‘Yerel Tohum, Ulusal Güç’

Bu haber 01 Kasım 2016 - 0:01 'de eklendi ve 1.192 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

 Türk EdebiyatınınBaba” şairi Can Yücel’in benim bildiğim üç vasiyeti vardı. Onlardan birini Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün gerçekleştirdiği için mutluyum. Kendisine teşekkür ediyorum.

Yerel Tohum Merkezi”nin 29 Ekim gibi çok anlamlı bir günde yapılan açılışına Can Baba’nın sevgili eşi Güler hanım da davet edilmiş olsaydı seve seve gelirdi. Bizim gibi O da mutlu olurdu.

Neyse “akla” gelmemiştir. Önemli olan Muğla’da böyle bir merkezin açılmış olması…

 

xx            xx            xx

Bu gün artık “Datça Can Şenliği” yok.

Dönemin Datça Kaymakamı Savaş Tuncer’in engellemeleri karşısında yapılamaz hale geldi. O zaman yazdığım yazılar nedeniyle hakkımda bir, iki değil çok sayıda dava açmıştı. Hepside lehimde sonuçlanmıştı. Sanıyorum korkutulmuş, tehdit edilmişlerdi; Güler Yücel ve kızları o zaman kaymakamın ceberut devlet anlayışına direnmediler…

Aradan çok zaman ve iki belediye başkanı geldi geçti… Datça’nın yeni Belediye Başkanı Gürsel Uçar, Güler Yücel’i şenlik konusunda ikna edebilir. Hani şair İstanbul’a “Sen bize layıksın, biz de sana” demiş ya, işte öyle:

“Can Şenliği” Datça’ya layık…

 

xx            xx            xx

Datça da bir Ağustos ayında o Can Şenliklerinden birinde Güler Yücel, şairin üç vasiyetinden sonuncusu olan “tohum bankası” projesini de yaşama geçirmek istediklerini söylemişti.

O gün, Can Baba’nın yaşamını yitirmeden önce üç vasiyet bıraktığını, bunlardan ilkinin Datça’da toprağa verilmek, ikincisinin de adının bir “kârhane”ye verilmemesi olduğunu belirten Güler Yücel, şöyle anlatmıştı:

Aklı evvel bir galerici adını resim galerisine vermek istemişti. Şiddetle karşı çıkmış, ‘Kârhaneye adımı vermeyin’ diye vasiyet etmişti. Son vasiyeti de tohum bankasıydı. Türkiye’nin kendi tohumlarının korunduğu, gelecek nesillere aktarılabileceği bir tohum bankası projesinin kurulmasını çok isterdi. Bugüne kadar bu vasiyeti gerçek olmadı. Türkiye’nin ilk yavaş kenti Seferihisar’da katıldığım bir tohum takasında bu vasiyeti gerçekleştirmek üzere girişim başlattım. Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer de bu projeye olumlu yaklaştı.

 

xx            xx            xx

Meğer Can Baba’nın bilmediğimiz bir vasiyet daha varmış.

Devrimci Ormanı”…

Tabi “Ormanın devrimcisi mi olur?” diye de sorulabilir. Yakıştırırsan neden olmasın…

O orman 3 yıl önce “Sakin Şehirlerimizin BaşşehriSeferhisar’da oluşturuldu. Bizim Akyaka’da Sakin Şehir idi, bu arada ne oldu onu da bilen yok…

Can Yücel Ormanı’nın ev sahibi Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer o sene şu açıklamayı yapmıştı:

Bu projeyle ilgili olarak Cezmi Ersöz’le  ilk kez geçen yıl  görüştük. Can Yücel’in böyle bir vasiyeti olduğunu ve bunu yerine getirmek istediğini söyledi. Biz de çok heyecanlandık ve bunun için çalışmalara başladık. Can Yücel’in vasiyetini yerine getirirken yalnızca onu değil; aynı zamanda bu topraklarda hayatını erken kaybetmiş her insanı, her devrimciyi de anmak istedik. Kaybettiklerimizin isimleri bu ormanda yaşayacak

 

xx            xx            xx

Seferhisar’a yolunuz düşer de, “Can Yücel Ormanı”nı ziyaret ederseniz Deniz Gezmiş‘ten Uğur Mumcu‘ya, Harun Karadeniz‘den Abdi İpekçe‘ye, Nesimi Çimen‘den Bahriye Üçok’a, Muammer

Aksoy’dan Ethem Sarısülük‘e, Abdullah Cömert‘ten Ali İsmail Korkmaz‘a her devrimci için dikilmiş fidanlarla karşılaşabilirsiniz.

Elbette kapısında “Can Yücel Tohum Merkezi” yazan tohum bankasını da ziyaret edebilirsiniz.

