Ah Gadın Molam Benim Ah…

Bu haber 01 Aralık 2016 - 0:02 'de eklendi ve 1.510 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

 Muğla’ya dışarıdan gelenleri de şaşırtan dubalarımızla ilgili ben “Otopark Paraları Hukuki Mi?” başlıklı yazı yazarken, Namık Açıkgöz Hocam da “Dubalamaca” başlıklı yazı yazmıştı.

Namık hocamDubalamaca” ile en çok okunan yazar haline geldi. Daha geçenlerde bir konuda “Sen çok okunuyorsun, bu konuyu sen yaz” demişti, ama internette “Otopark Paraları Hukuki Mi?” başlıklı yazıma baktığımda okuyanın bini aştığını gördüm. Namık HocamınDubalamaca” yazısını okuyanlarda bini aşmış…

Ama benimki bin 29, hocamınki bin 799… Kıskandım…

İki genç avukat Emine Dal Kılıçaslan ve Erdem Yeter’in şiirleri ile hocamın ve benim yazılarımızın da etkisi olmuş mudur bilmiyorum, ama Muğlalıların tepkilerinin ardından Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı bir açıklama yaptı. Menteşe ilçesi kent merkezinde “Prestij Cadde” proje uygulamaları için planlama çalışmalarının başladığını belirten Ulaşım Dairesi Yetkilileri yeni yılda “Tek Yön Uygulaması” yapılacağını açıkladı.

Açıklamada, proje dahilinde olan caddelere yerleştirilen dubalarla ilgili olarak ise 2017 yılı başında Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yapılacak prestij cadde çalışmalarının tamamlanmasından sonra dubaların kaldırılacağı ifade edildi…

İnşallah!..

 

xx           xx           xx

Dubalarla ilgili açıklamaya yazılarımızın neden olduğunu sanmıyorum! Zaten ayrıca bu “Tek Yön Uygulaması”nı da didikleyeceğiz!

Eğer yazılarımızın bir etkisi oluyorsa, inşallah Eski Garaj Alanı için de olur.

Kuldan, şehrin eminlerinden umut kesilince işte böyle oluyor… Allah’a yakarıyorsun!

Eski Garaj Alanı’nda üretilmesine karar verilen iki katlı ticari iş yerleri Muğla ekonomisini bulunduğu yerden alıp daha iyi yerlere taşıyabilir mi?

Muğla Ticaret ve Sanayi Odası ile Muğla Esnaf Odaları Birliği’nin elinde İl merkezinde yeni iş yerlerine ve hem de şehrin orta yerinde dükkanlara ihtiyaç olduğuna dair bir veri var mı?

Tam da tersine başta Zihni Derin İşhanı’nda olmak üzere yine belediye mülkiyetindeki Zahire Pazarı’nda, Arasta’da, Or. General Mustafa Muğlalı Caddesi’nde, Bankalar Caddesi’ndeki boş iş yerlerinden belediyemizin haberi var mı?

Başkan Gürün ve Başkan Gümüş izin verdikleri ikinci AVM’nin birinci AVM’yi iş yapamaz hale getirdiğinin farkında değiller mi acaba?

 

xx           xx           xx

Gelecekte tarih bu şehrin yanlışlarını, olumsuzluklarını yazarken başta Kent Konseyi olmak üzere STK’ların ve Meslek Odalarının tamamına yakınının, CHP Milletvekillerinin ve Meclis Üyeleri’nin nasıl üç maymunu oynadıklarını da yazacaktır. Önceki gün “Başkan Gürün’ün inadı” başlıklı yazıma “Ahmet Ünlü” adındaki okurumuz yorum yapmış, şöyle:

Eski Garaj Alanına hiçbir oda itirazda edemez, davada açamaz. Bu böyle biline. Çünkü maalesef odalarda Osman Gürün’ün elinde. Başkanları, yönetim üyeleri bir çoğu belediyede görevli veya belediye ile işleri var. Umarım bu yorumu yazdığım için utanırım beni utandırırlar.

 

xx           xx           xx

Eski Garaj Alanı’nın kaderi Büyük Şehir Belediye Meclisi’nin Eylül Ayı Toplantısında belirlenmiş. Alınan karar “belediyecilik tarihine” geçebilecek türden bir karar. Oy çokluğu ile alınmış.

Karar, Meclis’ten yapılan oylama sonucu Adalet ve Kalkınma Partisi Grubundan; Kemal İlhan, Kamil Ceylan, Hürol Önder, Abdül Cemil Cem, Mesut Karataş, Hüseyin Ünal, İsmail Akkaya, Mustafa Yenioğlu’nun 8 ret oyuna karşılık 37 kabul oyuyla geçmiş.

