Ahmet Davutoğlu ve Muğla

Bu haber 26 Ağustos 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.499 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu sanıyorum (Bodrum’da bakanlığının düzenlediği toplantıları saymazsak) Muğla’ya bir kere geldi.

Ve yine sanıyorum, 2012 Yılı Mayıs Ayında AK Parti Muğla İl Başkanı Nihat Öztürk’ün “seçilmiş il başkanı” olduğu kongreye gelmişti.

O gün Kapalı Spor Salonu’nda kurulan sahnenin bir başından öbür başına gide gele irticalen konuşurken salonu dolduranları şöyle selamlamıştı:

Akdeniz fatihi Turgut Reis’in, Ege fatihi Menteşe Bey’in, Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın hemşerisi, Şahidi hazretlerinin gönüldaşı Muğlalılar…

Oturduğum basın masasında etkilenmiştim. Salondakiler Şahidi hazretleri dışında adı geçenleri ne kadar tanıyabilirlerdi bilmiyorum, ama ben Menteşe Bey’in denizciliğini o ana kadar bilmiyordum.

Etkilenmem, utanmaya dönüşmüştü…

xx        xx        xx

Davutoğlu o “Dışişleri Bakanı” sıfatıyla yaptığı Muğla ziyaretinde sadece kongrede yaptığı konuşmanın selamlaması ile değil, Şahidi Eren’i ziyareti ile de şaşırtmıştı bizleri…

Bizi şaşırtan Şahidi’yi ziyaret eden ilk “devlet büyüğü” olması da değildi. Şahidi’ye halkla selamlaşarak, yürüyerek çıkmasıydı…

AK Parti kuruluşundan bu yana ilk kez bir “Olağanüstü” kongre yapıyor. 27 Ağustos’ta, yani yarın yapılacak kongre; 1. Olağanüstü Büyük Kongre.

Olağanüstü kongreye ne gerek vardı ki? Bildiğimiz kadarıyla ve büyük bir olasılıkla önümüzdeki Kasım ayında İl kongreleri var. Hatta şu günlerde AK Parti Muğla İl Başkanlığınayeni il başkanı” arayışları da var!

Daha açıkçası partilerin en az iki, en çok üç yılda bir büyük kurultay veya kongrelerini toplamaları gerekiyor. AK Parti en son Büyük Kongreyi 2012 de yapmıştı. Yani ilçe kongrelerinin behemehâl önümüzdeki Eylül ayında başlaması ve 2015’e kadar da Büyük Kongre’nin yapılması gerekmekte…

Genel Başkan Yardımcılarından birinin “Genel Başkan Vekilliğinde” parti olağan Büyük Kongreye götürülebilirdi.

Neyse biz konumuza dönelim…

xx        xx        xx

Yarın yapılacak Olağanüstü Büyük Kongre ile ilgili “Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı 28 Ağustos’ta sona eriyor. Olağanüstü Kongre ile partisine genel başkan ve dolayısıyla başbakan olma ihtimalinin önüne geçildi” yorumları yapılıyor. Bilemeyiz… AK Parti’nin neyi nasıl yapacağına karışacak değiliz.

Görünen o ki yarın yapılacak Olağanüstü Büyük Kongre’den Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu oybirliği ile AK Parti’nin 2. Genel Başkanı olarak çıkacak.

Nitekim geçen hafta sonunda yapılan AK Parti Muğla İl Danışma Kurulu Toplantısı’nda konuşan İl Başkanı Nihat Öztürk şöyle demiş:

Dışişleri Bakanımız, genel başkan adayımız Ahmet Davutoğlu’nun arkasında olduğumuzu ilçe başkanlarım ve delegelerimle beraber Muğla’dan duyurmak istiyoruz.

Belki de İl Başkanı Öztürk, “… ilçe başkanlarımız ve delegelerimizle” dedi de meslektaşlarım yanlış ifade ettiler.

Öyle ya da böyle yarın AK Parti’nin 2. Genel Başkanı Davutoğlu…

Hemen ardından da resmen Başbakan olacak…

xx        xx        xx

AK Parti İl Başkanı Nihat Öztürk’ün kongresi için 2012 yılında Dışişleri Bakanı olarak Muğla’ya gelen Davutoğlu, “Başbakan” sıfatıyla muhtemelen Kasım ayında yapılacak Muğla İl Kongresi’ne gelmeyecektir.

