Ağabeyim Halil Açıkgöz’ün Ardından « Hamle Gazetesi

Ağabeyim Halil Açıkgöz’ün Ardından

Bu haber 03 Aralık 2019 - 0:42 'de eklendi ve 1.843 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Namık Açıkgöz

 Yazıların en zorunu yazıyorum… Oysa 2004’te onu “İstanbul’da Bir Münzevî” başlığı ile anlatırken ne kadar rahat ve ne kadar mutluydum!…

Aradan 15 sene geçti ve ağabeyim Halil Açıkgöz 25 Kasım 2019 Pazartesi günü saat 13.30 civarında İstanbul Esenyurt’ta bulunan Reyap Hastanesi Yoğun Bakım ünitesinde hayata gözlerini yumdu…

Ağabeyim (Biz ona kısaca “Ağa” derdik.) 1 Aralık 1952 günü Manisa’nın Turgutlu ilçesinin Osmancık köyünde, dördüncü çocuk olarak doğmuştu.

Çocukluğu 1965 yılına kadar bu köyde geçmiş; ilkokulu da burada okumuştu. İlk öğretmeni  M. Necati Önal idi. Köyde okul olmadığı için, yaşı gelen çocuklar 1960 yılında Abasıoğlu’nun kahvede “mekteb”e başlamışlardı. 2 yıl burada öğrenim gören çocuklar, babam Kerim Açıkgöz’ün öncülük etmesiyle inşa edilen okula nakledildi.  Okula tayinen gelen ikinci öğretmen Ahmet Bağçeci idi. Aga ve arkadaşları 1965’temezun oldu.

Babam Kerim Açıkgöz “Ben sizi kara çoban, kara çapacı yapmayacağım; okutacağım!…” dedi ve 15 Ekim 1965 günü şehre taşındık. Aga Ortaokula devam etti. Sonra lise…

Aga, ortaokuldan itibaren, hafta sonu ve yaz tatillerinde tuğla fabrikalarında çalışarak harçlığını çıkardı.

Lise tahsili ise daha hareketliydi. Aga bir yandan öğrencilik yapıyor, bir yandan da sosyal faaliyetlerle meşgul oluyordu. Okulda, Türkçe Öğretmenimiz Kemal Yurdakul Aren (Allah selamet versin) ’in koordinasyonunda Kütüphane Kolu Başkanı olarak kütüphaneyi hayata geçirmeye çalışıyor, bir yandan da yeni yeni baş gösteren gençlik hareketinin Turgutlu’daki başlatıcılarından biri olarak faaliyet sergiliyordu. Ali Galip Yüksel, Zeki Caz (merhum), İsmail Temel,  Rahmi Çapkıner (merhum) ve Kenan Hoşçabal (merhum) ile birlikte milliyetçi/ülkücü hareketin önderleri oluyordu. İlk kurdukları derneğin adı Genç Ülkücüler Teşkilatı idi ve Turgutlu’da ilk “yazılama”yı yapan ekip bu ekip idi.

Lise yıllarında, öğrenciliğin yanı sıra gazetecilik de yapan Aga, Yankı ve Yeni Turgutlu gazetelerinde köşe yazısı yazdı, Aşık Mahzunî mahlasıyla şiirler ve röportajlar yayımladı.

1971’de İstanbul ve üniversite yılları…

Aga, önce İstanbul İktisadi ve İdari İlimler Akademisi’nde öğrencilik yaptı ama ertesi sene  İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne kayıt yaptırdı.

Aga, İstanbul’da da aktifti…

Öğrencilikle beraber Ötüken Yayınları’nda çalışmaya başladı. Orada genellikle musahhih (düzeltici) olarak çalışırken, bir süre sonra yayınevi ona Cemil Meriç’in asistanlığı görevini verdi. Aga, 8 yıl Cemil Meriç’in asistanlığını yaptı; metinlerini okudu; eserlerini daktilo etti. O yıllarda çıkan Cemil Meriç Kitaplarının bir kısmı Aga’nın elinden geçmiştir. Aga bir yandan da Kubbealtı Cemiyeti’nde faaliyet gösterdi.

Aga önce Millî Eğitim Bakanlığı okullarında Edebiyat öğretmenliği yaptı. İlk görev yeri İhsan Mermerci Lisesi idi; ikinci okulu İstanbul İmam Hatip Lisesi idi. İHL öğretmenliği zamanında ülkücü olduğu için akıncıların saldırılarına maruz kaldı. Öğretmenlik yaparken, Akdeniz Caddesinin Fevzi Çakmak Caddesine birleştiği köşenin 2 bina aşağısındaki apartmanın çatı katında oturdu. (Evlenince önce Çarşamba’da bir evde oturdu; sonra Emir Buhari sokağında Ketaneoğlu apartmanında oturdu. Daha sonra Aksaray’da Uzun Yusuf Sokak’taki ende uzun yıllar oturdu.  2018 yaz aylarında sağlık sebebi ile Alibeyköy Beka bloklarında ikamet etti.)

