Ağlamayan çocuğa meme de verilmez tabi…

Bu haber 11 Temmuz 2019 - 0:18 'de eklendi ve 1.301 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

İŞKUR Müdürü İlyas Sarıyerli, Muğla‘nın bir kaç “yerli ve milli” müdüründen biri.

Yılda bir Muğla merkez basın mensuplarını kahvaltıda bir araya getirir ve yaptıklarını, yapacaklarını anlatır. Bir çeşit hesap verir. Geçtiğimiz günlerde yine yaptı.

Her sene Öğretmenevi‘nde buluşurduk. Bu sefer kendi hizmet binalarında buluştuk. Çünkü personelin “yemek salonu” ile kurumun “sürücü odası”nın da düşünüldüğü ve İl Müdürü Sarıyerli‘nin müdahaleleri ile “insan odaklı” şekillenmiş bina “ikramlı” toplantıların da yapılabileceği bir salona da sahipti.

O günkü kahvaltı için Nazar Ketring‘ten servis alınmış.

Toplantıda İŞKUR‘un Muğla‘dan Türkiye‘ye örnek proje ve çalışmalarının tanıtımı yapıldı.

Doğrusu “akıllı bina” dediklerinden yeni hizmet binası, başta Muğla Eğitim Araştırma Hastanesi‘ni yapanlara, teslim alanlara olmak üzere tüm müdürlüklere örnek olmuş.

Bir tek kusur buldum, cephede “Muğla mimarisi uygulanmamış” diyeceğim, ama Muğla Büyükşehir Belediyesi‘nin yeni yapılarının hiçbirinde de öyle bir uygulama maalesef yok…

xx           xx           xx

Muğla‘da 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen  “İnsan, Çevre ve İklim Değişikliği” konulu söyleşide, yaygın basında yazıları ile çevreye katkı yaptıkları belirlenenlere ‘Zeytin Ağacı Çevre Ödülü’ veren Belediye Başkanı Osman Gürün  burada yaptığı konuşmada Okluk Koyu’nda yapımı devam eden Cumhurbaşkanlığı Yazlık Sarayını işaret ederek, şu ifadede de bulunmuştu:

Saray merakımız var. Bundan sonra saray olmayacak, yaptırmayacağız. Tahribatlarımız var, sıkıntılarımız var. Yapılanları geri döndüremiyorsak da dövünmeye gerek yok. Bundan sonraki tahribatların olmaması için çaba sarfedeceğiz.

Sanki “Bundan sonra saray olmayacak diyorsunuz da bundan önce nasıl oldu? Siz aynı belediyenin bşkanı değil miydiniz?” diye soran olursa diye “Yapılanları geri döndüremiyorsak da dövünmeye gerek yok.” demeyi de ihmal etmemiş.

Dövünmeyin, biz sizin yerinize dövünüyoruz… Tabi beni bi gülmek de aldı, ama konumuz bu değil…

xx           xx           xx

Başkan Gürün‘ün “Saray merakımız var” sözüne de katılmamak mümkün değil. Bunu yaşayan bilir. Böyle bir merak kendisinde de var!

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı‘nın “Başkanlık Makamı” binası tarihi “Adliye Sarayı” binasıdır… Daha önce de anlattık. Dönemin AK Partili Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşıoğlu sayesinde o tarihi yapı CHP’li Muğla Belediyesi‘ne tahsis edilmişti.

