70´Lİ YILLARDAN BİR KÖPRÜ HİKAYESİ

Bu haber 27 Ağustos 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.089 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Muğla Merkez ilçenin en mahrumiyet bölgesi olan Göktepe, Çamoluk ve Esençay köylerinin, Sarhoş Çayının ıslahı konusundaki isteklerini hep ön plana alırdık. Ne zaman bir neticeye varmak üzere olsak, bir aksilik çıkardı. Çamoluk köyünün arazileri çayın karşı tarafında olması yüzünden güz gelince mahsullerini alamadan çay geçit vermez hale geliyordu.  Esençay’da bir başka olay yaşanıyordu. Burada çay tarlaları, bazen de mahsulü ile alıp götürüyordu. Göktepe’de her ikisi birden yaşanıyordu. İl Genel Meclisi üyesi olmam sebebiyle 1969 seçimleri öncesi bu muhite Valimiz; YSE, DSİ, Orman, Tarım ve Milli Eğitim müdürleri ile bölgeye bir gezi tertip edilmişti. Bu geziye Muğla’da bulunan İmar Bakanımız Haldun Menteşeoğlu, milletvekillerimiz Ahmet Buldanlı ve İzzet Oktay’ın da iştirak etmelerini ben istemiştim. İlk olarak Çamoluk köyüne vardığımızda adeta bir bayram havası gördük. İçlerinde ağlayanlar bile vardı. Bir Bakan ve Vali’nin köylerine ilk gelişini, aynı zamanda hiç çaresiz oldukları zamanda köprü için ümidin doğuşunu yaşadılar. Yetkililerde çok duygulandılar. Köprü yaptırma derneği kurmuşlar ve 19 milyon para toplamışlar, ama işin çok büyük olduğunu YSE müdüründen o anda öğrendiklerinde tekrar hüzüne dönüştüler. Bu ortamda, Milletvekili İzzet Oktay “Bu derneğin fahri başkanı olacağım ve köprünün projesinden son bitene kadar takip edeceğim” deyince, tekrar yüzlerine gülücükler oluştu. Köylülerden çok memnun ayrılarak Göktepe’ye geldik. Muhtar Cemal, büyük bir kalabalık toplayarak alkışlarla karşıladı. Burada epey hizmetimiz oldu ve olmakta idi. Ben zaten görevlilere durumu anlatmıştım. Bakanların bakanı olan merhum Menteşeoğlu muhtara dediki; Cemal, anlat bakalım nelere ihtiyacın var. Cemal, ağzı laf eden muhtarlarımızdan idi. Köyüme bölge ortaokulu açıldı, Orman şefliği getirildi, Tarım kredi kooperatifi için bölgeye yeterli olacak şekilde depo yapıldı. Dere islahını yaptık, geniş arsamız ortaya çıkınca köy konağı proğrama alındı. Aynı yere bir fırın projemiz olumlu karşılandı diye devam eden Muhtar Cemal’e müdürlerden sorular geldikçe, çantasından yazışmalara ait belgeler çıkarıyordu. Muhtar Cemal’in istediği köprü mahalli YSE müdürlüğünün imkanları ile yapılması zaten karara bağlanmış olduğunu YSE müdürümüz açıkladı. Muhtarın istekleri arasında Köy Kalkınma Kooperatifi vasıtası ile Avrupa’ya işçi gönderme de vardı. Bunun cevabını Bakanımız verdi.
Ortada kesin kararı olamayan yörenin ana yolunun  asfalt yol yapılması idi. Bu yol için kara yolları ile temasları olduğunu sayın bakan açıklamıştı ama, ileriki yıllarda buna benzer yolların YSE  müdürlüğünce yapılması için, gereken makine parkı kurulmasına gidildi. Aynı gün Esençay köyüne geçildi ve buranın da acil isteği, Sarhoş çayının ıslahı idi. DSİ Müdürlüğü konuyu biliyordu. Müdürün açıklamasından sonra gereken tahsisatın verilmesi için çalışılacağı sözü verildi. Köyün muhtarı zaten geziye iştirak ettiği için en önemli istekleri çay ıslahıdır. Diğerlerini biz Nizamoğlu’na iletiyoruz, takip ediliyor şeklinde izah etti.
