Adil Öksüz’ün Yeğeni…

Bu haber 03 Ekim 2016 - 0:01 'de eklendi ve 1.269 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Celal Şakıyan Büyükşehir’den önceki Muğla Belediyesi’nden emekli imar müdürüdür. Sanıyorum emekliliğini Ula’da yaşıyor. Emekli dediysem de Muğla’ya ilgisiz değildir. Sıkı Hamle takipçisidir. Muğla’nın imarı, gelişmesi, çevresel değerleri üzerine yazılarımıza yorum yaparak katkıda bulunur. Deneyimleri ile yol gösterici olur.

Birkaç gündür Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı ve Başdanışmanı Yavuz Kayı ile ilgili yazıyoruz ya, bir okurumuz aradı. “Celal Şakıyan’ın Hüseyin Kocabıyık’ın yazısına yaptığı yorumu okudun mu?” diye sordu.

Okumamıştım. Baktım, Yavuz Kayı ile ilgiliydi, şaşırdım…

 

xx        xx        xx

Köşe komşum Hüseyin Kocabıyık söz konusu yazısına “Eski Bürokrat Yeni Danışman Yavuz Kayı” diye başlık atmış. Yazı 10 ay önce 28.04.2016 tarihinde yayınlanmış.

Aynı tarihte işte bu yazının altına Celal Şakıyan tarafından yorum yapılmış.

Şakıyan sanki Hüseyin Kocabıyık’ın yazısının altına değil de Odatv.com’un Yavuz Kayı ile ilgili yaptığı o çok konuşulan haberin altına yorum yapmış…

KocabıyıkEski Bürokrat Yeni Danışman Yavuz Kayı” başlıklı yazısına şöyle başlamış:

Sevgili okurlarım, Muğla’nın saygın bir bürokratından bahsetmek istiyorum, adı Yavuz Kayı. Muğla’da uzun yıllar bir kurumun müdürlüğünü yapmış. Yapmış olduğu bu görev süresi içinde Muğla adına birçok güzellikler getirmiş değerli bir dostumuzdur. Emekliye ayrılınca zamanın Muğla Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün’le bir çatışma içine girmiş ve bu süre içinde de bir hayli başarılı çalışmaları burada gerçekleştirmiş. (…)

 

xx        xx        xx

Burada ilginç olan Kocabıyık’ın Büyükşehir Belediyesi Başdanışmanı Yavuz Kayı ile ilgili duygu ve düşünceleri değil… Burada ilginç olan, sanki Odatv.com da Murat Sökdü imzası ile 04.09.2016 tarihinde “CHP’li Belediye’de Cemaat Krizi” başlığı altında yayınlanan haberin altına yorum yaparmış gibi Kocabıyık’ın yazısının altına Celal Şakıyan tarafından yapılmış olan yorum…

Hüseyin Kocabıyık’ın yazısı 10 ay önce yazılmış.

Celal Şakıyan o yazının altına yorum yapıp, “Yavuz Kayı; yasalara saygılı, verdiği kararlarda tutarlı, kentin sağlığı ve güzelliği için taviz vermeyen, tüm yaşamını Muğla’da (Menteşe) geçirmiş bir ağabeyimizdir.” diyor.

İlginç değil mi? İlginç olan bir nokta da Celal Şakıyan yorumunu 06.09.2016 da yapmış. Yanlış yazıya yorum yapmış olabilir mi?

 

xx        xx        xx

Asıl ilginç olan MuğlaBüyükşehir’ olmadan önce Muğla Belediyesi İmar Müdürü olan Celal Şakıyan’ın yorumunun içeriği. Şakıyan’ın “Muğla Kötekli’de 1987’lerde yapılmış olan yurt (yapılış şekli, yasaya uymayan inşaat nizamı ile), Oyru Köyü’nde gene yasa ve yönetmeliklere uymaz şekilde verilmiş bir yurt-okul karışımı bir oluşum pek çok Muğlalının dikkatini çekmiştir.” ifadesine yer verdiği yorumu şöyle:

