AH AMCAM BENİM! « Hamle Gazetesi

AH AMCAM BENİM!

Bu haber 08 Nisan 2012 - 0:00 'de eklendi ve 960 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Yerel gazetelerimizden birinde sevgili büyüklerimden birisi Muğla dışından Muğla üzerine gazel okumaya devam ettiği gibi, hemen her yazısında bana taş atmaktan, pardon laf atmaktan da geri durmuyor. Ama ben cevap vermiyorum…
 “Neden” diye soranlar oluyor.
Bir kere sevdiğim bir büyüğüm olduğu için ister istemez “kırıcı” olurum endişesiyle yanıt vermek istemiyorum. Üstelik kendisi farkında mı (!) bilmiyorum, hemen her yazısında çok ince belden aşağı vurmalara da başladı…
Yanıt vermememin asıl nedeni şu;
Kendisinin şu anda “Osman Gürün sevenlerden” oluşan bir takipçisinin olduğunu sanıyorum. Meraklısı okur… Bir de benim yanıt vererek yeni “meraklılar” yaratmama gerek yok!
 
xx      xx      xx
Peki, şimdi bu yanıt ne?
Kendisi son yazısında şöyle demiş:
“Yıkılan eski garaj alanı kent meydanı yapılmalıydı…
Büyüyen kentin konut ihtiyacı hiç düşünülmeden yapılan eleştiriler bitip tükenmedi…
Elbette bu mücadelede başı çeken Özcan Özgür’dü…
Uzaktan bu tartışmalara katılmayı çok da doğru bulmadım…”
Ardından şöyle devam etmiş:
“Şehir meydanı için bu kısımlar daha uygun olabilir… Ancak, eski garaj alanı hem küçük hem de önü kapalı bir meydan… Önünde, Öğretmen evi ve şimdilerde okul olarak kullanılan eski halkevi binası var… Bir alternatif bulunamaz mıydı diye düşündüm ve yazdım.
Eski Tekel idare binası ve depolarının bulunduğu yer neden olmasın?
Devlet Muğlalılara ait olması gereken, Tekel arazisini Muğlalılara bırakmalı… Hükümetin icraatına çöp sokuşturmaya, bazılarının gücü mü yetmedi veya bu yönde telkinler mi aldılar bilemiyorum?”
İşte asıl bu nedenle; iyi niyetli olarak O’nun gibi düşünenler vardır diye yanıt verme gereği duydum.
 
xx      xx      xx
Sevgili büyüğüme, “Uzaktan bu tartışmalara katılmayı çok da doğru bulmadım.” sözü için takdirlerimi sunuyorum… Doğru söz… Muğla’yı İstanbul’dan izlemek kolay değil. Muğla üzerine “ahkam” kesmek, Osman Gürün avukatlığı yapmak için hiç değilse Muğla’da yaşamak gerek!.. Yoksa insan farkında olmadan müvekkiline zarar verir!
Sevgili büyüğüm Muğla’da yaşıyor olsaydı; Muğla’nın lüks konut üretimine değil, asgari ücretle yaşamı boyunca ev sahibi olamayacaklar için konut üretimine ihtiyaç olduğunu bilirdi…
Üstelik sevgili büyüğüm “sosyal demokrat belediyecilik anlayışının” önemli görevlerinden birinin “dar gelirliler” için konut veya arsa üretmek olduğunu da bilir!
Ki sosyal demokrat belediyeler “ticaret adamı”, “yap-satçı anlayışı” ile yönetilmez…
 
