Abartmakta Üzerimize Yok

Bu haber 25 Haziran 2016 - 1:52 'de eklendi ve 827 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Kabul edelim ki abartmakta üzerimize yok.

Hani halk arasında denir ya ”pireyi deve yapar”

Aynısıyla vaki.

Üstelik bu olgu belirli bir saha ile sınırlı değil.

Hangi alanda olursa olsun zaman zaman olayları öylesine abartıyoruz ki!

Bir süre sonra, ne denli havayı girildiği, yanlış yapıldığı anlaşılsa da çoğu kez iş işten geçmiş olur.

Sonra bu tür davranışlar içerisine girmemiz, belirli bir sahaya özgü değil.

Kimi zaman başarıyı öylesine abartırız ki, sanırsınız bu konuda üzerinize yok!

İstisna teşkil ediyorsunuz!

Oysa vehbinin kerrakesi öyle değildir.

Sizin ileri düzeyde olduğunuzu sandığınız bir alanda, başkaları da en az sizin kadar başarılıdır.

Bu nedenle asıl olan, hangi alan için olursa olsun elde edilen kazanımların abartılmamasıdır.

Bırakalım, takdir başkalarından gelsin.

Tabi bu durumun tersi de var.

Her hangi bir başarısızlık üzerine hemen karalar bağlıyoruz!

Kısaca kopçaları koyuveriyoruz.

Bir yerde dünyamız kararıyor.

Kaldı ki başarı ve başarısızlık iç içedir.

Bir gün başarılı olursun.

Bir başka anda tam tersi.

O nedenle ne başarı abartılmalı.

Ne de tersi durumda karalar bağlamalıyız

Her iki hal tevekkülle karşılanmalı.

Yine de bu hiç sevinmeyelim ve ya üzülmeyelim demek değildir.

Dedim ya elbette, her hangi bir başarı üzerine sevinmek ve de mutlu olmak kişinin en tabî hakkıdır.

Dedim ya abartıya kaçmadan.

Aynı başarıyı başkalarının da sahip olduğunu aklımızdan çıkarmadan.

Ancak o takdirde yerinde davranışlar sergilemiş oluruz.

***

Yıllarca yeri geldiğinde şahsen kaleme aldığım bu ve benzer gelişmeleri bir kez daha gündeme getirmem, önemli bir gelişme üzerine.

Söz konusu olan Milli Futbol Takımımız.

İlişkin olarak teknik direktör Fatih Terim.

Biliyoruz ki Milli Futbol Takımımız Avrupa Futbol Şampiyonasına, mucize denebilecek maçlar sonrasında katılma hakkını elde etmişti.

Mucize diyorum.

İlk oynadığı tüm maçları kaybeden takımımız birden kendine gelmiş, ondan sonraki maçlarda sırasıyla rakiplerini bir bir dize getirmişti.

İlişkin olarak o süreçte teknik direktör Fatih Terim’in bir yaklaşımı meşhur olmuştu.

“Biz bitti demeden bitmez”

Avrupa Şampiyonası başlamadan önce ister istemez bazıların kabul etmek zorunda kaldığı bu yaklaşım bugün, bir kez daha sözüm ona alay konusu yapılıyor.

Yani günü birlik yaşamaya devam ediyoruz.

Oysa Türkiye, İtalya’nın yanlı tavrına kurban gitmeyip 2.tura çıkabilseydi, bugün alaylı bir şekilde eleştiri oklarını gönderenler, tam tersi bir yaklaşımla kalem oynatacaklardı.

Terim’i yerden yere vurmak yerine, samimiyetsizce yeri göğe sığdıramayacaklardı.

***

Bu arada Fatih Terim’in yaptıklarını görmemezlikten geliyor değilim.

Özellikle bir TV kanalı ve bazı gazetecilere takındığı tavır asla tasvip edilemez.

Bilmeliydi ki o yolcu, basın kuruluşları ve mensupları hancı olduğu sürece, eleştiriler olacaktır.

Terim’in bunları hoş karşılaması gerekirdi.

Ne var ki o, şampiyonanın ilk iki maçında milli takımın aldığı başarısız sonuçlar üzerine adeta kendinden geçiyor.

Tavır koymasının nedeni de bu halet-i ruhiye içerisinde olmasıydı.

Birde burnundan kıl aldırmaz yaradılışta olunca!..

Her ne kadar aradan 2 gün geçtikten sonra yanlış yaptığının farkına varıp, özür mahiyetinde tavır sergilese de, ok yaydan çıkmıştı.

Hele, milli takımın yolu kesilince, Terim’e saldırılar yeniden başlıyor.

***

Abartmakta üzerimize yok demem bu yüzden.

Her konuda olduğu gibi futbol adına da abartı içerisindeyiz.

Hiçbir zaman başarı ve başarısızlığın ölçüsünü ayarlayamıyoruz.

Bunun anlamı günlük yaşadığımızdır.

Bu yüzden, zaman içerisinde telafisi pekte mümkün olmayan tavırlar sergileniyor.

Cevahiri kurtarmaya çalışsak da nafile…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.