96 yıllık CHP, 7 aylık belediyeden yönetilemez!” « Hamle Gazetesi

96 yıllık CHP, 7 aylık belediyeden yönetilemez!”

Bu haber 22 Kasım 2019 - 0:01 'de eklendi ve 2.917 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Marmarisli genç meslektaşlarımızdan Ercan Arslan face hesabından paylaşmış:

Aldığımız duyumlara göre CHP delege listeleri belediyede hazırlanıyormuş! Öncelikle şunu belirtmek isterim, sizi o koltuklara oturtan irade CHP iradesidir. CHP seçimlerine müdahale etmek hakkınız ve haddiniz değildir. 96 yıllık CHP, 7 aylık belediyeden yönetilemez! Seçimlerin ardından CHP’den istifa edeceğimi kamuoyuna bildiririm.” demiş.

Ercan‘ın CHP’li olduğunu bilmiyordum. Nedense ben de MHP’li izlenimi bırakmıştı. Neci olduğunun önemi yok. İnsana “insan” mı diye bakmalı. Ercan öyle biri…

Hiçbir meslektaşımın partisini merak etmediğim gibi, ona da sormamıştım. Neden sorayım… Beni onun gazeteci yanı ve insanlığı ilgilendiriyor.

CHP’de delege seçimleri nasıl gidiyor?” diye soranlar vardı. İzlemiyorum ki nasıl gittiğini bileyim.

İzlenecek bir şey de yok. Aşağı yukarı Ercan arkadaşımızın tespit ettiği gibi. Hemen her yer öyle…

96 yıllık CHP, 7 aylık belediyeden yönetilemez!” sözüne bayıldım.

CHP artık Ankara’dan değil, en büyük belediyelerden yönetiliyor…

xx      xx      xx

Nejat Altınsoy arkadaşım önceki günkü yazısına “Kalbinizi temiz tutun” diye başlık atmış.

Hangi konuda?” diye sormanın alemi yok… İnsan kalbini her zaman temiz tutmalı.

Abdest değil ki bu, bozulunca git bir daha al!

Yola çıktıklarımızı yolda bulduklarımızla değiştirmiyor, ego patlamaları, güç zehirlenmeleri yaşamıyor, kibirlenmiyor, kinlenmiyor, kıskanmıyor, hırslarımızı aklımızın önüne geçirmiyor isek mesele yok. Kalp temiz kalır.

Biz kalbimiz temiz kaldığı kadar Muğlalı kalalım, Muğlalıca “garın bozukluğu” yaşamayalım, yeter.

Nejat arkadaşımız şöyle yazmış:

Delege seçimlerini kast ederek İl Başkanı Zeybekoğlu’na; ‘Nasıl gidiyor?’ diye sorduk. Zeybekoğlu’ndan; ‘İyi gidiyor’ yanıtını aldık. Geride bıraktığımız Cumartesi günü itibariyle; Bodrum, Milas, Yatağan, Köyceğiz ve Datça’da ‘iyi gidildiğini’ böylece anlamış olduk. Fethiye’de de ‘iyi gidileceğini’ bir yerlere not ettik. ‘Hayırlısı olsun’ dileğinde bulunduk.

Eh ne diyelim.. Düşmana bile “Hayırlı olmasın” denmez ki.. Hayırlı olsun… Nasıl olsa biz gider olduk…

xx      xx      xx

Ercan Arslan kardeşimiz yukarıda yer verdiğimiz paylaşımının benzerlerine devam ederse, merak etmesin istifa etmesine gerek kalmaz. İstifa bazen “onurlu” bir eylem olsa da “atılmak, ihraç edilmek” de her zaman “şerefsizlik” değildir!

Sökülecek apoletiniz olmasın yeter…

Hafta başında “devrimci gelenekten gelenCHP İl Başkanı Adem Zeybekoğlu‘ndan bir bildirim aldım. Kesin ihraç talebiyle İl Disiplin Kurulu‘na sevk edilmişim. Bu kaçıncı sevk?

Bunda da bir hayır vardır. Herşeyin hayırlısı olsun. Allah delegeliklerin, iktidarın bile hayırlısını versin…

Seçimler olup biteli 9 ay oldu. Neredeyse 12 ay oluyor, hala seçimden çıkamayanlar var. Allah kurtarsın…

Yüzde 36’nın faturasını nereye keseceklerini bilemediler.

xx      xx      xx

Geçtiğimiz günlerde yerel seçimlerden bilmem kaç ay sonra (Ortaca ve Marmaris’in ardından) CHP‘de ikinci ihraç dalgası gelmişti.

