“Abbas Güçlü Ders Verdi”

Bu haber 07 Haziran 2014 - 0:00 'de eklendi ve 1.366 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

 

Özcan Özgür

Bu günkü yazımın başlığını anımsayabilenler olmuş mudur bilmiyorum. Anımsayanları kutluyorum. 2 yıllık bir yazı…

Konuya girmeden önce bir mesajı paylaşmak isterim. Önceki günkü Okluk Koyu ve Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül ile ilgili yazım üzerine dönemin Valisi Dr. Lale Aytaman’dan dün mesaj geldi. Sayın Aytaman şöyle demiş:

Merhum Cumhurbaşkanımız Özal Okluk Koyuna tek bir çivi çaktırtmamış, tek beton döktürtmemişti. Oradaki mevcut minik evde kalıyordu. Gördüğümde şaşırmıştım ama ziyarete gelen yabancı konuklar bu tavazuyu takdirle karşılıyorlardı. Okluk korunarak kullanılsa çok iyi olur. Keşke karşı görüşte olanlar her zaman özgürce bu görüşlerini ifade edebilseler.

Muğla’ya selam ve sevgiler.

xx        xx        xx

Hamle’nin 2 yıl önce yapılan Yılın EN’leri ödüllendirme töreni de herkesin kendisini, düşüncelerini ifade ettiği bir “siyaset meydanına” dönmüştü. Gerçi her ödüllendirme töreni bir başka meydan, ama o sene adeta sınırlar zorlanmıştı… Basınımız, özellikle yerel basınımız Muğla Milletvekili Dr. Nurettin Demir tarafından haksız bir şekilde eleştirilmişti.  O sene Abbas Güçlü de Hamle’nin onur ödülünü almıştı. Güçlü ödülünü alırken bizler adına gereken yanıtı da vermişti…

Demokrasi, hukuk herkese lazım… Basın da öyle… Muğla’da Hamle’de öyle…

Kadere bakın busene Yılın Siyasetçisi ödülünü Milletvekili Demir birinci olarak MHP Bodrum İlçe Başkanı Asım Başaran ve AK Parti Menteşe İlçe Başkanı Av. Mustafa Çelebi ile paylaştı…

Yatağan’da neredeyse bir yıldır özelleştirmeye karşı mücadele veren işçilerin sendikaları Maden İş ve Tes İş Yatağan Şubeleri de Hamle okurları tarafından ödüllendirildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün de Hamle’nin “Başarı ve Onur Ödülü”nü aldı…

xx        xx        xx

Dünkü töreni önümüzdeki günlerde ayrıntıları ile ele alırız. Ben bu gün iki yıl önce “Abbas Güçlü Ders Verdi” başlığı ile yayınlanan 08.06.2012 tarihli yazımı sizlerle paylaşmak istedim…

ABBAS GÜÇLÜ DERS VERDİ!

Hamle Gazetesi okurlarının belirlediği “Muğla’da 2011 Yılı’nın En İyileri” bu sene 7’ncisi yapılan törende bir araya geldiler. Sadece 2011’in değil, önceki 6 yılın En İyileri de gelmişti.

Ki törenin açılış konuşmaları sırasında Hamle Yönetim Kurulu Üyesi Hafize Nizamoğlu, Hamle’nin 36 yıldır haberde objektif, yorumda özgür çizgisiyle Muğla’yı, Muğla’ya anlattığını dile getirirken, “Fotoğrafçısından habercisine, köşe yazarından editörüne kadar emekleri tartışılmaz olan medya çalışanlarına ve okurlarımıza teşekkür ediyorum.” derken şöyle devam ediyordu:

Okurlarımız kullandıkları oylar ile çok iyi tercihlerde bulunmuşlar. Bu gün burada sadece 2011’in değil, geçmişte ödül alanlarda bulunuyor. Hep birlikteyiz. İyi ki varsınız.

Muğla’nın her kesiminden 13 dalda en iyilerle bir bakıma Muğla’nın iki yakası bir kere daha bir araya gelmiş oldu. Ama…

xx     xx     xx

Muğla’nın 6 milletvekilinden sadece CHP Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir vardı.