 

xx            xx            xx

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin Menteşe’de kurduğu “Tohum Bankası”nın, yani Yerel Tohum Merkezi‘nin açılışının Cumhuriyet‘in kuruluşunun 93’ncü yılında yapılması anlamlı oldu.

Ülkemizin yeniden “Kendi kendini besleyen ülke” haline gelmesi ve “GDO’suz, hibrit tohumsuz, ilaçsız” sağlıklı gıda tüketebilmesi için bu merkezler çok önemli.

Can Baba’nın vasiyeti her ne kadar Seferhisar Belediyesi tarafından yerine getirilmiş olsa da Can Baba’nın mezarının bulunduğu il sınırları içinde de bir “Yerel Tohum Merkezi”nin faaliyete geçmesi Muğla’ya yakıştı…

Adı “Can Yücel Tohum Merkezi” olmasa da bu “Yerli ve Milli” refleks, anti emperyalist duruş alkışlanır…

 

xx            xx            xx

Yerel Tohum Merkezi‘nin açılışı 29 Ekim günü Muğla Büyükşehir Belediyesi Sosyo-Kültürel Alanda yapılmış.

Törene Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Nazif Ekici, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, Yerel Tohum Derneği Genel Başkanı Teoman Açıkbaş, Seferihisar Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Budak ve vatandaşlar katılmış.

Muğla’nın 6 milletvekilinin 6’sının da bir yerde görüldüğü vaki değildir. Böylesine anlamlı bir açılışta hiç değilse CHP milletvekilleri olabilirdi…

Vali Amir Çiçek de 29 Ekim kutlamaları nedeniyle törene katılamamış olabilir, ama hiç değilse Menteşe Kaymakamı katkı verebilirdi…

 

xx            xx            xx

Açılış konuşmalarında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar, yerel tohumu önemsediklerini belirterek şöyle demiş:

Eskiden yediğimiz meyvenin sebzenin bir tadı vardı. Yerel tohum bu açıdan bizim için önemli. Her meyve ve sebzenin bir bağışıklık sistemi var. Yerel tohumların da artarak devam etmesi ile bölgemizde yediğimiz meyveler ve sebzeler eğer yerel değil ise vücudumuzda bağışıklık yapıyor. Yerel tohumlarımızın çoğalarak artması en büyük dileğim

Yukarıda Yerli Tohum Merkezinin kuruluşunu “Yerli ve Milli refleks” olarak niteledim. Rektör Prof. Dr. Harmandar’ın sözleri de bir “tüketici” refleksi. Bu reflekste yerli ve milli…

Yerli ve milli refleks sahibi tüketici pazara çıktığında kandırılmamalı…

GDO’suz ürün, organik ürün, iyi tarım ürünü, yerli ürün konusunda yerel yönetimler bu ürünleri satanlara kefil olabilmeli… Yerel Tohum Merkezi’ni kuran yerel yönetim bu sorumluluğu da yerine getirmeli…

 

xx            xx            xx

Merkezde 300 çeşit yerli tohuma ulaşılırken, Muğla‘ya özgü yerel tohuma sahip olan vatandaşları Yerel Tohum Merkezi‘ne bağış yapmaya çağıran Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün de şunları söylemiş:

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 93’ncü yılı gibi anlamlı bir günde ‘Yerel Tohum, Ulusal Güç’ sloganıyla hayata geçirdik. Maalesef Türkiye yerli tohumu yak eden, çok önem vermeyen, ama fenni dediğimiz dışa bağımlı, para verilerek tekrar ekilmesi gereken tohumlara doğru gidiyor. Topraklarımızdan daha fazla ürün almamız lazım. Ama bu her yıl yenilenen ve kendisinden üretemeyen tohumlara bağımlı hale geliyoruz. Bizim yapmak istediğimiz Muğla’ya özgü sebze ve meyve çeşitlerini üreterek çoğaltmak. Yerel Tohum Merkezimizin öncelikli hedefi Muğla yöresine ait yerel sebze-meyve çeşitlerinin tohum örneklerinin toplanması, bu tohumların gelecek nesiller için koruma altına alınması ve Muğla Yerel Tohum Envanterinin çıkarılmasıdır. Sadece yerelde kalmayıp ülkemiz genelinde üreticimize, yerel tohumlarımıza, genetik mirasımıza sahip çıkmalıyız

Doğru söylüyor. Desteklemeliyiz. Yerli ve milli olmak bunu gerektirir…

 

————————–

Günün Sözü:

Eğitimin pahalı olduğunu düşünüyorsanız, cehaletin bedelini hesaplayın.

– Sokrates –

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.