Ağa Babası Ses Çıkarmayınca

Bu haber 19 Temmuz 2014 - 0:53 'de eklendi ve 674 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Acaba diyorum!

Dünyada konuşlanan 200’ün üzerinde tam bağımsız ülkeler içerisinde İsrail kadar ayrıcalık tanınan bir başka ülke var mıdır?

Özellikle dünya jandarmalığına soyunan ABD tarafından!

Ve de onun yandaşlarınca.

Ne yazık ki yok.

Aksi olsaydı, yıllardan bu yana İsrail’in fütursuz ve de hiçbir gerekçeye dayanmayan istila girişimlerine dur denirdi.

Hal böyle olunca Sam Amcanın hamiliğinde bu şımarık ülke, komşularına saldırdıkça saldırıyor.

Sonrası malûm.

Her fiili girişimde onca masum insanın kanı akıtılıyor.

Buna karşın sözde kınamalar, gösterişten başkası değil.

Değilse yıllardan bu yana kan akıtmaya devam eden bu ülkeye karşı bir yaptırım uygulanır.

Dolayısıyla, hiçbir gerekçeye dayanmayan saldırıların önü alınırdı.

Ama değil.

Dedim ya ABD ve dümen suyuna giren ülkelerin ses çıkarmayacağını bilen İsrail, yıllardan bu yana çevresinde konuşlanan ülkelerden Filistin başta olmak üzere Mısır, Lübnan, Ürdün ve de İran’la devamlı çekişme içerisinde.

Hiç biriyle normal ilişkiler içerisinde değil.

Her an fırsat kolluyor.

Kendine göre bakıp gördü, zaman uygun.

Taarruza geçmekte bir dakika bile tereddüt etmiyor.

Sonrasında ortaya çıkan ölümler, ölümler.

Hiçbir haklı gerekçeye dayanmayan katliamlar.

***

Şüphe yok ki İsrail’in gözünü diktiği ülkelerin başında Filistin var.

Aynı ülke dur durak bilmeden, şu sıra dahi kan akıtmaya devam ediyor.

Kaldı ki dönemin Filistin Devlet Başkanı rahmetli Yaser Arafat, bu uğurda canını vermişti.

Yıllarca, iki ülke arasındaki barışın tesis edilmesi için başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere birçok insani yardım kuruluşlarının savaşın önlemesi adına çaba göstermesi gerektiğinde diretmişti.

Ama olmadı.

Yaser Arafat’ın bu çağrıları, hiçbir zaman yerine getirilmedi.

Sadece göstermelik olarak, savaşın önünü alacağız! avutmasıyla vakit geçirdiler.

Tabi dünyanın eğilimi bu doğrultuda olunca İsrail durur mu?

Bakıp gördü, ülkeler bir yaptırıma yönelmiyor.

Saldırdıkça saldırdı.

Yine binlerce masum insanın kanını akıtmaktan zerrece çekinmedi, çekinmiyor.

Şu sıra Gazze’ye yapılan saldırı her şeyi açıklıyor.

***

İşte bu noktada, dün olduğu gibi bugünde bir soru cevap arıyor.

BM olmak üzere birçok uluslararası kuruluşlar, neden İsrail’in girişimlerinin haklı bir gerekçeye dayanmadığını öne sürerek, harekete geçmiyor?

Neden, her gün kan akıtılmasına göz yumuyor?

Ne yazık ki bu sorular yıllardır gündemde olmasına karşın cevap bulmuş değil.

Aynı ülkelerin olaya yaklaşımlarını bakınca, her geçen gün farklı bir çehreye bürünen girişimlerin önleneceğini kimse inanmıyor.

İnanamazsınız.

Yapılanlar ortada.

Buna karşın ABD ve yandaşları, perde arkasında tavşana kaç tazıyı tut!  eğiliminde.

***

Acaba diyorum?

İsrail, bir yaptırımla karşı karşıya kalsaydı, aynı saldırılarına devam edebilir miydi?

Kesinlikle edemezdi.

Yerinden dahi kıpırdamazdı.

Bakıp gördü, kimseden ses seda yok.

Saldırdıkça saldırıyor ve onca masum insanın kanını akıtmaya devam ediyor.

Sonra, bu tür haksız saldırılar bir başka Avrupa ülkesine olsaydı?

Dünya şimdi olduğu gibi sessiz durabilir miydi?

Yoksa, top yekûn harekete geçerler miydi?

Her halde, bu soruların karşılığı bilinmez değildir.

Aynı ülkeler ne yapar yapar, birlikte saldırıya geçerlerdi.

Söz konusu Müslüman bir ülke Filistin olunca geçmezler.

Her gün onca masum insanın kanının akıtılmasına şimdi olduğu gibi göz yumarlar.

Ama şurası bilinmeli ki, akıtılan bu kanların hesabını, bir gün mutlaka yandaş ülkeler verecektir.

Ne yapsalar, etseler de mazlumun ahı aheste aheste çıkacaktır.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.