Elbette Ankara’da olanların kendilerine göre gerçekten veya üretebilecekleri mazeretleri vardır. Ama Muğla’da olup ta gelemeyenin mazereti olabilir mi? Hadi MHP’nin CHP gibi üç, AK Parti gibi iki milletvekili yok…

AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Yüksel Özden’i davet ettiğimizde Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın talimatı ile Hamle’nin töreni sırasında Milas’ta Türbe Köyü’nde toplantıda olmak zorunda olduğunu söyledi ve anlayışla karşıladık. Ancak bu törende partisini AK Parti Milletvekili Ali Boğa’da temsil edebilirdi. O da Bakan Yıldırım’ın acil Ankara’ya dönmek zorunda kaldığı uçağını hazır bulmuşken, binip gitmeyi tercih etmiş…

Üstelik biz gazeteciler AK Parti iktidarının yandaşı ilan edilirken!

Neyse… Herkes “Hamle dostu” olmak zorunda değil!

xx     xx     xx

Yine de Muğla’nın iki yakası her partiden, her siyasi düşünceden sadece ödül alanlarla değil, AK Parti İl Başkanı Nihat Öztürk, Kadın Kolları Başkanı Nurzile Çavuşoğlu, Merkez İlçe Başkanı Mustafa Çelebi, MHP İl Başkanı Osman Güven ve eski İl Başkanı Mehmet Korkmaz, CHP’li İl Genel Meclisi Başkanı Cemal Gürpınar, Demokrat Parti eski il başkanı Erol Kapiz, CHP Kadın Kolları Başkanı Canan Ercan, her partiden il genel meclisi başkanları ve belediye başkanları, Muğla Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Bülent Karakuş, Ticaret Borsası Başkanı Hurşit Öztürk ve Muğla Esnaf Odaları Birliği Başkanı Şükrü Ayyıldız’ın yanında mazeret belirtip, kutlama mesajı gönderen Belediye Başkanı Osman Gürün, Muğla Üniversitesi temsilcileri, daire müdürleri, ilçe kaymakamları, turizm ve tarım-sanayi sektöründe önde gelen isimlerle bir araya geldi…

Yani asiller gelmişti. Vekiller gelmese ne olur ki!

xx     xx     xx

Evet, herkes “Hamle dostu” olmak zorunda değil!

Önce Tıp Fakültesi Kurucu Dekanlığı, ardından Muğla Milletvekilliği ile 4 yıldır aramızda olan Prof. Dr. Nurettin Demir bir “Hamle dostu” olarak yine koşup gelmişti.

Ama dostun dosta ettiğini kimse de etmiyormuş!

Milletvekili Prof. Dr. Demir, çalışma yaşamında ödül alanların ödüllerini verirken bir konuşma yaptı ve şöyle deyiverdi:

Bugün basının yüzde 92’si tamamen iktidara endeksli bir duruma getirilmiştir. Türk basının gelmiş olduğu nokta tüm dünyada eleştiriliyor. Ben geçen yıllarda yerel basının bu konuda bunlara direnebildiklerini söylüyordum. Bu dirençlerinden dolayı onları kutlamıştım. Ancak bu sene bu biraz değişti. Onlarda ulusal basının yolunda gidiyor. Hamle, Şah burada ve Muğla Gazetesi’nde ben sürekli izliyorum, haberlerde objektif olmaktan uzaklaşmaya başladıklarını ben buradan bir dost olarak iletmek istiyorum. Allahtan Özcan Özgür gibi köşe yazarları var da onların ara satırlarında bazı şeyleri görebiliyoruz. Ancak yarın öbür gün onlarda susturulur mu diye merak ediyorum. Bu küçük eleştiriyi de saygıyla karşılayacağınız inancıyla.

xx     xx     xx

Saygıyla karşıladık… Biz her gün eleştiriyoruz. Bir gün de onlar eleştirsinler, ama hakkaniyetli olmalı… Nitekim Hamle’nin okurlarından “Yılın Tartışma Programı” ödülünü alan Gazeteci-Yazar Abbas Güçlü’de haklı olarak içerlemiş olmalı ki, ödülünü alırken yaptığı konuşmada bizlere tercüman oldu. Şöyle dedi:

