5 Ülkeden Biriyiz

Bu haber 28 Haziran 2016 - 0:26 'de eklendi ve 825 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Geçtiğimiz hafta sonunda Ak Parti Muğla teşkilatlarının düzenlediği iftar programına katılan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Muğla adına olduğu kadar ülkemizin geldiği nokta bağlamında ilginç, bir o kadar dikkat çeken açıklamalarda bulunmuştu.

İlginç diyorum.

Komşu il Denizli milletvekili ve bakan olmasına karşın, sık aralıklarla Muğla’ya gelmekten çekinmedi.

“Ben aynı zamanda Muğla milletvekiliyim” demesi altında yatan temel espri başkası değil.

Kimler nasıl bir yorumun sahibi olsa da Bakan Zeybekci’nin Muğla adına samimi yaklaşımlar içerisinde olduğuna inanıyorum.

Kuşkusuz her fırsat bulduğunda gelmesi, Muğla adına samimi duygular taşıdığının göstergesidir.

***

Türkiye’nin son yıllarda çok önemli gelişmelere imza atarak büyük projeleri hayata geçirdiğini vurgulayan Bakan Zeybekci;

Dünya bir değişim içerisinde. Özellikle Avrupa, Ortadoğu, Kafkaslar, Kuzey Karadeniz, Balkanlar ve Afrika’da haritalar yeniden çiziliyor.

Bunun anlamı dünyanın enerji ve hammadde kaynakları, ekonomik menfaatlerin paylaşıldığıdır.

Bilmem Bakan Zeybekci’nin tespitlerine karşı çıkan olur mu?

En azından, her ülkenin kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiği gözönüne alınırsa, olmaması gerekir diye düşünüyorum.

Kaldı ki vurgulandığı gibi Avrupa, ekonomik menfaat, hammadde, enerji kaynakları söz konusu olduğunda ne hukuk ne de demokrasi dinliyor.

Aynı yaklaşım üzerine açıklamalarını sürdüren Enerji Bakanı Nihat Zeybekci;

Ne insan hakları, ne çevre ne başka bir duyarlılık.

Bunların hepsini bir kenara atarlar. Akan kan, hele bir Müslüman kanıysa ve de bir Müslüman Müslümanı öldürüyorsa,  bunlar dönüp bakmazlar.

İşte onların bu eğilimlerini bildiğimiz için Türkiye olarak 10-15 yıldan beri inanılmaz kalkınma hamlesi içerisindeyiz.

Kuşkusuz karşı çıkmanın mümkün olmadığı yaklaşımlardan biri de buydu.

Konuşmasını sürdüren Zeybekci, geçen seçim döneminde muhalif kanatta yer alan partiler, bizim gideceğimizi bağırıyorlardı.

Ama her seferinde vatandaşımız bunlara gerekli cevabı verdi diyerek, hükümet oldukları süre içerisinde özellikle ekonomik bazda çok önemli mesafeler aldıklarını vurguluyor.

2002 yılında ödenen vergilerin % 87’nin faize gittiğini, şimdi ise ödenen vergilerin ancak % 10 dahi faize gitmiyor.

Muhalif kesimin karın ağrısının sebebi budur.

Oysa bazı gerçekleri kabul etmek gerekir.

Dolayısıyla görmemezlikten gelinmemeli.

Zira Türkiye 2016 yılının ilk çeyreğinde dünyada en hızlı büyüyen 5 ülkeden biri oldu.

Allah’ın izniyle öyle de devam edecek.

Avrupa Birliği yerle bir olurken 2009 yılından bu yana Türkiye 6.5 milyon evladını yeni iş sahibi yapmıştır.

İş başındaki Ak Parti Hükümetinin Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin vurguladığı, buna karşın muhalif kanadın kabul etmediği ekonomik göstergeler, tartışmaya açık bir konu.

Zira ortada ne hükümetin vurguladığı gibi çok iyimser bir tablo var, ne de karşı tarafın belirttiği, çok karamsar göstergeler söz konusu.

İşte bu noktadan hareket eden Zeybekci, amaçlarının dünyanın en müreffeh ülkelerinden biri haline gelmek olduğunu vurguluyor.

Peki, gerçekten Türkiye olarak bu noktaya gelebilir miyiz?

Özellikle sosyo-ekonomk bazda istim üstünde bir ülke olarak, geleceğe emin adımlarla uzanabilir miyiz?

Herkesin arzusu bu olmasına karşın, her şey zamana endeksli.

***

Avrupa Birliği konusuna da değinen Nihat Zeybekci;

Biz Avrupa Birliği’ne tam üye olmanın hastası değiliz.

Biz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği, Ak Parti’nin de hedef olan dünyanın müreffeh ülkelerinin de ötesine geçen, AB’nin ekonomik, özgürlük, insan hakları, çevre ve aklınıza gelebilen bütün standartlarda birliğin ötesinde hedef bizim yolumuzdur.

Ben o standartlara geldikten sonra birliğe üye olsam, olmasam ne yazar!

Bize muafiyet sağlasan ne olur sağlamasan ne olur!

Gün gelecek bunların hepsi otomatikman olacak.

Dolayısıyla bizim hedefimiz değişmedi, asla değişmeyecek.

***

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci bu kez, yeni hedeflerden dem vuruyor.

Şimdiki hedefimiz ilk günkü aşkla yeniden büyüme seferberliği başlatarak ülkemizi en iyi noktaya taşımak.

Ardından bir noktanın daha altını çiziyor ki, en az diğerleri kadar önemli olduğuna asla kuşku yok.

Bu ezanlar susmayacak. Ecdadın bize emanet ettiği kültür coğrafyasında akan gözyaşları dinene, akan kardeş kanı durana kadar, insanımızın dünyanın en müreffeh vatandaşı haline gelene kadar mücadelemiz devam edecek.

Peki üstesinden gele bilir miyiz?

En azından vurgulandığı gibi dünyanın ilk 5 ülkesinden biri olabilir miyiz?

Her şey zamana endeksli.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.