Ak Parti Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adayı Mestan Yayman: “İktidar ile yerel yönetimi buluşturmaya talibim”

Bu haber 11 Kasım 2013 - 23:12 'de eklendi ve 1.211 kez görüntülendi.

 

Ak Parti Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adayı Mestan Yayman, 2014 yılında yapılacak yerel seçimlere Muğla’ya hizmet etmek ve sorunlarını çözmek için aday olduğunu belirterek, “İktidar ile yerel yönetimi buluşturmaya talibim” dedi.

Kadir Tamer

Muğla’nın sorunlarının çözümü için her türlü projesinin hazır olduğunu kaydeden Mestan Yayman, ilin imar planı, katı atık yönetimi ve özellikle sahil kesimlerinde kanalizasyon problemlerinin ön plana çıktığını bu sorunlarında iktidar ile yerel yönetimleri buluşturarak çözebileceğini kaydetti.

Muğla’ya en iyi hizmeti vermek için Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday olduğunu anlatan Mestan Yayman, “Benim aday olmamın esas sebebi ülkeme ve milletimize daha fazla nasıl hizmet edebilirim sorusunun cevabı idi. Kaymakamdım, Vali Yardımcısı oldum, Vali de olsam fark etmez. Ama kendi pozisyonunuz özellikle siyasi erkte güçlendiğiniz zaman doğal olarak gerçekten niyetiniz halis ise eğer art niyetli değilseniz ve niyetiniz gerçekten hizmet etmekse siyasi iktidarla birleştiğiniz zaman daha çok hizmet edebilirsiniz, benim de bütün amacım budur. Muğla’da ÖÇK, Doğal SİT, Arkeolojik SİT, Milli Parklar var. Kıyı kanunu var. Bütün bunların bugüne kadar birçoğu çözülemedi. Niye? Çünkü iktidar farklı, yerel yönetimler farklı farklı partilerden olduğu için. Bu yüzden bu işler çözülemiyor. Bu yüzden Muğla’da siyasi iktidar ile yerel yönetimi buluşturmaya talibim. Eğer bunu başarabilirsek Muğla’nın kangren haline dönmüş yaralarını iktidarın gücü ile ortadan kaldırabiliriz” dedi.

Komisyonlar kurulmalı

Muğla’da yaşanan sorunların giderilmesi konusunda komisyonların kurulması gerektiğini savunan Mestan Yayman şunları söyledi:

“Belki de birçok kanun maddesinde değişiklikler yaptırmak istiyoruz. Kıyı kanununda diyorsunuz ki: kıyıya 50 metre mesafede yapı yapamazsınız. Ama bu yürümüyor. Öyle bir şey yapmalısınız ki kıyı kanununu uygulandığı yerde kimseyi zora sokmamalı. Kanunlar çok güzel yazılabilir ama kanunu yazmak ve uygulamak aynı anlamı taşımıyor. Ama bizim Toroslar dik olarak Ege’ye indiği için, bizim dağları düşünün 50 metreyi bırakın bir Muğla’yı düşünün. En basiti Mumcular’ın köylerinden sahil bandından Bodrum’a yol yok. İşte bakın şuradan Akyaka’dan çıkıyorsunuz sahilden Ören’e kadar gidemiyorsunuz. Akbük’e varıyorsun içeri giremiyorsunuz çünkü dağlar size geçit vermiyor. Dik şekilde indiğinden geçit vermiyor doğal olarak içe kayıyorsunuz. Bizim özellikle Muğlamız bu anlamda dezavantajlı bir yer. Bana göre bu sorunların giderilmesi için bir komisyon oluşturulmalı. Bu kıyı kanunu bazı yerlerde 10 olur 20 olur 30 olur 40 olur yani kademeli bir şey yapılması gerek. Şu yerleşim yerlerinde 10 metre şu yerleşim yerlerinde 20 metre şurada 50 metre, 150 metre denilebilmeli. Yani sizin yeriniz interlantınız varsa bunu başarırsınız.”

Konuşmasında Selimye örneği veren Yayman, “Selimiye’ye kanalizasyon yapmak için imar planı gerekli. ÖÇK’ya gittim arkadaşlarımla görüştüm, diyorlar ki bizim paramız var, Selimiye’ye hemen kanalizasyon yapabiliriz ama bir problemimiz var. Kıyı Kanunu’ndan dolayı 50 metre çektiğimiz zaman Selimiye kalmıyor. O yüzden ne yapmak lazım Selimiye için bu kıyı kanununda bir değişiklik yapmak lazım. Mesela Hisarönü’nde 50 metre kuralını belki uygulayabiliyorsunuz ama Bozburun’da 50 metreyi uygulayamıyorsunuz. Çünkü yeriniz yok. İnanın benim uğraş vereceğim konulardan birisi kıyı kanununun yerleşim yerlerine göre düzenlenmesini sağlamak. Bunu yaptığınız zaman, kıyı kanununda değişiklik yapabildiğiniz zaman hemen arkasından imar planında değişiklik yapabiliyorsunuz doğal olarak. İmar planını yapabildiğiniz anda da kanalizasyonu yapabiliyorsunuz. İnsan yaşamında önemli olan nedir? İnsanlar yaşadıkları mekanların resmi olmasını ister. Devlet tarafından yaşadığı yerin kabul görmesini ister. Şimdi oturduğunuz evin dahi ruhsatı yok yarın ne olacak bilmiyorsunuz dolayısıyla hep tereddüt içinde yaşıyorsunuz. Bunları bizim çözmemiz gerekiyor. 21. yüzyılda. İşte bunu yapabilmek için iktidara ulaşabilecek yerel bir yönetim oluşturmanın gerekliliği ortaya çıkıyor” diye konuştu.