Oysa o tarihi binaya Üniversitemizin Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı da talipti. “Muğla Kembrich gibi üniversite şlehri olabilir. Fakülteleri şehir merkezinde açalım. Bu binaya da Güzel Sanatlar Fakültesi yakışır.” diyordu… Bizlerde aynı düşüncede olmuştuk… Muğlalılar da aynı görüşteydi, ama Osman Gürün o zaman (mülga) Muğla Belediye Başkanı olarak havalı makam derdindeydi…

O günlerde dönemin Kültür Turizm Bakanı Erkan MumcuTurizm Haftası” açılışı için gelmişti. Bugün kapalı olan İl Özel İdaresi toplantı salonunda yapılan açılıştan sonra Atapark‘ta çay içilmişti. Başkan Gürün bakanlıktan Adliye Sarayı‘nın restorasyonu için destek peşindeydi. Bakan Mumcu ise oturduğu yerden tarihi Atatürk İlkokulu binasını göstererek “Size burayı verelim. Ardındaki Özel İdare Binasını da verebiliriz” demiş, Başkan GürünAdliye Sarayını ayağa kaldırmamız için kaynak yaratın yeter” demişti. Aşağı yukarı böyle…

xx           xx           xx

Başkan Gürün‘ün “saray merakı” yüzünden Güzel Sanatlar Fakültesi Bodrum‘a gitti. Şehir merkezinde bir tane fakülte yok. Ama yeri geldiğinde “Okullar Kenti”, “Üniversite şehri” demeyi biliyoruz!

Şu anda Hukuk Fakültesi ve Mimarlık Fakültesi‘ne bina aranıyor. Aslında Rektör Prof. Dr. Hüseyin Çiçektamam” dese, başta Fethiye ve Milas olmak üzere açmaya hazır ilçelerimiz var.

Eski tarihi lise binası (kız meslek) Mimarlık Fakültesi‘ne yakışıyor. Neredeyse 10 yıldır Milli Eğitim bu binayı vermemek için direniyor. Adliye Sarayı‘nı CHP’li Belediye‘ye tahsis eden AK Parti siyaseti Milli Eğitim‘in direnişini kıramadı, kıramıyor…

Aslında Mimarlık Fakültesi Cumhuriyet Meydanı’nda Turizm Meslek Lisesi’nin bulunduğu (Tarihi Halk Evi Binası) binaya, Hukuk Fakültesi de tarihi Adliye Sarayı binasına yakışır.

Muğla‘da zor… Rektör Prof. Dr. Hüseyin Çiçek, şehirden umudu kesmiş. “Eski BESYO binası yeniden yapılıp, bu fakülteleri burada açabiliriz” diyor. Üniversitenin kaynakları ise sınırlı… Bir veya birkaç hayırsever, mesela “mermerciler” iki fakülteden birinin binasını yaptırabilirler…

Aslında MUTSO’nun sadece Meclis Üyeleri üstlenebilir… Dönemin Fethiye Ticaret Odası Başkanı Akif Arıcan kadar varlardır herhalde…

xx           xx           xx

Eski Garaj Alanında katlı yeraltı otoparkı ve meydan düzenlemesi” ite kaka devam ediyor. Menteşe Terminali’nin hizmete açılmasıyla yeni Adliye Sarayı yanında bir Eski Garaj Alanımız daha oldu. Başkan Gürün burada bir “Belediye Sarayı” veya yeni adıyla “Belediye Hizmet Binası” yapmanın adımlarını geçen bir iki yılda atmış durumda. Galiba ihaleye çıkılıp vazgeçildi de…

Başkan Gürün birazcık bu şehri seviyorsa, “Belediye Sarayı”nı bir an önce yapıp, “Başkanlık makamını” da burada planlayıp, eski Adliye Sarayı’nı Hukuk Fakültesi’ne verebilir ama…

Bakın bugünlerde internette dolaşan bir hikaye var. Şöyle: “Sene 1930… Eskişehir Valilik binası yetersizdir. Odunpazarında görkemli bir bina yapılır, ama lise binası da yetersizdir. Atatürk: ‘Vali her yerde çalışabilir, çocukların okulu daha mühim. Binayı lise olarak tahsis edin.’ der.

Memleket sever olmak için biraz da Atatürk olmak lazım… kolay mı?

