AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu “Hedefimiz AB üyeliğidir”

Bu haber 05 Ağustos 2014 - 0:53 'de eklendi ve 706 kez görüntülendi.

bakannnnAB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, Muğla ziyaretinde Menteşe İlçesi’nde işadamları ile bir araya geldi. Muğla Ticaret ve Sanayi Odası’nda işadamları ile buluşan Çavuşoğlu, “Uluslararası örgütler içinde bugün en büyük hedefimiz Avrupa Birliğine üye olmaktır” dedi.

Kadir Tamer

AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, Muğla ziyaretinde Menteşe İlçesi’nde işadamları ile bir araya geldi. Muğla Ticaret ve Sanayi Odası’nda işadamları ile buluşan Çavuşoğlu, “Uluslararası örgütler içinde bugün en büyük hedefimiz Avrupa Birliğine üye olmaktır” dedi.

Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülent Karakuş, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar ve partililer tarafından karşılanan AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, işadamları ile bir araya geldi.

Muğla Ticaret ve Sanayi Odası toplantı salonunda işadamlarına seslenen Çavuşoğlu, Türkiye olarak Avrupa Birliği değerlerine inandıklarını söyledi.

Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin yükünü alacağını kaydeden Çavuşoğlu, “Uluslararası örgütler içinde bugün en büyük hedefimiz Avrupa Birliğine üye olmaktır. Biz Avrupa Birliği değerlerine inanıyoruz. Avrupa Birliği kriterlerinin ve şartlarının kendi halkımız için iş dünyamız için öğrencilerimiz için köydeki vatandaşımız için herkes için önemli olduğunu biliyoruz. Bu konularda da adım atmaktan hiç çekinmiyoruz.  Reform yapıyoruz adım atıyoruz Türkiye’yi dönüştürüyoruz.  Ama Avrupa Birliğine de eşit, onurlu bir üye olmak istiyoruz. Sığıntı bir ülke olamayız biz. Eşit onurlu bir üye olmak için mücadelemizi devam ettiriyoruz. Bugün AB sürecinde karşılaştığımız en büyük sorun siyasi engellerdir. Vizelerin önündeki engelde siyasi. AB ülkelerine Türk halkının vizesiz seyahatinin önündeki en büyük engel de siyasi engeldir.  Bizim bu engelleri kaldırmamız lazım. AB’deki dostlarımızın şunu anlaması lazım. Bugünkü Türkiye Avrupa Birliğine yük olmaz tam tersi yükünü alır. AB’ye ekonomik olarak yük olmaz katkı sağlar. Güvenlik olarak yük olmaz AB’nin güvenliğine ve istikrarına katkı sağlayan bir ülke olur. AB’nin başarısız olan dış politikasına önemli katkı sağlayan bir ülke olur” dedi.

Susmayan bir Türkiye var

Türkiye’nin etrafında yaşananlara sessiz kalmadığını kaydeden Mevlüt Çavuşoğlu konuşmasına şöyle devam etti:

“Şuan etrafımızdaki olaylara baktığımız zaman bir taraftan çok üzülüyor bir taraftan Filistin ve Gazze’deki zulme kahroluyoruz. Türk halkı olarak açık yüreklilikle eleştiriyoruz, karşı duruyoruz, bu zulme sessiz kalan, korkan bir çok ülke ve devletin yanında Arap ve Müslüman dünyası dahil ama susmayan ve mazlumun yanında olan bir Türkiye var. Meclisimiz de 4 partinin birleşmesiyle ortak bildirisinde de Gazze’deki zulme karşı çıktığını, yanlış olduğunu açık bir sözle söylemiştir. İşte biz böyle bir milletin evlatlarıyız ve böyle bir milletin mensuplarıyız. Dolayısıyla bizim sorumluluğumuz sadece kendi coğrafyamızla sınırlı kalmaz.  Tüm bu sorumluluklarımızı yerine getirmek içinde güçlü, daha güçlü bir ülke olmamız lazım. Güçlü bir ekonomimiz olmasıydı bugün bir milyon Suriyelinin 220 binini kampta barındıramazdık, onları ağırlayamazdık. Sadece kamptakiler için 3,5 milyar dolar bugüne kadar para harcadık. Dışardakilerin masrafları ve sağlık giderleriyle bu rakam iki katına çıkmıştır. Dünyanın bize desteği ise 150 milyon doları geçmemiştir. Yani yaklaşık 6 milyar dolar para harcamışız ama dünyanın bize yardımı 150 milyonu geçmemiştir. Eğer güçlü bir ekonomimiz olmasaydı bu kardeşlerimize de açıkça bu yardımlarımızı yapamazdık. Bugün Iraktaki Türkmen kardeşlerimizin yanında bu kadar güçlü olamazdık. Bugün Gazze’deki yaraların bir nebze sarılması için bu kadar insani yardımı gönderemezdik.  Bu nedenle bizim güçlü bir ülke olmamız ve istikrarı korumamız lazım.”

