69 il cepten yiyiyor, Muğla besliyor…

Bu haber 07 Aralık 2009 - 0:00 'de eklendi ve 876 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Gazeteler yazdı. Ekonomik kriz, illerin bütçe açığını da olumsuz etkilemiş. 81 ilden sadece 12 ilin bütçesi fazla vermiş.
Bu ne demek?
Türkiye’de 12 il kendi karnını doyurduktan sonra, ülkenin karnını da doyuruyor demek. Bir bakıma 12 il, 69 ile bakıyor!
Daha doğrusu Türkiye, üretmeden tüketiyor. Borçla yaşıyoruz. Hazır yiyici olup çıktık…
Bu tablonun ortaya çıkmasında ekonomik krizin de etkisi olmuş olabilir, ama benim bildiğim kadarıyla neredeyse son 5 yıl bu hep böyle!..
 
xx           xx           xx
Habere göre, 2009 yılının 10 aylık döneminde 81 ilden sadece 12 ilin bütçesi fazlası verirken, bazı illerin bütçe açığı yüzde 349’a ulaşmış. Bu yıl 69 il bütçe açığı verirken, geçen yılın aynı döneminde 66 il bütçesi açık vermişti.
Geçen yıl 66 il bütçe açığı verdiğine göre, ekonomik krizin 3 ilin daha açık vermesine neden olduğu söylenebilir mi bilmiyorum…
Bu sene bütçe açığı sıralamasında 1 milyar 561.5 milyon TL ile Diyarbakır yine ilk sırada yer alırken, en çok bütçe fazlasını ise 57 milyar 323 milyon TL ile İstanbul verdi. Muğla, bütçe fazlası veren iller sıralamasında 10. sırada yer almış. Sanıyorum geçen yıl 9. sırada yer almıştık.
 
xx           xx           xx
Muğla’yı bütçe fazlası veren illerde Tekirdağ ve Zonguldak izliyor.
Muğla’dan önce Kocaeli, İzmir, Ankara, Antalya, Bursa, Hatay, Mersin, Kırklareli illeri geliyor.
Tabi istatistikler her zaman doğru sonuç vermeyebilir. Belki de Muğla bütçe fazlası veren illerin başında geliyordur!
Bir ‘bütçe’ gelir-gider hanelerinden ibaret olduğuna göre, hiç kimse Muğla’nın ‘gelir’ hanesinde turizm gelirlerinin, mermer gelirlerinin, zeytin ve zeytin ürünü gelirlerinin, su ürünleri gelirlerinin, arıcılık gelirlerinin, narenciye gelirlerinin ve yaş sebze gelirlerinin bire bir kayda geçtiğini söyleyemez.
Turizm tesislerinin çoğunun kayıtlı olduğu vergi dairesi İstanbul ve öteki büyük şehirler. Muğla’nın ihraç ürünlerinin (mermer, su ürünleri, yaş sebze ve narenciye ürünleri gibi) büyük bölümü Muğla dışından ihraç edildiği için, bu kalemlerde neyi ne kadar ürettiğimiz bile sağlıklı bilinmiyor.
Zeytin ve zeytin yağı ürünlerimizle, arı ürünlerimiz, tüccarlar tarafından yerinde toplanıp, başka yerlerde başka adlar altında piyasaya sürülüyor.
Bütün bunlara ek olarak, son zamanlarda vergi dairelerinin ‘soluksuz bırakması’ sonucu, pek çok şirketin, şirket merkezini başka illere taşıdıkları gözleniyor!
 
xx           xx           xx
Neyi ne kadar aldığımızı, sattığımızı bilmememize; “Muğla’da kayıt dışı ekonomi yok” dedirtecek sağlıklı bir “bütçemiz” olmamasına rağmen, o bütçe her yıl “fazla” veriyor!
Fazla veren bütçesiyle Muğla, başka illere, ülkeye, devlete yük olmayan 12 ilden biri.
Peki bu nedenle Muğla ödüllendiriliyor mu?
Şirketler merkezlerini başka ilere taşımak zorunda kaldıklarına göre, cezalandırılıyor!
 
xx           xx           xx
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın ve Muğla gibi bir yerde yaşamakta olmanın gereğini fazlasıyla yerine getiren Muğlalıların, sorunlarını çözmüş iller sıralamasında başta gelen bir ilde yaşıyor olmaları gerekirdi, ama…
Muğla’nın şu ana kadar tüm ilçelerinin kanalizasyona ve arıtma tesisine; duble yollarla birlikte Muğla-Bodrum; Muğla-Dalaman; Muğla-Aydın arasında otobana sahip olması, hiç değilse Muğla merkez ile turizm merkezlerinde elektrik şebekeleri yeraltına alınmış olması ve trafik sorunu, içme suyu sorunu diye bir şeyi bilmiyor olması gerekirdi.
Muğla’nın küçük bir devletçik olduğunu varsayın…
O zaman Muğla’da hangi sorun olurdu?
Hiçbir sorun olmazdı ve Muğla, Türkiye’ye borç veren, kefil olan bir “şehir devleti” olurdu!
 
xx           xx           xx
Sakın yanlış anlaşılmasın. Muğla’nın “bağımsızlığını” istediğimiz filan yok!
Muğla, dün olduğu gibi yarın da Misakımilli sınırları içinde “Laik, Demokratik Türkiye Cumhuriyeti”nin bir ili olarak yaşamaya devam edecektir…
Söylemek istediğimiz şu:
Muğla artık, gelirlerine sahip çıkmalı. Özellikle ürettiklerinin yarattığı katma değer ve vergiden payına düşeni eksiz olarak almalıdır.
En önemlisi, devletine, milletine yük olmamanın verdiği güçle, sesini daha çok yükseltip, Ankara’dan hak ettiklerini alabilmelidir.
Neredeyse kağıt üzerinde kalan Tıp Fakültesi’ne 15 öğrenci alabilmek için yalvar yakar olmamalıdır…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.