29 MART SEÇİMLERİNİN ORTAYA ÇIKARDIĞI YENİ KABİNE

Bu haber 05 Mayıs 2009 - 0:00 'de eklendi ve 676 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Şu sıra tartışılan hususlardan biri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından teşkil edilen yeni kabine.
Aslında tartışmaktan öte yorumlar.
Başbakanın, yeni bakanlar kurulunu teşkil ederken dikkate aldığı kriterler.
Dolayısıyla her kesim birkaç ana nokta üzerinde birleşse bile, meseleyi farklı pencereden bakmak gerekir.
Bir kere üzerinde mutabık kalınan temel unsur Erdoğan’ın, yıllar öncesinde AKP’yi kurmak adına yola çıktıkları çekirdek kadroyu bu defa yeniden bir araya getirme eğiliminde olduğu.
Bu kadro, kendisiyle birlikte Bülent Arınç, günümüz Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve AKP’den ayrılan Abdüllatif Şener’den ibaret idi.
Oysa kısa bir süre öncesine kadar, başlangıçta 4 kişiyle yola çıkan gruptan geri kalan sadece başbakanın kendisiydi.
Bülent Arınç her ne kadar önceki dönem meclis başkanlığına getirilmesiyle yine birlikteler şeklinde yorumlansa da, başkanlıktan ayrıldıktan sonra, tabir yerindeyse köşesine çekildi izlenimi vermesi, AKP adına bir olumsuzluğun göstergesiydi.
Zira Arınç, parti tabanına göre bir kalemde harcanacak politikacı değildi.
Hal böyle olunca Erdoğan baktı gördü, Arınç adına parti tabanında bir rahatsızlık var. Yeni kabinede görev vermekten çekinmedi.
Böylece yıllar öncesinin çekirdek kadrosunu oluşturan isimlerden biri yeniden iş başına gelmişti.
Başbakan, böylelikle bir kısım taraftarların isteğini yerine getirmekle kalmadı, bundan sonrasında oluşacak bazı olumsuzlukların da önünü geçmek istedi.
Ona göre 4’lü gruptan 3 tanesi yeniden iş başındaydı.
Her ne kadar Abdullah Gül Cumhurbaşkanı idi ama sonuçta aynı misyonu üstlenen önemli isimlerden biriydi.
Şener ayrılmış olsa da bu üçlü ile yola devam ederek işi kotarırız diye düşündü.
***
Bu tür bir eğilim içerisine girmeyi zorunlu kılan 29 Mart seçimleri.
Akabinde birçok isim adına gerçekleştirilen kabine revizyonu.
Her ne kadar bizatihi başbakan farklı şekilde açıklamada bulunsa dahi, yeni kabine dışı kalanlar altında yatan temel nokta, aynı isimlerin seçim bölgelerinde yaşanan oy yüzdelerindeki düşüş.
Kim ne derse desin önceki kabinenin ağır topları arasında olduğunu yadsımanın mümkün olmadığı isimlerden M.Ali Şahin, Hüseyin Çelik, Kürşat Tüzmen, Hılmi Gürel, Kemal Unakıtan, yeni kabinede görev alamamışsa, bunun tek nedeni seçim bölgelerindeki kayıplar.
Şayet aynı isimlerin seçim bölgelerinde belediye başkanlığı başka partilere geçmese, il genel meclis üyeliğinde alınan oy oranında düşüş gözlenmese, yerini koruyacakları kaçınılmazdı.
Ama başbakan bakıp gördü, ilgili bakanların seçim bölgelerinde önemli ölçüde kayıp var.
Faturayı onlara kesmekte hiç tereddüt etmedi.
Aynı isimleri parti bünyesinde bazı görevler tevdi etse de, kabul edelim ki bir burukluk olacaktır.
Başbakan Erdoğan yeni kabine oluştururken, bu defaki seçimde başarılı olan illerin temsilcilerinden bazı isimlere yer vermesi, meselenin temelinde bu hususun yattığını göstermektedir.
Ülkemizin sahil şeridi boyunca tek belediye başkanlığının kazanıldığı Hatay iline bakanlık vermesinin nasıl bir açıklaması olabilir?
Aynı kıyı boyunca hiçbir il bakan düzeyinde temsil edilmezken bu kente adeta bir paye verilmiştir.
Sonuçta başbakan, yeni kabine oluştururken 29 Mart seçimlerinde kaybedilen % 9 nispetindeki oy oranının yeniden kazanılması için, yeniden çekirdek kadroyu koruma eğilimine girmiştir.
Önce parti tabanında belirli bir güce sahip olduğunu gördüğü Bülent Arınç’la birlikte olmayı yeğledi.
Ardından, seçim bölgelerinde oy kaybının yaşandığı şehirler temsilcisi bakanları kabine dışında bırakarak,  göz dağı verdi.
Bu bir yerde, onların bundan sonrasında seçim bölgelerinde daha fazla çalışması gerektiğinin işaretiydi.
Değil mi ki aynı seçimde başarılı olan iller, bakanlıkla ödüllendirdi.
Bundan daha belirgin gösterge olamazdı.
Peki, öze dönüş eğiliminden hareketle oluşturulan yeni kabine başarılı olur mu?
Onu zaman gösterecek.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.