YAZIMIN BAŞLIĞI OLAN KÖPRÜ İÇİN NELER OLDU
Yukarıda bahsettiğim gibi, köprü ile ilgili İzzet Oktay işi takip etme imkanı her halde bulamadı. Öyle terslikler oldu ki, 12 Mart olayı sebebiyle Adalet Partisi hükümetten çekilmek zorunda kalınca, yerine gelenlerin hizmetle filan ilgileri olmamıştır. Üstelik her konuyu bilen bürokratlar kızağa alınarak yerine, emir kulları getirildi. Hükümette Adalet Partisinden de bakanlar alınmıştı ama, bunlar yatırımcı bakanlıklar değildi. Bu ortamda Çamoluk köyü Köprü Yaptırma Derneği bana gelerek, Ankara’ya gideceğiz, bizim köprü ne oldu öğrenelim, senin masrafını biz çekeceğiz dediler. Ben, mademki gideceğiz buna benzer işleri olan köy muhtarlarını da haber verdik. 20 kişi civarında Ankaraya gittik. Bu kadar adam arasında bir kişi açıktan gitme ve otelde yatma imkanı olmuştur. Muhtarların bazılarının özel işleri de vardı. Mesela, Çiftlik muhtarı Remzi Öner ile Yatağan Yeniköy muhtarımız kredi ile traktör alak istiyordu. Bu konuyu Senatörümüz İlyas Karaöz çözmüştür. Kendisi yeni hükümetin tarım bakanı idi. Aslında İlyas bey kendisinin özel itibarı ile fabrikadan hatta zor olanı başarmıştır. Benimle gidenlerden yalnız Çamoluk köylülerinin köprü işi hiç takip edilmemiş olduğu hepimizi üzmüştür. YSE Genel Müdürlüğü Projeler Genel Müdürü bizzat ilgilenerek yeniden gündeme girdi. Bu sonuca göre köylüler bana dediler ki, sen başının çaresine bak, bizden senin masrafını çekecek yok. Oysa ben onlardan daha iyi durumdayım ve zaten masraf yaptırmayacaktım: Şu saate kadar  hiç harcama yapılmamıştı. Muğlaya geldiğimizde, ben YSE Müdürlüğüne giderek bu köprü için ölçüme gelen heyetler ne zaman geldiler neler yaptılar bunları öğrenecektim. Dairenin avlusuna vardığımda beni müdür beyin odacısı vasıtası ile makamına çağırdığını söyledi. Müdür yeni tayin olarak göreve başlamış ve bizim köprü konusunun cemail evvelini öğrenmiş ki, bana çok cazip teklifler ediyordu. Bu köprüyü ben yaparım, ancak bana 50 m3 kereste ile 40 ton demir temin edeceksiniz. Demek ki bölge filan laf! mahallinden imkan sağlanınca olur mu diye araştırdım, olabileceği anlaşılınca, doğruca Yılanlı orman işletme müdürü Fahrettin beye gittim. Bana dedi ki bu sizin isteklerinizi Orman temin edebilir. Ancak, başmüdürden onay gerekir. Ormanın elinde bu miktar demir Fethiye bölgesinde bir köprü için depolanmıştır. O köprü de faaliyet gelecek yıla devir edecekmiş. Bunları iyice öğrendikten sonra Başmüdürden randevu istedik ve Yılanlı müdürü ile birlikte vardık. Bize pek samimi karşılayan baş müdür, sonradan Anap Milletvekili olan Ahmet Altıntaş idi. Zaten geçmişte Çamoluk köyüne Vali ve siyasilerle giden baş müdür idi. Hiç zorluk çıkmadan YSE müdüründen gereken teminatı aldılar ve istediği malzemeyi işi yaptıkça kontrollu şekilde verdiler. Adım adım bende takip ediyordum.
Köprü bittiğinde açılışında ben bulunamadım. Siyasi olarak orada bulunan Ünal Türkeş, söz almış ve benden de bahsederek, köprünün nasıl yapılabildiğini anlatarak, köylülerin sevincine ortak olmuştur.
Yukarda bahsi geçen Ankara yolculuğumuzda, YSE genel müdürlüğüne gidince, benim ricam üzerine makina tevzi genel müdürüne uğradık. Yanımızda Haldun Menteşeoğlunu görünce, genel müdür fevkelade saygı gösterdi ve bizi dinledi. Bakan, beni gösterdi dediki, İl genel meclis üyemizin sizden ricası var. Ben genel müdüre şunları söyledim. Aydın da 50 dozer olmasına karşı, Muğla’da 4 dozer var. Üstelik Aydın ovalık bir yerdir. Muğla’da dağlık yerlerde kurulu 400 köy var bunun ölçüsü nedir? Özel İdare gelirlerine göre makine tahsis edilirmiş bunu anlattı. Bize çok güzel sözler söyledi. O anda elinde olan makinalardan bize 12 civarında iş makinası vermeye söz verdi. Makinalar kısa sürede  Muğla’ya gelmiştir. Bu tarihte Muğla Valisi Özer Türk idi. O yalnız ağalara ev yapma valisi idi. Vali hakkında günün YSE Müdürü Hulusi beyin bir sözü vardı. O, her şeyi anlatırdı. Dedi ki, “Müdürlüğü başka yere taşısam, Vali ancak bir ay sonra duyar”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.