AK Parti Büyükşehir Dedi!

Bu haber 20 Ocak 2016 - 23:37 'de eklendi ve 1.303 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

CHP’li Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’un Büyükşehir Belediye Başkanı Adaylığı açıklamaları ile ilgili tartışmaları erken bulanlar çıkıyor. “Ne gerek var? Gereksizce gündem işgal oluyor.” diyenler var.

Yerel seçimler 2019’da. 3 yıl var. Buradan bakarsak tepki verenler haklılar…

İyi de yerel yönetimler seçime çeyrek kala aday olunacak; “Ben de varım” denilecek veya aday aranacak noktalar mı? Mevcut belediye başkanının icraatlarına sessiz kalacaksın, sonra seçimde karşısına geçip “Ben daha iyi yaparım” diyeceksin.

Kim inanır?

 

xx           xx           xx

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün 3 dönem Muğla Belediye Başkanlığı yaparken AK Parti ve MHP’den kendisine muhalefet eden oldu mu? Her iki partiden “Saim Gürsoy’u saymazsak” bir Ahmet Karaosmanoğlu çıkmadı!

Başkan Gürün’ün Muğla Belediye Başkanlığı döneminde ve Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığında karşısına en ciddi rakipler yine partisi CHP’nin içinden çıktı. Parti içi demokrasi işlemediği için şansları yoktu o başka…

Görüldüğü gibi yerel seçime üç yıl kala Başkan Gürün’e rakip yine CHP içinde çıktı: Mehmet Kocadon ve Ali Acar… Başta Fevzi Topuz olmak üzere başka isimlerde çıkacaktır.

AK Parti ve MHP’de isim var mı?

 

xx           xx           xx

Tavuğun yumurtası şeyinin ağzına geldiğinde folluk aradığı gibi siyaset yapma anlayışının sonucu değişmiyor.

Bu anlayış yüzünden Menteşe’de 7 aday adayının yarıştığı önseçimden aday olarak akla gelmedik bir isim çıkarken; AK Parti’de Büyükşehir Adaylığına soyunan Mestan Yayman da Menteşe adaylığına fit oldu. Sen ilin Vali Yardımcısı olacaksın, kalkıp il merkezinin belediye başkanlığına razı olacaksın! Burada sorulması gereken soru şu:

Mestan Yayman Muğla Belediyesi’nin icraatlarını ne zaman eleştirdi?

Aynı seçimin MHP’li Adayı Osman Can Yenice yerel yönetimlerle ilgili fazlası ile bilgi sahibi olmakla birlikte Muğla’da bile değildi!

 

xx           xx           xx

Büyükşehir’de ise AK Parti’yi adaysız kalmaktan Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar kurtarmıştı. Mansur hocanın adaylığı birkaç yıl önceden kararlaştırılmış olsaydı çok daha farklı olabilirdi.

Büyükşehir Yasası’nı 2012’de AK Parti çıkardı. Yasayı çıkardınız, belli ki 2 yıl sonra Muğla’da Büyükşehir seçimi olacak. Hal böyle iken hemen seçim hazırlığına girişilmez mi?

En azından bir yıl önceden bir aday çıkarılmaz mı?

Büyükşehir’de neredeyse MHP’de adaysız kalıyordu. Orada da kendisine “Nasıl olsa biz bu seçimi kaybediyoruz. Seçimden sonra milletvekilliğine dönersin.” denildi mi bilen yok Milletvekili Mehmet Erdoğan aday gösterildi.

Bu seçmene karşı ciddiyetsizlik sayılmaz mı? O seçimde adeta seçmenle dalga geçildi.

 

xx           xx           xx

Anlayacağınız 2014 Seçimi CHP’ye değil, bugün Büyükşehir Belediye Başkanı olan Osman Gürün’e armağan edildi… Armağan edildi, çünkü CHP önseçime bile gerek duymadı!

Oysa CHP Muğla’da Büyükşehir adayını “önseçim” ile belirlemek üzereydi… Üstelik muhalefet aday bulmakta zorlanırken, CHP’de ise Muğla’yı en az Başkan Gürün kadar yönetebilecek; hatta bazıları Başkan Gürün’den çok daha iyi yönetebilecek çok sayıda aday adayı vardı.

Muhalefetin bu işin sırrını araştırmasında yarar var… Kimse de kalkıp “Muğla’da nasıl olsa CHP kazanır” gerekçesine de sığınmamalı. O zaman adama “Aday da çıkarmayın” derler!

Muhalefetin olmadığı seçimde CHP neden önseçim yapsın değil mi? Kazık dik, al seçimi!…

 

xx           xx           xx

Bu anlamda geçtiğimiz günlerde AK Parti’de çok önemli bir gelişme yaşandı. CHP’de Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon ile Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar’ın Büyükşehir Belediye Başkanı adaylıkları gündeme getirilirken, AK Parti’nin önde gelen iki yerel kurmayı Muğla Milletvekilleri Hasan Özyer ve Nihat Öztürk yaptıkları açıklama ile herkesi şaşırttılar. Beni de… Bunu olumlu anlamda söylüyorum. 2019 Yerel Seçimi için adeta “Biz de varız” dediler… O açıklama basına şu başlıkla yansıdı:

AK Parti 2019’a Hedef Koydu

Ama nedense bu başlık AK Parti’nin Muğla teşkilatlarında ve münevver kalemlerinde heyecan, sinerji yaratmadı. Yoksa inandırıcı gelmemiş olabilir mi?