Tabi “Ne olmuş yani, AK Parti Muğla’da ‘ana muhalefet’ partisi olarak yapması gerekeni yapmış” da denebilir.

Yani 8 AK Parti’linin ret oyu vermiş olması kesinlikle tarihi bir olay olamaz.

Ancak ret oyunun gerekçesi tarihe geçebilir…

 

xx           xx           xx

Kabul” veya “Ret” ile sonuçlanan karara ilişkin konu önce ilgili komisyonda ele alınır, sonra Meclise gelir. Eski Garaj Alanı konusu da doğal olarak İmar Komisyonu’nda ele alınmış. Mecliste grubu bulunan her parti komisyonlarda temsil edilir. AK Parti Gurubu’nu da İmar Komisyonu’nda Milas’tan seçilmiş bir hukukçu; Hürol Önder temsil ediyor. Önder komisyonda Eski Garaj Alanı’nın “ticaret alanına” dönüşmesine “ret” oyu veriyor ve “ret” gerekçesi de şöyle;

“… söz konusu 7031,89 m2‘lik plansız alanda zemin üzerinde 0,90 katsayısı ile 2 kat ticari yapılaşma izni ve zemin altında 2,10 yapılaşma katsayısı ile 4 kat kamusal otopark amaçlı yapılaşma izni olmak üzere toplamda Emsal: 3,00 katsayısı ile yapılaşma izni getirilmektedir.

Söz konusu yer Menteşe ilçesinin tam merkezinde olması, böyle bir yerin kent insanının nefes alma, dinlenme ve çocukların oyun ihtiyaçlarının karşılanabileceği yeşil alan olarak düzenlenmesi gerektiğini düşündüğümden ve söz konusu yer için Muğla İdare Mahkemesinin 2013 /808 numaralı gerekçeli kararında “taşınmazın bulunduğu alanda yapılan 1/1000 ölçekli imar planı ve plan hükümlerinin imar mevzuatına, plan kademelenmesine, şehircilik ilkelerine, belde ihtiyaçları, kamu yararı ve hukuka uygun olmadığı sonucuna varıldığından dava konusu işleminin reddine karar verilmiştir.” Hükmü bulunduğundan. Bu konudaki Muğla Büyükşehir Belediyesi İmar komisyonu kararına ret oyu vermiş bulunmaktayım. Belediye Meclisinin takdirlerine arz ederim.

AK Partili meclis üyeleri de bu gerekçe ile karara ret oyu veriyor…

 

xx           xx           xx

AK Partili Büyükşehir Meclis Üyesi Av. Hürol Önder’in ret gerekçesinin altında keşke CHP’li Meclis Üyelerinin imzası olsaydı… (!)

Ki o gerekçenin altına Yılmaz Büyükerşen’de imza atardı, Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin yaklaşık 100 milyon lira bedelle kamulaştırdığı 177 dönümlük Aydın Tekstil Alanı için “Buraya ne yapalım?” diye Aydınlılara soran ve referandumdan “yeşil alan” çıkınca o alanı “yeşil alan” ilan eden Özlem Çerçioğlu da imza atardı… Hatta Kemal Kılıçdaroğlu da…

AK Parti Meclis Üyesi Av. Hürol Önder gerekçesinde “böyle bir yerin kent insanının nefes alma, dinlenme ve çocukların oyun ihtiyaçlarının karşılanabileceği yeşil alan olarak düzenlenmesi gerektiğini düşündüğümden” diyor. İşte bu noktada Eski Garaj Alanı ile ilgili yeni Nazım İmar Planı’na “evet” diyen CHP’li Meclis Üyelerinin Önder’in gerekçesine karşı gerekçelerini çok merak ediyorum.

 

xx           xx           xx

Şimdi ne olacak? Ne yapalım, olan olmuş deyip sineye mi çekeceğiz?

Yoksa “Umudumuz Hürol Önder” mi diyeceğiz?

Üç gündür bu konuyu yazıyorum, bırakın “hukuki mücadele” başlatmayı; ne Mimarlar Odası’ndan, ne Kent Konseyi’nden, ne Muğla Tabip Odası’ndan, ne sendikalardan, ne çevre hareketlerinden, ne Basın Örgütlerinden, ne Muğla Barosu’ndan, ne Muğla Ticaret ve Sanayi Odası’ndan, ne de Muğla Esnaf Odaları Birliği’nden bir açıklama yok…

Önceki günkü yazıma Funda Karadağ Dural da yorum yapmış. Dural şöyle demiş:

