ADALARDAKİ TÜRK ESERLERİ VALİMİZDEN HİMMET BEKLİYOR

Bu haber 03 Eylül 2013 - 9:08 'de eklendi ve 1.054 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık AÇIKGÖZ
Artık bu çağda “Hadi atlara binelim; Yunanistan’a savaş açalım. Hiç olmazsa adaları geri alalım!…” diyecek kadar salak değiliz. Adalar gitti!… Onların üzerine bir bardak soğuk su için.
Adalar gitti ama onlarla beraber pek çok değerli eserimiz de o aralarda kaldı. Camiler, imaretler, medreseler, kütüphaneler, köprüler, bedestenler, çeşmeler, mezarlar ve mezar taşları… Hepsi orada kaldı.
Yıllarca “Yurtta sulh, cihanda sulh” derken, o eserleri unuttuk. Her biri binlerce hatıra taşıyan; binlerce sevinç ve hüzün taşıyan o eserlerden haberimiz yok.
Ben henüz adalara gitmedim… İnşallah bir gün giderim ve artık oraları komşu kapısı yaparım. Gidip gelenlerden dinledim; gidip gelenlerin çektiği fotoğraflardan gördüm oraları.
7-8 sene önce sevgili Çağrı gitmişti Rodos’a ve bir sürü fotoğrafla dönmüştü. Bir akşam Menteşe Grubu’nda izlenimlerini anlatmış; çektiği fotoğrafları göstermişti… O eserleri, o kitabe ve mezar taşlarını görünce içim cızzz etmiş; bir an önce oralara gitmek istemiştim.
Geçen sene bir başka dostum gitti adalara ve çektiği fotoğrafları sosyal paylaşım sitelerinde paylaştı. Şair Haşmet (Ö. 1768)’in Rodos’taki mezar taşı tek başına ve melûl-mahzûn bakıyordu. Yüreğim burkuldu. Kendimden utandım. 18. Yüzyılın en güçlü hiciv şâirinin mezar taşı terk edilmişti. Hiç sahip çıkanı yoktu.
Geçen hafta da Kos (İstanköy) adasına giden bir arkadaşım, Kos şehrindeki büyük meydanda bulunan “Akındı Çeşmesi”nin fotoğrafını göndermiş ve kitabesini okumamı istemiş.
Kitabeyi okudum.
Çeşme 1882-1883 yıllarında, Kara Ali adlı biri tarafından Cezayirli Hasan Paşa adına yaptırılmış. Zaten yan tarafında da Hasan Paşa Camii var.
Burnumuzun dibindeki adalarda, okunmayı bekleyen daha kim bilir ne kadar mezar taşı, ne kadar kitabe var?
Bu kitabeleri ve mezar taşlarını okuyacak bir ekibi çok rahat kurabilir; bir proje olarak hayata geçirebiliriz ama Türkiye’de proje hazırlamak, projeyi gerçekleştirmekten çok daha zor. Mübarek bürokrasiye öyle boğuluyor ki?… Biz vaktiyle bir proje verelim dedik, bürokrasiyle 2 sene uğraştık ama kampüsten dışarı çıkamadık. Bürokrasi böyle bir şey işte!…
Kültür değerlerine verdiği önemi bildiğimiz Sayın Valimiz bu işe bir el atar da biz de Metinbilim Enstitüsü Derneği olarak bu projeye soyunursak, en geç 2 senede bu işi hallederiz.
Lütfen “Üniversite…” demeyin hemen!… Üniversitelerin proje bürokrasisinin zorluğundan dolayı, pek çok bilim adamı projelerini hayata geçiremiyorlar.
Haydi Sayın Valim!… Destek sizden çalışma bizden!… Halledelim adalardaki mezar taşı ve kitabe meselesini!…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.