Sütten Ağzı Yanan Bahçeli

Bu haber 23 Ağustos 2015 - 22:57 'de eklendi ve 1.312 kez görüntülendi.
CIZ
CIZ cizciz@hamlegazetesi.com.tr

Ecevit, Yılmaz ve Bahçeli’nin kurduğu 57. koalisyon hükümeti döneminde olup bitenleri hatırlamaya çalışalım.

MHP’nin koalisyon ortağı olduğu 3.5 yılda batan bankaların faiziyle birlikte ülkeye zararı 246 milyar ₺ oldu. Bu dönemde toplam 22 banka battı.

STAND-BY anlaşmasının ardından 2000 yılında devreye sokulan sözde istikrar programı 2001 büyük krizini hızlandırdı.

Yabancı bankalar vadesi gelmemiş paralarını geri çekmeye başlayınca gecelik faizler astronomik rakamlara fırladı.

IMF’nin dayattığı plan çöktü, kriz öncesi 670 bin ₺ olan dolar, bir gecede 1 milyonu aştı.

Düşünün bir kere, 19 Şubat 2001’de Köşk’te A.N.Sezer’in fırlattığı Anayasa krizinden bir önceki gece Merkez Bankası Başkanı bile MB’dan döviz çekiyor. Anlayacağınız, senaryo önceden yazılmış, hortumlar kurulmuş figüranlar rolünü oynamış, Türkiye’de seyretmiş.

O gece MB’dan çekilen döviz miktarı ise 5.3 milyar dolardı. Kalan döviz miktarı ise 22,6 milyar dolar idi. Yani bugünküyle kıyasladığımızda çerez parası. Bu stokla ne krizi önleyebilirsiniz, ne de milli çıkarlarımızı koruyabilirsiniz, ne de one minute diyebilirsiniz.

Devam edelim. Kriz ertesi, gecelik faiz oranı % 7.500 arttı. Yanlış okumadınız. Yazıyla (Yüzde yedi bin beş yüz). Ayrıca hazine % 144 oranında borçlandı.

Bitmedi, Merkez Bankası’nın, IMF onayı ile dövizde dalgalı kura geçmesiyle birlikte TL’nin değeri %40 düştü. Dolayısıyla devletin borcu da 30 katrilyon daha arttı.

Kriz günü 685.500 TL olan dolar, 3 gün içinde 920.000 TL oldu.

Son olarak 7.5 saat süren toplantı sonunda Bülent Ecevit, Mesut Yılmaz ve Devlet Bahçeli üçlüsü, A.İ.H.M’nin önerisine boyun eğerek Öcalan’ı ipten kurtardı. Bakmayın siz onların şimdi Erdoğan’a sahte efelik tasladıklarına. Bu millet onların Cemaziyülevvelini de biliyor.

Şehit ailelerinde ve MHP tabanında şok etkisi yapan bu karara en büyük tepkiyi Tuğrul Türkeş vermişti. Sayın Türkeş’in tepkisi şöyleydi; “ MHP’nin koalisyonda durmak pahasına milli ve hayati konularda bu kadar tavizkar davranmasını üzüntüyle karşılıyorum” . Sayın Türkeş şimdi Bahçeli’nin yanı başında siyaset yapıyor değil mi? Meğer Tuğrul Bey’in milli ve hayati konu dediği şey bir koltuktan ibaretmiş. Yazık, hem de çok yazık.

Hatırlayın, bu denli netameli, vukuatlı ve başarısız bir koalisyon denemesinden sonra Sayın Bahçeli MHP’yi baraj altında bırakmayı başarmıştı.

Bu acı tecrübeden sonra aslında Bahçeli’nin bırakın bir koalisyona ortak olmayı kenarından bile geçmeyeceği 7 Haziran akşamından itibaren anlaşılmış oldu. Haksız da değilmiş yani; sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş.

7 Haziran akşamı, “seçmen bana ana muhalefet görevi verdi” diyerek daha ilk günden kendini bağlamış oldu. Şimdi çöz çözebilirsen bu kördüğümü. Sayın Bahçeli tabanının sesini hiçe sayarak, yine bildiğini okudu. Söz ağızdan çıkar misali, geri adım da atamadı.

% 16 oy olacaksın ve ana muhalefet partisi olacaksın. Bunun adı amiyane tabirle beleşçiliktir. Nerde görülmüş böyle üç kuruşa beş köfte?

Halbuki, Ak Parti ile MHP tabanı arasında homojen bir geçişkenlik vardır. Belki de en az sıkıntılı koalisyon bu iki parti arasında yapılabilirdi. Ama Sayın Bahçeli’nin anlamsız çıkışları yüzünden olmadı.

Bunun anlamı olsa olsa kibarca, “ ben asla iktidar olmak istemiyorum” veya “ülkeyi yönetecek ehliyet ve liyakatta değilim” demektir. Zaten durum oraya doğru gidiyor. Görünen o ki; Sayın Bahçeli 7 Haziran’dan bu yana anlaşılmaz ve çelişkili tavırlarının bedelini hem parti içinde, hem de erken seçimde ağır ödeyeceğe benziyor.

Allah aşkına anlayan biri gelsin. Sayın Bahçeli ne yapmak istiyor?

Koalisyon ortağı- OLMAZ!

Azınlık hükümeti- ASLA!

Erken seçim-SAKIN HA!

Peki, başka formül varsa söyle de, ülkede siyasi belirsizlik kalksın, piyasalar zarar görmesin- SÖYLEMEM!

Gerçi kelin ilacı olsa başına sürerdi…

Ancak şu bilinmeli ki, Sayın Bahçeli istedi diye ülke krizlere mahkûm edilemez.

Seçmen 7 Haziran’da mesajını verdi. Madem muhalefet partileri olarak AK Parti iktidarının icraatlarını beğenmiyorsunuz, o halde buyurun hükümeti siz kurun.

Kurabildiler mi? Hayır. % 60 lık blok ilk akşam çatladı. Seçmenin ikinci mesajı; Ak Parti ile koalisyon kurun dedi, ona da yanaşmadılar.

O halde üçüncü yol? Mesele anlaşıldı. Seçmen tekrar sandıkta görüşürüz diyecek. Peki, sonuç ne olur? Dünyanın sonu değil, Türkiye ekonomisi gücünü kanıtladı. Panik yok.

Seçmenin hedefi % 45 ile Ak Partiyi tekrar iktidar yapmaktır.

Erken seçim ülkeye hayırlı olsun.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.