Herkes medyaya vuruyor. Bir vurmadıkları medya kalmıştı ona da vursunlar. Ancak bugün hala dik duranların başında medya geliyor. Bu günkü medyada olmasaydı ne olurdu? En azından bugün bu ödülleri alamazdık. Program bir CHP’liyi çıkarttığımız zaman Ak Partililer basıyor kalayı. Ak Partiliyi çıkarıyoruz, sende satılmışsın diyorlar. Ben aynı benim. Sayın milletvekili CHP’ye yer verilmiyor, ‘yüzde doksanı satılmış, yandaş olmuştur’ dedi. Biz daha dün Kılıçdaroğlu’nu çıkarttık, o da aynı şeyleri söyledi. Ben Tayyip Beyin yerine olsam Kemal Kılıçdaroğlu’nu beş kere çıkarttın, beni bir kere çıkarttın diye isyan ederim. Yani Kılıçdaroğlu’nun en azından bizim programda ağlamaması lazım. Sayın Milletvekili Demir’in en azından bu toplantıda şikâyetçi olmaması lazım. Ben şimdi baktım sayın milletvekili (Nurettin Demir) ne söyleyecek diye, şikâyetin ötesinde bir şey söylemedi. Sayın Kılıçdaroğlu ile ben dün üç saat program yaptım, yeni hiçbir şey söylemedi. Biz bekledik! Çocuğun biri çıktı ‘Sayın genel başkan ne olur bir şey söyleyin de yarın gazetelere manşet olsun, biz de oh be diyelim’ dedi.  Öğrencinin sorduğu soru şuydu: ‘Seçimi kazanamazsanız bırakacak mısınız’ dedi. Kılıçdaroğlu tıpkı Baykal gibi konuştu; ‘Ben oyumu arttırırsam gerisi önemli değil’ dedi. Siyasi partiler ne için mücadele eder? İktidara gelmek için! Ben CHP gibi ‘muhalefette kalmak için direnen’ bir parti görmedim. Ak Parti gibi oturduğu koltuğa yapışıp, ebedi ‘ben bu koltukta oturacağım’ diyen siyasetçi de görmedim. Demokrasilerde gelinir, gidilir. ‘Biri gitmem diyor öbürü gelmem’ diyor! Türkiye ikisinin arasına sıkıştı kaldı. Medyasız olmaz diyoruz. Medyayı biraz daha koruyun kollayın. Medyanın olmadığı yerde demokrasi olmaz. Ben ‘yenilirsem siyaseti bırakırım’ şeklinde açıklama duyuyorum. Siyaset sadece iktidarda kalmak için mi yapılıyor? Muhalefette kalmak içinde siyasette yapıldığı zaman Türkiye’ye demokrasi gelmiş olur. Medyanın çuvaldızlarına tahammül edildiği zaman demokrasi gelmiş olur.

xx     xx     xx

CHP’li İl Genel Başkanı Cemal Gürpınar da yılın en iyi siyasilerine ödül verirken, “Siyasiler konuşmadıklarından, gazeteciler yazmadıklarından sorumludurlar.” diyordu. Şaştım… Ben bu güne kadar hep yazdıklarımla yargılandım. Keşke yazmadıklarımı yazıp, yargılansaymışım!

Neyse Yılın EN’lerine yarın devam ederiz.

xx        xx        xx

Aradan iki yıl geçti. Değişen hiçbir şey yok…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
reşat öztepe 07 Haziran 2014 / 10:23

Gocaman;sonunda 2 yıl her şey ayni hiç değişmedi demeniz her şeyi anlatıyor.Hoca Nesreddin’in muhteşem sözünü hatırlatmak istiyorum.”Ye” kürküm ye.Hoca kürkünü ve kaftanını çıkarmış da yemek sofrasının oturulacak yerine koymuş ve bu muhteşem sözü söylemiştir.Ne saiya yarandık ne de musa ya sözü uyarmı bilmem yukarıdaki serzenişlere.uysa da uyma sa da.sevgi ve saygı.

Nurettin Demir 09 Haziran 2014 / 20:48

Sevgili Özcan Özgür yazıyor da, sayfalar doluyor da, Nurettin Demir ne söylemiş ne haberlerde nede köşelerde yer alıyor.Vali Beyin tüm konuşmaları var, milletin vekilinin söylediklerinden bir cümle yok. Halktan bir kişi demez mi? ” bu halkın milletvekili hiç mi konuşmamış diye!”. Somada 301 kişi ölmüş. Bununla ilgili bir cümle etmek de sorumluluğumuz yok. Takdiri Muğla Halkına bırakıyorum. Ben Hamle çalışanlarının 38. yılını tekrar içtenlikle kutluyorum. Yerel basın bizim başımızın üstünde yeri var. Onlar bizim gözümüz. Ama ağzımızı bandlamasınlar. Saygı ve sevgilerimle…