Kanunların kitap üzerinde, kağıt üzerinde çok güzel görülebileceğini anlatan Yayman, “ Datça’nın Karaköy’üne çivi çakamıyorsunuz. Ama orada insanlar yaşıyor. Şimdi siz Karaköylüleri yok sayamazsınız. O halde bir komisyon kurup Karaköylülerin derdini hangi aşamada ÖÇK’da zarar görmeden, vatandaşta zarar görmeden hangi aşama da çözebiliriz bunun ortak bir noktasını bulmamız gerekiyor. Eğer bulamazsak o zaman insanları mutlu edemeyiz. İnsanlarda mutlu olmadığı zaman memleketin ilerleme şansı yok. Çünkü mutsuz insandan verim bekleyemezsiniz. İnsanların mutlu olmasını sağladığınız zaman memleketimiz daha hızlı kalkınır, insanlar daha çok üretir, daha mutlu bir nesil oluşur. Ama maalesef bunu başaramamışız. Ben bunun için varım. Bunu başarabilmek için de iktidarın Muğla’da yerel ile buluşması gerekiyor” dedi.

Büyükşehir büyük bir avantaj

Büyükşehir’in Muğla için büyük bir avantajı bulunduğunu kaydeden Mestan Yayman, bu avantajın iyi kullanılması halinde sorunların bir bir çözülebileceğini anlattı.

ÖÇK Müdürlüğü, Milli Parklar ne istiyorsa, vatandaş ne istiyorsa bunu çözmekle yükümlünün Büyükşehir Belediyesi olduğuna dikkati çeken Yayman, “Üzerimize hangi görevler düşüyorsa masanın başına oturup bütün paydaşlar ile gerekirse günlerce toplantılar yapmak gerekiyor. İnsanları toplayarak çözüm üretmemiz gerekiyor. Muğla’nın belediye bazında baktığımızda muhalefette kalması, siyasi iktidardan uzak olması sorunların zaman içerisinde çığ gibi büyümesine neden oldu. 2005 yılında Sosyal Yardımlaşma Vakfı o zamana kadar Genel Sekreterlik olarak örgütlenmişti. 2005 yılından sonra Genel Müdürlüğe dönüşünce teşkilat kanununda bir değişiklik yaptılar. Kanunun içerisine bir madde koydular. Dediler ki: ‘Sosyal güvencesi olanlar, Sosyal Yardımlaşma Vakfı’ndan yardım alamaz’. Halbuki önceden bu yoktu. Genel Müdürlük olunca ve sosyal güvencesi olan olanlar yardım alamaz denildikten sonra birçok kişi bu yardımlardan yararlanamadı. Bakanımızın bir toplantıda sosyal güvenlik kavramının bizi nasıl mağdur ettiğini anlattım. Bir süre sonra aynı bakanımızın bulunduğu toplantıda Sosyal Güvenlik kavramının nasıl mağdur ettiğini anlattım. İhtiyacı olan bir kişiye yardım yapılması gerektiğine inanıyoruz ama maalesef sosyal güvenliği olduğu için yardım edemediğimizi anlattım. Burada bakanımızdan artık modern çağın modern kavramları var, sosyal güvenlik kavramını kaldıracaksınız onun yerine asgari geçim standardının altında bulunanlara yardım yapılabilir ibaresinin olması gerektiğini anlattım. Çok şükür 18 Haziran 2012’de bu kanun benim dediğim gibi değişti. Muğla’nın sorunlarının gerekli ortamlarda dile getirebildikten sonra bu sorunlar çözülür. Belki bir defa dile getirdiğinizde çözülmeyecek. 2 defa 3 defa getireceksiniz. Yani ısrarcı olacaksınız” dedi.

