Adayların Sözü Kimi Bağlar?

Bu haber 29 Mayıs 2015 - 0:00 'de eklendi ve 1.364 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Dünkü “Ne Olacak Bu Seçimin Hali?” başlıklı yazımın altına internette okurlarımızdan İbrahim ilhanMuğla da ki tüm partilerin il başkanları ile yerel gazeteciler bir organizasyonda bir araya gelseler de Muğla için fikir ve düşüncelerini demokratik ve centilmenlik içinde paylaşsalar, tartışsalar ve ortaya halk yararına sonuçlar çıkarsalar iyi olmaz mı?” diye yorum yapmış.

Elbette iyi olur…

Önceki günde Menteşe Kent Konseyi’nin gerçekleştirdiği toplantıda konuşan Anadolu Partisi’nin liste başı Muğla Milletvekili Adayı Enis Tunca, “Bu toplantıya davet edildiğimiz için düzenleyenlere teşekkür ediyorum. Bu laf olsun diye bir teşekkür değil. Anadolu Partisi olarak medyada yokuz. Yer vermiyorlar. O nedenle teşekkür ediyorum.” diyordu.

xx        xx        xx

Menteşe Belediyesi Konakaltı Kültür Merkezi’nde “Muğla Adaylarını Tanıyor” başlığı altında yapılan toplantının moderatörlüğünü yapan Muğla Kent Konseyi Başkanı Op. Dr. Naki Bulut da toplantıyı açarken, davetli adaylardan gelmeyenlerle ilgili açıklamasında, “12 Eylül ortamında partilerin liderleri birlikte TV programlarına çıkarlar, onları kıyaslama imkanı bulurduk. O programları özlüyoruz.” diyordu.

Ben de artık “ÖZGÜRCE” programını yapmıyorum. Parti sözcüleri bir başka partinin sözcüsü ile ekrana çıkmıyor. Devir diyalog değil, monolog devri!

xx        xx        xx

Muğla Adaylarını Tanıyor” başlıklı toplantıya davetlilerden CHP Milletvekili adayı Burak Erbay, MHP Milletvekili adayı Nazmi İyibilir, HDP Milletvekili adayı Münevver Hürriyet Karadeniz, Anadolu Partisi Milletvekili adayı Eniz Tunca, BTP Milletvekili adayı Adem Öztürk, Millet Partisi Milletvekili adayı Şevket Kuzgun ve DYP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili adayı Salih Öner katıldı.

Düzenleyiciler Muğla’da seçime katılan partilerin liste başı adaylarını davet etmiş. Doğrusu da bu… Çünkü onlar seçilebilir sıradalar. Bazı partiler için ikinci, üçüncü sıralarda seçilebilir sıralar, ama öyle işte… Geçmişte DSP’nin yaptığı gibi akla gelmedik bir parti 7 Haziran’da Ankara’ya Muğla’dan bir milletvekili gönderebilir, hatta bu iki, üç de olabilir…

O anlamda kadın adayların sıralamaları önemli…

xx        xx        xx

Önceki gün yapılan toplantıya AK Parti’nin liste başı adayı Hasan Özyer gelmiş olsa çok iyi olurdu. Katılmamış olduğu için eleştirilebilir, ama haksızlık olur. Mecliste gurubu bulunan partilerden CHP ve MHP’de göndermemiş liste başı adaylarını!

Tabi onlarda “Seçime şu anda 9-10 gün kalmış. Çalışmaktan uykuları terk ettik. Bu toplantı daha önce yapılmış olsaydı, hep birlikte gelirdik” diyebilirler. Bu HDP içinde geçerli. Mecliste gurubu bulunan bir parti olarak HDP, toplantıya liste başı adayını göndermiş.

