400 sayfalık savunma hazırladı

Bu haber 26 Ağustos 2017 - 0:20 'de eklendi ve 488 kez görüntülendi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı otele, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi saldırı düzenleyen 1’i firari 37 darbeci askerin aralarında bulunduğu 43’ü tutuklu 47 sanığın Muğla 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına devam edildi.

Yaklaşık 400 sayfalık savunma hazırlayan eski SAT Yüzbaşı Haldun Gülmez, kendisini vuran polisten şikâyetçi oldu. Gülmez’in 15 Temmuz gecesi yaşanılan darbe girişiminden ve diğer olaylardan hiçbir bilgisi olmadığını söylemesi üzerine Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, “Özel Kuvvetler ekibinden değilsiniz. Ailelerine bile söylemedikleri gizli bir göreve gidiyorlar. Size ‘kimsiniz, ajan mısınız, ne ayaksınız, neden yanımızda dolaşıyorsunuz, nereden geldiniz, nereden çıktınız siz’ diye sormadılar mı?”  dedi.

Kadir Tamer

Savunmasını 15 madde üzerinde yapacağını açıklayan ve telefonunda ByLock bulunduğu, yaralı olarak gittiği Çiğli’de üzerinde ‘F.G.’ yazılı dua çıkan Gülmez’in savunması salonda zaman zaman gergin anların yaşanmasına neden oldu.

15 Temmuz gecesi Dalaman’dan sonra helikopter ile tekrar Marmaris’e geldiklerini kaydeden Gülmez, “Dalaman’dan havalandık, pilotlar bana personeli almaya gidiyoruz dedi. Silahın üzerinde gece görüş dürbünüyle sağa sola baktım. Ateş etme niyetim yoktu. Her yerde çatışma sesi geldiğini söyledim. Sonra mermiler helikoptere isabet etmeye başladı. Marmaris’te bu kadar yoğun çatışmanın yaşanabileceğini düşünmedim. Kendi personelimiz atıyor ama nereye atıyor bilmiyorum. Sonra isabet alınca kendi personelimiz değil, bize atış ediliyor, kim atıyor bilmiyorum. Bir şeyler olduğu belli. Pilotlar bu sırada manevra yaptı. Yerdeki personelle telefon irtibatı var onları nasıl alacaklarını planlıyorlar. Pilotlar bana uyarı atışı yap diye emir verdiler. Bunun üzerine bende uyarı atışı yaptım. O gece fiili olarak tek yaptığım bu atıştır. Helikopterden daha önce atış yapmadım. Atış normalde bizim helikopterlerde kapıdan yapılıyor ve bir kaidesi oluyor. Kaide yok helikopterde. Ateş etmeye başladım. Açık emir vardı. Düşündüğüm emniyetli atışı kestirdiğim bir ağaçlık ormanlık alan vardı. Boş bölge olarak gördüğüm yere atış yaptım. 7 saniyelik bir atış” dedi.

Helikopterde bulunduğu saat 05.10’da Türkiye’de darbe yapıldığını bilmediğini kaydeden Gülmez, “Genelkurmay Başkanı’nın emriyle sıkıyönetim ilan edildiğini biliyordum. Yoğun şekilde ateş ediliyordu. Onu nasıl anlatacağımı bilmiyordum. Benim açımdan ben askerim. Bana ateş eden kişi teröristtir. O polisler benim için teröristi. Sonradan polis olduğunu öğrendim. Karşı tarafın farklı silahlarla ve mermiyle yaptığı için benim onlara makinalı tüfekle ateş etmem orantılıdır. Kaldı ki ben bana ateş edenlerin tarafına ateş etmedim. Makine tüfekte tek tek ateş etme hakkı yoktu. Ben de bu nedenle tetiğe bastım çektim, 7 saniye uyarı için gayet uygun biri süre. Atışta nişan alarak ağaçlık yere ateş ettim” dedi.

Ke4ndisini vuran polisten şikayetçi olan Haldun Gülmez, “Beni vuran kişinin bulunmasını istiyorum. Tespit edilmesini istiyorum. Kendisinden şikayetçiyim. Eğer tespit edilirse kendisiyle konuşurum neden vurduğunu öğrenirsem uzlaşabilirim, ama hangi saikle bana ateş ettiğini bilmek istiyorum. Benim bu davada beraat etmem lazım. Delil olmadığı için sanki oradaki tüm hasarı ben mi yarattım? Ben sivil mahallede suç işlemedim. Asker şahıs olarak geldim. Askeri emirleri yerine getirdim” dedi.

Bu ifadeler üzerine Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, “Özel Kuvvetler ekibinden değilsiniz. Ailelerine bile söylemedikleri gizli bir göreve gidiyorlar. Size kimsiniz, ajan mısınız, ne ayaksınız, neden yanımızda dolaşıyorsunuz, nereden geldiniz, nereden çıktınız siz diye sormadılar mı?” dedi.

Dava Gülmez’in savunması ile devam ediyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.