Muğla gibi Tavas gibi yerlerde tarım arazilerinin yok olmasını önlemeye yönelik Orman Kanunu’nda bir değişiklik yapılması gerektiğini kaydeden Yayman, “Bir komisyon tarafından artık orman yetişmesinin mümkün olmadığı yerlerin orman vasfından çıkarılıp buraları imara açmak gerekiyor. Çünkü siz oraları orman diye koruyorsunuz. Ama öbür tarafta birinci sınıf tarım arazisini imara açıyorsunuz, yapılar yapıyorsunuz. Tarım arazileriniz yok oluyor. Şimdi Türkiye’de bunu yapmak gerekiyor. İlk işlerimden birisi bununla ilgili çalışmalar başlatmak olacak. Allah nasip ederse iki tane akıllı kavşağımız var. Bu akıllı kavşakları alt ve üst geçitler ile çözmeyi düşünüyorum. Bizim sadece Muğla’nın değil Türkiye’nin önünü açacak buna benzer çalışmalar yapmamız lazım. Hem şehrimize hem ülkemize katkı sağlamamız gerekiyor. Başkan olmak istememin altında yatan tek sebep budur” dedi.

Mestan Yayman Muğla’da yapmak istediği çalışmalar hakkında ise şu bilgileri verdi:

“Hedefim imkanlar neyse ve ne yapılması gerekiyorsa sonuna kadar yapmak. Mevcut kaynakları en iyi şekilde kullanmanın yanında yeni kaynaklar oluşturabilmek. Ne olabilir bununla ilgili değerlendirilmeyen koylarımız var. Bu koyları değerlendirerek, MELSA şirketini güçlendirerek hem istihdama imkan sağlamak, hem de değerlendirilmeyen yerleri değerlendirmek. Hem hizmet sunacağız hem gelir elde edeceğiz ve o gelirle tekrar yeni hizmetlere dönüştüreceğiz. Özellikle gemilerin atıklarının alınması konusunda bir eksiklik var. Kontrol mekanizması eksik. Bizim kara sularımıza girdiği andan itibaren gemileri mutlaka takip etmek gerekiyor ve bu gemiler bizim kıyılarımızdan su alıyorsa, o kadarda ham maddeyi mutlaka teslim etmesi gerekiyor. Burada hem hizmet vereceğiz hem para kazanacağız. Dolayısıyla uzun süre denizlerimizin, kıyılarımızın kirlenmemesi gerekiyor. Korumamız gerekiyor ve bununda olmazsa olmazı mutlaka ve mutlaka gemilerin sintinelerini kontrol etmemiz gerekiyor. Bununla ilgili tekne çalışanlarında bir bilinçlendirme oluşturmamız gerekiyor. Bu deniz bizim denizimiz. Bugün sahip çıkmazsak yarın çocuklarımızın aç kalacağı inancını vermemiz gerekiyor.  Milas kavşağına zeytinyağları için çok güzel bir teşhir salonu yapacağız. Bodrum’dan itibaren reklam panoları koyacağız. Muğla kavşağına narenciye teşhir salonu kuracağız. Muğla’nın çevre yolunu 300 metre imara açsalardı bugün Bayır’daki birçok lojistik depo bizim çevre yolumuzda olurdu ve bizim çocuklarımız Bayır’a kadar gidip gelmek zorunda kalmazdı. Fethiye’yi bir Venedik ya da Amsterdam modeli yapmak istiyorum. Fethiye’yi kanallarla donatacağız.”

MESTAN YAYMAN KİMDİR?

1967 Bozdoğan Körteke Köyü doğumlu. İlkokulu köyde, ortaokulu Aydın’da, Liseyi Burdur’da bitirdi. 9 Eylül Üniversitesi İktisadi İdari Birimler Fakültesi Maliye Bölümünden mezun oldu. Aynı bölümde master yaptı. 1992 yılında Kamu Yönetimi’nde doktora yaptı. Aynı yıl kaymakamlık sınavını kazanarak Afyon’a Kaymakam Adayı olarak atandı. Ardından Yozgat Çayırlana, Muğla Kavaklıdere, Denizli Çardak ilçelerinde vekil kaymakamlık yaptı. İngiltere’de dil eğitimi aldı. Afyon Hocalar, Erzurum Şenkaya, Batman, Adıyaman, Muğla Kavaklıdere ve Denizli illerinde kaymakamlık ve vali yardımcılığı yaptı. 2008’den bu yana Muğla Vali Yardımcısı olarak çalışmaktadır.

Denizli Vali Yardımcısı iken 7 ay süre ile NATO, Birleşmiş Milletler ve Türkiye ortaklığında kurulan Afganistan’ın Vardak kentinden Bölgesel İmar Ekibi’nde çalıştı. Ülke yönetimi ile ilgili basılmış kitabı ve çeşitli dergilerde yayınlanmış makaleleri bulunmaktadır.

Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetin Azaltılması, Toplumsal Olumsuzlukların Azaltılmasına yönelik eğitim seminerleri ve konferanslar verdi. Evli ve 2 kız babasıdır.Eşi Muğla Üniversitesinde Öğretim Üyesidir

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.