Ama Başbakan olarak Muğla’ya bir biçimde gelecektir. Ki kendisi 2012 Muğla İl Kongresi’nde konuşurken şöyle diyordu:

Ben kendimi Muğlalılar kabul ederse, kendimi Muğla milletvekili, Muğla’nın bakanı olarak arz ediyorum. Muğlalıların hemşerisi olarak görüyorum. Çünkü özellikle yaz sezonunda Bodrum’da önemli toplantılar gerçekleştirdik.(*)

Elbette yeni görevi ile birlikte hemşerisi olduğu Muğla’ya gelecektir. Hep beraber göreceğiz.

xx        xx        xx

Rahmetli Turgut Özal’ın Cumhurbaşkanlığı’nda yaptırıp, sık sık dinlenmeye geldiği Gökova Körfezi’ndeki Okluk Kuyu Devlet Konukevi Süleyman Demirel ve Ahmet Necdet Sezer tarafından kullanılmadı. Adeta terk edilmiş, cezalandırılmış gibi mahzun kaldı…

Nedense Okluk Koyu’nun ve Muğlalıların gönlünü almak 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de aklına gelmedi. 12. Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın aklına gelir mi bilmiyoruz, ama bakarsınız “hemşerimiz” olarak 28. Başbakanımız Davutoğlu önümüzdeki günlerde, aylarda Muğla’da olacaktır.

Muğla’ya iki yıl önce geldiğinde, daha önce dönemin Başbakanı Erdoğan’ın Akyaka’da bir hafta dinlendiği Çobantur Tesislerinde bir gece konaklamıştı. Belki yine burada konaklar. Kim bilir belki de “Okluk Koyu’nu Cumhurbaşkanlarımız kullanmıyor. Başbakanlık olarak biz kullanalım, dost ülkelerin başbakanlarını yazları burada ağırlayalım.” der.

Neden olmasın?

xx        xx        xx

Sayın Davutoğlu iki yıl önce kongre için geldiği Muğla’da kongre salonunda konuşurken il kongresinin gerçekleştiği Kapalı Spor Salonu’nun Muğla‘ya yetersiz geldiğini belirterek, Gençlik Spor Genel Müdürlüğü ile hemen orada görüşmüş ve yeni bir Kapalı Spor Salonu müjdesi vermişti.

O salon şu anda Kışla Park’ta yapılmakta. Gelirse Sayın Davutoğlu’na teşekkür ederiz.

Sayın Davutoğlu Şahidi hazretlerini ziyaretinde de anımsadığım kadarıyla Şahidi Camii ile aynı yerde Şahidi hazretlerinin yaşadığı söylenen evin birleştirilip burada “Şahidi Külliyesi” oluşturulması için Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne de talimat vermişti.

Dışişleri Bakanı olarak sözünün Vakıflara geçmediğini söyleriz. (!)

xx        xx        xx

Sayın Davutoğlu kongrenin ardından Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde bir “akademisyen heyecanı” içinde İİBF ek binası ve Fen Fakültesi ek binası ile Sıtkı Koçman Yabancı Diller Yüksek Okulu ek binasının açılışlarını yaparken de “Muğla Üniversitesi’ne her türlü katkıya hazırım.” demişti.

Bir elma, gönül alma” diye bir söz vardır. O hesap… Muğlalılar bir Dışişleri Bakanı’nın her ne kadar “hemşeriyiz” dese de doğup, büyümediği bir yer için yapabileceklerinin sınırlarını bilir. O yüzden yeni Kapalı Spor Salonu yetti bile…

Kim bilir belki Kapalı Spor Salonu’nun açılışını da “Başbakan” sıfatı ile Sayın Davutoğlu yapar. Güzel ve anlamlı olur.

O zaman kendisine anımsatırız. Şöyle deriz:

İşte şimdi Başbakansınız. Üniversitemize her türlü katkıya hazır olduğunuzu söylemiştiniz. Üniversitemiz çok şey istemiyor. Şu Tıp Fakültesi ile Hastanesi’nin bir an önce bitirilmesini sağlayın ve Devlet Hastanemizin de düzenlenerek yeniden hizmet vermeye devam etmesini sağlayın yeter.

Belki de ardından ekleriz:

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin Tıp Fakültesi ve Hastanesi’nin Karayolu bağlantısını sağlamaya niyeti yok. Şu Karayolları Bölge Müdürlüğüne de bir talimat veriverin.

Tabi Cumhurbaşkanı Erdoğan kalkıp, “Ahmet sen deli misin? Bu Muğla’dan bize oy çıkmıyor.” diye uyarıp, engel olmazsa…

Neyse Sayın Davutoğlu’na başbakanlığında başarılar dileriz. Hayırlı olur inşallah.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Ömer KAVAS 26 Ağustos 2014 / 01:46

