ABD KONUŞTUKÇA BATIYOR

Bu haber 26 Kasım 2012 - 0:00 'de eklendi ve 605 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

ABD’nin şımarık çocuğu İsrail’in Filistin’e pervasız saldırılarında bir gerçek tüm çıplaklığıyla kendini gösteriyor.
Sam amca İsrail’in her türlü girişimlerini mubah kabul ediyor.
Aksi olsaydı.
Ki farklı düşünmek olası değil.
İsrail’in bu defaki saldırılarına, savunma hakkını kullandı! gibi asla kabul edilmez bir tutum içerisine girmezdi.
Sen İsrail olarak yıllardır sürdürdüğün eylemlerine bir yenisini ekleyeceksin.
Sadece bir günlük süreçte onca Filistinli hayatından olacak.
Buna karşın ABD’de bu ülkenin kendini savunduğunu dile getirecek.
Bunun inandırıcılığı var mı?
Filistin, kendiliğinden bir saldırıya geçti de mi İsrail karşı taarruza yeltendi?
Buna ABD’den başka kim inanır.
Ama sen Amerika olarak Yahudi lobisinin etkisinde kalırsan, olmazı olur gibi gösterirsin.
Ne var ki yıllardır yaşananlar karşısında kimse inanmaz, inanmıyor.
***
Madem ki İsrail senelerdir haksız eylemlerin müsebbibi.
Onca insanın hayatından olmasına neden oldu.
ABD’yi anladık da, dünyanın diğer ülkeleri neden kayıtsız kalıyor?
Yeri geldiğinden burnundan kıl aldırmayan Avrupa ülkelerinden İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya başta olmak üzere Asya ülkelerinden Rusya, Çin ve Japonya neden sesini çıkarmıyor?
Hadi diyelim ki Avrupa kıtasında konuşlananlar ABD’nin dümen suyunda.
Bir takım çıkarlar uğruna İsrail’in mezalimlerine göz yumuyor.
Ya Rusya!
 Ve de her geçen gün siyasi ve ekonomik bazda ağırlığını hissettiren Çin ve Japonya’ya ne oluyor?
Hiç değilse bu ülkeler, İsrail saldırılarının haksızlığını görüp, seslerini çıkaramazlar mıydı?
Sessizliğe büründüklerine göre bir çekinceleri var demektir.
Yoksa, bu denli fütursuzluk karşısında başlarını kuma gömmezlerdi.
Bu da kim ne derse desin ABD’nin tek tabanca olduğunu gösteriyor.
Diğerleri ne denli tevile çalışsalar da “görünen köy kılavuz istemez.”
Belli ki Sam amca dünya jandarması.
***
Yükümlülük içerisinde olan ülkeler sadece bunlar değil.
Ortadoğu konuşlanan ülkelere ne buyrulur?
Hadi diyelim ki her biri kendi derdine düşmüş.
Tamam da İran ne güne duruyor?
Pek çok konuda ABD’ye kafa tutan bu ülke niye sessizliğini koruyor?
En azından Filistin halkının çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu bilindiği halde.
Hal böyle olunca geriye tek bir ülke kalıyor.
O da Türkiye.
İsrail’in haksız ve de asla kabul edilemez saldırıları üzerine sesini yükselten tek ülke konumundayız.
Buna karşın ne denli etkin oluruz.
Yükselen sesimiz nasıl yankı bulur?
İnancımız ve de ümidimiz yok ama yine de bekliyoruz.
***
Tüm bu gelişmeler karşısında sessizliğini koruyan BM’lere ne dersiniz?
Aynı teşekkülün kuruluş amaçlarından biri dünyadaki barışı sağlamak değil mi?
Varoluş sebeplerinden biri bu olduğu halde, neden bu denli haksızlığa kayıtsız kalıyor?
Aslında BM’in izlediği politikayı pek de yadırgamamak gerekir.
Her ne kadar bağımsız bir kuruluş olarak ortaya çıksa da ABD’nin talimatlarından dışarı çıkması olası değil.
Zaten bu yüzden değil mi aynı kuruluşun güvenirliliğini yitirmesi.
Bir yerde varlığıyla yokluğunun belli olmaması.
Her şeye karşın gerçek şu ki, dünya jandarmalığına soyunan ABD, bu tür tarafsız politikalar izledikçe batıyor.
En fazla nefret edilen ülke olması da bu yüzden.
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.