Muğla’nın dışından gelen insanların gece gündüz faaliyet göstererek projektörlerle aydınlatılarak çok kısa bir sürede inşa edilen Kötekli Yurdu bizi hep şaşırtmıştır. Prireis Kolleji ise Yeşilyurt yolunun kuzey kısmında yola cepheli yapılmış bir okuldur. Yavuz Kayı o okul yapıldığında Belediye’de icraat sorumluluğu da taşımıyor idi. Zaten Akçaova’nın sadece Yeşilyurt yolunun güney kısmı Belediye Mücavir Alanında olması nedeni ile inşaat ruhsatı ve faaliyet izinleri Valilik birimlerince verilmiştir. Köy sınırları içinde 2 kattan fazla izin verilmez iken Kötekli ve Oyru Köylerindeki yapılara 4’er katlı izin verilmesi, ruhsat ve kullanma izni verilmesi konularının araştırılması da birlikte soruşturulmalıdır. Muğla Belediyesi’nin yetki alanı dışında kaldığı için Yavuz Kayı’nın dolayısı ile belediyeye bu suçları yüklemek adil olmaz.

Şimdi artık İl Özel İdaresi yok. Büyükşehir Belediyesi var. Büyükşehir Belediyesi bu imar usulsüzlüklerini mercek altına alamaz mı?

 

xx        xx        xx

Bu arada Yavuz Kayı’nın Odatv.com da yayınlanan habere yanıt verdiği basın toplantısının ve o toplantıda anlattıklarının ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı. CHP Muğla Milletvekili adaylarından Hüseyin Anıl bir hafiye titizliği ile takip ediyor.

İnsan hem eğitimci, hem siyasetçi, hem de üstüne gazeteci olunca böyle oluyor demek ki…

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün 2015 yılında 19 Mayıs kutlamaları münasebetiyle Zaman Gazetesi’ne verdiği kutlama ilanını CHP’nin son Muğla İl Kongresi’nde gündeme getirdiği yetmiyor gibi bugünlerde sosyal medyaya da taşımış olan Anıl oldukça inatçı.

Geçen hafta önce Yavuz Kayı’nın basın toplantısının video çekiminin çözümünü facebook hesabında paylaşan Anıl hemen ardından CHP İl Kongresi’nde yaptığı sorgulamanın video çekimini paylaştı.

Video çekimini izleyenlerin sayısı 3 bini bulmuş…

 

xx        xx        xx

Hüseyin Anıl’a inatçı fikri takibinin sordum. “Mesele Büyükşehir Belediyesi’nin geçen yıl 19 Mayıs’ta verdiği ilandan ibaret olsa bu kadar üzerine gitmeyebilirdim.” diyor. CHP İl Kongresi’nde Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’e “Cemaatin değirmenine neden su taşıyorsunuz?” sorusunu boşuna ve siyasi konuşmanın içinde bir soru olarak sormadığını söylüyor.

Anıl, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin 2015 yılında Zaman Gazetesi’ne bir kere ilan verdiği kanaatinde değil…

O yıl toplam 113 bin TL’lik ilan verilmiş olabileceğini düşünüyor.

Hal böyle olunca Başkan Gürün’ün bir basın toplantısı düzenleyip, bu konulara açıklık getirmesi gerekirdi, ama işte nedense o toplantıyı Yavuz Kayı yaptı…

 

xx        xx        xx

Yavuz Kayı’nın düzenlediği basın toplantısı ilgili vicdanları tatmin etmemiş olmalı. Yoksa facebook hesabında paylaştığı videoyu izleyenlerin sayısı 3 bini bulmazdı.

O basın toplantısında Yavuz Kayı’ya gazetecilerden birisi “İstifa edecek misiniz?” diye sormuş.

Soru yanıtsız kalmış tabi. Aslında abes bir soru olmuş.

Toplantı sırasında Yavuz Kayı; Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’e damadıyla ilgili söylentiler üzerine, “Ben size zarar veriyorsam, isterseniz istifa edeyim.” dediğini, Başkan Gürün’ün de kendisine dönüp “Hayır bu aşamada gerek yok” diye karşılık verdiğini ifade etmişken o sorunun anlamı var mı?

Soru, “Osman Gürün için hangi aşamada gerek olabilir?” şeklinde olabilirdi…

 

xx        xx        xx

Muğla’da FETÖ Terör Örgütü operasyonları ağır aksak devam ediyor.

