“AK Parti Gitsin Mi, Kalsın Mı?”

Bu haber 11 Haziran 2018 - 0:56 'de eklendi ve 2.269 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Muğla’dan bir başka TV kanalı seçim programını naklen canlı yayınlamadığından mı ne HABERTÜRK’ün “Seçim Özel” programının yankıları sürüyor. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’e tepkiler sürüyor.

Bu program üzerinden esen havaya bakılırsa AK Parti Muğla’yı çoktan CHP’den teslim aldı!

Program sunucusunun Muğla sokaklarında mikrofon uzattığı insanlara yönelttiği soruların özeti “AK Parti gitsin mi, kalsın mı?” şeklindeydi.

Bunda bir yanlışlık yok tabi. Seçime giderken sorulacak soru bu…

Ancak programın verdiği yanıt şaşırtıcı oldu. TV programında MuğlaAK Parti gitmesin” diyordu.

Muğlalılar ekranda “AK Parti iktidarı gitsin” deseydi, programı izleyen herkesçe ve hatta AK Partililerce de “Eee burası Muğla. Başka ne beklenir.” denilecekti.

Peki, Muğla değişmiş olamaz mı?

xx        xx        xx

Muğla Ne Ara AK Partili Oldu” başlıklı yazım 4 Haziran 2018’de yayınlandı.

Bu yazıyı kaleme alırken şöyle bir baktım, tıklanma sayısı 2 bin 700’ü geçmiş. Hala okunuyor…

O yazımı “Perşembe günü beni sadece Muğla’nın pazarı, çarşısı değil Başkan Gürün de şaşırttı. Ben Osman Gürün’ün yerinde olsaydım, programın ‘Siz Muğla için ne bekliyorsunuz?’ sorusuna ‘Ankara gölge etmesin başka ihsan istemez’ derdim…” diye noktalamıştım.

Başkan Gürün de o gün canlı yayında “Siz Muğla için ne bekliyorsunuz?” sorusuna yanıt verirken, Muğla’nın altyapı sorunlarından ve içme suyu sıkıntısından söz etmişti… Toplam 5 katrilyona malolacak bu işler için “Ankara’nın bu eksikleri gidermesi gerekir” demişti. Konuyu “CHP ve AK Parti’de Seçim Yönetilemiyor” başlıklı ve 7 Haziran 2018 tarihli yazımda sürdürmüştüm.

O yazımda da “Muğla’da mevcut tablo değişir mi korunur mu?” sorusunu sormuş ve bu sorunun söz konusu yayında sorulduğunu anımsatmıştım…

xx        xx        xx

CHP ve AK Parti’de Seçim Yönetilemiyor” başlıklı yazımda “..  Bilindiği gibi Muğla’nın milletvekili sayısı 6’dan 7’ye çıktı. Ancak il başkanlarının yanıtlarına bakılırsa 7 milletvekili yetmiyor. Muğla’nın en az 13 milletvekili olması gerekiyor… Birileri fena sallıyor…” ifadesinde de bulunup, yazıya noktayı şöyle koymuştum:

O gün kendisine uzatılan mikrofona AK Parti İl Başkanı Kadem Mete, ‘İktidar partisi olarak en az 3 milletvekili hedefliyoruz, ama 4’üde zorlayacağız.’ derken, CHP İl Başkanı Adem Zeybekoğlu ‘CHP olarak dördü kesin çıkarıyoruz. Hedefimiz 5’i çıkarmak.’ diyordu. MHP İl Başkanı Mehmet Korkmaz da ‘2 milletvekilimiz olursa 3 milletvekilimiz olursa daha iyi bir performans ile Muğla’mızı Muğla yapacağız.’ ifadesinde bulunuyordu. Programa İYİ Parti İl Başkanı İncilay Gezgin Şekerdağ çağrılmamıştı. O’na ben sordum, ‘2 kesin’ dedi.

Hangisi doğru söylüyor? Bir sonraki yazımda bakalım…

Araya başka konular girdi. Sonraki yazılarda bakamadık. Bu gün bakalım…

xx        xx        xx

O gün programın doğru söylemediği kesin.

CHP’nin 3, AK Parti’nin 2 ve MHP’nin bir milletvekili olduğu Muğla’da yaşayanlar bir tv programında “AK Parti gitsin mi, kalsın mı? sorusuna Kalsın” yanıtı veriyorlar.

Daha bir yıl önce 16 Nisan Referandumu’nda Muğla’dan yeni Anayasa’ya yüzde 30,70 Evet çıkarken, yüzde 69,30 Hayır çıkmış… şimdi ekrana yansıyan o yanıt inandırıcı olur mu?

Olsa olsa “yanıltıcı” olur… Düzeltilmeye muhtaç bir durum.

Muğla’dan yapılan canlı yayının ev sahibi Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün olduğuna göre, yayın sırasında “Bir terslik var. Muğla bu değil.” diyebilirdi.