 

xx           xx           xx

Ben bugüne kadar Muğla’da önlerine yerel seçim hedefi koyan bir AK Parti Milletvekili görmedim. Tabi bir AK Parti İl Başkanı da görmedim!

Bu anlamda Milletvekilleri Özyer ve Öztürk’ün Muğla’da yerel seçim hedefi koyan ilk milletvekilleri olduklarını söyleyebilirim. Ben Milletvekili Öztürk’ün il başkanlığı döneminde böylesine önemli bir hedefi neden akıl etmediğini de merak ediyorum.

Tabi Milletvekili Öztürk zeki adamdır… “Benim il başkanlığımda böyle hedefleri paylaşabileceğim milletvekilleri yoktu” diyebilir. Doğrusu AK Parti İl Başkanı İhsan Küreci çok şanslı… (!)

 

xx           xx           xx

Basına yansıyan haberlere göre, AK Parti’nin Fethiye’de yapılan 2016 yılının ilk İstişare Toplantısı’nda Muğla Milletvekili Nihat Öztürk, “Kimsenin adamı olmadan AK Parti’nin davası için çalışıp Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Fethiye Belediyesi’ni de kazanacağız” ifadesinde bulunmuş. ÖztürkKimsenin adamı olmadan” derken ne demek istediği anlaşılmamakla birlikte şöyle devam etmiş:

Seçim bitti ama Muğla ve Fethiye’de seçim yeni başladı. AK Parti teşkilatlarının birlik beraberlik içinde olmaya ihtiyacı var. Tek bir amacımız var: hizmet etmekte en üst noktaya ulaşmak. O yüzden bir birimize destek olup bir sonraki seçimlerde hazır olmalıyız. Bölünerek değil, toplanarak, büyüyerek hazırlanmalıyız. Çalışıyormuş gibi yapanlarla, aramıza nifak sokanlardan uzak duracağız.

Muğla Milletvekili Hasan Özyer de yaptığı konuşmada. “Seçimlerden sonra Muğla için çalışmalara başladık. Muğla’da bütün teşkilatlarla birlik ve beraberlik içinde çalışıyoruz. Böyle olunca sorunlar daha çabuk çözülüyor. Önümüzdeki günlerde Muğla’daki projeleri bir bir hayata geçeceğini göreceğiz.” demiş…

 

xx           xx           xx

Vekillerin bu sözleri AK Parti’de olduğu gibi basında da pek yankı bulmadı. Algı meselesi. Ben vekillerin açıklamalarını önemsiyorum… Bu sözlerle ortaya bir de “ciddi” bir “aday” konursa Muğla siyasetinde bu yeni bir milat olabilir…

Milletvekillerin açıklamaları Fethiye’den geldi. Hal böyle olunca akla Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı geliyor. Ne CHP, ne AK Parti kendisini DP Adayı olduğunda da geçemedi! Yoksa Başkan Saatcı AK Partili mi oluyor? Olmadan AK Parti’nin işi zor…

Bir de AK Parti’de yeni il başkanı arayışı sürerken, kulislerde adaylardan eski İl Sağlık Müdürü İskender Gencer için “Partisine Büyükşehir adayı aratmayacaktır” deniliyor.

Yoksa vekillerin 2019 hedefi açıklamalarının nedeni bu olabilir mi?

Bekleyip görelim…

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Erhan Özkan 21 Ocak 2016 / 10:05

Özcan bey; masal bu ya; bir Zaman’lar bir şehirde her seçimde rahat bir parti ile kendi içinde uzlaşma sorunlu bir parti adayları seçime girermiş, sonuç malum. Bu şehirde Zaman’ında uzlaşmayan kişiler, yine uzlaşan taraf gibi gözükmeye başladıklarında, seçmen bayram değil seyran değil küçük enişte niye Web sitesi kurdu diye düşünürmüş. Malum ilkeli, Münevver insanlara hep ihtiyaç duyulur, bu şehirde bu boşluğu gören biri tam tersi görüşte olmasına rağmen ve bu durumu tüm basına yansımasına rağmen , kendini feda edip bu boşluğu doldurmuş. Sonra bir Zaman’lar her akşam oturduğu ve masal bu ya geçimini sağladığı eşkenardörtgen grubuna savaş açmış, yetmemiş o ile reisi ak olmaya ya da en azından niyeti olanlara destek olurmuş, tabii masal bu bir katkı ile. Hatta Nasreddin hoca buna “parayı veren düdüğü çalar” sözü benimdi, sen elimden ne aldın diye sitem edermiş. Zaten Timur’a beraber gitmişler, siz bu kafayla gidin ben size bir kaç fil vereyim, siz o fiili durumlar ile uğraşın, seçimler dediğin zaten alamazsınız, buna şahit olan biri o atasözünü bulmuş “kargadan kılavuz olanın burnu gülmkokusu duymaz” diye. Masalın sonu bilinen malum sonla bitmiş, gökten 3 elma düşmüş, o da başlarına düşse demiş dede korkut ama, çürümüş işte, artık yasak elma olmuş…. Masalımı okuyanlara teşekkür ederim, her hangi bir kişi olay ve durumla ilgili değildir,eğer böyle bir anlam çıkıyorsa o sizin öyle anlamak istemenizden. Saygılarımla