50 YILLIK PROJEKSİYON

Bu haber 26 Kasım 2012 - 0:00 'de eklendi ve 585 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Şu aşamada Muğla merkez ilçe başta olmak üzere Yatağan ve Ula adına dillendirilen bir konu, su.
Biz insanlar başta olmak üzere tüm canlıların hayat bulmasını sağlayan temel madde.
Her ne kadar söz konusu yerleşim merkezleri, bir şekilde su temin etseler de yeterli olmadığı gibi sağlıklı olup olmadığı tartışmaya açık.
İlişkin olarak dillendirilen 2 önemli ayrıntı var.
İlki, Yatağan ve Muğla merkez ilçelerinin su ihtiyacını karşılayan Bahçeyaka ve Bozarmut köylerinden temin edilen taban suyunun Termik Santralin tehdidi altında olduğu.
Aynı santral bacalarından çıkan kükürt dioksit gazının zaman içerisinde taban suyuna karışması sonucu, canlı varlıklar için ciddi tehlikeler içerdiği.
Bu nedenle yıllardan bu yana sürdürülen tepkileri her birimiz yakından biliyor.
Aynı kesimden sağlanan su adına bir başka açmaz, taban su seviyesinin her geçen gün daha aşağılara çekildiği.
Şayet, aynı yöntemle su temin edilmesi devam ederse, bir süre sonra söz konusu yerleşim merkezlerinin ciddi sorunlarla karşılaşılacağı.
İşte bu nedenlerden dolayı, aynı yerleşim merkezleri için bir takım çabalar sürdürüldü.
Buna ilişkin yoğun çalışmalar günümüzde de devam ediyor.
Bu konuda ciddi anlamda duyarlılık gösterenlerden biri Muğla Belediye Başkanı Op.Dr. Osman Gürün ve AK Parti Milletvekili Prof.Dr. Yüksel Özden.
Her ne kadar başkan Gürün, ilk belediye başkanlığını kazandığı süreçte, çevre yerleşim merkezlerinden içme suyu temin edilmesi eğilimini sıcak bakmasa da, bugün mutlak surette master planı çerçevesinde girişimlerde bulunulması gerektiğini dillendiriyor.
Önceleri, Muğla Belediyesi bütçesinin özellikle Sandras Dağından su getirilmesi maliyetini karşılayamayacağını vurgulayan Gürün, bugün su master planı çerçevesinde su temin edilmesini olmazsa olmaz görüyor.
Asıl işin kotarılmasında etkin olan milletvekili Özden, Hamle TV’de gerçekleştirdiğimiz “günleri izlerken” programında dile getirdiği gibi zaman zaman konuya ilişkin açıklamalarında önemli ayrıntıların altını çiziyor.
Master Planı doğrultusunda Sandras Dağından su temin edilmesini öngören proje hakkında diyor ki;
“Söz konusu projenin hizmet alımı yöntemiyle 06.11.2012 tarihinde sözleşmesi imzalandı ve üstlenici firma çalışmalara başladı.
Proje kapsamında Muğla ile birlikte Yatağan ve Ula ilçelerine nüfus projeksiyonuna göre 2060 yılına kadar su sağlanacak”
Dolayısıyla beklenti, aynı projeye kapsamında hareke geçilmesiydi.
Bu müjdeyi veren Özden devamla;
Girişimlerimiz sonucu Orman ve Su İşleri Bakanı sayın Veysel Eroğlu gerekli duyarlılığı göstererek işin kotarılması talimatını verdi. Master plan ve Planlama Raporu için sözleşme yapıldı.
Bu konudaki girişimlerin son aşamaya geldiğini vurgulayan milletvekili açıklamalarını sürdürerek şu ayrıntılara yer veriyor.
Muğla şehir merkezine 82 KM uzaklıkta bulunan Köyceğiz İlçesi Sandras Dağından saniyede 447 litre Debili su getirilmesine ilişkin keşif ihalesi 15 Aralık 2011 tarihinde yapılmıştı.
Şimdi bu çalışma Master Planlama ile genişletiliyor.
Özden bu açıklamaları yaparken Muğla Belediyesine bir dokundurma yapmadan edemiyor.
Geçmişte Muğla’nın su sıkıntısı olmadığını söyleyen yerel iktidar, son 2 yıldır su diye kıvranmasına karşın Bilboardlarda Muğla’nın sağlıklı su içen sayısı yerleşim merkezlerinden biri olduğunu söylese de Muğla, termik santral etki alanındaki kuyulardan su içiyor.
Suyun siyaseti olmadığını bildiğimiz için Muğla’yı bundan kurtarıyoruz.
Dolayısıyla başta il merkezi olmak üzere Yatağan ve Ula’nın 2060 yılına kadar sıkıntısını çözecek projenin çalışmasına başladık.
Proje çalışması kısa sürede tamamlanacak ve ardından su ihalesi yapılacak.
Yeni su kaynakları ile aynı yörede konuşlanan yaklaşık 250 bin nüfusun içme kullanma suyu ihtiyacı karşılanacak.
İşte Muğla ve çevresinde konuşlanan yerleşim birimleri adına olmazsa olmaz kabul ettiğimiz su adına gelinen nokta.
Dolayısıyla beklenti, ihalesi yapıldığı vurgulanan projenin biran önce hayata geçirilip, içtiği suyun sağlıklı olup olmadığı endişesini taşıyan bölge halkını bu düşünceden arındırmak.
Zira, belirtildiği gibi su üzerinden siyaset yapılmaz.
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.