Doğru, Vali her yerde çalışabilir. Belediye Başkanı çalışamaz mı?

xx           xx           xx

Dönemin Turizm Bakanı, Muğla Belediyesi‘ne bina beğendirmeye çalışırken, dönemin İl Kültür Turizm MüdürüEfendim bizim hizmet binamız konut amaçlı apartmandan bozma, aslında lojman olan çirkin bir beton bina” diyemedi! Her gelen politikadan başını kaldıramadı…

Ağlamayan çocuğa meme de verilmez tabi…

Senelerce çok kötü fiziki koşullarda çalışan iki müdürlükten biri İŞKUR, biri de İstatistik İl Müdürlüğü‘dür. Bunlara gerçi sonunda Valilik bahçesine sığındı ama Nüfus ile Turizm İl Müdürlüğünü ekleyebiliriz. Aslında öteki müdürlükler de Gençlik Spor İl Müdürlüğü hariç, İlyas Sarıyerli gibi bir müdüre sahip olamadılar. Sarıyerli, İŞKUR değil de İl Turizm Müdürü olsaydı, İl Kültür Turizm hizmet binasını çoktan İl Halk Kütüphanesi‘nin bulunduğu tarihi Jandarma Karakolu binasına taşımıştı bile… Kütüphaneyi de Turizm Müdürlüğü‘nün olduğu binaya taşır, olur biter, yakışırdı.

Bana kalsa tarihi Adliye Sarayı’nı, tarihi Jandarma Karakolu’nu, tarihi Kapalı Cezaevi’ni ve Konakaltı Hanını olduğu gibi üniversiteye verirdim…

Elbette Kocamustafendi Okulu ile Atatürk Okulu ve Otelcilik ile Öğretmen Evini de…

İşte o zaman Muğla‘yı gözünüzün önüne getirin…

xx           xx           xx

Eee okullar nereye gidecek?” derseniz, sadece Muğla Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi ile İmam Hatip Lisesi‘nin bulunduğu alanları birleştirin il merkezindeki liselerin tamamını (Ortaköy, Yeniköy ve Menteşe Evleri’nin oradaki liseler hariç) bu alana yığabilirsiniz…

Bunun için İlin Valisi ile Belediye Başkanı’nın işbirliği yapması ve milletvekillerinin bakanlıklarda gerekli işleri takip etmeleri yeterli… Elbette Muğla’da bu olacak iş  değil… Olsa ne güzel olurdu. Şehir yerli yerine otururdu… “Zihniyet” çatışmalarından nereye…

Menteşe Kaymakamlığımızın da yeni binası ya bitti ya bitmek üzere… Bakalım İŞKUR kadar “kullanışlı” ve “insan odaklı” olacak mı? Mevcut (Özlem Pastanesi yanında) binaya boşalınca kiradaki dairelerden biri gelebilirdi, ama miras malı gibi Kızılay ve Yeşilay arasında paylaşıldı bile!

Hadi Yeşillay neyse de Kızılay‘ın il merkezinde “İş Merkezi Binası” var. Kızılay Muğla Şubesi kendi yerini kiraya veriyor, Kaymakamlık binasına yerleşiyor! Görülmüş mü?

Gazeteciler Cemiyetlerinin ihtiyacı yok herhalde, bari THK ile Beyaz Ay Derneği’ne de birer oda verilseymiş…!

Kızılay Muğla Şube Başkanı Yusuf Kayacık‘ı (Bu konuyu ayrıca ele alacağız) kutluyorum. Siyaseti de bürokrasiyi de idare etmek böyle olmalı… Muğla‘nın meselelerinde de böyle olmakta yarar var ama…

—————————–                                                                             ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Hayatta daima gerçekleri savun!.. Takdir eden olmasa bile, Vicdanına hesap vermekten kurtulursun… (Ernesto Che Guevara)

ÇİVİ

Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün CHP’nin Danışma Kurullarına katılmamış. Arkadaşım, “Neden katılsın, kime ne danışacak ki?” dedi

Beni Bi Gülmek aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.