Adaylar, milletvekil leri Tıp Fakültesi (2)

Bu haber 03 Ekim 2010 - 0:00 'de eklendi ve 685 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

 
Rektör adaylarından kim ne derse desin, Muğla’da bir “Araştırma Uygulama Hastanesi” kurulacak…
Bu yüzden AKP Muğla Milletvekilleri için “Muğla’ya ihanet veya basiretsizlik içindeler” diyebilir miyiz?
Diyemeyiz… Çünkü Tıp Fakültesi tarafından araştırma-uygulama için kullanılırken, Devlet Hastanesi yerine de hizmet vermesi istenilen bu hastane AKP’li iki milletvekilinin “dayatması” değil. Çünkü Araştırma Uygulama Hastaneleri Sağlık Bakanlığı’nın, dolayısıyla AKP Hükümeti’nin bir “politikası”…
Keşke milletvekillerimiz çıkıp, “Bu bizim dayatmamız değil, ilgili bakanlığımızın politikası” diyebilselerdi!
 
xx      xx      xx
Ancak AKP Muğla Milletvekilleri Prof. Dr. Yüksel Özden ve Dr. Mehmet Nil Hıdır “politika” üretebilirler… Çifte kullanımlı Araştırma Uygulaması yapılırken, Devlet Hastanesi’nin ortadan kaldırılışının yaratacağı ekonomik çöküntünün giderilmesi içinde adımlar atılabilmesini sağlayabilirler.
O politikanın üretilebilmesi için Tıp Fakültesi Dekanı, Muğla Belediyesi, Muğla Ticaret Odası, Esnaf Odaları Birliği, Tabip Odası başta öteki ilgili meslek odaları, sivil toplum örgütleri ve Muğla kamuoyu ne diyor diye bakılması gerekir…
İşin acı yanı, Muğla Ticaret Odası ve Esnaf Odaları Birliği bu konuda ne diyor, bir gazeteci olarak ben bile bir şey bilmiyorum, ama Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden’in ne dediğini biliyorum.
Prof. Dr. Özden, Devlet Hastanesi’nin yıkılarak bir başka yerde “Araştırma Uygulama Hastanesi” kurulması noktasında “Dediğim dedik…” diyor. Böyle bir yaklaşım içinde…
AKP’nin Muğla’daki iki milletvekilinden biri olan Dr. Mehmet Nil Hıdır ise herkesi dinliyor… Bu Muğla’nın “şansı” olabilir,
 
xx      xx      xx
Kültür Şenliği etkinliklerinde daha önce yazdığım gibi Muğla’nın geleceği için “can alıcı” bir söyleşi yapıldı… “Muğla SİT Alanının Ortaya Çıkışı; Günümüzdeki Yeri ve Geleceği” konulu o söyleşide konuşmacı olarak üniversiteden 2 hoca vardı. O hocalardan Sosyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Muammer Tuna, Muğla Kentsel SİT Alanı’nda “sit sorunlarının toplumsal soruna dönüştüğüne” dikkat çekerken, SİT’in “Muğla’nın çöküntü alanı haline geldiğini” öne sürüyordu.
Bu öngörü veya saptama tartışılabilir. Tartışılmalı da…
Ama Muğla şu anda, Devlet Hastanesi’nin yıkılıp bir başka yere taşınması ile çok daha ağır ve telafisi uzun yıllar alacak bir “ÇÖKÜNTÜ” ile karşı karşıya…
Muğla’ya bir Araştırma Uygulama Hastanesi kazandırılması ilk anda Muğlalıların hoşuna gidebilir, ama AKP Muğla’da o çöküntünün altında kalır…
Gelin bir an bu konuda benim yazdıklarımı unutun… Devlet Hastanesi’nin bulunduğu yerden kaldırıldığını düşünün. Ne olur?
Hastane etrafındaki bütün yapılar bir anda boşalır. Terk edilmiş hale gelir. Suyu çekilmiş kuyu gibi olur…
 
xx      xx      xx
Ne yapılmalı?
Kim ne derse desin, başta da vurguladığım gibi bir biçimde, milletvekillerinin işaret ettikleri vakıf arazisinde veya bir başka yerde (Ki Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden’e kalırsa Yerkesik’e bile olur!) “Araştırma Uygulama Hastanesi” Muğla’ya kazandırılacak…
Bu durumda ne yapılmalı?
 
xx      xx      xx
Eğer Muğla Belediyesi ile bu konuda anlaşma sağlanırsa, “Araştırma Uygulama Hastanesi” 112 Evlerin yanındaki Vakıf arazisinde yapılacak. Mevcut Devlet Hastanesi’nin bulunduğu yer, eğer ilan ederse Muğla Belediyesi tarafından “eğitim alanı” ilan edilecek. Tabi önce Belediye yönetiminin o Vakıf arazisinin bulunduğu yeri “Sağlık Alanı” ilan etmesi ve ruhsat vermesi gerekiyor!
Tabi eğer orada; Devlet Hastanesi’nin bulunduğu yerde bir “LİSE” yapılırsa, bu yaşanacak ekonomik çöküntüye aspirin bile olmayacaktır!
Keşke Muğla Belediyesi’nin geçenlerde yapılan Kültür Şenliği’ndeki “Muğla SİT Alanının Ortaya Çıkışı; Günümüzdeki Yeri ve Geleceği” söyleşiyi izleyenler arasında rektör adaylarımız ile millet vekillerimiz de olsaydı…
Keşke, onların da bulunduğu söyleşide, Arasta üzerinden Devlet Hastanesi’nin yerinden edilmesi ele alınıp, tartışılabilseydi…
Ne acıdır ki, o söyleşide sadece (Prof. Dr. Namık Açıkgöz dışında) rektör adayları değil, başta Muğla Ticaret Odası ve Esnaf Odaları Birliği ve öteki ilgili sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de yoktu!..
Peki, ne yapılmalı?
Yanıtı yarın verelim…
 
 
 
 
 
 
 
 
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.