HDP’li aday Karadeniz, Muğla’nın seçilebilir yerde tek kadın adayı olduğunu belirterek herkesin, özellikle kadınların oylarını istedi. Toplantıda bir kadın aday daha vardı; Eniz Tunca… O da Anadolu Partisi’nin il merkezinden liste başı adayı. Liste başı olması nedeniyle O’nun için de seçilebilir yerde denilebilir.

Keşke toplantıya Hasan Özyer’i gönderemeyen AK Parti üçüncü sıra adayları Elvan Göçer’i göndermiş olsaydı. Bir kadın aday olarak o toplantıya yakışırdı. Üstelik üçüncü sırada olmasına rağmen O’nun seçilebilme olasılığı çok daha yüksek… Ama keşke ikinci sırada olsaydı… Ankara’da Muğla’dan bir kadın vekili görmeyi kim istemez. Ben isterim…

xx        xx        xx

CHP ve MHP’nin yakın zamanda baraj altında kalmışlıkları var. Baraj altında kalma ihtimali her zaman her partinin var, ama AK Parti, CHP ve MHP’nin parlamentoda varlığını kanıksamışız. Toplantıda adaylardan Eniz Tunca yıllar önce siyasete SHP’de başladığını, ama siyasette “erkek duruş” gördüğü için siyasetten uzaklaştığını, gezi olayları ile döndüğünü ve kendini Anadolu Partisi’nde aday olmuş bulduğunu söylerken, CHP ve MHP’nin listelerinde bir tek kadın adayın bulunmaması bundan mı diye düşündüm.

Aynı şekilde çok sayıda kadın adaya yer veren veya kadın adayı liste başı yapanlar milletvekili çıkarma ihtimalini görseler yine aynı sıralamayı yaparlar mıydı?

Sorgulamak lazım… Bu o toplantıda da sorgulanabilirdi…

Ben bu köşede uzun zaman İl Genel Meclisi’nde kadın meclis üyesi bulunmamasını, Muğla gibi bir yerde kadın belediye başkanı ve milletvekili adayı olmamasını sorguladım. Ben isyan ettim, Muğla’nın kadınları sustu! Bu gün de Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde bir tek kadın yok!

30 Mart seçiminde ses çıkarmayanlar, 7 Haziran seçimi için de ses çıkarmadılar. Doğrusu kent konseylerinin kadın meclislerinden bu genel seçim için ses yükselmesini yine bekledim. Menteşe Kent Konseyi Başkanı Mustafa Turgut’u bu konuda önceki günkü toplantıya beni davete geldiğinde eleştirdim. Kendisinden Kadın Meclisi’nin ilgili yerlere deklarasyon gönderdiğini öğrendim. Ben de bunun yeterli olamayacağını söyledim…

xx        xx        xx

Önceki gün yapılan “Muğla Adaylarını Tanıyor” toplantısında soruları, yanıtlarını dinlerken geleceğe dair umutlarım artmadı. Kırıldı. Sorular soru değil, yanıtlar yanıt değildi… Utandım!

Toplantının başında herkese davet yapıldığı açıklandığı halde, bir gazeteci arkadaşımın bu konuda sorması çok şaşırtıcıydı. Adaylardan biri engellilerle ilgili soruya “Pazarda gördüm. Devletin verdiği tekerlekli sandalye ile tuvalete gelen engelli içeriye giremedi.” deyip devleti eleştiriyordu. Oysa o tuvalet yerel yönetimlerin sorunu… Bir diğer aday, tıp fakültesinin ve doktorların yeterliliği, yetersizliği ile ilgili soruya yanıt verirken, “TUS büyük engel. Bu engel kalkarsa doktor sayısı artacaktır.” ifadesinde bulunuyordu.

