin yanmaya başladığını söylemek doğru olmaz.

CHP’de Gökbel’in yaktığı ateş CHP’nin geleneksel çizgisine çekilebilmesi ve parti içi demokrasinin işletilebilmesi için yakılmış bir ateşti. AK Parti’de yakılan ateş de bir anlamda parti içi demokrasinin tesisi için yakılmış bir ateş izlenimi veriyordu.

Ben dünkü yazımın bir bölümünde “… biat kültürüne sahip olmakla birlikte öğreticisi olan birinin de partisinin genel merkezine, büyüklerine isyan veya başkaldırı da bulunması söz konusu olamazdı. Pirci’nin yaptığına bu anlamda ‘hak arama’ diyebiliriz.” demiştim.

Önceki günkü yemekte de Pirci şöyle diyordu:

Bu hareket bir adalet hareketidir

xx        xx        xx

Denilebilir ki, CHP’deki “Çoban Ateşi” hareketi AK Parti’de “Adalet Hareketi” olarak ortaya çıkmış bulunuyor.

Görünen o ki, Şadi Pirci’nin çıkışı bu kongre ile başlayıp, bu kongre ile bitecek bir gelişme değilmiş…

Nitekim Şadi Pirci’nin konuşmasının sonuna doğru katılımcılardan biri elini kaldırıp söz istedi. PirciBurada adalet var. Herkes konuşabilir.” deyince, söz isteyen “Bu toplantılarımıza devam edelim” önerisinde bulundu. Pirci öneriyi oyladı ve oybirliği ile “evet” çıktı. Ardından bu toplantının benzerinin ilçelerde de yapılması önerisi geldi. Oylanarak bu öneri de kabul edildi.

xx        xx        xx

O oylamalar yapılırken gazeteci arkadaşlarımdan biri “Seçilseler görevden alınacaklardı. Şimdide partiden atılmak mı istiyorlar?” diye sordu. Şadi Pirci sanki soruyu duymuş gibi konuşmasını şöyle sürdürüyordu:

Seçimi kazansaydık yemek yiyecektik. Kazanamadık, ama o yemeği yiyiyoruz. Bu mütevazı yemeğimize eski İl Başkanımız Nihat Öztürk ile yeni İl Başkanımız İhsan Küreci beyefendiyi de davet ettik. Mazeret beyan ettiler. O yüzden aramızda bulunamadılar.

Bulunsalar ne olurdu?

Herhalde AK Parti açısından güzel olurdu!

Anlaşılan “Adalet Hareketi” uzun soluklu bir hareket olacak…

xx        xx        xx

Önceki akşam beklenmedik biçimde gerçekleştirilen yemekte Şadi Pirci önemli mesajlarda verdi. Hafta sonunda yapılan kongreden AK Parti’nin kazançlı çıktığını belirten Pirci’nin ilk mesajı şöyle oldu:

Partimiz Muğla kongresinde üç noktada kazançlı çıktı. Lise mezunu il başkanı adayı olamaz dediler. Oldu, AK Parti kazandı. İki liste olmaz dediler. Oldu, AK Parti kazandı. Partimiz bir şey daha kazandı, liste çıkarmamız nedeniyle rekabet oldu, kongreye katılım çoğaldı.

Pirci bu sözlerin ardından ne demek istedi anlayamadık, ama şöyle devam etti:
En önemlisi birbirimizi sevmeyi kazandık. Bizler AK Parti sevdalılarıyız.

Pirci’nin en önemli mesajı, kongredeki “izin verildiği ölçüde” kısa konuşmasında da vurguladığı şu sözü oldu:

Fazilet Partisi’nde kongrede ikinci liste çıkaran Abdullah Gül’ün arkasında olmasaydık, bu gün AK Parti olmazdı.

Eğer bir gün AK Parti’de “parti içi demokrasi” olur, gelecekteki AK Parti kurultaylarında iki liste çıkarsa, “Bunun temeli Muğla’da atılmıştı” denebilecektir…

xx        xx        xx

Şadi Pirci’nin konuşmasındaki önemli mesajlarından biride şöyleydi:

17 Ocak tarihini AK Parti Genel Merkezi unutmasın. Bu kongrede, AK Parti’nin yeniden dizayn edilmesi gereği ortaya çıktı.

Ardından şöyle anlattı:

Lise mezunu sözü beni incitti. Önce Milletvekilimiz Seyfi beyle değerlendirme yaptık. Ardından Hamza (Akercan) kardeşimiz katıldı. Kısa sürede yola çıktık. Öbek öbek toplanıp, çoğaldık. Demek ki bir sıkıntı vardı. Kongrede biz o sıkıntının tercümanı olduk.

Gerçekten AK Parti’de bir sıkıntı olduğu görülüyor…

Başbakan Davutoğlu’nun yeni İl Başkanı İhsan Küreci’nin elinden tutup havaya kaldırırken, varlığından bile söz etmediği ikinci liste oyların yüzde 40’ını alabildi ise gerçekten bir sıkıntı var.

AK Parti’de o yüzde 40’ın bir değerlendirmesi yapılacaktır herhalde…

xx        xx        xx

Bir ara ayaküstü Seyfi Terzibaşıoğlu ile konuştuk. Seçim sonucu ile ilgili hem üzüldüğünü hem de sevindiğini söyledi. Bu nasıl oluyordu? Anlattı:

Müdahale olmasaydı biz bu seçimi kazanmıştık. O yüzden üzüldüm. Ancak Sayın Başbakanımızın elini kaldırdığı arkadaşımız seçimi kaybetseydi bu hiç hoş olmayacaktı. O nedenle de seçimi kaybettiğimiz için sevindim. Anladığım kadarıyla Sayın Başbakan Muğla’ya gelirken tek liste çıkacağını sanıyordu. Helikopter indiğinde oradaydım. İki liste çıkacağı kendilerine orada söylendi.

Belki böyle bir izlenim edinmiştir.

Eğer böyle ise düşündürücü…

xx        xx        xx

Şadi Pirci konuşmasının bir bölümünde basına da teşekkür etti. “Kongre sürecinde Muğla basını omurgalı davrandı. Yanlışların altını çizdiler. Teşekkür ediyorum.” dedi.

Umarım bu teşekkürü AK Parti’nin yeni İl Başkanı İhsan Küreci’den de duyarız.

Bakarsınız eski İl Başkanı Nihat Öztürk de milletvekili adaylığını resmen açıklamadan Muğla Basını ile helalleşir…

xx        xx        xx

Şadi Pirci’nin konuşmasındaki son sözlerinden biri de şöyleydi:

Ben Muğlalıyım. Muğlalı olmaktan onur duyuyorum.

Öyle görünüyor ki önümüzdeki 2015 Genel Seçimi’nde sadece AK Parti’de değil, öteki partilerde de milletvekili adaylarının “Muğlalılıkları, Muğla sevdaları” çok tartışılır olacak.

Yarın devam ederiz…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
gerçek akpartili 25 Ocak 2015 / 08:56

sayın pirci ye muğlalılık konusuında katılıyorum…bodrumluyuım..nihat öztürk ün dizayn ettiği ilçe yönetiminde başkan dahil hepsi giresunlu,karadenizli.bir tek bodrumlu yok.