Adli yıl başladı

Bu haber 04 Eylül 2018 - 1:12 'de eklendi ve 469 kez görüntülendi.

Ağustos ayı başında başlayan Adli Tatil sona erdi. Adli yıl açılışı nedeniyle Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı ve Muğla Barosu Atatürk anıtına çelenk koydu.

Sultan Kocakulak

Ağustos ayı başında başlayan Adli Tatil sona erdi. Adli yıl açılışı nedeniyle Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı ve Muğla Barosu Atatürk anıtına çelenk koydu. Cumhuriyet Meydanında düzenlenen Adli yıl açılış törenine Muğla Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hüseyin Kayıkçı, Adalet Komisyonu Başkan Vekili Servet Çoban, Muğla Baro Başkanı Cumhur Uzun, hakimler, savcılar ile avukatlar katıldı.

Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı önünde düzenlenen tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hüseyin Kayıkcı, Adalet komisyonu Başkan Vekili Servet Çoban, 1 İdare Mahkemesi Başkanı Cavit Erden ve Muğla Baro Başkanı Cumhur Uzun Atatürk Anıtına çelenk sundu.

Başsavcı Vekili Hüseyin Kayıkcı, törende yaptığı konuşmada, “Adalet şüphesiz tüm toplum ve bireyler için en büyük değerdir. Adaletin sağlanması, kamu düzeninin korunması konusunda hepimize çok önemli görevler düşüyor. İnsanlar adaletsizliğe ve haksızlığa asla razı olamazlar, bu yüzden hepimizin bir adalet beklentisi var, dolayısıyla bizlerin sorumluğu çok yüksek. Demokrasinin temeli hukuk devleti, devletin temeli adalettir düşüncesiyle devletimizi ve milletimizi hedef alan tüm terör örgütleriyle sonuna kadar mücadele edeceğimizin ve kamu vicdanlarında adaletin gerçekleştiği kanaat ve inancını oluşturacak şekilde görev yapacağımızın bilinmesini, yeni adli yılın ülkemize, milletimize ve tüm yargı camiasına hayırlı olmasını diler, başta ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, yargı görevini ifa ederken şehit edilen tüm yargı mensuplarını ve tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi minnetle anıyorum” dedi.

Muğla Barosu Başkanı Cumhur Uzun ise şunları söyledi:

16 Nisan 2017 tarihinde kabul edilen yeni Anayasamızın iki maddesi dışında yürürlüğe girişi, yapılacak ilk seçimlere bırakılmış ve bu ilk seçimlerde 24 Haziran 2018 tarihinde gerçekleşmiştir. 16 Nisan’ da yapılan referandum ile kabul edilen yeni Anayasa, 24 Haziran 2018 seçimleriyle birlikte ve tüm maddeleri ile yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Bu adli yıl işte bu yeni Anayasa ile gerçekleştireceğimiz ilk tam adli yıl olacaktır. Yeni uygulamaya giren anayasamız ile ülkenin yönetim biçimi değişmiş, siz adına ne yakıştırmalar yaparsanız yapın, dünya siyasi literatüründe ismi çoktan almış bulunan ‘Başkanlık Sistemi’ne geçilmiştir. Yeni anayasamızda, kuvvetler ayrılığı ortadan kaldırılmış, tamamını başkanın tek seçici sıfatıyla belirlediği milletvekillerinden oluşan parlamento çoğunluğu ve bu çoğunluğun elde edilebilmesi için başkan ve milletvekili seçiminin aynı tarihte yapılması, parlamentonun iradesine başkanın mutlak sayılabilecek Veto yetkisi ve dahi başkana, otomatik bütçe tanınması ile işlevsizleştirilen bir parlamento yaratılmış, yasama adeta Başkanlık sekretaryasına dönüştürülmüştür. Ayrı tutulması ve korunması gereken kuvvetlerden yargı bölümünde ise anayasamız, anayasa mahkemesinin bir kısım üyelerini doğrudan, bir kısım üyelerini de dolaylı olarak, ama tamamının başkanın atamasına tabi tutulmuş olması, Anayasa yargısının hem görünüşte, hem de içerikte tarafsız ve bağımsız davranamayacağı kanaatinin oluşmasına neden olmuştur. Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin ve Kanunların Anayasa’ya uygunluk denetimlerinde şimdiden ciddi kaygılar bulunmaktadır. Zamanın bu kaygıları yenmesini, tarafsız ve bağımsız bir yargılama ürünü kararlar görmek arzusunda olduğumuzu şimdiden ifade etmek isteriz. Anayasa yargısı dışında yer alan yargı yapılanmasının en üst bölümünü oluşturan Hakimler ve Savcılar Kurulu, isminde yer alan yükseklikten de arındırılarak, başkan tarafından doğrudan ya da dolaylı ama, tamamı başkan tarafından atanan kişilerce oluşturulmuştur. Bu kurulun başkanının doğal bir sahiplenme ile Adalet Bakanı olması, başkanlık vesayetinin sadece kurulun atamasıyla sınırlı olmayacağı, kurul iş ve işlemlerinde, idari tasarruflarında başkanın ve kabinesinin vesayeti altında çalışacağını kanıtlamaktadır. Yargının en üst kurumlarının özetlenen bu yapısı, bizlerin burada, tarafsız ve bağımsız bir yargı sonucu adalet oluşturma çabalarımızı dahi yok edici bir etki oluşturmaktadır. Kuvvetler ayrılığı, yanlış da olsa, gerçekte öyle işlemeyecek bile olsa, bir kuvvetin diğer bir kuvvete hükmedilmesi görüntüsünden dahi uzak tutulması gereken önemli bir niteliktir. Kuvvetler ayrılığı prensibi siyasi bir ilkedir. Ancak Kuvvetler Ayrılığını ülkesi için istemek, siyaset yapmak değil, ülkesini sevmektir. Bir kez daha söylemek istiyorum. kuvvetler ayrılığını istemek siyaset yapmak değil, ülkesini sevmektir.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.