AGA nın eli öpülmezmiş.
Ne yapalım, Kaderde varsa ne yazar ki, hiç üzülmem tabii ki,
Aslında bende istiyorum, yazmayı bir gazete de;
Amma;
Özcan der ki; Ömer haylanmaz,
Çüçen der ki; Sebatsız Adam,
Kibar der ki; Yılda 15 gün çalışır,
Kimileri der ki; Ömer adımını boşuna atmaz,
Bende derim ki; HEPSİ DE DOĞRU,
HAAAA BAK YALNIZ yılda 15 gün iş anlamında çalışırım, diğer türlü günde 4,5 5 saat uyurum, 24-7-365 bana çok az geliyor.
Çok detaycı bir özelliğim var,
Bir sorun illa ki çözülmesi gerekir bana göre, yoksa orda aylarca takılır kalırım.
…..ooo…..
21.08.2014 tarihli yazınızın altında yorum yapan Sayın KARTAL’a dün hafifce takılmıştım,
Yazı uzun oldu diyerek bölerek göndermiştim.
Gözlerim ameliyatlı ve beni erken terk ettikleri için, sürekli ilaç yardımıyla yazılarımı yazabiliyorum, ilaç paramı yazık etme,
İstersen yazımı son defa yayınla ki, iyi bir pazarlık yapmış olalım.
Şehir dışındayım, Perşembe veya Cuma Muğla’da olacağım.
Aslında yazılarımın kısmen yayınlanmasını istiyorum. Konuşuruz.
…..ooo…..
İki yıldır sürekli ertelediğim, Yasa formatındaki-tadındaki kitabımı 5-6 ay daha çalışarak bitirmek ve yayınlamak istiyorum. Anlaşmamın cezalarını uygulamaya sokarlarsa tekrar battım demektir.
Oofff pazarlık kısmı bile bir sayfa oldu.
…..ooo…..
21.08.2014 tarihli yazınızın altında yorumcu Sayın KARTAL’a sevgilerimle;
…..ooo…..
Sayın KARTAL detaylı düşünceden bahsetmiş,
Bak, MOLA-RAY Projesinde Durak sayısı, yeri ve hatta Genç Yapı ile Obam evleri arasında Marmaris Yolu üzerindeki köprülü duraktan Yeni Hastane Binasına kadar hareket edebilen Hasta ve Refakatçilerinin nasıl ulaşacağına kadar düşünülmüş –ayrıca yerinde de yaya olarak günlerce dolaşılarak yapılan– bir çalışma.
Yürüyen döşemenin animasyonuna kadar hazırlanmış bir projedir.
Önemli olan yapım Finansmanının nasıl sağlanacağı detaylı çözülmüş, kullanılacak beton-demir-hafriyat yaklaşık miktarları ve maliyetleri çıkartılarak yapılmıştır.
Cumhuriyet-Recai Güreli Caddesindeki yer altı tünelinin Binalara zarar vermeden, önemli yapılara yer altı bağlantılarının nasıl yapılacağına kadar çözülmüş. Örneğin Büyükşehir Belediye binasına, Kültür Merkezine Duraktan yeraltından Tünelle ulaşılabilecektir.
2. ve 3.Etap çalışmanın hangi güzergahta olacağı ve ne amaçla yapılacağı tasarlanmıştır.
…..ooo…..
Çalışma esnasında-tepkileri değerlendirmek için, kısmen özetle açıklanarak yapılan görüşmelerimde; sen hangi Holdingin adamısın diyenleri, ihale peşinde olduğumuzu söyleyenleri, –Hayvan—-cılık Projemizde süt makinesini nereden alacağımız soruldu, bende imalatçısından deyince hemen o holdingin adamı oluverdim.
Eeee Babanın süt makinelerinden alsaydık da babanın adamı olsaydık cevabını da verdik tabii ki.
…..ooo…..
MOLA-TERMİNAL nerede-nasıl yapılacak, İlçelerdeki öncelik sıralamasına kadar planlanmış, MOLA-FUAR alanının nerede yapılacağı, şeklinin nasıl olacağı, yapay göletinin teknik özellikleri-sızdırmazlığı-büyüklüğüne kadar düşünülmüş (içinde tekneyle dolaşılabilecektir) bir başka projedir.
…..ooo…..
Kimileri sürekli Üniversite Raporlarından bahseder,
Sorunun çözümünü üzerinden atmak, kaçan Treni arkadan bakmak için.
….. Bende gitsem bir Üniversiteye
…..veya bu konuda uzman bir danışman imalatçı firmaya,
…..70.000 nüfuslu Muğla’ya Raylı Sistem olur mu diye sorsam;
…..hemen bana da olmaz derler, –dediler de çalışma esnasındaki görüşmelerimizde–
…..ooo…..
10 yıl içerisinde eski Sovyet Bloğunda yer alan Doğu Avrupa’daki ülkelere Devlet kesesinden sözüm ona Teknik inceleme gezisi düzenlemeyen on bin nüfus üzerindeki Belediye-Ticaret Odası-Sanayi Odası vs. var mı? Merak ediyorum.
Otel odalarında “Teknik inceleme gezisi” düzenleneceğine, sorunların çözümlenmesi için Halktan ilgili-yetkili Kişilerle sorun çözmek için bilgilendirme-bilgilenme gezileri düzenlenmiş olsaydı, gelişmiş çağdaş Ülkelerde Raylı Sistemlerin nasıl işlediğini görürlerdi.
…..Burada hedefi nasıl belirlediğin, kararlılığın çok önemlidir.
On yıl önce Eskişehir de Yüzme için Plaj olacak, üstelik DSP-CHP li bir Belediye yapacak dense idi galiba birileri ….. yırtarcasına gülerdi.
…..…..Ama kararlılık sorunu çözmüştür…..…..