31 Mart Vak’ası

Bu haber 25 Mart 2015 - 23:58 'de eklendi ve 1.189 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Bu köşemizde haftada bir gün çıkan yazılarımız bundan böyle daha sık olabilecektir. Muhtelif konuları aynı sayfada yazabilmek için soru ve cevap şeklini deneyeceğiz.

Soru: Mart ayı içinde Osmanlı ve devamı olan Cumhuriyet döneminde üzücü veya sevindirici olaylardan kısa özetler verebilir misiniz? Mesela 31 Mart Vak’ası nedir ve neler olmuştur.

Cevap: 31 Mart 1300’lü takvime göredir. 1900’lü takvime göre 27 gün sonrası olmasına rağmen büyük olaylar eski takvime göre kazınarak yazılmış gibidir. Mesela 93 Harbi ile Ünlü Gazi Osman Paşa için yakılan ağıt (Tuna Nehri akmam diyor etrafımı yıkmam diyor-Ünü büyük Osman Paşa Pilevne’den çıkmam diyor.) Hala dillerdedir.

31 Mart Vak’ası 1909’da planlı bir şekilde Ünlü Padişah 2. Abdulhamit Han’ın tahttan indirildiği gündür. Koca imparatorluk bir avuç maceraperestin uhdesine geçtiği gündür. 33 yıl tahtta kalan büyük hakan göreve geldiği tarihte eli kana bulanmış yönetici kadrolar isyan yapmayı adeta yol yapan asker ile dejenere olmuş din temsilcileri faaliyet içinde idi. Masonluk moda halindedir. İngiliz ve Fransızlarla iç içe çalışmaktadırlar. Bunlara iç isyan çıkarmaya destek olan yüzlerce yabancı okullarda çok önemli idi. Padişahın etrafını saranlar bir konuda birleşmişlerdi. Yönetimi değiştirip II. Meşrutiyet getirelim diyenlerin gayesi padişahın yetkisini meclise vermekti. O tarihte asker içinde yüzbaşı rütbesinde olanlar, demokrasi gelecek düşüncesi ile olaya dahil olmuşlardır.

Abdulhamit Han şahsi gayretleri ile dahiyane siyasetiyle devleti 33 yıl ayakta tutabilmişti. Başta İngiliz olmak üzere, Abdulhamit Hanı devirmedikçe Osmanlıyı yok etmelerinin mümkün olmadığını anlayan dış güçler iç çalkantıları körüklüyordu.

Abdülhamit Han her türlü baskıya rağmen şu iki şeyi yapmamakta direnmişti. Bunlardan birisi Ermeni meselesi diğeri Yahudilerin toprak talepleriydi. Kendisinden evvel yapılan Berlin Antlaşmasının 61.maddesini ve Yahudilere vaat edilen Filistin de toprak verilmesini tatbik etmedi. Bu vatan bana ait değildir, Türk milletinindir ve ben onun hiçbir parçasını veremem dediği sırada meclise verilen yetkiye dayanarak, meclis kararını vermişti. Çünkü meclisin çoğunluğu gayri müslimlerden oluşmuştu. İhtilali organize eden İttihat ve Terakki Cemiyeti mecliste ve ordu yönetiminde tam yetkili duruma gelmişlerdi. İttihatçı lideri Enver Paşa Almanya’da tahsil döneminde bile iktidar hayali ile Almanların hayranıdır. Diğer yanda İngilizlerin teşviki ile Ruslarla 93 Harbi’ne sebep olan Mithat Paşa taraftarları da padişahı hal etmede ittihatçılara yardımcı olmuşlardır. Neticede 1908’de Meşrutiyet ile yetkilerini meclise devretmek zorunda kalan büyük hakan 1909’da tahtından indiriliyor. Devlet zayıflamıştır. Balkanlarda isyanlar başlamış ve bir yandan Kafkaslarda mahalli gruplar iken, Orta Doğu’da düşman İngiliz, Fransız ve Kafkasya’daki ülkeler bizden gittiler. Bu olayların temelinde masonluk yatıyor. Cumhuriyet döneminde masonluğun adı değişmiş olarak hep var olmuştur.

Soru: 1 Mart Tezkeresi ne getirdi, ne götürdü?

Cevap: Kuzey Irak; petrolü olmayan kıraç yerdeki küçük beylik gibi yaşayan peşmergeler şimdi devlet oldular. Irak milletinin Cumhurbaşkanı kürt liderdir. Terör örgütünü yıllardan beri Kuzey Irak’ta yataklık edenler, şimdi bölgede liderlik oynuyorlar. Tezkereyi vermedik diye bütün Avrupa ayağa kalktı ve Kuzey Irak bize yasak edildi. Beslenip üzerimize gönderilen terör örgütleri içinde ve yanında ABD uzmanları da suçüstü yakalayan kurmay albayımıza terfiden mahrum ettiler. (Kaynak kirli ellerin ittifakı-Aziz Ergen) teskere konusu sonunda sabırla Ergenekon mahkemesini ortaya çıkardı. Binlerce belge şahit yerinde suçüstü tespitler ortada iken hala zanlılara arka çıkmak akıllar durduruyor. Görülüyor ki, bin senelik inançlara örf ve adetlere karşı birleşenlerin esas derdi de aynıdır. 12 Mart 1971’deki baskında aynısıdır. 28 Şubat 1997 olayı ile 1 Mart tezkeresinin ret edilişi de aynıdır. 12 Eylül 2010 Anayasa değişimine hayır diyenlerin bir kısmı bilmeyerek çoğunluğu bilerek ve inatla hayır diyenler de ne yazık ki aynısıdır demek zorundayız.

Şimdi en son dikkatle takip edilen konu; Ergenekon zanlılarını kurtarmaya gayret edenlerin ilerde nelere gebe olacağını bilmemesi mümkün değil. Bu seçimde bir partinin tek başına Anayasayı değiştirecek sayıyı bulacağına şüphem yok. Meclise seçilecek olan Ergenekon zanlıların dokunulmazlığı kalkmaz mı sanılıyor? Bu yanlışlar yapıldıkça muhatap oldukları milleti hala cahil mi diyecekler? Bu kafa yapısı çok gerilerde kaldı. En uzak köy ismi verin ve araştırın bakalım o köyden profesör çıkmış mühendis çıkmış hakim çıkmış tüccar çıkmıştır. Paşa az belki amma kurmay albaya kadar yükselen yüzlerce var. Diyorum ki inşallah kimse yanlışa bilerek pirim vermez.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
vipgo elit 26 Mart 2015 / 15:42

Tüm İsyanları da yazarsanız Hacı Ağabeyim,sevinirim. Zira Tarihini (gerçek) bilmeyen bir toplumuz. Gençlik gerçek anlamdaki tarihini bilmemektedir. sevgi ve saygı.