Demedi…

Muğla’nın altyapı sorunlarını ve içme suyu sorununu anlattı. Toplam 5 katrilyon olduğunu belirttiği bu yatırımlar için Ankara’nın elini uzatmasını istedi!

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Muğla MitingindeÖnümüzdeki Mart ayında yerel seçim var. O zaman çekilirsin biz yaparız” demedi, ama yanıtı Muğla’da DSİ tarafından yapılan ve yapılmakta olan yatırımları anlatırken “Bu işler Büyükşehir Belediyesi’nin işleri, ama biz yapıyoruz işte…” şeklinde oldu…

xx        xx        xx

Hal böyle olunca “yanlı” yapıldığı çok belli olan tv programına tepki gösterilirken, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün de eleştirilerden nasibini aldı, almaya devam ediyor.

Muğla Ne Ara AK Partili Oldu” başlıklı yazımın altına internet ortamında yorum yapan okurlarımızdan Hakan Özaydınlık şöyle demiş:

Beni de bi gülmek tuttu izlerken açıkçası. Lakin bu programı yapanlar aynı şeyi yine CHP’nin açık ara önde olduğu Edirne’de de yaptılar… Mikrofonu Edirneliler yerine cami ziyaretlerine gelen Tokatlı ve Yozgatlılara uzattılar. Fakat benim anlamadığım, bariz algı yaratmak için yapılan bu işe CHP’li Belediye Başkanlarının nasıl alet edildikleri… Edirne’de Recep Gürkan ve Muğla’da Osman Gürün beyefendileri bu duruma düşürenler hala işlerinin başındalar mı? Anti-Piar yemek böyle bir şey olmalı…

O ara Edirne’deki neyle meşguldü bilemeyiz, ama Osman Gürün Muğla’da CHP Milletvekili Aday Listesi’nin başına oturttuğu Mürsel Alban’ı hazmettirmekle meşguldü herhalde…

xx        xx        xx

Muğla’nın kanaat önderlerinden Serdar ŞatırlarMuğlalılar ne bekler, sözüne ‘En çok özgürlük ve demokrasi bekler’ diyebilen bir siyasetçi ve ‘’Muğlalı geleceği ile ilgili çok büyük endişe taşımak istemiyor’ diyebilen bir belediye başkanına sahibiz. Bizim en büyük günahımız bu olsa gerek. Muğlalılar ‘BELEDİYEDEN HİZMET BEKLİYOR’… Seçimde sizin yaptığınız örnekler bizim kanaatimizi etkileyecek ve oy vereceğiz. Yani ödeviniz, göreviniz çok ağır…” şeklinde yorum yaparken, en çarpıcı yorum sinemacılığı kadar televizyonculuğu olan Yusuf Niş’ten geldi.

Önce “Muğla’nın sorunu para değil, beceriksizliktir. Ve tabii ki,israf: dağa taşa devasa outdoor panoları dikmek gibi..” diye yorum yapan Yusuf Niş hızını alamamış, şu yorumunu da paylaşmış:

Rezaletin resmi ile ilgili yorum paylaştım. Farklı bir konuya dikkatinizi çekmek, özellikle Ö.Özgür’ün dikkatine sunmak isterim: Hebertürk Tv.den kent kent dolaşıp ‘İktidar kalsın mı, gitsin mi?’ diye soruşturan ve görevi ‘kalsın’ cevaplarını seçip kurgulayarak algı oluşturmak olan, biri Muğla’da misafir edildi. .. Esas mesele canlı yayın sırasında bu röportaj VTR’lerini izleyip de gıkını çıkarmayan Osman Gürün’ün dut yemiş bülbül gibi suskunluğudur… Orada insan, ‘Bir dakika arkadaş, yaptığın röportajlardaki seçimin Muğla’nın genel eğilimini ve gerçeğini yansıtmıyor’ demeliydi. Sonuç: Osman Gürün ekrana çıkıp iki laf edeceğim, reklamım olacak diye Muğla’yı sattı!..

Bu yorumun yorumu da Muğlalıların

xx        xx        xx

Özgün yorumları ile dikkat çeken Bahattin Ercan uzun bir yorum yapmış. İşte özeti:

Muğla gibi aydınlık yüzlü bir ilde, hala bu kafada köylümüz varsa kabahat bende olabilir, belki de koltuktadır..! Tüm parti yöneticilerini̇n söylemine baktığımızda da, gerçek dışı, algı operasyonu içerikli akıl tutulması söylemler! Başlık formatınıza gelince; yerelde AK Parti’nin seçim kazanıp risk almasına gerek yok, her koşulda zaten iktidardalar.. Osman’a bak, ekibine bak, kadrosu ve daire başkanlarına bak, muhatap oldukları davalara bak, reklamlara ve billboardlara bak, orada ne görüyorsunuz! Beni görüyorsunuz, bir de okul arkadaşlarımı..! Pekii, saçlarım kırarmış mı, yoksa kel mi görünüyorum..? Gençler beklesin gari sıra bana gelecek diye..! Tövbe olsun ki bu koltuktan kalkmam! Zaten tövbeye gerek de yok! Koltuğa yalaka tutkalı sürülmüş, koltuğun beni bırakmaya niyeti yok.. Ah o liste yok mu o liste.. Gölgelerin gücü adına.. Nokta.