1978’de doktoraya başladı… 1979’da evlendi.

1983’te İstanbul Üniversitesi’ne okutman olarak geçti ve 1 Aralık 2018 günü emekli oluncaya kadar bu görevde çalıştı.

Aga, pek çok kitap ve makale yayımladı… Hepsi internette var…

***

Son 30 sene de Aga’nın özelliği, Türk dünyasına açılması idi. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı’nda rahmetli Turan Yazgan’ın organizasyonu ile Türk dünyasına açılan kapılardan çıkan ilk insanlardan biri Halil Açıkgöz’dür. Pek çok defa Asya Türk Cumhuriyetlerine gidip gelen Aga, Ekim 1989’da 160 kişilik bir aydın grubu ile Azerbaycan’a gitti ve o ekip Türkiye’ye döndükten sonra, Türkiye’deki Azerbaycan kamuoyunu oluşturmuş ve bu bilinç 20 Ocak 1990 günü başlayan büyük direniş Azerbaycan’ın özgürlüğü ile nihayetlendi. Bu süre zarfında ve daha sonra rahmetli Ebülfez Elçibey ile irtibatı hiç kopmadı.

***

Türk dünyasına açıldıktan sonra, Aga’nın evi, her Türk cumhuriyetinden gelen insanlarla doldu taştı. Zaten Serbest Akademi (Daha sonra Yasemin Akkuş’un adlandırması ile “Agademi”) olan evde, pek çok insan tanıştı; dostluklara kurdu ve lisans üstü öğrenimde destek elde etti.

Turgutlu’nun  Osmancık köyünde başlayan macera, 25 Kasım 2019 günü, yani 48 sene sonra, İstanbul’da pek çok izler bırakarak sona erdi.
Aga’sız İstanbul benim için çok ıssız!… Artık o şehre nasıl giderim!…

Lütfen Fatihalarınızı Aga’dan esirgemeyiniz!…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

4 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Reşat Öztepe 03 Aralık 2019 / 10:26

Kıymetli Hocam böyle bir yazı yazacağınızı ummuştum. Allah razı ve hoşnut olsun. Ne mutlu arkasında bir fatiha okuyacak yada okutturacak nesiller bırakan “AGA” ya.
İslâm İnancına göre Sadaka-i Cariye denilen bir müesese vardır. Amel Defteri’nin kapanmaması.
Üç sınıf kişinin Amel defteri kapanmaz.
Hayırlı Evlad yetiştiren Baba ve Ana’nın defteri kapanmaz.
Hayırlı Talebeler yetiştiren Hoca’ların defteri kapanmaz,
Hayırlı yatırım (Su-Okul-Cami ve hayır kurumlarının yaşatılması) yapanların da amel defteri kapanmaz.
Halil AGA’mızın amel defteri asla kapanmayacaktır. Mekanı cennet olsun.sevgi ve saygı.

Serdar Murat Sarı 03 Aralık 2019 / 11:30

Acınızı en derinden paylaşıyorum. Emir Yüce Allah’ın Merhuma Allah’tan rahmet sizlere sabırlar ve başsağlığı diliyorum. Mekanı Cennet olsun. Allah Rahmet Eylesin…

Ahmet Günşen 03 Aralık 2019 / 23:05

Kıymetli Hocam,
Acınızı yürekten paylaşıyorum.😢 Merhum, kelimenin gerçek anlamıyla bir dava adamı, bir bayrak insandı… Türk ilim, kültür ve irfanına bir faninin yapabileceği hizmet ve katkıyı fazlasıyla ifa etmiş olduğuna hepimiz şahidiz; elbette bunun dünyada ve ahirette karşılığı olacaktır. Arkasından dünyada ne kadar sevilip takdir edildiğini gördük; inşallah Rabb’im de rahmetiyle muamele edecek, mekânını cennet eyleyecektir.
Tekrar başınız sağ olsun der, bilvesile selam ve muhabbetlerimi sunarım.

ALİ AKKUZU 05 Aralık 2019 / 08:36

Allah rahmet eylesin. Mekanı Cennet Olsun. Allah geride kalanlara sağlıklı hayırlı uzun ömürler versin. Hemşehrim.Hüküm Allahın