Açmazlar Ülkesiyiz

Bu haber 18 Mart 2015 - 22:25 'de eklendi ve 960 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yıllardır, acaba dedim!

Dünyada konuşlanan ülkeler arasında Türkiye kadar, imkanları yeterince değerlendiremeyen,

Mevcut potansiyeli yerli yerinde kullanamayan kaç ülke vardır?

Görünen o ki yok!

Evet yanlış değil.

Afaki yaklaşım hiç değil.

Tarım ve hayvancılık bağlamında ülkemiz kadar sınırsız imkanlara sahip olduğu halde, değerlendirmekten uzak çok az dünya ülkesi var.

Kaldı ki onların da potansiyelleri sınırlı.

Ya bizim?

Kendi ülkemiz çoğu alanda tahminlerin üzerinde avantaja sahip olmasına karşın, ne yazık ki yeterince değerlendirmekten uzağız.

Bu durumda, üretici kesimi yanında bizatihi devletin de mağdur olduğu ayan beyan ortada.

Aksi iddia edilemez.

Gelişmeler her şeyi açıklıyor.

***

Yeri geldiğinde kaleme aldığım “ülkemizde tarım açmazı” meselesini bir kez daha gündeme getirmem boşuna değil.

Olamaz da.

Ortaya çıkan bazı rakamlar her şeyi açıklıyor.

En çarpıcı örnek, zeytincilik ve hayvancılık adına..

Zeytincilik diyorum.

Neredeyse Türkiye’nin 3/2’lik kesiminde zeytincilik yapılmasına karşın, şu sıra zeytinyağının kilogram fiyatı, nasıl bir açmaz içerisinde olduğumuzun göstergesi.

Zira, 1 kg zeytinyağının fiyatı 15 bin TL sınırına geldi dayandı.

Yanlış duymadınız.

Şu sıra aynı ürünün fiyatı bu rakamda..

Üstelik yeni mahsul yılına kadar fiyat nereye dayanır!

Bekleyip göreceğiz.

Ülkemizde tarım açmazı derken, baz aldığım kriter buydu.

Sözüm ona siz, sanayi hamlesi yanında tarım ülkesi olduğunuzu iddia ediyorsunuz.

Aslında, tarım ülkesi olunduğu kerhen ifade ediliyor.

Ne hikmetse, geçmişten günümüze ülke yönetiminde görev üstlenen hükümetler, Türkiye’nin aynı zamanda tarım ülkesi olmasını içine sindiremediler.

Bir yerde, tarım ülkesi olmayı, geri kalmışlığın göstergesi saydılar.

Oysa tam tersiydi.

Buna en yerinde ve de çarpıcı cevap, Hollanda ve Danimarka olmak üzere bir kısım Avrupa ülkesinin, tarım bağlamında aldığı mesafedir.

Tarım ürünleri adına aynı ülkeler, bir yıllık süre içerisinde birçok sanayi ürününden elde edilen girdinin çok üzerinde bir rakamı ülkesine kazandırmaktadır.

***

Peki, ülkemiz adına durum ne?

İklim koşulları ve toprak yapısı itibariyle dünyanın en avantajlı ülkelerinden olduğumuz halde.

Ne var ki biz, yıllardan bu yana, bu tür bir avantajı kullanmaktan kaçındık.

İnsanlığın temel ihtiyaçlarının başında gelen tarım ürünlerinden yeterince avantaj sağlamak yerine, ikinci sınıf çalışma alanı olarak gördük.

En büyük yanılgımız buydu.

Aksi olsaydı, ülkemizin taşında toprağında yetişen zeytin ve zeytinyağının fiyatı böylesine anormal bir rakama çıkmazdı.

Sonra, değerlendirmekten uzak olduğumuz sadece zeytincilik olsa!

Ya turfanda sebzecilik ve seracılık?

Narenciye?

Kültür balıkçılığı!

Ve daha öylesine ürünlerimiz var ki, kıymet bilmediğimizin göstergesi olarak yerinde duruyor.

Hayvancılık için de durum farklı değil.

Aynı şekilde ülkemizin her bölgesi hayvancılık itibariyle biçilmiş kaftan olduğu halde, akıl fikir ermez bir yaklaşım sergilediğimiz için yerinde sayıyor.

Hal böyle olunca, dünyada et fiyatlarının en yüksek olduğu ülkeler arasında yerimizi alıyoruz.

Bir kez daha belirtmek gerekirse, açmazlar ülkesiyiz derken, vurgulamak istediğim temel nokta bunlardı.

Siz iklim koşulları ve toprak yapısı itibariyle dünyanın en avantajlı ülkelerinden olacaksınız.

Buna karşın, bir takım saplantılar nedeniyle değerlendirmekten uzak olacaksınız.

Hem de 7 milyar insanın en temel ihtiyaçlarını üretmek bağlamında ideal koşullara sahip olunduğu halde.

Bilmem açmazlar ülkesiyiz derken yanılıyor muyum?

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.