Sayın Özgür, yazınızda bahsettiğiniz platformun öncü kadınlarından, meclis üyesi eşi ve Mimarlar Odası çalışanı benim. Ancak adımı yazmamışsınız:) Burada her zamanki gibi keşke bana sorsaydınız demeden edemeyeceğim. Çünkü çalıştığım kurumun bu konudaki hukuki mücadelesi ve benim platformla hareket etmem birbirinden çok farklı konulardır. Ben sadece bu kurumun profesyonel çalışanıyım. Dışarıda ise Fundayım. Mücadelemi Mimarlar Odası çalışanı olarak değil Funda olarak yaptığımı, bunun çalıştığım kurumla asla ilişkilendirilmemesi gerektiğini hatırlatmak zorunda kaldığım için üzgünüm. Meclis üyesi eşi olmam konusu da tıpkı yukarıda saydığım gerekçelerden dolayı tamamen vicdanınıza bırakacağım bir konudur.

 

xx           xx           xx

Funda Karadağ Dural arkadaşımız keşke “Ahmet Ünlü” adındaki okurumuzun ardından bu açıklamayı yapmasaydı da keşke “Eski Garaj Alanı Halkındır Platformu” sözcüsü olarak bir açıklama yapıp, bana “Hala umut var” dedirtseydi…!

Dural beni anlamamış. Kendisinin “mimar” olmadığını biliyorum. Şimdi “Funda”ya soruyorum:

Eski Garaj Alanı Halkındır Platformu 30 Mart yerel seçimine kadar görev yapan bir platform muydu? Bu konu Menteşe Kent Konseyi ve Kadın Meclisi’ni ilgilendirmiyor mu? Son tahlilde Funda olarak Eski Garaj Alanı’nın neresindesiniz?

Eski Garaj Alanı’nın Akdeniz Yeşilleri Derneği’ni ilgilendirip, ilgilendirmediğini ise size sormayacağım… Son söz:

“Umudumuz Hürol Önder”… Muğla il merkezinde de AK Partililerin elinden “çok sert” ve “şiddetli” açıklama yapmak geliyor. O güzel gerekçeden sonra hukuk mücadelesi Önder’e yakışır…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
Ahmet Yüksel 04 Aralık 2016 / 11:34

Bir gazetecinin yaşadığı kentin, ülkenin sorunlarını yazması elbette temel görevidir. Bunu kamuoyunda farkındalık yaratarak sorunun çözümüne katkıda bulunmak için yapar.
Ben “eski garaj alanı halkındır platformu” üyesi ve bunun için dava açanlardan biriyim.Akdeniz Yeşilleri Derneği üyesiyim. Arkadaşlarımla birlikte elimizden geldiğince çevre ve kent sorunları için mücadele veriyoruz. Bu görevi bize tanrı vermedi, kendimizi görevli saydık. Aramızda hiç AKP’li yok, bir çoğu CHP’li. Oy verdiği parti yöneticilerinin yanlışlarını görmezden gelmeyecek kadar yurttaşlık bilincine sahipler ve onlara karşı da mücadele ettiler. Eski garaj mücadelesi sırasında belediye iktidarı CHP değil de AKP olsaydı polisin tavrının bu kadar yumuşak olacağını da düşünmüyorum, iş makinasının önüne dikilerek engelledik ve polis sadece izledi. Kaç kişiydik sizce ? Tek gücümüz vardı, imza ve diğer kampanyalarla kamuoyu desteğini arkamıza almıştık. Yerel yöneticiler bizimle selamlaşmayı kestiler.
Gelelim 2016 yılına, Akdeniz Yeşilleri Derneği olarak Kafaca köyündeki çakıl ocağına destek için çağrıldığımızda Kafaca’dan yakın bir arkadaşım kahve toplantısına muhalif olarak görünmemek için katılamadı.Korktu, bir çok köylü de aynı durumdaydı. Son yıllarda çevre aktivistleri destek bulmada zorlanıyor. Bu durum aktivistlerde de yılgınlığa neden oldu, diğer bir yılgınlık nedeni de ülkenin içinde bulunduğu durumun yanında mücadale konularının önemini yitirmesi. Yukarıda yazdıklarım ve durum tesbiti sizin için yapılmadı, okuyucularınızın konuyu anlamalarına yardımcı olmak istedim.
Okuyucunuz değilim, Funda arkadaşımıza yaptığınız haksız ve etik olmayan saldırınızdan dolayı yazınızdan haberdar oldum. Olayı kişiselleştirip, polemik konusu haline getirerek okunur hale gelme, gündemde kalma çabanızı kınıyorum. Bir avuç çevre mücadelesi veren kişiyi itibarsızlaştırma çabanızı şiddetle kınıyorum. Umudunuz Hürol Önder’le vereceğiniz ahlak, demokrasi ve çevre mücadelesi için başarılar diliyorum.