AK Parti İlçe Başkanı şaşırtmadı!

Bu haber 09 Şubat 2013 - 5:17 'de eklendi ve 2.462 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

AK Parti Muğla Merkez İlçe Başkanı Av. Mustafa Çelebi önceki gün Muğla Belediyesi ile ilgili bir basın toplantısı yaptı. Toplantı ile ilgili bu yazımı kaleme alırken başlıkla ilgili çok düşündüm. “şaşırtmadı” dedim. “Şaşırttı” da diyebilirdim!

Bilindiği gibi Sayın Çelebi’nin son basın toplantısı da Muğla Belediyesi ile ilgiliydi. Açıklaması adeta Muğla Belediyesi’ne yanıt vermesi için “çanak sorular” hazırlanmış bir metindi.

Belediye Başkanı Osman Gürün kendisini ciddiye almadı ve yanıt CHP İlçe Başkanı Bahattin Gümüş’ten geldi. Gümüş’ün yanıtı da yanıtsız kaldı!

Geçen hafta Perşembe günü Sayın Çelebi tarafından yapılan basın açıklaması da “çanak sorular” içeriyordu. Bakarsınız yine yanıtı CHP İlçe Başkanı Gümüş verir… Ya da ciddiye almaz cevap vermez…

Ben AK Parti İlçe Başkanı Çelebi aynı yanlışı yapmaz diye umuyordum. Bu yüzden başlığı atarken “şaşırttı” diyebilirdim. Ama kendisinden başka türlüsünü beklemenin de hata olacağı düşüncesiyle “şaşırtmadı” dedim.

xx        xx        xx

AK Parti İlçe Başkanı Mustafa Çelebi en son basın toplantısında sorup yanıtını CHP İlçe Başkanı Gümüş’ten aldığı soruları değiştirip yine sormuş:

– Bu kanalizasyon işini içinden çıkılmaz hale getiren kimdir?

– Bu eski garaj alanını kurbağaların yüzdüğü göl haline getiren kimdir?

– Bu yolları yarım yamalak sıcak asfalt dökemeden bırakan kimdir?

– İptal edilen ihaleler hangi belediyenin ihaleleridir?

Şimdi CHP Muğla Merkez İlçe Başkanı Bahattin Gümüş çıkıp, “Kardeşim biz bu soruların yanıtını geçen sefer sorduğunuzda verdik. Anlamakta güçlük mü çekiyorsun?” derse ne olacak?!!

Günlerdir gazetelerde kanalizasyonun arıtma tesisinin fotoğrafı yayınlanıyor. Belediye Muğlalıları biraz da “tehditkâr” kanalizasyona bağlanmaya davet ediyor. Sistem öyle ya da böyle çalışıyor. Bu konuda daha zekice sorular sorulabilirdi!

Yollara sıcak asfalt kaplamanın yarım yamalak bırakıldığını nereden çıkartıyorsunuz?.. İş bitmiş, havalar izin verdikçe kaldırımlar yenileniyor… Bu konuda sorulabilecek başkaca sorunuç olamaz mıydı? Eski garaj alanında da hukuk süreci işliyor. CHP İlçe Başkanı Gümüş de söyledi bunu daha önce… Sayın Çelebi siz hukukçusunuz da… Hukuk sürecinden başka sorular çıkarmak mümkün değil mi?

Üzgünüm hala Ahmet Karaosmanoğlu’nu geçemediniz!

 xx        xx        xx

Sayın Çelebi sorularını sıraladıktan sonra, “Bu konuda Muğla halkına söyleyecek sözü olmayanlar hakaretlere başlamışlardır. Fikirlerle mücadele etmeyenler hakarete ve fili tacize başlarlar.” demiş.

Bu sözler insana “Yaaaa…” dedirtiyor, ama Sayın Çelebi şöyle devam ediyor:

Muğla kavgayı, dövüşü, küfrü, hakareti sevmeyen insanlardan oluşan bir ildir. Bizler hepimiz ılımlı, olumlu insanlarız. Kavgayla dövüşle işimiz olmamalıdır. Bu durum Muğla’nın marka şehir olma, kültür şehri olma iddiasıyla ne kadar bağdaşmaktadır?

Kim kimle kavga ediyor, kim kimle dövüşüyor?

Muğla’da muhalefet bile yok!

Hatta diyebiliriz ki, Belediye Başkanı Osman Gürün için en büyük şans Muğla’daki AK Parti’dir…

 xx        xx        xx

Meğer AK Parti İlçe Başkanı Çelebi’nin ifadesiyle AK Parti Belediye Meclis Üyesi Hamza Akercan’a denetim görevini yerine getirirken haklı ve kanuni taleplerde bulununca önce engellenmiş, sözlü tacizde bulunulmuş, daha sonra da küfredilmiş. Perşembe günü bütün kıyamet bundan koparılmış!

Muhalefet yapmanın” böyle arada bir çıkış yapmak zorunda kalmak anlamına geldiğini sanan AK Parti Muğla Merkez İlçe Yönetimi’nin basın açıklamasından ben bir şey anlamadım. Hamza Akercan’a denetim görevini kim vermiş?.. Bu görev nasıl bir görevdir?.. Akercan neyi, kimi denetliyor?.. Bu denetim görevini kim, nasıl engellemiş?.. Bu soruların yanıtını yazılı açıklamada arada bul…

Muhalefet yapmak, “Muhalefet demokrasinin olmazsa olmaz koşullarındandır. Bizler demokrasi yolunda şehitler vermiş bir ideolojiden gelmekteyiz. Bizim genel başkanımız sırf fikirlerini açıkladı diye, şiir okudu diye hapislerde yatmış, siyasi yasaklı hale gelmiş bir liderdir.” diye başlayan hamasiyet örneği basın açıklaması yapmak değildir!