Yazımıza gelen yorumlar bu kadar değil. Köşenin sonuna geldik. Öteki yorum sahipleri kusura bakmasınlar…

Muğla’da mevcut tablo değişir mi korunur mu?” sorusunun yanıtını bugünde veremedik.

Söz vermeyeyim, ama yanıtı yarın birlikte ararız…

———————————————                                                                    ————————————————–

GÜNÜN SÖZÜ: Bazı insanlar prensipleri için partilerini değiştirir, bazıları partileri için prensiplerini değiştirir. (Winston Churchill)

ÇİVİ

Üniversiteden Doktor Öğretim Üyesi Ümral Deveci “Muğla’da otobüs firmalarının şehir içi servisleri kaldırılmış. Öğrenci şehrinde dolmuşlar öğrencilerin valizlerini taşıyabilecek mi? Metro Yok! Tramvay Yok! Dolmuş var, Taksi var! Allah yardımcıları olsun.” demiş.

Beni Bi Gülmek Aldı:))))

————————————————————————————————————————————–

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Mehmet Keza KUNDAKÇI 11 Haziran 2018 / 10:40

Merhabalar,iyi haftalar herkese,
Haydi Abbas vakit TAMAM, akşam diyordun,işte oldu akşam…
Medyanın gücünü istedikleri gibi kullanarak bugüne gelenler de görüpduru,
artık vakitin TAMAM olduğunu da,ama atandıkları görevi iyi yapma çabasını sürdürmeleri bunlar,
derken, Osman Gürün ve saz ekibinin,bizim yörenin havalarını iyi çalamadıklarından kaynaklanan,sıkıntıları,
millet ve memleket sevdamızın baskın,ağır gücü ile şimdi hissetmiyoruz bile,
Hayırlı olsun hepimize.
En çok da nar ince üreticisi gibi tüm üreticilere,köylümüze,çiftçimize,
zaten Milletimizin Efendisi KÖYLÜMÜZ memn olunca, Tüm Türkiye mutlu ve mesut olacak,
selamlar,

Nilgün Açık Önkaş 11 Haziran 2018 / 13:35

Doktora yaptığım yillar kitap dolu bavulla (kitaplar taş gibi ağır olur, edebiyat erbabı bilir ne demek istedğmi) Aşti otogarindan Gazi Üniv.e gitmek için uğrasırdim, taksiciler yakın mesafe diye almazdı. Metroya binsen Beşevler metrosunda inersin yine mesafe var elinde bavulla yürümek gerekir ama o kitap ağirligi ile bu mümkün degil. O zamanlar tekerlekli bavul yoktu. Benim halime acıyan biri yapmış olabilir tekerlekli bavulu. 🙂 Ben bu acıyı iyi bilirim, bu sebeple öğrenci merkezli üniversite sloganı ile yola çıkan Üniversitemiz, hizmette sınır tanimayarak öğrencileri bavullarıyla mağdur etmeyecektir diye düşünmekteyim. Bilmem yanılıyor muyum?

salihdemir 11 Haziran 2018 / 20:51

CHP’ye 30 yıl 40 Yıl 50 yıl partiye oy verenlerin bu seçimde CHP’ye oy vermeyeceğini duydukça içim parçalanıyor. Bu seçim kadar parti tabanının kırgın olmadığını görmedim. Bunların sebepleri çok. Birkaç örnek vermek gerekirse CHP Gençlik kolları başkanlığı yapmış iki gencin anlattıkları (başka partide olsa Mürsel Alban ve Osman Gürün anında partiden ihraç edilirdi) Halkın soyulmasına karşı çıkan 3 değerli meclis üyesinin cezalandırılması, Hüseyin Anıl’a 618 sayfa, Ali Turbalıoğluna 210 sayfa suç delili (Muharrem İnce’nin paylaşımının bile suç sayılması), Bodrum Belediye Başkanının Menteşe İlçesinde yaptığı toplantıya katılmayın diye Muhtarların defalarca aranması. Aynı partiye mensup Belediye başkanı toplantı yapıyor aynı partiye mensup Büyükşehir, Menteşe Başkanları, İl Başkanı katılmayın diye muhtarlara telefon edip baskı yapıyor. İl Kongresinde aynı partiye mensup İlçe Belediye başkanı bindirilmiş kıtalar getirerek diğer İlçe Belediye Başkanını yuhalatıyor. Başka partilere mensup birçok kişiyi zorla partilerinden istifa ettirerek Büyükşehire işe almak. (örneği sosyal medyada var) Muğla’lı CHP’liler hiç kimseye biat etmek zorunda değildir. CHP’liler biatçılığı kabul etmez. Daha söylenecek çok söz var seçimden sonra.