xx      xx      xx
TEKEL alanına gelince; bu konuda hükümetin icraatına kimin, kimlerin çomak sokması gerekiyordu da sokmadı anlayamadım. Sevgili büyüğüm İstanbul’da yaşadığı için bilemeyebilir. Bu alan TEKEL’in kapatılmasının ardından Özelleştirme İdaresi’ne devredildi. Açılan ihale sonucu bu yer Yatağanlı bir işadamının mülkü oldu. Bu sürece ne ben ne de İstanbul’daki büyüğüm çomak sokamazdı! Hatta bu şehrin emini Başkan Gürün bile…
Sayın Başkan Gürün, bu yeri istimlak edebilirdi demekte mümkün, ama o zaman burada kalkar konut üretirdi!.. Şaka bir yana, Sayın Başkan bu alan için imar planı değişikliği yaparken, bu alanı “konut alanı” ilan edip, size göre ihtiyaç duyulan (!) lüks konutların burada üretilmesini sağlayıp, eski garaj alanı için de “meydan kararı” alıp, her konuda olduğu gibi bu konuda da tartışmalara, tepkilere neden olmazdı.
Yatağanlı iş adamı şimdi orada Belediye’nin verdiği ruhsatla  4 yıldızlı şehir oteli yapıyor!
 
Xx     xx      xx
Sevgili büyüğümün de vurguladığı gibi Şehir Meydanı için eski garaj alanı uygun…
Yine de kendisi “avukatlık” yapacak ya “Ancak, eski garaj alanı hem küçük hem de önü kapalı bir meydan… Önünde, Öğretmen evi ve şimdilerde okul olarak kullanılan eski halkevi binası var…” diye eklemiş.
Dünya’yı bilmem, ama Türkiye’de “önü açık” tek bir meydan yok! Taksim Meydanı’nın önü açık mı? Hatta önü var mı?!! İstanbul’da yaşayan biri için eski garaj alanı meydan için küçük olabilir! Ah amcam benim, Muğla’da eski garaj alanı dışında meydan olabilecek alan mı kaldı?
Kendisi Muğla’da yaşamadığı için duymamış olabilir. Dönemin (Hükümetin) Valisi Dr. Ahmet Altıparmak, şehrin orta yerine katlı otopark dikilirken, “Gelin bu otoparktan vazgeçin. Ben de Özel İdare binasını yıkayım. Burada Kurşunlu Cami ile bütünleşen bir meydan ortaya çıkaralım.” demişti. Ziraat Bankası’nın da kaldırılması ile ortaya güzel bir meydan çıkabilirdi, ama biz inadına katlı otopark diktik!
 
xx      xx      xx
Sevgili büyüğüm, İstanbul’dan yazdığı yazısının başında da Başbakan Erdoğan’ın Ege Bölgesindeki belediyeleri hedef aldığını ve buralarda kazanmak için, farklı yöntemler izleyeceğinin anlaşıldığını vurgulayarak, “Sayın Erdoğan’ı hedefine ulaştırma çabasında olanların ilk hedefi elbette ki Belediye Başkanımız Osman Gürün’dü. Sayın Başkan ağzıyla kuş tutsa bazı yazarlara yaranamıyordu… Belediyenin her yaptığı günah, aldığı her karar hukukun önüne yatırılıp didik, didik ediliyordu…” demiş.
Ah amcam benim, Belediyenin her yaptığı günah, aldığı her karar hukukun önüne yatırılıp didik, didik edilmesinde, “Aman Başbakan Erdoğan’ın ekmeğine yağ sürülmesin” diye sineye mi çekelim?
Benim belediyem, “günah yapmasa”, hukukun önüne yatırılıp didik didik edilecek kararlar almasa olmaz mı?
 
xx      xx      xx
Ha unutmadan söyleyeyim, eski garaj alanına konut yapımına ortak dostumuz Gazeteci-Yazar Y. Mimar Oktay Ekinci de karşı. Keşke Muğla’ya gelişlerinizde öğrenmiş olsaydınız; garaj alanında ihalenin iptalini sağlayan davayı da Mimarlar Odası açmıştı! Davanın ardından mimarlar “Mimarlar Odası arka bahçe olmadığını gösterdi” diyorlardı.
Elbette insanlar vicdanlı olmalı; yazarken, söylerken, uygularken, karşı çıkarken… Özellikle toplumsal vicdan sahibi olmalı…
Ah benim amcam… Büyüklere küçüklerin cevap vermesi ayıptır. Merak etme bir daha ayıp etmeyeceğim.
(09.04.2012)

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.