Yatağan ve Ula İlçe Başkanları ilden gelen “ihraç uygulaması” telkin ve talimatına karşı dururlarken, disiplinci CHP Menteşe İlçe Başkanı, aralarında belediye başkanı adayı olmuş, il kadın kolları başkanlığı yapmış isimlerinde bulunduğu 30-35 kişinin savunmalarını istemişti.

Şimdi o isimler Menteşe İlçe‘den İl‘e, oradan da Disiplin Kurulu‘na sevk edilmiş.

Onlardan biriyle konuştuk. “Kaderde varsa düzülmek..” dedi. Doğru söyledi. Bu saatten sonra tadını çıkarmaya bakmak lazım…

Ki, CHP‘de “ihraç” denilince ilk akla gelen isimlerin başında yer alan Hüseyin Anıl‘da face hesabından bu konuda yaptığı paylaşımın altında başlayan tartışmaya baktım da kendisi de “… kaçınılmazsa, tadını çıkarın…” diyerek katılmış…

Beni bi gülmek aldı…

xx      xx      xx

Disipline sevk duyumunu hafta başında Hüseyin Anıl‘dan aldık. Paylaşımına şu başlığı atmış:

MBŞB BŞK OG LİDERLİĞİNDEKİ MUĞLA OLİGARŞİSİNİN SON ÜYE KATLİAMI.

Başlığın altına da şu notu düşmüş:

(Menteşe’de 25-30 CHP üyesine gittiğini duyduğum bu yazıyı utançla paylaşıyorum)

Ben de utançla okudum. Çünkü bu partide böyle şeyler olmazdı.

Ya onlar? Onların utanç duyup duymadıklarını merak etmenin de alemi yok. Malum kediler yavrularını küle bulayıp yerlermiş!

Bense Muharrem İnce Muğla’da kayıtlı olsaydı onu da kesin ihraç talebi ile disipline sevk ederler miydi acaba diye düşündüm.

Hüseyin AnılGerçekten çok büyük bir siyasi vahşilik (!) yapmaktasınız.” diyerek şöyle sormuş:

Tam delege seçimleri sırasında, adı geçen üyelerinizin, parti içi seçme ve seçilme haklarını ellerinden almak için, bu kadar kör gözüm parmağına işler nasıl yapılabilir?”

Ardından da şu ifadede bulunmuş:

CHP tüzüğüne göre; ‘tedbirli disipline sevkedilen üyeler, parti içi seçme seçilme haklarını kullanamazlar.’..

Bu tarif bana uymuyor… Hiçbir yere talip değilim. O hakları kullanmak, belediye başkanının belirlediği adaylara oy vermek niyetinde de değilim. O zaman benim disiplinde ne işim var?

xx      xx     xx

CHP İl Başkanı Zeybekoğlu‘nun bildirdiğine göre, “basın özgürlüğüne sığınarakCHP‘nin ve CHP adaylarının aleyhinde yazılar yazıp, büyükşehir belediye başkanı ve aleyhinde sosyal medyada yağılan paylaşımları beğenip, altlarına yorumlar yapmışım.

Yarın bir gün İl Disiplin Kurulu’da savunmamı isteyecektir. Şimdiden savunmamı yapayım; Siz basın özgürlüğüne karşı mısınız?

Oysa benim eski günlerin hatırına ve “otobüsün ele geçirenler yüzünden marka değerinden bir şey kaybetmeyeceği” inancı içinde CHP aleyhinde tek bir satır yazmadığımı bilenler bilir. İl Başkanı Zeybekoğlu da bilir. Ancak doğrudur, CHP‘yi ele geçirenleri eleştirdim…

Ki ben başka partileri de eleştirmem… Neden eleştireyim, partilerin kabahati ne? Partiler kişilerin elinde iyi de olur, kötü de…

Ben Muğla‘da ilde CHP‘yi yönetenleri ve Büyükşehir Belediye Başkanını eleştirdim. Sosyal medyada eleştirenlere de katıldım. Ama seçimlerde ve sonrasında Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş‘ü eleştirdiğim söylenemez. Ayrıca eleştirebilirim de.. Ki hal ve gidişine bakıyorum da o da eleştirilme kıvamına geldi sayılır… Ağabeyine benzemeye başladı…

xx      xx     xx

Siz hiç yönetenleri yanlış diye sevdiğiniz bir futbol kulübünü eleştirdiniz mi? Saçma olur… En fazla kızar maça gitmezsiniz…

Evet Osman Gürün bana göre Muğla‘yı ve partisini yönetemiyor. Ayrıca partisini yönetmemesi de gerekir.