Hal böyle olunca  basın toplantısı bütün basın organlarına “Belediye Meclisi’nde küfür krizi” başlığı ile yansıdı!

xx        xx        xx

Neyse gazeteci merakı ile araştırdık öğrendik… Olay Belediye Meclisi’nde değil, “Bütçe Denetim Komisyonu”nda yaşanmış bir olay…

Her yıl belediyelerin bütçeleri bir komisyon marifeti ile denetleniyor. Komisyon 3’ü CHP’den, 1’i AK Parti’den, 1’i de MHP’den olmak üzere 5 belediye meclis üyesinden oluşuyor.

Bu güne kadar bu komisyonda AK Parti’den hep Ziya Ercan görev yapmış. Maraza, araz çıkarmamış. CHP’li üyelerle birlikte denetleme raporunun altına “olumlu” imzasını atmış. Yani “muhalefet” yapılmamış!

Ama bu sefer nasıl olduysa komisyonda AK Parti’den Hamza Akercan yer almış. O da nasıl olduysa “ahret soruları” sormaya kalkmış. Ve kıyamet kopmuş…

Akercan’ı kutluyorum. Keşke önceki yıllarda, o komisyonda Akercan yer almış olsaydı veya Akercan arkadaşı Ziya Ercan’ı uyarmış olsaydı.

Benim anlayamadığım, aynı zamanda partisinin Meclis Gurup Başkanı olan AK Parti İlçe Başkanı Av. Mustafa Çelebi’nin bu gelişmelerle ilgili olmaması…

xx        xx        xx

Muğla Belediyesi Bütçe Denetim Komisyonu üyelerine her gün saat 17.30 – 20.30 arasında çalışılacağı duyurusu yapılmış. İlk toplantı 6 Şubat Çarşamba günü gerçekleşmiş. AK Parti Belediye Meclis Üyesi Hamza Akercan o ilk toplantıda yapacağını yapmış. Yasaların verdiği yetkisini kullanarak, her gün saat 09-12 arasında denetleme görevini yerine getirmek istediğine dair bir dilekçe vermiş. Ayrıca denetim görevini yapabilmek için belediyenin ihale dosyalarını incelemek istediğini belirtip, en son yapılan “Asfalt ihalesi” ile ilgili dosyayı istemiş.

Kıyamet kopmuş… (Adı bende ve elbette Sayın Çelebi’de de vardır) bir CHP’li Meclis Üyesi Hamza Akercan’ı sittir etmiş. Bu olay olurken MHP Meclis üyesi Av. Memiş Hüner Yağcıoğlu’da oradaymış. Akercan’ın dilekçesine olumsuz yanıt verildiği gibi, kendisine asfalt ihalesi ile ilgili dosya da verilmemiş.

Bırakın “muhalefeti” gerçek anlamda “denetim” de Akercan’ın yapmak istediği gibi yapılır.

 xx        xx        xx

Meclis Denetleme Komisyonu’nun görev süresi 45 gün. Belediye 45 günlük mesainin bedelini ödüyor. 45 günün sonunda olumlu veya olumsuz ya da muhalefet şerhli olumlu rapor ortaya çıkıyor. O süre içinde komisyon üyeleri çalışma için kendilerine bir oda isteyebiliyorlar, belediyeden dışarı çıkartmamak koşulu ile mesai saatlerinde istedikleri dosyayı inceleyebiliyorlar. Hatta bir dosyayı incelerken teknik konularda, belediye dışından bir bilirkişi isteyebiliyorlar.

İşte Hamza Akercan’a bu haklarını ve görevini yerine getirmek istediği için “Sen kimsin?” deniliyor. Sittir ediliyor…

İşte bu noktada sorulması gereken soru şudur:

Muğla Belediyesi şeffaf bir belediye değiş mi? Denetimden kaçılmak mı isteniyor? Denetimden kaçılmak isteniyorsa neden?

AK Parti İlçe Başkanı Av. Mustafa Çelebi’nin hiçbir gölgede bırakmadan, gürültüye boğmadan sorması gereken sorular bunlar olmalıydı. Biz soruyoruz…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
tuna güler 10 Şubat 2013 / 23:08

peki sonuç ne olmuş? Dosyalar verilmiş mi? verilmemiş mi? Yada şöyle sorayım; bu tarz bir harekete uğrayan komisyon üyesi neden savcılığa gidip müracaat etmez ? Görevlerimi yapmama engel olunuyor diye ? Farklı şeyler var bu olup bitenlerin altında.. Muhalefet yapmak AKP meclis üyelerinin yenimi aklına gelmiş. Aslında biz Muğlalılar artık yemiyoruz pek çok şeyi. Farkındayız. Ne Muğla belediyesinin mevcut yönetimini, ne AKP ‘nin güdük muhalefetini.MHP’yi saymıyorum bile. Sen, ben,bizim oolan.. ne güzel değilmi?