Yanlış anlaşılmasın, HDP’li Münevver Hürriyet Karadeniz ile Anadolu Partili Eniz Tunca’yı eleştirimin dışında tutuyorum…

xx        xx        xx

Elbette şunun şurasında seçime 9 gün kalmış, bu hengâmede partilerin bütün adayları o toplantıya beklenemezdi. Zaten düzenleyiciler de sadece liste başı adayları davet etmişler. Üç büyüklerin liste başı adayları olmadığı gibi, başta VATAN Partisi olmak üzere DSP, DP ve Saadet&BBP Milli İttifakı’ndan kimse yoktu…

Toplantının başında partilerini temsil eden adaylara “Aşağıda yazılan maddeler Muğla’da varlıklarını sürdüren STÖ tarafından hazırlanmış taleplerimizdir. Bu taleplerin sizler mecliste olduğunuz sürece hem takipçisi, hem de yapacağınız çalışmalarda parti ayrımı yapmaksızın destekçisi olacağız.” yazılı taahhütnameler dağıtıldı. Katılımcı adaylar altına imza attı.

xx        xx        xx

Adayların hepsinin altına imza attığı taahhütnamede Muğlalılara özetle şu sözler veriliyordu:

Muğla için, Muğlalılarla birlikte, aşağıdaki ilkeler doğrultusunda, parti ayrımı yapmaksızın yerel yönetimlerle işbirliği içinde, başta kadınlar, engellilerin sorunlarını çözmek üzere; Birey hak ve hürriyetleri ve basın özgürlüğü; Hukukun üstünlüğünü ve kuvvetler ayrılığı; Her türlü ayrımcılık ve ötekileştirmeye karşı; Başta devlet şiddeti olmak üzere şiddetin her türü ile mücadelede; Çağdaş bir eğitim sisteminin oluşturulması; Milli gelirin paylaşımındaki eşitsizliklerin giderilmesi; Doğal kaynaklarımızı koruyan yasal düzenlemeler; Ülkemiz ve bölgemiz için sürdürülebilir barışın tesisi; Herkese nitelikli, ulaşılabilir, ücretsiz sağlık hizmeti sunumu; Yaşamın her alanında toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması konularında gerekli politikaların oluşturulması ve hayata geçirilmesi için yasal ve kurumsal her türlü desteği vereceğime ve bu konuda pozitif ayrımcılık yapılması ile ilgili her türlü çabayı göstereceğime; Muğla halkına söz veriyorum.

xx        xx        xx

Bu taahhütnamenin altına bir gazeteci olarak ben de imza atarım. Zaten bu köşenin takip ettiği, ardında durduğu sorunlar bunlar. Merak ediyorum, toplantıya katılan adayların verdiği söz temsil ettikleri partileri bağlar mı? Liste başı adayların imzasının bir anlamı olabilirdi…

Ben yine de o toplantıyı düzenleyenleri kutluyorum. Demokrasinin önemli bir eksiğini gidermeye çalıştılar. O kadar çok eksiğimiz var ki!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
reşat öztepe 29 Mayıs 2015 / 11:16

Gocuman;Başta devlet şiddeti olmak üzere şiddetin her türü ile mücadele. sözünden pek bir şey anlayamadım. “‘Devlet Şiddeti'” ne demek bana bunu birisiizah edebilirmi?
Her türlü şiddete karşıyım. Ancak Devlet Şiddeti’ni nasıl neyle izah ederiz. Hani HDP diyor ya(Doğu ve Güneydoğuda) Devlet Silahı bıraksın diye. (batıda ) da Şirin görünüyor. Kast edilen acaba bu mu diye düşündüm bir an. Belki yanılmışımdır.Muğla’mın en batıda dır ancak; Tutucu,bağnaz ve yobazlıkta birincidir. Kadın’a heytt dedinmi orda kalır. Kadın kadındır. Bazıları Kancık da derler(Affedersiniz) Onun için Kadınlar hiç bir zaman siyasette ön planda olmadıkları gibi siyasete de giremezler.Muğla Merkez İlçede (Menteşe) de Kadın siyasetçi Av. Tülin Suna Şahin’i tanırım. Saçını süpürge etti. Onun bile gıymetini bilemedi Gadın Muğlalım. sevgi ve saygı.