AÇILIP SAÇILMAKLA BU İŞ OLMAZ

Bu haber 25 Ağustos 2009 - 0:00 'de eklendi ve 726 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Ne zamandır düşünülen bir projenin hayata geçirilmesi çabaları bir sonuç verir mi?
Pek kestiremiyorum ama bildiğim, geç kalmanın ötesinde bugüne değin izlenen politikanın samimi olmadığı.
Şayet Dış İşleri Bakanı Beşir Atalay’ın üstlendiği koordinatörlük görevi, çok daha önceden düşünülerek hayata geçirilmiş olsaydı, ihtimal dahi olsa gerçek payı vardı.
Siz ne zaman, bir yerde mesele kronikleşmeye yüz tuttuğu süreçte harekete geçtiniz.
İçinden çıkılması zor daha büyük engellemelerle karşılaşabilirsiniz.
Nitekim ortaya çıkan tablo, aynısıyla vaki.
Bu bir yerde sadece AKP’nin değil, ülke yönetiminde görev üstlenen tüm hükümetlerin, yıllardır izlediği politikanın pek de işe yaramadığının göstergesi.
Aksi olsaydı, hükümeti temsilen görevlendirilen İç İşleri Bakanının ikili görüşme isteği, tereddütsüz kabul görürdü.
Dolayısıyla  şu aşamada parlamentoyu teşkil eden partilerden MHP ve CHP’nin “Kürt Açılımı” adı altında sürdürülen çabaları, tüm ayrıntılarıyla destekledikleri söylenemez.
Parlamento dışında kalan diğer siyasi teşekküllerin bakış açıları da farklı değil.
Özellikle MHP kanadı ateş püskürüyor.
Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin izlenen politikanın yanlışlığını dile getirirken sarf ettiği yüksek perdeden sözler.
Ardından aynı içerikle, başbakan tarafından cevaplandırılması.
Bu dahi gösteriyor ki, böylesine önemli, bir yerde çeyrek asırdır devam eden ve de 30 binin üzerinde vatandaşımızın hayatına neden olan güney doğu ağırlıklı terör eylemleri başka.
Kürt Açılımı adına altında sürdürülen girişimler başka.
Muhalif kanadın, bu ülkede özde Kürt meselesi diye bir sorun yoktur  açıklamalarının yabana atılır tarafı yoktur.
Buna şahsen yürekten inanıyorum.
Kim ne derse desin, kendilerince tevile yeltenip yorum getirmeye çalışılsa da bu ülkenin Kürk mesele diye problemi yoktur.
Asırlardır bir ve beraber olmuş, tasada kıvançta aynı noktada birleşmiş, ülkenin bağımsızlıği için omuz omuza mücadele verenlerin böyle bir derdi olamaz.
Bu Türkiye’yi kaosa sürüklemek isteyen dış mihrakların oyunlarına alet olan içimizdeki işbirlikçilerin kandırılmışlığının bir sonucudur.
Ve tekrar tekrar altını çizmek istiyorum.
Bu ülkede Kürt meselesi diye bir sorun yoktur.
Burada asıl sorun, PKK ile onun bir terör örgütü olduğunu açıklamaktan kaçınan DTP’nin bu meselede samimiyetten uzak tavırlarıdır.
Ve de son günlerde sürdürülen Kürt Açılımı meselesinde, İmralı’daki  malûm şahıs Abdullah Öcalan’ın sözüm ona çözüm önerileri adı altındaki safsatalarına itibar edilmese dahi şöyle bir bakılmalı diyenler, çözümün çözümsüz hale getirilmesi çabasında olanlardır.
Bu nedenle hükümetin devam ettirmekte olduğu Kürt Açılımı projesinin gerçekleşmesinde tek şart vardır.
O da PKK’nın hiçbir koşul öne sürmeden silahı bırakmasıdır.
Ancak bu gerçekleştiği takdirde bölgede huzur ve sükûnet sağlanır.
Aksi takdirde bu girişimlerden sonuç alınacağını beklemek, vehme kapılmaktan başkası olamaz.
Dolayısıyla İç İşleri Bakanının aşındırmadığı kapı bırakmadığı bir süreçte, Kürt Açılımına ilişkin açılıp saçılmakla bu işin olacağı sanılmasın.
Bugünün değil, yılların ihmal ve birikimleri neticesi kronikleşen bu mesele Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olduğuna göre çözümün sağlanması, sadece terör örgütünün eylemlerinden vazgeçmesiyle mümkün olur.
Değilse siz hükümet olarak istediğiniz kadar açılıp saçılın, birileri pişmiş aşa su katmak için tetikte bekliyorsa, emekler beyhudedir.
Ha… terör örgütü koşulsuz silahı bırakır.
DTP de milletvekillerin deli saçması eylem ve sloganlarla halkın zihnini bulandırmaz.
Mevcut hükümetin ortaya atacağı somut öneriler, muhalif muktedir herkes tarafından tasvip görür.
İşte o zaman bugün için dillendirilen Kürt Açılımı meselesi, mesele olmaktan çıkar.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.