AHİLİK, YEREL YÖNETİMLER, ÜNİVERSİTE, ODALAR…

Bu haber 01 Ekim 2012 - 0:00 'de eklendi ve 721 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce


Kim düşündü ise iyi düşünmüş, 17-22 Eylül tarihleri arasında “Ahilik ve Ahilik Kültürü Haftası” yapıyoruz. Bu sene 5’ncisi yapıldı. Hafta etkinlikleri olarak ne yapıldı bilmiyorum. Bilen de yok!
Ama açılış etkinlikleri sönük geçmiş… Katılım az olmuş. Esnaf ilgisiz kalmış. Hatta protokol olmasa neredeyse kimseler yokmuş!
Neden?
Tabi biliyoruz, günümüzde Ahilik yok. Esnaflıkta mı öldü?!!
xx xx xx
Ahilik, Ahi Evran tarafından Hacı Bektaş-ı Veli’nin tavsiyesiyle kurulan esnaf dayanışma teşkilâtıdır.
Aslen Horasan Kökenli olup Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Anadolu’da yaşayan Türkmen halkın sanat, ticaret, ekonomi gibi çeşitli meslek alanlarında yetişmelerini sağlayan, onları hem ekonomik hem de ahlaki yönden yetiştiren, çalışma yaşamını iyi insan meziyetlerini esas alarak düzenleyen bir örgütlenmedir. Kendi kural ve kurulları vardır. Günümüzün esnaf odalarına benzer bir işlevi olan Ahilik iyi ahlakın, doğruluğun, kardeşliğin, yardımseverliğin kısacası bütün güzel meziyetlerin birleştiği bir sosyo-ekonomik düzendir.
Hadi şimdi bana bir tane Ahi Evran gibi Ticaret Odası, Esnaf Odası Başkanı gösterin…
xx xx xx
Etkinliklerde Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’ni tarihçi Doç. Dr. Bayram Akça temsil etmiş.
Ahilikte ideal insan tipinin “dili ve gözü kapalı insanlar” olarak nitelendirildiğini dile getiren Akça, “Ahinin kapısının, sofrasının ve gönlünün de herkese açık olması gerekir. Buradaki amaç geçmişten bir takım dersler çıkarıp günümüzdeki küreselleşme hareketi içinde, üretici ve tüketici arasındaki problemleri çözme konusunda, esnaf teşkilatına yol gösterici olmasını sağlamaktır.” demiş.
Güzel demiş…
Demiş de dili, göze kapalı insan kaldı mı?!!
Muğla bu gün Ahilik geleneğini yaşatmasalar da “Ahilik kültüründen” birazcık olsun nasiplenmiş oda başkanları olsaydı, bu gün il merkezimiz ve ilçelerimiz AVM’lere teslim edilmiş olur muydu?
Muğla’da topu topu kaç esnaf kaldı? Kalanlar da “Gitmek mi zor, kalmak mı zor” diye feryat ediyor.
Esnaf “Ahilik ve Ahilik Kültürü Haftası” etkinliklerine gelip neyi kutlasın?
xx xx xx
Her işimiz “miş gibi”…
Oda başkanlarımız oda başkanıy-mış- gibi… Esnafımız esnaf-mış- gibi… “Ahilik ve Ahilik Kültürü Haftası” kutlaması da kutlanıyor-muş- gibi…
Mış gibi, miş gibi, muş gibi eh işte bu kadar…
Nitekim Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülent Karakuş törende eskiden ahiliğin esnaflar arasındaki dayanışmayı sağlayan çok önemli bir değer olduğuna dikkat çekerek, “Günümüzde rekabetin artması ahilik değerlerinden uzaklaşmamıza neden oldu. Yapılan etkinliklerle ahilik değerlerini topluma verebilirsek bu bizi mutlu eder.” diye konuşmuş.
Sanki her alanda akıl tutulması yaşıyoruz… Ticaret Odaları, Esnaf Odaları “dayanışmayı sağlayamıyorlarsa” ne iş yapıyorlar?
Bari bu etkinlikte odalarımızla üniversitemiz ve yerel yönetimlerimiz ele ele verip, “Ahilikten AVM’lere” başlıklı bir sempozyum, panel veya çalıştay gerçekleştirebilmiş olsalardı…
xx xx xx
Ama her şeye rağmen bu sene “Ahilik ve Ahilik Kültürü Haftası”nde oldukça anlamlı bir iş yapılmış… “Yılın Ahisi” seçimi yapılmış. Marmaris’ten yorgan ustası Arif Harmancı “Yılın Ahisi” seçilirken, yine Marmaris’ten demir ustası Ayhan Çakmak da Ahi Yardımcısı seçilmiş. Harmancı’ya Ahi Kaftanı giydirilirken, ödülünü Muğla Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Şükrü Ayyıldız’dan alan Harmancı, çırak bulmakta zorlandığını belirtirken “Bu mesleklerin yaşatılması lazım. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin el emeği göz nuru ürünlerin yeri doldurulamaz.” demiş.
Yılın Ahisi Harmancı’nın yakınması da bir panel, çalıştay konusu olabilirdi…
xx xx xx
Esnafın ilgi göstermediği (!) Ahilik Yürüyüşü tarihi Arasta’da Şadırvan Meydanı’ndan başlamış. Cumhuriyet Meydanı’nda noktalanmış.
Tarihi Arasta Muğla Valiliği’nin çok ciddi desteği ile Muğla Belediyesi tarafından ayağa kaldırılmakta.
Peki, Arasta da “esnaf” var mı? O kadar az kaldılar ki…
Ne saraç, ne semerci, ne yorgancı, ne gerçek anlamda tenekeci kaldı…
Keşke Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu restorasyona onay verirken, “Restore edilen, onarılan dükkanlar geçmişte ne için, nasıl kullanılıyorlarsa öyle kullanılmalı” koşulu getirmiş olsaydı.
Niyet meselesi… Eğer yerel yönetim isterse eski meslekler, el sanatları Arasta’da yeniden canlandırılabilir. Yoksa Arasta restorasyonla ayağa kalk-mış- olur mu? -Mış- gibi olur!
Marmaris’in yorgancısının Arasta’ya geldiğini, kendisine yerel yönetimden maaş ve yanına maaşlı çırak verildiğini düşünün…
Neden olmasın?
Yoksa lafla, içi boş hafta ile “miş” gibi oluyor!
(01.10.2012)
 
 
 
 
 
 
 
 
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.