Muğla ve ilçelerinde, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine yönelik soruşturma kapsamında aralarında öğretmenlerin de bulunduğu 15 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerden birinin de FETÖ‘nün firari “hava kuvvetleri imamı” olduğu ileri sürülen Adil Öksüz‘ün yeğeni olduğu iddia edildi.

Şüphelilerden O.Ç, H.C, B.T, C.K, S.C, S.Ö. ve Adil Öksüz’ün yeğeni olduğu iddia edilen İ.Öksüz. emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi. 8 kişinin sorgulaması devam ederken, şüphelilerin bazılarının kriptolu mesajlaşma sistemi “ByLock” kullandıkları belirtildi.

 

xx        xx        xx

Bugünlerde Muğla’da merak edilen sadece Başkan Gürün’ün geçen sene Zaman Gazetesi’ne verdiği ilanlar, MELSA’nın cemaatçileri değil… Adil Öksüz’ün yeğeninin bile bulunduğu Muğla’da AK Parti’nin cemaatçileri de merak ediliyor.

Belki de yoktur. Şimdiye kadar çıkmadığına göre… (!)

Geçen hafta Perşembe günü AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, İl Başkanları ile bir araya geldi. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından başta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere muhalefetin sıkça gündeme getirdiği, “Darbe girişiminin siyasi ayağı var” iddialarına AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı il başkanlarına seslenirken  “AK Parti’de FETÖ’cü yok demedik ama barınamaz dedik. Sadece kamuda değil parti içinde de sıfır tolerans” açıklaması yaptı.

Yazıcı ayrıca delillerin üstünün örtülmemesi uyarısı da yaptı. Bakalım bir işe yarar mı?

Muğla küçük yer, herkes herkesi tanıyor. Hele bir AK Parti İl Başkanı Kadem Mete Ankara’dan Muğla’ya dönsün bakalım. Hayati Yazıcı’nın dediği gibi mi…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
ali karadaş 03 Ekim 2016 / 09:19

Ak Parti içindeki FETÖ cüler ancak erken seçimle temizlenir. 2017 de erken seçim olma olasılığı artık yüzde yüz gibi bir şey. Muğla’da Yavuz Kayı Doğru Yolcu(DYP) olarak bilinir buna rağmen CHP li bir belediyede en üst düzeyde (Ondan üstü belediye başkanıdır.)Tabandaki CHP liler bundan rahatsız olsa da partinin gücü bu ikiliye müdahaleye gücü yetmiyor olmalı. Cumhuriyet Halk Partisinin Muğla’da düştüğü haller çok düşündürücü. Tarih Hüseyin Anıl’ı haklı çıkartacaktır. CHP de 1989 yerel seçimlerinde açık ara yerel seçimlerde başarı kazanan SHP li belediye başkanları hep partinin anahtarını sol ceplerinde taşıma niyetiyle SHP yi batırdılar. Tarihe gömdüler İstanbul, Ankara, Kayseri vb. hep bu başkanların partiyi ele geçirme mücadelesinde kaybedildi. Yıllardır da geri alınamıyor. Önümüzdeki yerel seçimde Aydı ayakta kalır. Diğerleri de gider. Aydın’da Özlem Çerçioğlu’yla ayakta kalır. Onu harcarlarsa Aydın’da ellerinden gider. Kendisini Sosyal Demokrat olarak tanımlayan bir parti de belediye başkanları partinin üstünde olmazlar. Olabilemezler. Partiye tabii olurlar. Bazı belediyeler kentlerini hizmetleriyle yüceltirler. Gönendirirler. Bazıları da ömrünü gölgesiyle kavgada geçirirler. O şehirler ne şanslı şehirler. Allah bahtsız Muğla’mızın bahtını açık eylesin.

Bulut Adıvar 04 Ekim 2016 / 00:18

Muğla’da CHP’nin durumunu Hüseyin Anıl ve Özcan Özgür’den başka yazan yok. Muğla’da CHP’nin durumu çok çok kötü. Partililer küstürülmüş. CHP’liyim demek suç olmuş. Partililere sahip çıkan yok. Elit partililer yaşıyor. Muğla küçük kimin ne olduğu, ne yaptığı biliniyor. Büyükşehir Başkanının atadığı yöneticiler (bazıları hariç) partinin bitirilmesi için çalışıyor. Parti Muğla’da batmak üzere.