Açıkgöz’den “Hocalı Katliamı” çağrısı

Bu haber 26 Şubat 2013 - 19:15 'de eklendi ve 1.564 kez görüntülendi.

namik1356Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Namık Açıkgöz, 1992’de Hocalı’da 613 sivili öldürdüğü katliam ile ilgili olarak, Türkiye ve dünya kamuoyunu, katliamın hatırasını diri tutmaya ve katilleri lanetlemeye davet etti.
Hasan Telli
Azerbaycan-Ermenistan arasındaki savaşta Ermeni güçlerinin 1992’de Hocalı’da 613 sivili öldürdüğü katliam hafızalardaki canlılığını korurken, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Namık Açıkgöz, Ermeniler tarafından gerçekleştirilen sivil katliamın hatırasının diri tutulmasını istedi.
Prof. Dr. Açıkgöz, Hocalı Katliamı ile ilgili yaptığı açıklamada, “Bundan 21 yıl önce, Can Azerbaycan’da bir insanlık trajedisi yaşandı. 25 Şubat’ı 26 Şubat’a bağlayan gece, Hocalı’da büyük bir katliam yapıldı. Savunmasız 1300 insan, zalim Ermeniler tarafından katledildi. Katledilenlerin bir kısmı kadınlar ve çocuklardı. 1 yaşındaki bir çocuğun bacaklarından ayırarak öldürüldüğünü; bir çocuğun pencereye çivilenip 8 dakikada öldüğünü, romanında yazacak kadar alçaklaşmış Zori Balayan adlı Ermeni romancılar vardır. Saldırılar sırasında Hocalı’da yaşayan Ahıska Türkleri de evlerinde yakılarak öldürülmüştür. Kadın, çocuk ve yaşlılar da dahil olmak üzere siviller katledilmiştir. Katliamın ilk gecesinde sekiz aile bütün fertleriyle öldürülmüş, 700’den fazla çocuk anne ya da babasını kaybetmiştir. Yaralılar ise Binin üzerindedir. Katliama tanık olan bir gazeteci, yaşananları şu şekilde aktarmaktadır: ‘Dağlık Karabağ’ın Hocalı kentinin düşüşünü bir gün boyunca yaşadım. Görüntülerle belgeledim ve video çekimleriyle bir günde 1300 Azerbaycan Türk’ünün Ermeni çetecilerce öldürülüşünü bütün dünyaya duyurdum. Hocalı katliamı anlatılamaz bir vahşetti. Azerbaycan yönetimi ve Cumhurbaşkanı Ayaz Mütallibov, olayı dört gün boyunca kamuoyundan gizlemeye çalıştılar. Bütün Azerbaycan şok olmuştu. Ermeni bıçaklarından, kurşunlarından kurtulmayı başaranlar; kadınlar, çocuklar, ihtiyarlar karlı dağlarda tipi altında Agdam’a gelmeyi başardıklarında çoğunun ayakları donmuştu. Bazılarının ayakları ise kangrenden dolayı kesilmişti. Ermeniler vahşetin her türlüsünü sanki ibret olsun, örnek olsun diye yapmışlardı. İhtiyar dedelerin, yaşlı anaların yüzleri jiletlerle doğranmış, genç kadınların göğüsleri peynir gibi kesilmiş, bebeklerin kafa derileri yüzülmüştü. Hocalı ile Agdam arasındaki 12 kilometrelik orman boyunca cesetler dizilmişti.’ Her türlü katliam insanlık suçudur. Hocalı’da, Halepçe’de, Srebrenitsa’da yapılan katliamların hesapları sorulmalıdır. Türk milleti ve Azerbaycan Türkleri, Hocalı katliamı unutmayacak, unutturmayacak; sorumluları tarih önünde yargılayacaktır. İnsanlığın ortak meselelerine duyarlı bir aydın olarak Hocalı katliamını lanetliyor; şehit olanlara Allah’tan rahmet diliyor; Türkiye ve dünya kamuoyunu, Hocalı katliamının hatırasını diri tutmaya ve katilleri lanetlemeye davet ediyorum” şeklinde konuştu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.