Türk ürünlerinin ulaşmadığı ülke kalmadı

Konuşmasında bu yıl başı itibariyle dünyada Türk ürününün ulaşmadığı bir tek ülke kalmadığına dikkati çeken Çavuşoğlu, en küçük ada ülkelerine kadar, nüfusu 10 bin 20 bin olan ülkelere kadar insanımızın ürettiği ürünlerin her ülkeye ve her millete ulaştığını kaydetti. Bunun çok ciddi bir başarı olduğunu anlatan Çavuşoğlu, “Ama bunun miktarını artırmak için nitelikli üretim ve ederi fazla olan üretimi de ürün kalitesi ve çeşitliliğini artırarak önem vermeliyiz. İnşallah böylelikle 500 milyar dolar hedefimize ulaşalım. Turizmde 50 milyon turist 50 milyar hedefimize emin adımlarla gidiyoruz. İhracatımızın da 500 milyar dolara ulaşması lazım ki kişi başına düşen milli gelirimizin 25 bin dolar olması lazım. Bugün 11 bin doları 3 binle karşılaştırdığınız zaman çok iyi yaklaşık 4 katı. Ama hala 11 bin dolarız. 25 bin doların üstüne çıkmadan biz iyi bir noktaya geldik diyemeyiz, dememeliyiz ve yetinmemeliyiz. Bizim milletimizin bizden beklentisi uluslararası örgütlerin hepsinde aktif olmamız. Ülke olarak her türlü uluslararası örgütte güçlü olmamız lazım. BM Güvenlik Konseyine yeniden aday olmazın da sebebi bu.  Latin Amerika ülkelerinin, gerekse Amerika ülkelerine gözlemci olmamızın gayesi buralarda da her zaman olmak ve karar mekanizmalarına nüfus edebilmek, ülkemizin çıkarlarını en şekilde savunmak ve ortaya çıkan fırsatları en işi şekilde değerlendirerek olası risk karşısında da o riski minimize etmek ve tedbir almak için bizim artık güçlü bir ülke olarak dünyanın her yerinde bir uluslararası örgütlerde olmamız lazım. Bugün Afrika’nın en itibarlı ülkesi Türkiye’dir.  Afrika’nın stratejik 3 tane ortağı var  Çin, Hindistan ve Türkiye. Ama en itibarlısı Türkiye. Çünkü Türkiye orada her şeyden önce insan odaklı yaklaşımıyla diğerlerinin karşısında farkını ortaya koymaktadır. Ama sadece insani yaklaşım yetmez kurumsal olarak da var olmanız lazım. Tüm kurumlarımızla var olması lazım” dedi.

Türkiye’nin kurumsallaşması lazım

Türkiye’nin kurumsallaşması ve bürokrasinin azalması gerektiğini anlatan Çavuşoğlu, aynı şekilde demokrasinin güçlenmesi gerektiğini savundu. lazım. Temel hak ve özgürlük alanlarının genişletilmesi gerektiğini anlatan Çavuşoğlu, “Bu anlamda çok ciddi refomlar yapmamız lazım. Avrupa Birliği Bakanı olarak söyleyebilirim ki bazı tartışmalar, bazı inişli çıkışlı durumlar olabilir zihinsel değişimi yakalayamadığımız sürece bu sorunlar ola gelecektir. Ama genel anlamda istikamete baktığımız zaman Türkiye çağdaşlaşmıştır, modernleşmiştir, insan hakları standartları yükselmiştir. Bugün ülkede hukuk üstünlüğünün de sağlanması lazım. Bugün ben Avrupa Birliği Bakanı olarak Türkiye’nin en sorunlu alanlarından bir tanesinin hukuk ve yargı olduğunu söylemek istiyorum. Bu objektif bir gözlemdir. Ve bunu bu sorunu sokaktaki vatandaşımız, esnafımızda yaşıyor. Çok ciddi yatırım yapan işadamlarımızda yaşıyor. 10-15 sene süren bir dava, bir mahkeme ve onun sonucunda verilen bir karar adalet değildir, bu ne olursa olsun. Bugün Türkiye’nin çözmesi gereken sorunlardan bir tanesi de bilirkişi meselesidir. Maalesef bilirkişi meselesi bugün Türkiye’de çok açık söylüyorum kokuşmuştur. Son derece yanlış raporlar veriyorlar. Buna da bir çeki düzen vermek gerekiyor.  Dünya ve Türkiye gerçekleri ile örtüşmeyen raporlar ortaya çıkıyor ve bu raporlara mahkemelerinde aldandığını görüyoruz” dedi.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.