Ki partiyi de yönetmeye kalkışmamış olsaydı belki Muğla’yı daha iyi yönetirdi. Başkaları başka türlü düşünebilirler. Ben böyle düşünüyorum.

Şimdilik bir soru sorayım:

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı üniversite öğrencilerine sabahları çorba ikram ediyor diye kıyametler koptu. Muğla Sıtkı Koçman Vakfı’da akşamları üniversite çıkışında ‘makarna’ ikram ediyor, neden kıyametler kopmuyor? Muğla’da dönemin Valisi Ahmet Altıparmak başlatmıştı sabahları öğrencilere çorba ikramını. O gitti, ikram kalktı. Hani devlette devamlılık vardı?!

Muğla‘da 6 sene önce sabah çorba, akşam makarna vardı. Artık çorba yok…

Çorbacıları desteklemek zorunda mıyım?

——————————                                                     ——————————

GÜNÜN SÖZÜ: Fırtınanın gücü ne olursa olsun, martı sevdiği denizden asla vazgeçmez. -Alıntı.

ÇİVİ

Külliye’ye giden CHP’li açıklaması külliyen yalanmış. Arkadaşım, “İyi de yalancı kim?” dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı: )))))

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Nabide Kılınç 22 Kasım 2019 / 01:12

Sizin deyiminizle beni bi gülmek aldı. Muharrem İnce Muğla’da kayıtlı olsaydı kesin ihraç talebi ile disipline sevk ederler miydi demişsiniz ya!!!
Evet, disiplin için size dilekçe gelmiş veya o parti üyelerimize, öyle üzüntü duyuyorum.
Delege seçimlerinden tam özgürlük beklenemez, şaşırmamak gerekte. Ancak seçimlerin sonuçlarını etraflıca düşünmek gerek.
Menteşe Başkanı ile ilgili hatta sizin beğendiğiniz sözcükleri okudum. Evet haklısınız siz önce disiplinden üyelikten ihraç olmaktan kurtulmuştunuz.
Vallahi bir parti üyesi diğer parti üyesine saygılı olduğu an CHP kurtulacak galiba.
Başkan Dr. Osman Gürün evet geldiği süreçten sonra partiye biraz şekil verdi. Dizayn etti. Aslında il ilçe Muğla’da belirginleşti. Tabii önceki dilimlerde kökleri yönetiyordu aslında. CHP olduğu günler vs. Bir hayli toparlanma süreciydi. Sonraki süreçte giderek bir hakimiyeti oldu.
Belediye Başkanı elbette parti ile birliktelik sağlar. Ancak örgüt her şeyin üstünde güçlü durmalıdır. Belediye Başkanının çalışmalarında tabi ki destekleyici olmak durumundadır. Kemal beyin bir sözü vardı. Belediye Başkanları toplantısında dile getirmişti . Belediye başkanları partiyi yönetmeyecek. Tüm bunların daha demokratik, özgür ortamda buluşması gerek.
Parti bilinçli ellerde taşınmalı ki geleceğe yol ve yön olsun. Kadrolar çok önemsenecek şey.
CHP dava partisi olmaya hazır mıdır? CHP kadroları ile iktidara hazır mıdır? Genel Başkanın duygularına önem veriyorum.

Mehmet Keza KUNDAKÇI 22 Kasım 2019 / 12:02

Üstad merhaba,

Adem Zeybekoğul nasıl devrimci gelenekten gelmiş?
Demokrasininin Kalesi Muğla’mızı %49 lardan, sırf kendi siyasi emelleri ve egoları yüzünden %29 lara düşürmüş, OG ve MA’Lara full biyat ile geçinen bir siyasi bedbaht olarak, siyasetin yeni ruhunda kompozit gübre deposunda yerini alacak bir dolgu değeri olacaktır, aynen otobüsü kaçıranların kendi istikametleri ile
HALKIN HEDEFLERİNE ULAŞMA VE HEDEFLERİ İLERİ TAŞIMA MÜCADELESİNDE, HALKIMIZIN BİRER PARÇASI OLARAK HEP BİRLİKTE KAZANMAK İÇİN,
AĞIR BEDELLER ÖDEYE ÖDEYE BU TAHRİBATLARI GİDERİP, HERŞEYİ GÜZEL OLDURMAYA DEVAM EDECEĞİZ.
SELAM ve SAYGILARIMLA,