Adam Olacak Çocuk

Bu haber 09 Mart 2017 - 0:25 'de eklendi ve 779 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Hüseyin Nizamoğlu

Geçen haftaki yazımın devamıdır.

Mehmet Korkmaz Eğitmen Mustafa Korkmaz’ın oğludur. Kendisi bizim aile yapımızı çok beğenirdi. 24 Mart 1999 tarihinde Hamle Matbaası’na gönderdiği mektup var. Aynen veriyorum.

İlkokulu Muğla Atatürk İlkokulu’nda bitirdim. Evimiz Kızıldağ eteklerinde olduğu için yolum Muğlalıların değimiyle “Tabane”den geçerdi. Okul gidiş gelişlerinde köşe başındaki bir dükkan hep dikkatimi çekerdi.

Terzi dükkânı olmasına rağmen camında ve içerideki duvarlarda afişler olurdu ve bu dükkanda sıradan bir terzi dükkanın da rastlanmayan bir kalabalık olurdu hep.

Rahmetli babam köylülerden veya tanıdıklarından birinin bir sorunu olsa “Terzi Hüseyin halleder” derdi.
Tabii ben o zamanlar Terzi Hüseyin namlı şahsın Hüseyin Nizamoğlu olduğunu (O zamanlar Adalet Partisi Merkez İlçe Başkanı) ve vatandaşların sorunlarını niye kendine sorun ettiğini, işini gücünü bırakıp niye başkalarının sorunlarıyla ilgilendiğini pek anlayamıyordum.

Ama anladığım bildiğim bir şey vardı, Terzi Hüseyin’in büyük oğlu benim arkadaşımdı. Halil İbrahim’le can ciğer dost olmasak bile bol bol oynadığımızı, zaman zaman, ders çalıştığımızı hatırlarım.
Hayati’yi hayal mayal hatırlarım. Küçük yaşına rağmen babasının yanından pek ayrılmazdı.
Yıllar geçse de Nizamoğlu ailesiyle ilişkim hiç bitmedi. Ne zaman yanlarına uğrasam Hayati hep babasının yanında olurdu. Ve ona yardım ederdi.

Nizamoğulları gösterişsiz sade yaşamları ve dürüst, karınca gibi çalışkanlıklarıyla; merdivenleri bir bir sabırla çıkarak şu anki Hamle grubunun sahibi oldular.
Muğla İlinin ekonomik potansiyelini düşünürsek küçümsenecek bir başarı değildir bu.
Elbette ki bu noktaya gelişte babanın ve abinin katkısı büyüktü. Ama Hamle grubunun bu noktaya gelişinde en önemli insan Hayati Nizamoğlu’dur. Zekası, atılımcılığı ve sabrıyla Hamle grubunun mimarı oldu.
Hayati Nizamoğlu hayatının en önemli kararını verdi ve Muğla Belediye Başkanlığına, Anavatan Partisi’nden aday oldu, işinde sağladığı başarıları Muğla Belediyesi’ne taşımayı hedefliyor.
Eski bir Muğlalı olması sebebiyle bu iş ucundan kenarından beni de ilgilendiriyor.

Dünya çok hızlı değişiyor. Türkiye’de az çok buna ayak uyduruyor. Özellikle yerel yönetimlerde tercihlerini doğru yapan yönetim birimleri kendi kentlerinin sorunları daha kolay hallediyorlar. Ve hızlı değişen dünyaya ayak uyduruyorlar.
Galiba Muğla halkı nedense bu konuda hep hata yaptı. Özellikle seçtikleri CHP’li Belediye başkanları Muğla’nın sorunlarına çağdaş çözümler üretip Muğla’yı çağdaş bir kent yapamadılar.
Hayati Nizamoğlu dersine iyi çalışmış, özellikle altını çizdiği bir iki konu Muğla için hayati önem taşıyor.
★Üniversitelerin açılışıyla birlikte yaşanan konut sorunu.
★Sit Mevzuatında ki, kargaşanın halledilmesi.
★Muğla’nın kanalizasyon sorunu.

Genç, girişimci, başarılı bir insan Hayati Nizamoğlu özellikle Muğla arka mahallelerinde yaşayan dar gelirli kesim için şanstır. Özellikle de evsizler için. Çünkü Hayati Nizamoğlu kafaya takmış bir kere “Dar gelirli, ev sahibi olma umudunu kaybetmiş ev sahibi yapacağım” diyor, başka bir şey demiyor.
1999’da bizleri pembe gözlükle bakarken 2014’de neden acaba bu kadar değişti? Şimdide eleştirilere zorunlu cevabımı veriyorum

SEÇİMLERİ NEDEN HEP AKP KAZANIYOR

Yukarıdaki yorumun yapıldığı günkü yazımın başlığı böyle idi. Seçimleri AKP’nin neden kazandığını anlatan yazım Mehmet Korkmaz ı neden bu kadar etkiledi, neden CHP’yi savundu diye düşünenler olacaktır. Aslında bende şaşırmadım değil… Tereddüt içinde olduğum fikir birliğinin, kesin olarak gerçek olduğunu öğrenmiş bulunuyorum ve bundan böyle hiç bir surette üzülmeme gerek olmayacak.

Camide içki içildi mi diye bana neye soruyorsun? Ben ilk defa duyuyorum. Bakıyorum da benden hesap soruyorsun, Camiler i ben savunuyorum ve bu konuyu araştıracağım. Camide böyle rezalet olmuşsa ne diye susuyorsun?
Kapalı kıza saldıran çıplak gurup varsa bunun hesabını ne diye benden soruyorsun? Bu rezaleti yapanlar Müslümanlar mı? Yoksa aslını neslini kaybetmiş ve yalnız midesine çalışanlar mı?
Dış borç olan bir ülkenin borcu evvela IMF ye olur, IMF ye borç yoksa üstelik merkez bankasında nakit milyarları olan bir ülkenin dış borcu ancak karşılıklı alış verişten dolayı olur. Sanırım eski dönemdeki gibi hesap kitap bilmeyen siyasiler iktidar sanılıyor, Çok yanlıştır. Bazılarına göre Marmaray tesisi yanlıştır.

Oysa o kadar doğru bir hizmetmiş ki, şimdi ikinci Marmaray yapılıyor. Hiç kimse acaba demesin.

Çünkü çoktan ihaleye hazırlanıyor. Boğazlardan şu anda her türlü savaş gemileri izinsiz geçebiliyor, çünkü Lozan anlaşması böyledir. İstanbul’a yeni yapılacak kanal açılınca eski çamlar da bardak olacaktır. Bu gelişmede devletin geliri ne olacak? Bunu her Türk’ün bilmesi lazım. Menderes’ten bu yana ülkeyi yöneten zihniyet;

ÖNEMLİ CEVAP: Menderes’ten sonra ilk Başbakan İsmet İnönü idi. 61 Anayasasını ve özerk kuruluşları milletin başına bela edenlerin içinde 11 kişi o günün Millet Partisi de var. Egemenlik kaşarlanmış solculara verilmiş oldu. 29 sene Cumhurbaşkanları hep askerlerden tayin edildi. Tayin mercii ise CHP ile temelli senatörler idi. Danıştay her icraatın celladı idi.

Banka batıran 2000’li yılların iktidarıdır. IMF den para almak için şeker pancarını yasak eden bunlardır. Daha neler desem… Bu doğrular her hafta köşemde zaten çıkıyor. Cevap vermiş olmak için yazıyorum. Bana bazı konuları tekrar hatırlattığın için teşekkür ediyorum.

10 Nisan Perşembe günü çıkan yazım sizin sorularınızın zaten cevabıdır.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.