90 YIL ÖNCE 19 MAYIS

Bu haber 21 Mayıs 2009 - 0:00 'de eklendi ve 688 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

İşgal edilmiş vatanı kurtarmak için, mevcut Osmanlı hükümetinin yetkililerinin  onayı  ve Hakan’ın fermanı ile Mustafa Kemal, 3. Ordu  Müfettişi tayin edildi. Padişah Vahideddin Han, Mustafa Kemal’i  Yıldız Sarayında  kabul ederek, görevinin  önemini  tekrar ederek şunları söylemiştir; Paşa, bu güne kadar büyük hizmetler ettiniz. Ancak  bugün,  Ülkemizin  size ihtiyacı vardır. İnanıyorum ki, başaracağız. İmkanımız  ne ise sizinle olacaktır. Başarılarınız için  duacı olacağız, dileyerek uğurlamışlardır. 16 Mayıs 1919 günü İstanbul’dan fevkelade yetkilerle  hareket eden  Mustafa Kemal ve  mahiyeti  19 Mayıs 1919 günü Samsun  ilimize çıkmışlardır. Programa göre  3. Ordu  Merkezi olan  Erzurum’a gidecektir.
Üçüncü Ordu Kumandanı olan Kazım Karabekir paşa ile irtibat halinde  ve birlikte programladıkları şekilde  Amasya, Erzurum ve Sivas  illerimizde  yapılacak toplantılarla bütün Ülkede  birlik ve heyecan  yaratılmıştır. Samsun’da, kurtarıcı heyetimizi  karşılayanlar  içinde her vilayetten müftüler, din adamları  olması  ulaşımı kolaylaştırmıştır. Samsun’da ilk karşılama ve heyecanın yaratılmasında Üçüncü Ordu Komutanı olan Kazım Karabekir paşanın başarıları önemlidir. Adı geçen illerde Ermeni isyanını, Rusların teşvik ettiği azınlık komşu ülke terör hareketlerini temizlemiş ve Sınır Antlaşması yapmıştır. Bu antlaşmada Rusya, İran, Ermeniler, Gürcüler  ile yapılan sınır antlaşması bu gün hala yürürlüktedir. Doğu komşularla yapılan bu antlaşma çok önemli idi. Kurtuluş Savaşı müddetince doğu ve kuzeyden bir problem yaşanmamıştır. Yurdun batı  kısmını işgal eden Yunanlılar,  İzmir’den Anadolu içlerine kadar yakıp yıkarak geliyor, bunlara bu cesareti elbetteki İngilizler ile Fransızlar veriyordu. Fransızlar Güneyde Ermeniler’i kullanıyordu. Gaziantep’de yapılan zalimliğe Sütçü İmam gibi tarihe geçen kahraman halk vilayetlerinden düşmanı kovmuşlardır. Gazi ünvanı Antep iline, Kahraman  ünvanı Maraş ilimize verilmiştir. Bilindiği gibi Muğla, İtalyanlar’a verilmiş, ama sanırım İtalyanlar girdikleri yerlerde savaş değil adeta dost gibi davranmıştır. Yunanlıların bir an evvel durdurulması maksadıyla Doğu illerinde özellikle  Sivas Kongresinde  Mustafa Kemal, görevinden istifa ettiğini  ilan ederek, doğrudan milletin  emrinde olduğunu açıklamıştır. Ankara’ya gelinince de Yeni Harekatın adı konulmuştur. Türkiye Büyük Millet Meclisi faaliyete geçirilmiştir. Savaş için karar ve yetkiler meclisin yetkisine verilmiştir. İlk önceleri Mustafa Kemal paşanın en yakın yardımcısı ve destekcisi olarak, Mareşal Fevzi Çakmak ve Kazım Karabekir paşayı  görüyoruz. Meclis açıldıktan sonra birinci cihan savaşı yıllarında cephelerde  tanıştığı arkadaşları Anadolu harekatına katılmışlardır. Atatürk ve bu yakın arkadaşları birinci cihan savaşında, İttihat ve Terakki partisinin Osmanlı yönetimini ellerine geçirdiğinde, Çanakkale Zaferimize rağmen yurdumuzun düşmanlar arasında pay edilişinde hepsi hemen hemen yüzbaşı rütbesindeler. Mecburen siyasetin içinde kalmışlar. Vatan nasıl kurtulur? İttihatcılar nasıl def edilir. İngilizleri nasıl aşalım ki Anadolu’ya gücümüzü sevk edelim. Gibi düşünenler Çanakkale savaşından itibaren hep toplanıp plan program yapmışlar.
Her hereketlerinden saray ve Sadrazam haberlidir. Nasıl yürütüldüğünü anlamak için bir misal şöyledir. Atatürk üçüncü ordu karargahına geldiği sırada, İstanbul’dan iki kişilik  kurye ile, Kazım Karabekir’e hitaben yazılmış bir ferman getirdiler. Mustafa Kemal’in görevi iptal edilmiştir. Kendisini gözetim altına alarak İstanbul’a sevk edilmesi isteniyor. Kazım Karabekir Paşanın cevabı şöyledir, Mustafa Kemal paşa karagaha girerken resmi tazim ile karşılamış, bir gurup askere selam veren Mustafa Kemal Paşaya; Ordumla emrindeyim paşam!..
Bu hareket son noktadır. Anadolu harekatı başlamıştır. İstanbul hükümeti ve saray sıkıntıdadır.
İngilizler saray erkanını Malta Adasına götürmüş, İstanbul perişan halde iken Yunanlı denize dökülmüştür. Dünya siyaseti birden değişmiş ve Türkiye Cumhuriyeti ilan edilmiştir. Biz şimdi neyin devamıyız? Osmanlı hakanlığının! Atatürk  hangi ülkenin okulunda yetişti? Osmanlının. İttihat ve Terakki cemiyeti üyeleri kendileri mason idi. Onların döneminde yüzbaşı rütbesinde olanları ordu kumandanı bile yaptılar. Mason locasına yazılma emri verdiler. Bu emre karşı gelen ve Mason olmayan Mustafa Kemal Saray ile, İttihatçılarla,  hatta İngilizlerle diyaloğunu devam ettirmiştir. Bazı yorumculara göre, Mustafa Kemal için Anadoluya gitmesine İngilizler itiraz etmemiştir. İlerde genel valimiz olabilir gibilerden.
Tarihimizi iyi bilmek ve hiç yamuk yapmadan samimi Atatürkçü olmak zorundayız. Öyle ise Masonlara, din düşmanlarına meydanı bırakamayız. Bu görüşlerle 19 Mayıs Bayramını Kutluyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.